28 Ekim 2017
Hiç bir zaman kolay olmadı....
Önce çocuk yapmaya çabaları
Allaha Şükür oğlum oldu...
Kullanma klavuzuyla gelmedi tabiki de. Doğuştan annelerdenmiyim bilmiyorum cebelleştim...
Pek çok zaman şüktettim, zaman zaman zorlandım.... kendimden daha rahat olanlara baktım ama onları kısksnmadım, çok daha zorlanarak annelik yapanlara baktım o zaman şüktettim... ama hiç bir zaman oğlumu değiştirmek istemedim o benim hayatımın mucizesi, o benim hayatım, o benim hayatımın odağı oldu ve odağı.
Şimdi 2. Sınıf sürpriz leri var, beni, sabrımı sonuna kadar zorluyor. Bu günlerde yine kafam karma karışık.
Yeni gündemi kucağıma bomba gibi düştü. ..
21 Şubat 2014
4 Aralık 2013
ÇAT KAPI SOĞUK
dün oğlumu bahçeye çıkardığımda bende 2,5 saat bahçede oturmuş hatta kahve içmiştim.
beni bilen bilir. ben tatile çıkarken erken kalkar arabaya kahve taşırdım çantalardan sonra, bu yaz bahçeye de az taşımadım. sitede herkesler öğrendi kahve sevdiğimi. geçen ay mersin e gitmeden oğluş hastaydı, son gün saçımı sitedeki kuaföre boyattım bana kahve içermisin sen çok seviyorsun dedi. oysa ben kendisini ilk kez görüyordum... (ıyyyy...) ama her yere elinde fincanla giden kadın olunca sanırım biraz dikkat çekiciyim. birde ben kuyruklu oğlanın annesiyim, oğluşumun ensesinde bir tutam saç doğduğundan ber kesilmedi, kimileri hoşlansa, kimileri gıcık ta olsa. babası ona obiwan diyor. bendeniz kuyruklu oğlanın kahve sever annesi olarak lafı döndürdüm yine... neyse dün oturduğum yere bu gün giderken şaştım, bizim buralarda böyle aniden gelen kışlara alışıkta olsak işte o ilk gün yine de şaşkını oynuyoruz... ama bu soğuk benim oğluma engel olmadı, ben soğuk severim dedi ve eve kanter içinde geldi... gerçi sonradan midesi biraz hımm... neyse belki de ben yine zorlamışımdır çocuğu yemeğe...
yazacak çok şey var, yaşanmış, hissedilmiş, düşünülmüş ama ne yazık ki vakit kalmıyor. yinede fırsat yaratılacaktır...
29 Kasım 2013
KISA BİR GİRİŞ
neler mi yaptım
oğlum 43 aylık bir canavar oldu, bir tek lale ablanın takip ettiği bir sürü doğum günleri düzenledik, yedik içtik, gezdik tozduk, oyunlar oynadık, dostluklar kurduk, bazılarını bitirdik yani bir sürü yolculuğa çıktık. ama oğlumun en büyük yolculuğu büyümekse, benimkisi ise yeniden çocuk olmak oldu. oğlum bana unuttuğum çocukluğu öğretiyor...
geçen gün ona kızdım, kafamı çevirdim, bana geldi, o gelince yine kafamı çevirdim, bana uzanmaya çalıştı minicik elleri arasında yüzümü tutmaya çalıştı öptü öptü... yanaklarımı, gözlerimi, saçlarımı, omuzlarımı ve benden özür diledi, -özür dilerim, ne olur bana kızma anne, lütfen... kavga yok tamam mı? tamam mı? dedi bana... oğlumu büyütürken bir sürü yanlış yaptım ama sanırım bir şeyleri de doğru yapmışım. oğlum hayatımda baba verilmiş en büyük hediye. dolayısıyla da bu büyük hediye yaşamımda bir sürü şey değiştirdi. düzen manyağı o kadının evi şimdi hiç düzenlenmiyor. her gece yatmadan banyodan mutfağa her yeri denetleyen kadın oğluşunun yatağında uyuya kalıyor bazen sofrayı toplamadan. bomboş salonumuz şimdi oyuncakçı dükkanı gibi. her işini yoluna koyup evden çıkan kadın şimdi oğlunun arkadaşlarına yetişmek için evden makine çamaşırları asmadan bırakıp çıkıyor. asla çocuk için kavga etmem derken kocaman bir kavga ettim beni tanıyan herkesi şaşırtarak. ha bunlara bakınca kendimi haklı görüyorum yinede çünkü bunları hayatımın en değerli varlığı için yaptım, yapıyorum. ha yazacak çooook detay var onlara dönebilirim belki, kim bilir?
bu arada kendimi de kaybetmişim, saçım başım... her şey... şehirden uzak bir sitede oturmak kendimi çok rahatlatmışım. bir gün oğlumla fotoğrafıma baktım ve büyüyünce anne sen yaptın diyecek diye düşündüm şimdilerde kendimi biraz topladım. oğlumun doğumu ile şimdiki zaman fotoğraflarımın arasında 10 yıl olduğuna yemin ederdiniz inanın. tabii başka sıkıntılarda oldu hayatımda, her şeye yetişmeye çok çalıştım bir süre, her şey tam olsun diye. o mükemmeliyetçi kadın huzursuz sıkıntılı bir dönemde geçirdi... ve yetmediği, yetişemediği yetersiz olduğu hisleri ile boğuştu... ve kaybetti...
şimdilerde daha keyifli, daha hoş ve eğlenceli oldu...
28 Mayıs 2013
17 Mart 2011
güldüm
aha dedim yassak geldi ancaksonra öğrendim ki, iki gün önce yasak kalkmış. yani ben yasak süresince girmiş kalkınca giremez olmuşum. ancak kulağıma küpe oldu oğlumun sayfası artık güvenli bir yer benim için acilen oradaki bilgileri acilen defterine geçirmeli.1 Mart 2011
lale ablaya
lale abla bak oğlum bu günlerde hayatına başka kadınlar alayım demesin acayip kıskanırım. o popoları ben ısıracam,o yanakları ben öpecem, o iki minik dişi ile beni ısırırsa ben kahkaha atacam ona göre.
sonrasını bilmiyorum:))) ama bu yorum bana ikinci geliyor yeni doğum yaptığımdada bir arkadaşım sakın ha böyle kayınvalide olayım deme, olacak gibi görünüyorsun, bak bizde kızlar var dediydi:)))
kimbilir de ben kayınvalide olana kadar cadılık yapacak halim deyim kalmaz diyorum ben ama???
çok sessiz bir görümce olduydum, öncelikle kardeşimin huzuru ve mutluluğu için. susmam, dayanmam diyeceğim nelere susuyor, sabrediyorum amma velakin ilerisi allah kerim:))))))))))
ben listenle ilgili şaka yaptım, hiç düşünmedim :)))
24 Şubat 2011
günler geçiyor/ sıkılan okumasın yine oğlum r
öğleden sonra muflin yaptım yağsız yaptım yinede fena değildi. esas yeni bir tarif var denenecek olursa yazarım.
başka şey konuşmadığım ve normal yaşamadığım üzerine. farkındayım buradada öyle laf dönüp dolansada yine bebeğe geliyor.
bana yapılan eleştirile rbazen ağır gelsede dönüp bakıyorum ne konuşabilirim. 7/24 onunlayım. onunla olunca başka şeyele ilgilenme şansım yok. başka bir yaşantım olmayınca ne
konuşayım. kimseyi görmüyorum, okuduğum gıdımla konuşsam ne olur ki bana bunu diyenlerden yinede fazla okuyorum ancak onların seyrettiği o programları seyretmiyorum ki oğlum olmasada seyretmem oda ayrı. ee ben şimdi hangi konu hakkınd akoşaım. evde oğlum dışında yemek temizlik var. film seyretsem anca o uyurken o da bir film süresi kadar uyumuyor çoğu zaman. ada benim vaktim olmuyor. 10 Şubat 2011
günler...
onun dışında mutfak hiç boş durmuyor. benim yemek demelerim sanki başarıya ulaşmış gibi, şimdi oğlumun denemeleri mutfağımda. sanki kimya deneyi. azıcık çorbalar, yemekler... herkes her ne kadar tatsız tuzsuz yiyor bu çocuk deselerde tadınca şok oluyorlar. evet şeker tuz yok ama buharda pişen, ve harika karışımalr sayesinde bence oğlum bizden bile lezzetli şeyler yiyor daha önemlisi yediklerinin gerçek tadını alıyor. gurme olabilir. dayısı çok duygusal şair mair gibi bir şey olacak? diyor. bende yokk sehpalara öyel vuruyor ki görmeyin ünlü piyanistler gibi bride ayaklarıyla ritim tutuyor, doğduğundan beri klasik müzik ve radyo 3 dinliyorum demiyorum bile. o piyanist olacak diyorum. anneannesi ona beyaz yakışıyor o dr olacak bakın görün diyor:)))))))) neyse ben nelermi yapıyorum. kocacışıma ve gece yarısı kurt gibi acıkmış bana atıştırmalık hamur işi yapıyorum. öncelikle çikolatalı ve kakaolu browny fix. başka kurabiyeler, irmik helvası, un helvası ama ağır geldi beni şişirdi ona ara verdim. zeytin yağlılara kocacışın oğluşuna süt için yaptıkları var ki... kısaca mutfağımın kokusu bitmez oldu. sucuklar, balıklar, pastırmalar, tavuklar, yumurtalar... her gece pilav yada makarna... ben bu yıl yediğimi 40 yıldır yememişimdir. her şey süt için. oğlum bu günlerde yine yemek yemiyor masaya gelince daha istemiyor, önlük taktırmıyor dahada önemlisi yemiyor ve çok aç bile olsa durmadan mem, meme diye sızlanıyor. su ve papatya çayı içiyor onların arasında neyi kakıtır yedirebilirsem canımı sıkıyor oğlum böyle değildi. dilerim geçicidir...
ev işi hala sorun... ya kemiklerim birbirine giriyor, kan ter içinde kalıyorum o ağlamadan bitsin diye yada yapmıyorum ki buda kötü çünkü ne yaparsam yapayım eve sanki toz yağıyor. ev 1 saat temiz kalmıyor gibi geliyor bana... her gün temizlik yetmez bu eve günde 2-3 kere yapak gerekki o zamanda tahmin edersiniz başka iş olmaz... şehrin dışında yaşamanın sonucu mu bu ki?
kitabım daha bitmedi, hemende bitmez...
seyredecek film bulamıyorum keyfime göre, ama çocuklar duymasın benim için haftada 2 gün oluyor da o başladığında ben oğlumu uyutuyor oluyorum. sonrasındada yemek işi var. artık mutfakta yiyoruz 1 yılı aşkın süredir. mutfağa tv almayı kocacışa söylüyordum ki pişman oldum zaten bir masada iki laf ediyoruz diye kocacış bir başladı .... :))
ancak hala diş buğdayı yapmadım...
4 Şubat 2011
diş iznindeydim
oğlumla nezle olduk gibi olduk, hani eskiden olsa nezle bile demiyeceğim kadar hafif ancak söz konusu oğlum olunca iş ciddi. hani bununla bitse iyi bizim evde tazecik 2 diş var:)))
kış dolayısıyle kapalıyız. soğukta gezecek keyifli bir yer yok, ev gezmelerini virüs dolayısıyla askıya aldık. oğlumun bu günlerinde, okumalar, seyretmelerde askıya alındı. ev toplandıysa, yemek yapıldıysa işler bitmiştir. geri kalan tüm zaman oğlumun. hani pek öyle eziyet etmedi ama bendende ayrılmadı. yanağını yanağıma, elime, koluma dayadı, bacağımda yattı durdu. tebessümü eksik olmada neşesi tamda olmadı.
şimdi diş buğdayı yapacaz oğluma...
28 Ocak 2011
20 Ocak 2011
pazar
17 Ocak 2011
blog arkadaşlarıma
ha birazdanda mail atacam sana ona göre bir yerden ses ver. msn dede hiç yoksun bak...
lale ablayı çook kaçırmışım fırsat bulsamda o tadı damakta kalan yazılarını kaçırdığım maceralarını okusam
duygu hep aklımda, onda kendimi tekrar ediyorum gibi oldum. alışverişlerimi, doğum sancımı yaşadım şimdi sayfasında. ona öyle çok yazmak istiyorumki. sonra müdahale etmemek adına vazgeçiyorum nede olsa herkes kendi doğrultusunda yaşasın diyorum. mesela sancın gelince başın kalabalık olmasın diyecem vaz geçiyorum. belki onun için zor olmaz demi ama
oğlum iyileşti.
saçlarım kesildi, eve geldim kcoacış dahada kısa kestirseymişin dedi. ama tekrar gidemem oradaki saç kurutma makineleri oğluşumu çok üzüyor korkuyor oğluşum. ayrıcada artık bensiz olamıyor. kış gelip çok başbaşa kalınca bana çok düştü.
yazacak çok ama zaman yok
uyku uyku...
6 Ocak 2011
yeni yeni

bu sabah kocacışa bozuldum. oğluş doğduğunda bana şöyle dokunmatik ekranlı falan bir telefon almıştı. bu sabah kalktım baktım ki benim telefon gidiyor. daha iyisini beğenmişmiş bana ne ben onu istiyorum daha iyisini değil demedim bile çünkü böyle bir şeye kalkışırken bana sormadı bile.
sabah iştimalarımız gittikçe erkenleşiyor da, asılsorun gece nöbetleri onlar belirsiz...
uykusuz günlerdeyim hiç olmadığı kadar.
yinede her şey normal gibi yaşımaya çabalıyorum. en büyük sorunum hala elektrik süpürgesi kullanımı. yemek zaman zaman sorun olabiliyor da o çok önemli değil bir şekilde hal oluyor. hala kitap alamadım. çevremde nezle grip salgını nedeni ile pek evden çıkmıyorum. planladığım bu değildi her durumda dışarı çıkacakım sözde ben ama gelin görünki her şey plana uymadı. oğluşumun nezle kaptığını düşündüğüm bebek 15 gündür iğneye giidyor düşmeyen ateş nedeni ile olunca gözüm korktu.
oğluşum tam bir luli hastası oldu. bizede onun oyuncağını aramak düştü. kırık yumurtadan bezi olan üçgen suratlı o civciv çıkınca her şey yoluna giriyor oyuncağınıda sever dedik. her dışarı çıktığımda arıyorum hala bulamadım. bir yandanda sanki müziğine hayran mı acaba diye düşünüyorum. çünkü arkası dönükken bile fark edip ağzı açılıyor, eller çırpılıyor sonrada eller ağza gidiyor. hala çılgın gibi kaşınıyorlar ama gelen giden yok.
misafir tempomda ciddi bir düşüş var. benim de gezmelerime engel olan hastalık kadar birde bebeklere davranışlar. gittiğim yerde eliyle dişini kontrol eden, küçük çocuğuna oğluşu vermeye kalkan hatta yediklerimizden tattırmaya kalkan. insnalara şaşıyorum. kimsenin bebeğini değil çocuğunu bile izin almadan elimi sürmeyen benim için bunlar hayret verici. korkarım bir gün o ikramlardan çiğneyip veren çıkacak diye. insanlar ne düşünüyor bilmiyorum. tamam çok evhamla bebek büyütmemek kararındayım da bu kadarı... yani en azından bana sorabilirler demi ama. ki benim korkularım arasın enfeksiyon kadar alerjide var o nedenle her tattırdığımda korku ile takip ediyorum...
birde bir bilen varsa lütfen söylesin her çocukta böyle tutarsızlık olurmu? günü gününe tutmuyor. kimi gün yemeklerini yiyor uykusunu uyuyor kimi gün ağzı su için bile açmayıp uyumamak için resmen direniyor ve gece uykusuda en çok 1 saat deliksiz oluyor. saat başı uyanıyor. lütfen fikri olan yazsın her fikre açığım.
26 Aralık 2010
YILLAR

27 Kasım 2010
fırsat bulmuşken, belki yine aynı şeyler ama... hayatım tekrarlardan ibaret
24 Kasım 2010
ayıp etmişim
2 Ekim 2010
dön
aslında dönebiliyordu da dönmüyordu. hiç oralı değildi konu ile onun derdi oturmak bakınmak hatta ayağa kalkmaktı ancak bu gece uykusunda dönmüş, sonrada korkmuş ağladı, ee çocuk uyanınca dönence dönmeye alışık çarşaf değil:))) bu dönme işine en çok babası sevindi havalara uçtu onuda o halde yatakta o buldu zaten uçarak geldi bana haber verdi. bense zaten dönebildiğini bilmenin rahatlığındaydım. atmadan önce ayaklarımdaydı hani şu sallar pozisyona benze bir pozisyonumuz var. başı dizlerimde ayakarı karnımda sallanmadan yatıyor bazen ben ayaklarımı havaya kaldırıp indiriyorum hem karın kaslarım için hareket etmiş oluyorum, hemde oğluşa oyun oluyor, o kadar yoksa sallanmak yok. neyse bu gecede o haldeyken hep yan dönmeye uğraşmıştı hatta ...
bu gece dünkü yemekler yendi. domatesli peynirli makarna, patlıcan yemeği, brokoli, semizotu salatası ( bu sürekli oluyor süt için), börülce salatası vs... elimde ki kitap "koloni" okunuyor, favorilerim arasına girmez benim pek tarzım değil belki ama sardı benim şartlarımda yarıya gelmek başarı kaç günde olursa olsun:)))
dün gezmdeydim annemlerin akraba günündeydim. bu günde annemde misafir vardı oraya gittik teyzemle.
tv la aram hamilelik gibi değil ama arada bir şeyler seyrediyorum işte. dizilerden arka sokaklar kocaıcşın favorisi benim imkanım olursa papatyam ve çocukalr duymasından ötesi bana uymadı. heleki öyle bir geçer zamanki hiç bana göre değil, oradkai ağlayan o küçük çocuğa geçen gün gözüm takıldı da ayyy o ne, onu oynayan çocuğun psikolojisi bozulmuştur kesin,seyretmeye gerek görmedim.
yarın için plan yapmadım, sanrım temzilik günü yarın ama bakalım...
27 Eylül 2010
evden, gezmeden, mutfaktan falan...
biri iki yıl önceki bir sobe yazıma yorum bırakmış, facebook adresi soruyor?
yorum bıraktığı yazıya bir gittim ooo kaç kişiymişiz o zaman oldum... bir sürü yorum yazılmış yazıma, oysa şimdi sen ben bird ebizim oğlan oldu... olsun sağlık olsun gidip reyting arayacak günlerim geçmişte kaldı cümlesi buraya yakışacak ama ben o günlerdede hiçç reyting peşinde olamamaıştımhani bilen bilir... geçen gün aslıya msn den yazdım yani aşk olsun diye. hani insna bri tebrik eder dedim ama onada yanıt gelmedi. sibelle en son bana geldiğinde görüştük bir daha...
neyse bu kadar nostalji yeter.
dün zor bir gündü bizim için, malum ben kırsalda oturduğumdan dün çıkan lodosla, sanki kumsalda lodos oldu bizim ev, karşıdaki koca inşatın vee tabi kalan aazinin kumu bizim eve:(( ben yetiş kapat derken doldu, sonrasında içerisi çok sıcak oldu, klima fazla geldi, oğlumla kuru kuru, kırmızı burnumuzla mutsuzduk... sonrasında biraz yavaşlayınca kendimizi 5M migrosa attık ancak oranın kalabalık, gürültüsünü oğlum sevmedi, o açık havanın ferahlığını seviyor. bu gün de akşam üzeri site içinde çıktık markete sıkıldı, dışarı çıkınca gülümsedi de, hani önümüz kış alışveriş merkezlerini sevmeye başlasa çok iyi olur:))) dün markette sıkılınca memme, memme dedi. çıktık emzirecem hehe hehe diye gülmeye başlamazmı, ay resmen ağzım açık kala kaldım. şimdiki çocuklar harika veee hayret bir şey....
şimdi oturdum damla sakızlı lokum eşiliğinde yazıyorum. bu gün dünkü tozun dumanın temziliğini yaptım ama esas cumartesi annem gelmişti ve derin bir temizlik yapmıştık hani onun üstüne pek keyifli olmadı ama olsun aslınd aeve her gün elektrik süğpürgesi tutmam gerekte. en zoru o, onu tutarken oğluşumu duyamıyorum. vee sanırım sesindende hoşlanmıyor en azındna çoğu zaman o nedenle o uyurken hiç kalkışmıyorum. uyanıkken izin vermiyor. bu konuda taktiği olan varsa lütfen söylesin. sineklikleri sildim, yerleri paspasladım, toz aldım derken gezmekten vaz geçtim saat 14:00 de oğlum uyuyunca hadi uynasın komşuy agiderim dedim ama onada gidilecek zamanı geçirdi uyunması. aman o uyusunda... sonra dediğim gibi dışarı çıktık teyzemle. yemekte yapmadım dün akşam için yemeğim vardı ancak alışveirşte kocacış menüyü balığa çeviriverince hop bu akşama kaldılar. bana barbunya kocacışa kurufasülye ( ben yemem kurufasülye) pilav, közlenmiş patlıcan yemeği daha önce yazmıştım adını bilmiyorum diye, tarhana çorbası, briazcıkta karnıyarık, üzüm hoşafı, salata eee ben çocuklu kadınım daha ne olsun ama demi?:))) lütfen destekleyin beni.
bu arada ay ben bu yazıyı bitirip hemen gidip bir bu pratik kazandiplerindne bir tane yapayım.
bu gün gidemediğim komşuya giderkende bir kek yapsammı ki? o hamile aslınd abu gidiş için bebek bezi hazırladım hatta bir kısmını pembe kurdele ile süsledim:)) onun kızı olacak. neyse onuda o zaman düşünürüm bakalım fırsatım olacakmı? vee neli kek yapmalıki????
yarın bu gün gidemediğim arkadaşıma gitme planım var. öğleden önce çıkmayı planlıyorum da nasip tabii... ben hemen gidip hem kazan dibi yapayım, hemde oğluşuma yoğurt mayalıyayım. cumartesi ilk tattırmıştım ama ara vermiştim hadi yarın yine deneyeyim:))) yakında ben bununda makinesini alırım. dayısı mama makinesi aldıydı nasılsa:)) benherşei makine ile yapıyorum sanırım. bu nedneleme benim küçük ev aletlerim hızla bozulmakta, ha öyle çakma falan değiller, resmen hepsi marka da hızla bozuluyorlar...
