EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

21 Şubat 2014

YAZSAM YAŞAMAYA ZAMAN KALMAYACAK, YAŞARKEN DE YAZMAYA ZAMAN YOK. YANİ O KADAR DOLU AZ UYUSAMDA 24SAAT BAND YETMİYOR DIŞARIDA ÇOK ZAMAN GEÇİRİYORUM. SİTE GÖREVLİLERİ BANA BIRAK YAĞMURU KARI SEN TAŞ YAGSA Bu OĞLANI DIŞARI ÇIKARACAKSIN DİYORLAR DOGRU AMA ŞİMDİ BU BAHAR BİLE DEGIL RESMEN YAZ HAVASINDA EVDE TUTULUR Mu? TUTSAN O DURURMU?

4 Aralık 2013

ÇAT KAPI SOĞUK

soğuk nasılda çat kapı geldi bilmiyorum.
dün oğlumu bahçeye çıkardığımda bende 2,5 saat bahçede oturmuş hatta kahve içmiştim.
beni bilen bilir. ben tatile çıkarken erken kalkar arabaya kahve taşırdım çantalardan sonra, bu yaz bahçeye de az taşımadım. sitede herkesler öğrendi kahve sevdiğimi. geçen ay mersin e gitmeden oğluş hastaydı, son gün saçımı sitedeki kuaföre boyattım bana kahve içermisin sen çok seviyorsun dedi. oysa ben kendisini ilk kez görüyordum... (ıyyyy...) ama her yere elinde fincanla giden kadın olunca sanırım biraz dikkat çekiciyim.  birde ben kuyruklu oğlanın annesiyim, oğluşumun ensesinde bir tutam saç doğduğundan ber kesilmedi, kimileri hoşlansa, kimileri gıcık ta olsa. babası ona obiwan diyor. bendeniz kuyruklu oğlanın kahve sever annesi olarak lafı döndürdüm yine... neyse dün oturduğum yere bu gün giderken şaştım, bizim buralarda böyle aniden gelen kışlara alışıkta olsak işte o ilk gün yine de şaşkını oynuyoruz... ama bu soğuk benim oğluma engel olmadı, ben soğuk severim dedi ve eve kanter içinde geldi... gerçi sonradan midesi biraz hımm... neyse belki de ben yine zorlamışımdır çocuğu yemeğe...
yazacak çok şey var, yaşanmış, hissedilmiş, düşünülmüş ama ne yazık ki vakit kalmıyor. yinede fırsat yaratılacaktır...

29 Kasım 2013

KISA BİR GİRİŞ

buraya uğramayı her gün planlıyorum.... ve bla bla...

neler mi yaptım
oğlum 43 aylık bir canavar oldu, bir tek lale ablanın takip ettiği bir sürü doğum günleri düzenledik, yedik içtik, gezdik tozduk, oyunlar oynadık, dostluklar kurduk, bazılarını bitirdik yani bir sürü yolculuğa çıktık. ama oğlumun en büyük yolculuğu büyümekse, benimkisi ise yeniden çocuk olmak oldu. oğlum bana unuttuğum çocukluğu öğretiyor...

geçen gün ona kızdım, kafamı çevirdim, bana geldi, o gelince yine kafamı çevirdim, bana uzanmaya çalıştı minicik elleri arasında yüzümü tutmaya çalıştı öptü öptü... yanaklarımı, gözlerimi, saçlarımı, omuzlarımı ve benden özür diledi, -özür dilerim, ne olur bana kızma anne, lütfen... kavga yok tamam mı? tamam mı? dedi bana... oğlumu büyütürken bir sürü yanlış yaptım ama sanırım bir şeyleri de doğru yapmışım. oğlum hayatımda baba verilmiş en büyük hediye. dolayısıyla da bu büyük hediye yaşamımda bir sürü şey değiştirdi. düzen manyağı o kadının evi şimdi hiç düzenlenmiyor. her gece yatmadan banyodan mutfağa her yeri denetleyen kadın oğluşunun yatağında uyuya kalıyor bazen sofrayı toplamadan. bomboş salonumuz şimdi oyuncakçı dükkanı gibi. her işini yoluna koyup evden çıkan kadın şimdi oğlunun arkadaşlarına yetişmek için evden makine çamaşırları asmadan bırakıp çıkıyor. asla çocuk için kavga etmem derken kocaman bir kavga ettim beni tanıyan herkesi  şaşırtarak. ha bunlara bakınca kendimi haklı görüyorum yinede çünkü bunları hayatımın en değerli varlığı için yaptım, yapıyorum. ha yazacak çooook detay var onlara dönebilirim belki, kim bilir?

bu arada kendimi de kaybetmişim, saçım başım... her şey... şehirden uzak bir sitede oturmak kendimi çok rahatlatmışım. bir gün oğlumla fotoğrafıma baktım ve büyüyünce anne sen yaptın diyecek diye düşündüm şimdilerde kendimi biraz topladım. oğlumun doğumu ile şimdiki zaman fotoğraflarımın arasında 10 yıl olduğuna yemin ederdiniz inanın. tabii başka sıkıntılarda oldu hayatımda, her şeye yetişmeye çok çalıştım bir süre, her şey tam olsun diye. o mükemmeliyetçi kadın huzursuz sıkıntılı bir dönemde geçirdi... ve yetmediği, yetişemediği yetersiz olduğu hisleri ile boğuştu... ve kaybetti...

şimdilerde daha keyifli, daha hoş ve eğlenceli oldu...

28 Mayıs 2013

yaşasın
başarmışım
kimbilir belki gelirim

ben oğlumu burada ilk dişlerini çıkarırken bırakmışım
şimdi mi?
 hiç sormayın hoplayıp zıplayan kocaman bir yakışıklı
hele bir annem diye koşup sarılışı var ki........ işte o ....
başka neler mi oldu?
neler olmadı ki?

özlemişim buraları da...
yazamıyorum
yazdığımı yayınlıyamıyorum
nedne bilmiyorum

17 Mart 2011

güldüm

dün gece bir güldüm ki sormayın,

ben bir vakit bulupta bu blog sorununu öğrenemediydimde en çok oğluşumun sayfasına üzülürüm dediydim. o zamanlar çok emin geldiydide buralara değil onun sayfasına yazdıydım pek çok ilkleri oradan kayıp gidecek diye yanıyordum yedekleme yapılıyormuş ama nasıl?

bu arada ben sayfama girdim, sayfaları gezdim. sonra dün gece girilmez oldu. aha dedim yassak geldi ancaksonra öğrendim ki, iki gün önce yasak kalkmış. yani ben yasak süresince girmiş kalkınca giremez olmuşum. ancak kulağıma küpe oldu oğlumun sayfası artık güvenli bir yer benim için acilen oradaki bilgileri acilen defterine geçirmeli.
taaa nerelerden geldi o defteri hediye diyede ben bir fırsat bulamadım yazmaya, şimdi görev oldu yazılacak ne olur ne olmaz sanal dünya burası nede olsa. ha buarada bu sayfamada üzülüürmüydüm üzülmemmi hiç? neleri paylaştım ben bu sayfada, hayatımla ilgili neler yazdım. ne dönüm noktaları, ne taşınmalar, ne dedikodular, ne hastalıklar, neler neler... en önemlisi ben oğlumu bu sayfada bekledim, benimle birlikte burada bekleyeneler oldu, paylaştım...
neyse işte yasak kalkınca giremediğim sayfama güldüm, bu gün se bunları yazıyorum. bu arada nelermi yaptım şartlarıma göre yayılmaca yaptım. annemler bizdeydi yemekleri o yaptı, sabahları oğluşu 1-2 saat baktı ben son 11 aydır nadir sabah uykularından uyudum. ha bu arada öğle öğlenlere kadar uyudum sanılmasın. yemekler bol zeytin yağlı modundaydı malum onlar yokken biz daha pratik son dakika yemekleri yapıyoruz; dondurulmuş köfteler, bol tavuk hatta hazır pişmişlere bile rağbet ettik. dolayısıyla imdilerde tencere yemekleri... bu gün kabak vardı, dün bakla vardı, önceki gün kereviz, ondan önce pırasa, arada bakliyat falan... bu lükslerim dışında 7/24 görevim devam ediyor hala 7/24 anneyim. oğlum öğle akşam yat, sabah kalk olmadı hala kalkıyor kimi gece az, kimi gece neredeyse geceyi memede geçiriyor ama kalkıyor. oğlum memeye çok düşkün canı istedikçe emiyor. acıkınca, kakası gelince, korkunca, düşünce emiyor emmediği memeyide elliyor, hatta eliyle sağıyor:)))))) dolayısıylada bana çok düşkün ama bu başkalarını sevmesini engellemiyor. istisnalar dışında insanlara gidiyor, gülüyor güldürüyor. kendi şakalaırnı yapıyor. emekliyor, elinde bir oyuncakla emeklerse iyi, çıngırakla emeklerse aşağıdaki komşulara acıyorum. prensipleri var, ama fazla kaprisi yok yavrum...
ayyy neyse güldüm derken nerelere geldim bak. varsa yoksa oğlum aklım 7/24 görevimden uzaklaşamıyor işte...

1 Mart 2011

lale ablaya

haha
lale abla bak oğlum bu günlerde hayatına başka kadınlar alayım demesin acayip kıskanırım. o popoları ben ısıracam,o yanakları ben öpecem, o iki minik dişi ile beni ısırırsa ben kahkaha atacam ona göre.
sonrasını bilmiyorum:))) ama bu yorum bana ikinci geliyor yeni doğum yaptığımdada bir arkadaşım sakın ha böyle kayınvalide olayım deme, olacak gibi görünüyorsun, bak bizde kızlar var dediydi:)))
kimbilir de ben kayınvalide olana kadar cadılık yapacak halim deyim kalmaz diyorum ben ama???
çok sessiz bir görümce olduydum, öncelikle kardeşimin huzuru ve mutluluğu için. susmam, dayanmam diyeceğim nelere susuyor, sabrediyorum amma velakin ilerisi allah kerim:))))))))))

ben listenle ilgili şaka yaptım, hiç düşünmedim :)))

24 Şubat 2011

günler geçiyor/ sıkılan okumasın yine oğlum r

günler geçiyor ama ben farkında bile değilim.

her gün aynı gibi gelsede aslında farklı

ev hanımlığı kısmında hep diyorum ya acemiyim, yani onlar günlerini nasıl hareketlendirir bilmem benim için çok dar alanım. yok yağmur var çıkamam, yok uyku saati uymadı. mesela yarın arkadaşımda gün var ben dahil değilim ama davet ettiler. ancak evi bizimkine göre oldukça serin zaten hiç güneş görmüyor, salonu çok büyük benim oğlan emekliyor. emeklerken ayaklara gidiyor en çok. şimdi bu beni gerermi? gerer. yani insnaların aakları ile oynamasına izin vermem. yerler soğuk emeklese endişelenirim. gerçi kız 500tl doğal gaz parası ödüyor ayda ama bird eklima çalıştırıyor ev sınmıyor. alla ev kars a değil:))) neyse yani yarın gitmeyi düşünmüyorum. zaten havalar yağmurlu...

evde yemekler yapılıyor, pazartesi teyzemin eşi acil anjiyo oldu, salı onlara bir iki kap yemek yaptım. öğleden sonra muflin yaptım yağsız yaptım yinede fena değildi. esas yeni bir tarif var denenecek olursa yazarım.






hala temizlik iş sorun oğlum bu elekrikli süpürgeden nefret ediyor hani az buçuk olsa neyse katılarak ağlıyor benim korkak askerim.

bu aralar hyatımda en çok eleştiriyor hayatımı çocuğun kapladığı üzerine başka şey konuşmadığım ve normal yaşamadığım üzerine. farkındayım buradada öyle laf dönüp dolansada yine bebeğe geliyor. bana yapılan eleştirile rbazen ağır gelsede dönüp bakıyorum ne konuşabilirim. 7/24 onunlayım. onunla olunca başka şeyele ilgilenme şansım yok. başka bir yaşantım olmayınca ne konuşayım. kimseyi görmüyorum, okuduğum gıdımla konuşsam ne olur ki bana bunu diyenlerden yinede fazla okuyorum ancak onların seyrettiği o programları seyretmiyorum ki oğlum olmasada seyretmem oda ayrı. ee ben şimdi hangi konu hakkınd akoşaım. evde oğlum dışında yemek temizlik var. film seyretsem anca o uyurken o da bir film süresi kadar uyumuyor çoğu zaman. ada benim vaktim olmuyor.

bahar gelse bir şeyler değişirmi? bilmem

ama ben o büyürken hayatımın sadece o olmasından çok memnunum, ben onu o kadar beledim ki, o kadar istedimki... her gün büyüyor elbett arın çantasını alıp seyehate gitmeyecek ama oda kendi özgürlüğünün peşinde daha şimdiden emeklemeyi becerdi kendi başına babasının anına gitmenin yada banyoya kendi başına gidiyor o kaar seviniyorki. yarın yürüyecek e benim hayatımda bir sürü zaman boşalacak a istiyormuyum elbette büyümesini istiyorum ama bana zaman kalması için değil :)

kitabımın 1/3 ü bitti ancak:(( kötü ama şartlarıma göre ehhh

ben yine yatmaya gidiyorum. oğlum gece kaç kere uyanacka bakalım. uyanacak yanıma alıp emzireceğim o ve ben öylece uyuya kalacağız:)))))))