EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger
ms ve çalışarak geçen bir gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ms ve çalışarak geçen bir gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2007

olan oldu...
dün akşam baldız hanıma bir kahve içimlik uğradık.
önce kocacış çıktı ben çıkmadım.
sonra baldız hanım geldi beni çağırdı köğeğini kapadı, ben çıktım bir kahve sohpet derken laf lafı açtı falan. sonra baldız hanımın erkek kardeşi geldi köpekle o ilgilenmeye başladı. baldız hanımda farkındayım arada kaçıp köpeğini seviyor ve o sırada kapı aralığından köpek kaç ve soluğu sevmek için benim yanımda al...
benim çığlığımla bütün bir site çınladı da onu geçtim. elimdeki kahve üstümü, yere masa örtüsüne hatta dökülürken sıçramalarıyla yüzüme bile döküldü, ben kasılsım. titremeye başladım. zaten ilk kasılmadan sonra gözyaşları bir anda akmaya başladı bir kaç dk sonra kalktık.
eve geldik. duş aldım, nane limon içtim öğürmeye başladım diye. kocacış dil döktü sarıldı öptü, kendince hafif hafif masaj yaptı, ama ben yine ssabah 04:30 dan önce gözümü kırpamadım.
sabah işe geç kaldım tahmin edersinzi ki.
şimdi bir kişi bana yüksek sesle konuşmasın dokunsalar akacak hatta sel olacak göz yaşları beklemede. ben hala gerginim ayaklarım beni zor taşımakda. sanki yoğun kondisyondan sonra et kırığı gibi, titriyor gibi, en çok boynum mu ne?
ya aslında her yerim gergin. aslında öğleden sonra izin alsam çıksam. hatta yarında gelmesem biraz rahatlarmıyım ki...
ama bundan sonra ne yapılacak, bir kaç saat köpeğini görmeden duramayan. ve bin kere anlatmama rağmen korkularımı anlamayan, kendi isteklerinin önünde tutamayan sen korkarsan kork, hastalanırsan hastalan ben köpeğimi sevmeden duramam diyen baldıza artık gidilmeyecek... akşam kocacışada dedim. bu konu kapanmıştır.
izninizle ben bu yazıyı bir gayret yazdım ama ellerimde ki gerginlik nedeniyle sanki taş taşımız gibi oluyorum. siz şimdi beni anlamıyorsunzu biliyorum. bu gün beni affedin. haber verdim işime yetsem bana yeter durumunda. ayak parmaklaırm el parmaklarım nerede ise uyuşuk. bir gevşetici içmem gerek ancak iş yerinde bu uykusuzluk içersem:)))))))))))
neyse beni merak etmeyin,toparlanıp gelirim...
bu günkü ziyaretlerimi kendimi toparlayana kadar ertelesem?

4 Ekim 2007

selamlar...
cumaya az kaldı sevinci ile idare edebilir bir gün...
dün sizden sonra aldığım tatsız bir haberle biraz canım sıkıldı... size daha öncede bahsetmiştim kardeşimin baldızı MS hastası dün yeni bir atak gelmiş ve bu seferki omur ilik başında oluşan plakçık. yani hoş bir şey değil.
dün işten çıktım iftar için evin yolunu tuttum tek başım aiftar yaptım. bunuda diyorum ki sanki yeni bir şey benim için. kocacış yoktu ama olsada ben iftarı tek başıma yapıyorum ya neyse bunun üzerine başka bir yazı yazarım. iftardan sonra uyuma alışkanlığım vardı ama bu hafta olmuyor bir önceki gecede üst katımdaki teyzem le yapmıştım yine kocacış yok diye orada da gelmemişti. iftar yapılmış, normal yemek saatimize göre erken. kocacış yok, uyku gelmemiş eee ne yapılır hemencecik makineyi kurdum ortalığı şöyle bir üstünden topladım. hemen daldım duşa duştan çıktım bahsettiğim hastaya geçmiş olsun için teyzem aradı gel orada buluşalım dedi. ay aslında evi bana taş çatlasın 3 km ama yarım saatte gittim evin önündkei dolmuşu saniye ile kaçırmışım onu bekledim oda dolmayınca 20 km hızla birde bekleye bekleye gidince benim evden çıkıp oraya varmam yarım saat oldu onlar beneden erken gelmiş, annemde oraya geldi. bana biraz sitem etti neden bize gelmedin iftara faln diyerek. kardeşim ve eşi zaten oradaydı. biraz oturduk. sonra teyzmein eşi aldı bizi eve döndük ben hemen çamaşırı astım. elimde bir kaç parça ütüyü bitirdim. sahur için hazırlık yaptım uykum bölünmesin diye bird euyku sersemiyim diye akşamdan hazırlıyorum. bazı şeyleride oda ısısına gelsin diye çıkarıyorum yoksa peynirden dişlerim sızlıyor o kadar soğuk oluyor:))) yumurtamı kaynatıyorum o soğuyor, peynir reçelimi çıkarıyorum onlar ısınıyor birde tatlımı evet evet güllaç yiyorum süt yerine:))) onu çıkarıyorum ısınsın diyerek. birde bir parça makarna yeme alışkanlığım o nedenle onuda mikro dalgaya girecek bir kaba bir parça ayırıp dolaba koyuyorum ( ancak son günlerde mikro dalganın kaplarını bulamadığımdan kullandığım kaplar fazla ısıtınca patlamış mikro dalganın acil temizlenmesi gerek... ıyyy bu hafta sonu mesela... ıyy zevksiz ama kurumuş yemek kalıntıları ay onlar orada fosil olmuştur. ıyyy....) tv de bakındım bir şeyler bulamadım. gittim yatağa gömüldüm... ohh
oradaki tv dede bir şey bulamadım yatak odasında benim yatma saatimde genelde cine5 de filmler oluyordu ama zamanı kaçırmışım haber saati idi bende TRT1 e takıldım ve tüm istanbul'lu olanlarınızı; İstanbul'u sevenlerinizi; ve orada yaşanlarınızı anarak tv nin karşısında mişil mişil uyumuşum... halam yeni bir yatak örtüsü getirdi incecik pamuk yorgan gibi basmadan değişik bir şey sağlıklıda geliyor onu örtünüyor ay durum ben onuda fotoğraflıyayım en iyisi anlatmayacağım:))) bu arada aradan kaçtı neden istanbul TRT 1 dün akaşam gece yarısı istanbul ama en çokda üsküdar hakkında bir program vardı... istanbulun fettinden önce üsküdar, üsküdar matbaası en iyi dönemleri istanbul için örnek model alınmış olması ve osmanlının düşüş devrind eonunda başına gelenler de sanırım ben orada kalmışım:))))
sabah sabah size neler anlattım ya...
yarına daha neşelikonuşar bulsam hiç fena olmaz sanırım:)))
nede olsa yarın cuma