EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger
benden bir şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benden bir şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Aralık 2010

YILLAR


öncelikle gelirim gelemem herkese şimdiden İYİ YILLAR.

ben ilk kez giden yılı sevdim dediğim bir yılı ardımda bırakıyorum. hani okullar okudum, evlen falan ama ben en çok bu yılı sevdim bunu unutmayacağım sanırım. ve hekese böyle yıllar diliyorum.

mesela bu yıl evimizin ilk yılbaşı ağacı alındı, oğluş için. onun yanan sönen ışıklarını sevdi.

ancak bu gün nezleli neşesi kaçtı.


bunun dışında

mükemmelliyetçilik hiç bu kadar zor olmamıştı benim için.

ancak bu günlerde hem yapmak zor ki bunu hızla geçtim. elimden gelmeyenlerin yarattığı streslede başa çıkmam gerekiyor. buda sık sık baş ağrısına sebeb oluyor.


aklımdan çıkmadınız. hatta sık sık bir fırsat bulup şunuda yazayım diyorumda yazmış gibi oluyorum galiba ki, yazmıyorum. şimdide sanki hepsini yazmışımda yazacak bir şey kalmamış gibi oldum.


kitaplarım bitti, hala yenilerini alamadım.


havalar inanılmaz düzelince biraz çıktım.


annemler 10 gündür bendeydi, ev çok hareketliydi


oğluşuma salonun yarısını oyun parkı olarak tahsis ettik, oyun parkı almadım alan küçük geldi bana, bende yorganlarla, örtü ve yastıklarla kocaman bir köşe yaptım hemde kalorifer peteğinin dibine, her ne kadar o soğuklarda iyi olsada şimdi bunun bir önemi yok.


sık sık hamur iş yaptım ve kilo aldım. alına kilolar dizlerime rahatsızlık olarak yansıdı.

24 Kasım 2010

ayıp etmişim

ay ne ayıp etmişim, ben oğlum döndü demiş gitmişim
geçen zamanda oğlum döndü, oturdu hatta ayakta durma çabalarında, hoppala şeklinde zıplamaya bile çabalıyor.
bu sürede internet sorunu yaşadık, yeni bir bağlantıya geçtik, onun kablosuzu yokmuş, eskisine geri döndük falan, bu arada derede yine girmişim yazılarım yarım kalmış yayınlamamışım falan..
bu arada merak ettim sizleri, lale abla neler pişirdi taşırdı, nereleri gezdi, evinde neler oldu,vs...
duygu nun hamileliği nasıl gidiyor aklımda hep...
ilknur bir türlü gelmemişti diyordum ki gelmiş yorum yazmış, onun kızları merak ediyorum...
ha ben mi, bende artık pişiriyorum, hatta ben gerçekten bol bol taşıyorum birazda yakıyorum:))) ama genelde beceriyorum, hani ev hanımı olmadan anne olunca bu yaşta eee hani normal:))) daha düne kadar temizliğe ütüye yardımcım varken şimdi hepsi bende birde oğlum. aslında öncelikle oğlum varda yanında işler var. gittikçe daha rahat davranıyorum ben rahat davrandıkça işler daha yoluna giriyor. eski titizliğimi bırakmaya çalışsamda zaman zaman eski hallerimin geldiğide oluyor. yeni ve basit tatlı, kek tarifleri deniyorum da bu gün yıllarıdr yaptığım ilmik helvasını birazcık yaktım:)))
oğlumun bu kadar hızlı büyüyeceğini hiç düşünmemişim eğer düşünseydim geçen zamanda elimden bırakmazmışım dediğim an, artık her şey önemini yitirdi artık. zamanımı enerjimi ona veriyorum kalanlarla idare edior herşey ve herkes... hani bana verilen hep sakın kucağa alıştırma sen zorlanırsın, şunu yapma bunu yapma dediler. ben öncelikle duygu ya ve okuyan üm hamilelere diyorum. onu mümkün olduğunca yanınızda tutun, herşeyi boşverin, herkesi boşverin onunla yanak yanağa olun çünkü o kadar kısa zamanda kafasını diğer yana çevirip başka şeyle ilgilenmeyi öğreniyormuş ki, inanılmaz. seyrettirmesemde tv yi görüyor, gelen sese, ışığa, oyuncağına dönüyor. kendi kendine yat yuvarlan yapıyor veee bunlar giderek artacak biliyorum. bu oğlumun her nekadar büyümesi olması nedeni ile beni sevindiriyor olsada, diğer yandan onunla geçirdiğim zaman azalıyor, azalacak.
ancak tüm zamanların en bakımsız halini almışım, benim klasik kış geliyor modumda bunda etkili. hava birazcık serinlese benimkanım donar, canım bir şe yapmak istemez. kuaför zul gelir, hatta evde banyoya girmek bile keyif vermez gibi olurum bir süre. hani ilkbahar yorgunluğu bende sonbahar depresyonu gibi yaşanıyor sanırım. saç boyamıyorum zaten. gerçi allahtan bayram geldide hani birazcık elime yüzüme bakılır oldum:))
bu arada gecede bir sayfada olsada kitap okuyorum. koloni bitti hani nasıl dı diyen olurmu bilmem ama bana göre başınd aiyi gitsede, sonu hani tvde seyretmediğim türden bir bir hal aldı... şimdi melekler ve şeytanlara başladım. neden mi? ev de elimin altında ilk onu buldum şimdilik ortalara doğru geliyorum iyi gidiyor. hala kitap alamadım. dışarı çıkma, alışveirş konusunda oğluşumla sık sık sorun yaşamaya başladık. ek gıdalara geçişimiz bazı sorunlar çıkardı ee hadi onu başka yazıda yazayım...
şimdilik kaçtım

12 Eylül 2010

yatağım halka açıldığında, saçlarım

not: oğluşum arkaSI KEL DEĞİL:))ben kestim hatıra olarak
yatağım halka açıldı, saçsız kalabilirim...


evde yeni yeni sesler var, en planlı plansızlığım, en dağınık hallerime hayranım,




en sevmediğim şey birilerinin yatak odasına girmekti, hele hele evli bir çiftin yatak odası, yatağına oturmak en sinir olduğum şeylerdi, bakın yatmanın adını bile anladım. bu durumda kendi yatağımada böyle davrandım. evlendiğimde ilginçlikler vardı evimde kaldığım ilk gece kocacış yoktu biz evi yerleştiriyorduk, eşim yok diye yerde küçücük bir minderde yattım. yani batıl inanç değil, totem değil ama inanılmaz dika ettiğim bir şeydi.ee bu gün oğlum o yatakta yerini aldı, hemde ne almak. koskocam yatakta o gelince biz düşmeden önce duruyoruz iki kenarda o kalan yerde:))))))) buna denecek bir şey yok. bu arada yatak wc yerine kllanılıyor gibi oğluşum. mesela banyodan çıkınca, yada faz emince kusuyor, hatta hatalı bebek bezi sayesinde kaka bile oldu:)))))) bunlar bize hoş tebessüm ettirmekle birlikte oğluşum hayatımıza girmesi, yatağının yatak odamıza girmesi ile cümle alem atak odama girdi çıktee hadi buda tamamda bi,rde oğluşumla birlikte yatağıma uzanmalar, yatmalar çıktı. annem oğluş nefes alsa odamıza dalıyor, oğluşu bana getiriyor, yatakta oturuyor, oğluşu seviyor. babanem ben onu utırken benim yataka yatıyor, uyumasını bekliyor,onunla oynuyor. en tak odamdayken her gelen ir bakıyorum yan yatıp dirseğine dayanıp konuşuyor:)))))) beni düşünmek istermisiniz????

yakında kel kalacağım bence kesinde, hani o saçları bi,r ,ht,yacı olana verebilsem. oğlum dik duruyor, oturma eğzersizleri yapıyor, dönmeyi düşünmüyor ama:))) kucağıma gelir gelmez, o yatarken ben ona eğilince kısaca her fırsatta saçlarımı yakalıyor. hatta kucağımdayken tutup asılı kalıyor:)))))) her seferinde saçlarımı kurtarmak yetmiyor, birde elindeki saçları temzilemek gerek. hal böyle olunca evin her yeri saçım çıldırtıcı bir şey... temizlik yapınca artık süpürgede tozdan çok saç var. ama oğlum bundan vazgeçecek gibi görünmüyor, benimse geleceğimde kellik görülüyor:)))))))

hayatımda plan yapamamanın planını yapar oldum. yarın saat 12 de evden çıkabilirmiyim? bilmiyorum. yada öğleden sonra dışarı çıkalım mı? oğlum ne derse, veee bunu hangi saatte derse. bu bana göremi? hayır. bu gece yemekten sonra ütü yapabilirmiyim diye konuşurken. ben nasip bilmem diyorum. gerçektende mesela bu gece oğluşumum içi bulandı kustu. ve yatması gereken saatte yatamadı, saat 22:00 de hala uyumamıştı. o saatten sonra yemek yedim veee tabiiki ütü yapılamdı. şimdi yatma planındayım. nednese oğlum artık geceleri kalkıyor, hele dün gece 1,5 saatte bir uynadı, oysa bukadar sık kalkmıyordu.

evimin en dağınık halleri. hani düzenli biriydim ama kendimi çok germezdim. gece yatarken sehpayı hep kocaıcş toplardı ben bırakır yatardım ama dolaplarımı, çekmecelerimi deli gibi düzenlerim, hani kiralarda gzdikçe bu imkanım azaldı. düzenleyecek dolap çekmece olmadığından:))) şimdi mi? asla olmaz dediklerim oluyor. mesela bebek bezleri için banyoda arı bir çöp kovası var ama banyo doluyken eşiğinde bir kirli bebek bezi görebilirsiniz, salonda bebek sepeti, içinde oyuncaklar, oğluşu koltuğa aldığımda kullandığım çarşafı, üstünü değiştirdiklerim yatağının ayak ucunda asılı, yada yere düşmüş olabiliyor, benim yatağımda alt değiştirme minderi yanında mendil kutusunu bırakmış olabilirim, ilaçlar masada, benim terlikler bir yerde, dılarıdan gelince çıkarılmış giyisiler bir yerde, kuruduğu halde toplanmamış çamaşırlık, ütülenecekler bekliyor.... ha bu böylemi kalıyor hayır, mesela saba ben kahvaltı ettikten sonra oğluş uyursa hemencecik her şey yerli yerine giriyor ama siz kapıyı o saatten önce çalarsanız?:) yada bayramda ve sonrasında gezdiğim gibi her gün evden çıkarsam bir kısmı süreklilik kazanmış gibi olabilir. bayramda her gün sabah sıra ile duş alıp hazırlandık çıktık. gece geldik oğlanı uyuttuk yemek yedik ve sızdık. pazartesi deli gibi tezmilik yaptım evi topladım, ütü yapmadım ama dünle bu günde gezince yayılmacı politika hızla evimize girdi... işin ilginci her akşam sehpayı toplamadan yapmayan kocam, onun işi çekmece dolap değildir. onun iş görüntüyü toplamaktır ki, neyse o bu durumdan o kadar mutluki inanılma zkeyif alıyor bu dağınıklıktan çünkü evde bebek kokusu var bayılıyorum, vee bu dağınıklıkta ona ait gittikçede artacak yaşasın, oğlum geldi evimize, yerleşti, yaşıyor veee bunlarda bunun izi diyor:))))

oğlum kahkalar atıyor, siren sesleri çıkarıyor, gülüyor.

dr larının deyişiyle çok mutlu bir bebek. elbetteki bir yeri ağrıyınca ağlıyor, acıkınca, yada... ancak o sorun giderilir giderilmez gülebiliyor bebek masumluğu ile. iki gecedir saat 8 gibi kusuyor. ondan önce içi bulanırken mızıklanıyor, kusuyor, ve sıkıntısı bitince gülücükler dağıtıyor.... onun bu masumluğuna hem aşığım, hemde içim eriyor...


hala saçlarımı boyamadım. ama evden makyajlı çıkıyorum. kendime basit bir kaç giyecek aldım. artık parfümümü kullanıyorum. ama terlik yada ayakkabılar bu sene sorunlu oysaki hamileikte hiç sorun olmamıştı. kilolarımı epey verdim ama hala göbeğim eski haline dönmedi ama iyimserim umut vaad ediyor. ameliyat izimde oldukça ümit vaat eidyor sanırım dr umun dediği gibi seneye hiç belliolmayacak gibi ama benim en sevdiğim izim o.... hatta üztüne oğlumun doğum gününü yazan bir dövme düşündüm???? yada ilk ismini yazdıran bir dövme istiyorum bir yerime ama öyle her an görünebiliecek bir yerime değil:))))) vee oğlumun ilk ismi kocacışın tek ismi:))))) bir taşla iki kuş!!!!

bir sinirle face e üye oldum. uzun hikaye...

ev işlerini yetiştiriyorum ama bir yerime motor takılmış gibi:))))))))))))))


3 Eylül 2010

inanılmaz ama bu gün yine dışarılardaydık.
arka arkaya bizi bozmasın derken, dayısının yanına uğradığımızda oğluşum önce huysuzlandı, sonr ağlamaklı oldu, oradaki tecrübeli anneler bu çok sıcaklamış ( oda ne demekse) deyince soluğu sağlık ocağında aldım, ateşini ölçtürdüm, dr a dinlettim falan sonra orada emzirdim bri ara sakinledi eve geldim. ondan önce yengemle buluştuk oda oğluşuma bayramlık aldı. ay bunca bayramlığı bayramda giymeye bayram yetmeyecek gibi:)))

bayramlık alışverişi sürprizdi asıl digi-türk ün dekoderini iadeye gittim. doğum yaptığım saatlerd earayan görevliye kızmış ertesi günkü ile delirmiştim ve iptal ettirdim o iş yapmakta o telaştan ve sıcaklardan sonra bu güne kaldı. digidigi ile 11 yıllık beraberliğimiz oğlumun ilk saatinde bitti:) çokda önemli değil şu aralar tv ye ayırdığım zaman önceden planlanamıyor zaten.
oğluşum iki gecedir beden ayrılamıyor, dün gece aşıdan dedik, bu gece sebebsiz yarın akşama ya nasip.
ilknurcum ilk kahkahsı geldi, evet harika bir şey, çıldırdım:)))))))) hemde banyoda geldi. banyo yaparken kahkaha atıyor katılacak diye korkuyoruz:)) sesini duyunca bile nasıl hareketleniyor, heyecanlanıyor ve gülmeye başlıyor görme gitsin:))))

son durum bitti ben çamaşırları asmaya gidiyorum, hayatı yoluna koyuyorum derken gece yarılarından sonra iş yaptıpımıda yazmışmıydım:))
olsun gündüz oğlumla oynarım, onun yüzündeki gülüş herşeye değer

1 Eylül 2010

40 bitti bile...

aslında tamamen ihmal hani o kadarda buraya giremeyecek kadar değilim:))
hani eskisi kadar gezmeyebilirim ama bu kadar değil.
evden çıkmayalı 36 gün oldu, egenin sıcaklarında ev hapsimiz uzun sürdü...
ama bu gün gezmenin dibini bulduk, oğluşun aşısı vardı sabah sabah evden çıktıkç dayısı, anneannesi telefon ettiler çıkma diye,
aaa yeter dedim, sıcaktı, yağmurdu bune ya bitmez bunlar önümüz kış yağmur soğuk olacak. sonrası yaz yine sıcaklar gelecek allah izin verirse bu böyle sürer çıkmadan olurmu. üniversite bir hocam vardı kötü hava yoktur insanın hazırlıksız olduğu hava vardır derdi de, 40 dereceyi aşkın sıcaklıkta nemi ekleyince yapılması gereken hazırlık nasıl olacakki dışarı çıkmadan:)))
neyse kısaca ben kimseyi dinlemedim, benim dinlemeyeceğimi anlayan kocacış tık çıkarmadı:)) aşıdan sonra gezdim nihayet yaz biterken kendime bir kaç parça giyecek aldım. 2 gün önceki doğum günüm içinde bir kaç şey gelmişti:)) kitap baktım dolandım.
oğluşumla ilk doğum günümü kutladım. aslında bir bakıma oğlumun da doğum günüydü çünkü biz onu geçen yıl doğum günümde yapmıştık. benim için en anlamlı doğum günümdü, ben hiççç hediye beklemedim bu yıl, en güzel hediye kucağımdaydı. bu yıl bize oğluşumun büyük abiside katıldı. artık sık uğrar oldu bunda oğluşumum etkisi?
oğluşum harika bir bebek oluyor en azından benim için, gelişimi iyi, küçük ve komik adam, amma benim için en güzeli şu günlerde bana olan düşkünlüğü gururumu egomu inanılmaz okşuyor. ağlarken kimseye değil bana gelmesi, başkasındayken beni takip etmesi sesime tepki vermesi her ne kadar bunda memenin bende olması etkili olsada olsun ben inanılmaz mutlu oluyorum:)))
bu arada neler mi yaptım. geçen gün yine lale ablanın kulaklarını çınlatarak tarifi olmayan uydurma kek yaptım. her seferinde yazıyorum ve bıkmayacam her seferinde yazacam. kek yapmanın bana mantığını kısaca yazarak bana kek dünyasının kapılarını açtığı için teşekkürler lala abla. bu seferki özellikle doğum günü tebriklerine gelenlerle çoktan bitti ve herkes beğendi.
sonramı bir sabahattin ali bitirdim, kürk montolu madonna. nasıl olmuş bilmem ama ben bu yazarı hiç okumamışım işte!!! şaşırdım. taaa ABD dan hediye geldi:))) kocaıcşın arkadaşları tatile gelirken oğluşa bir sürü hediye getrimişler, biraz ayıptır söylemesi koca koca markalar ( bu arada laf aramızda onlarla küçük adam oluyor) biraz gündelik ve ilk yıl anı dosyası bebeğe falan ama bizede bir şeyler getirirken bir kitapta eklemişler. hani eskiye, okuduklarıma göre roman sayılmaz hikaye kitabı gibi ama olsun ara verince hafifi başlamak iyi oldu yani, sonra yarın kalmışa devam ettim. veee dedimya bu gün de kitap baktım bir kaç kitap var aklımda... evde temizliği, yemeği yapıyorum da malum ramazan nedeni ile misafire ara verdim ve daha derin temzilikte annemden yardım alıyorum ancak eskisine göre çok nadir. annem dönüş yapar gibi, gibi çünkü babanem bizda hala bu arada bu süre bu gün 4 ay bitti yani oğluşumda 4. ayını bitirdi...
bu serinliğin fırsatını kaçırmadan gidip yatmalı, oğluşum aşının etkisi ile gece uyanabilir, o uynamadan uykunun dibini bulsam:)))
ancak her fırsatta buradan merak ettiklerim var. lala ablanın tatilini okuyamadım, kızlar ve o neler yaptılar, neler okudular, nereleri gezdiler. duygunun hamileliği nasıl, sık sık içimden onunla okunuşuyorum. ona bir şeyler anlatıyorum akıl veriyorum haddim değil ama olsun bak ben bunları yanlış yapmışım bunları düşünmemişim gibi... ilknur u kızlarını sağlık durumunu ve yazın neler yaptıklarını heeppp merak ettim ediyorum

1 Ağustos 2010

temmuz biterken sıcaklarda

temmuz biterken bu sıcaklarda evdeyiz, aşılar tamamlanmadığı için tatil planları askıda, oğluş denize giremeyecekse diye...
geçen hafta oğlumuda alıp kahvaltı için evden erkenden evden çıktık. serin serin kahvaltımızı yapıp pazara gittik. pek iyi bir plan değildi belki, zaten pek bir şeyde bulamadık kuru pazarda. mutfak perdem kötü durumdaydı. yine taşınmaktan bahsetmeye başlayan bir kocayıda düşününce pazardan kocacışın berber perdesi dediği bir perde aldım. onun dışında sebzelerimiz alıp öğlen eve döndük kan ter içerisinde. geçen hafta öyle döndüğümü düşündükçe bu hafta dışarı çıkanların allah yardımcısı olsun. ben pazardan döndüğümden beri hiç çıkmadım. evde yemek, temizlik falan... annem tatile gitti çanakkale ye yiğenine gittiler. babanem benimle kaldı. yeni yaşamıma uygun planlar düzenlemler geliştirmeye çalışıyorum. gündüzleri oğlumla geçiriyorum. akşam o yattıktan sonra işlere zaman ayırıyorum. yani annem gitti ama evim temiz, dolapta yemek var, çamaşırlar yıkanmış, ütüler yapılmış vee gündüzleri oğlumla uyunmuş, oynanmış... ama burası ihmal edilmiş durumdayım. oğlum sıcaklarla yeni yeni huylar geliştirdi öğlen uykusunu memede emerek uyuyor veee sık sık elini emiyor. ben yalancı meme vermedim bıraktırmak zor olacak diye şimdi ise o elini emiyor bunu bıraktırmak dahada zor olacak yani her şey doğru yapılamıyor yada her şey düşünülemiyor:(((
benden en kısa haberler bunlar anlatacak çok şey var belki, yaptığım bamyanın tarifi vermesemde, keklerden kurabiyelerden bahsedebilirdim. gelenlerden, konuşulanlardan bahsedebilirdim. eee her şeyi yavaş yavaş ayatıma tekrardan sokuyor ve düzen kuruyorum.
şikayetçimiyim ASLAAAA
hamileyken en güzel günlerim bunlar diyordum, oğlumu kucağıma aldım o minik halinin en güzeli olabileceğini düşünüyordumki bu hallerine geldik, gümeye agulamaya başladı. her yeni durum yeni bir planlamayıda beraberinde getirdi... şimdilik bu kadarını becerebiliyorum
görüşene kadar...

15 Temmuz 2010

oradan buradan geçen günlerden

bu günlerde çokkk yoğunuz
buralarda havalar bir serinledi fırsat bildik gezdik
sonra ısındı mecburi çıkışlarımız oldu
pazartesi kocacışın doğum gününü kutladık, daha doğrusu kutlamaya çalıştık bebekli ve benli ilk doğum günü, onun önceleride bebekli doğum günleri olmuş ama bu benim için yeni, oğluum evd ebir şeye izin vermedi attımkendimi yola şehre gittimki o ne çok sıcak kocaıcşa hediye bakacaz sokaklar kaynar kazan, dükkanlar buz devri, olmaz dedim, oğluşumkıpkırmızı oldu, kanter içinde kaldı.eee valla kocaıcş kusura bakma dedim hemen döndüm eve, eve dönünce o sıcağı yiyen oğluşla ilgilendim kocacışa bir pasta bile yapamadım. akşam eve gelince kocaman öptük, özür diledim biraz kapris yapar gibi oldu sonra olsun en güzel hediye kucağımızda dedi bizi öptü, sonra odasına gittik koyduk bir şarkı üçümüz dans ettik:)))))))
salı doktor kontrolü vardı denize karşı harika bir muayenehaneye gittik ohh pöhür pöhür esiyor dayımız geldi ama o aşağıdaki cafede oturdu dr ağlatırsa diye... anneannesi bizimleydi ve nitekim ağlattı, öncelikle düğmesini açmadan tulumu çıkarmak isteyen dr a sinirlendi, e bride üstüne mingaldağına bakınca kızılca kıyametler koptu muayenesi bitince anneannesini aldı çıktı biz dr u ile konuştuk. allahıma çok şükür sağlıklı ufak tefek şeyler var ama mesela annesi gibi alerjik bünyeli, gıda hassasiyeti var, hidreseri var falan ama hiç biri önemli değil dedik... orada ishal aşısını da olduk çıktık. hep birlikte esintili kordonda bir sefa yapıp, kemaraltında iskender yiyip veee mother&care den yeni boyumuza kilomuza uygun bir kaç şey alıp döndük.
asıl dün 3 aşı oldu biri koldan verem aşısı, diğerleir bacaktan. aşıdan sonra biraz dolandırıp arabasında uyuttuk geldik ama evde bir 1 saat geçirdik aman allahım aklım çıktı:( bir kaç kere katılacak sandım. her ne kadar dr lar katılmazda deseler insan bebeğinin o helini elinde görünce hani hiçde dr un dediklerini düşünemiyor panik oluyor:((( geceyi çok hassas geçirdi oğlum o mırıldandıkça kucağıma aldım, emzirdim. her gecekinden fazla şevkat gösterdim. neyseki bu sabah ev esiyor arada şekerleme yapıyor oğlum....
bu haftaya sığanlar bunlar geçen haftayı düşünmem gerek ama önce oğlum sitesini düzenlemeye fırsat bulamadım ağırlık oraya keşke bazı günler geçiyor, bazı kareler kaçıyor ama oğluma bebekliği ile ilgili gerçek bir şeyler vermek istiyorum...
bu akşam küçük abisi bizlere katılacak, oğlum küçük abizi ile yeni tanışacak, bakalım... ???
ben kendime ucundan kıyısından zaman ayırmaya çalışıyorum ama hala tam düzene giremediğimiz için olmuyor. dr 4 ayı doldurmadan fazla bir şey bekleme dedi... oğlumun canı sağ olsun. o sağlıklı olsunda gerisi hal olur.

25 Nisan 2010

ben o kelimeyi henüz bilmiyorum

geçen gün oturdum yazmaya başladım, bitmeden hop karnım acıktı bıraktım gittim, yemeye daldım, yazı sizlere ömür:)))
sonra 23 nisan geldi o konuda yazmayı planladım, ama fırsat olmadı, oysa dünü evde tek başıma geçirdim ama şekerim düşünce halimde kalmadı bir kaç kelimede olsa yazacak...
annemler perşembe sabah teyzemle çıktılar ve evlerine gittiler... bebek gelmeden önce onlarda son hazırlıklarını yapacaklarmış. baharlık kıyafetlerini hazırlayacaklarmış, annemin gideceği yerler varmış vs... sanıırm o koşuşmaya girmeden kendilerini kampa alıp kafa dinlemeyi planladılar:)))
iki gündür teyzemde full proğramla sabah kahvemizi içer içmez evden çıkıyor, ben yat yuvarlan ev hapsindeyim:) kocacış dediğini yaptı geçen cumartesiden beri evdeyim... ama yeter deme noktasındayım. gerçi çok şikayetçi değilim. mesela dün akşam kardeşimle eşi bizdeydi yemekte, önce eşi geldi, balkonda aperatif lerle tıkındık, ben meyve o cips ağırlıklı:))) sonra yemek işine girdik çünkü dedim ya şekerim düşmüştü hiç bir yemek yoktu ama ben fırında patatesli kabak, misafirim taze fasulye, kocacışta sebzeli makarna pişirdi, yemekler pişti kardeşimde geldi, balkonda ilk akşam yemeğimizi yedik.
ben günlerimi evde geçrisemde herkeslerin proğramlarıda olsa, biz oğluşumla hala kahkahalarlayız:))) çok keyifli zamanlar geçiriyoruz. karnımdaki hareketleri seyretmek o kadar keyifliki onu anlatacak kelimeyi ben henüz bilmiyorum... karnımda sağ yan tarafımda ayakları var oğluşumun orada tekmeler atıyor o ayrı, o büyüdükçe kubvvetlendikçe tekmleride kuvvetleniyor. birde karnım artık benden bağımsız bir alan halinde hareket ediyor, su dolu ama hareketleri ben kontrol edemiyor ama seyrediyorum. oksadığım yere kendini dayıyor hala:))) sanırım dokunulmayı sevecek oğluşum, dokunulmayı, sevilmeyi:)))
bu ilişki şeklimizin değişmesine sayılı günler kala, hiç uyumadan başka kimse ile paylaşmadan her anının tadını çıkarmak istiyorum resmen. karnım dalgalı deniz gibi göründükçe, bir yanı inip, bir yanı binen karnıma bakıp gülüyorum. içimde yarattığı hissi kadar insana keyif veren başka ne olabilirki bilmiyorum... çok erken yaşlarda bunları yaşasaydım sanırım kalan zamanımın tamamını hamile geçirirdim hayatımın diyorum bana gülüyorlar:))))
dün kardeşimin eşi ile konuşuyoruz, oda hamilelik planlayan, isteyen, bekleyenlerden allahım inşallah nasip eder. benim fazla kilo almadan, ödem yaşamadan, görüntümün hala normal halime bir karın koymuş gibi görünmemden konuştuk. evet normal halimden bile belki daha ince haldeyim ama karnımda kocaman bir top var. ona göre çok hoş görünüyormuş:))) bana o kocaman karnın neler hissettirdiğini sordu, ağırlık, kramp, ağrı yapıyormu diye? ben son haftaya kadar hiç bir rahatsızlık duymamıştım ancak bu hafta gece yattığım yerlede ağrı başladı hafiften. ancak banada tüm aile şikayet etme kızı korkutma deyip durdukça... yani kim hiç bir rahatsızlık olmuyor dememe inanır, yokefendim normalden bile rahat desem mesela demi:)))) ama gerçektende şikayet edecek bir şey yok benim açımdan. işte o zaman anladım ve ona dedim ben bebek isterken hamilede kalmak istedim. hamileliği yaşamak istedim. bu karnı çok istedim bekledim o nedenle bu sırada olan şeyler bana zor gelmiyor. evet kanrımın böyle çıkmasını istedim, mideme baskı yapabileceğini bile bile, ama istedim. göbeğimin gerileceğini bile bile ama istedim diye anlatınca beni anladı... ben yaparkende bir aşk bebeği yapmak istemiştim. kocacışada söylemiştim. stres istemiyorum, mekanik hareketlerde istemiyorum diye. kocacışı istemeliyim, sonra o noktada ondan bir bebek istemeliyim ki o sırada bebek yapmalıyım ve o bebeği yapışımı her düşündüğümde yüzümde gizlidende olsa bir tebessüm uyanmalıydı. aynende öyle yaptım. tarihini her ne kadar dr da vermiş olsa, yumurtayı aman kaçırmayında dese, ben kendimi şartlandırmadım. o an o aşk olmasaydı bu bebekte olmazdı... bunu onada anlatınca onun da hoşuna gitti. beni anladı, onada bu bakış açısı keyif verdi, o keyifle bu zamanın daha keyfili geçeceğini oda hissetti... ben böyle yapınca bu süre boyunca olumsuzda sayılacak olaylar yaşansa, insan bir başka bakıyor olaya... bir başka keyifli geçiyor zaman. sonra işte dr da çok pozitif bir hamile oldunuz siz ki onca terslikte yaşanmışken diyor size... çünkü siz o bebeği isteyerek yapıyorsunuz, yapmadan istiyorsunuz ,onun getireceği herşeye hazır oluyorsunuz...
şimdi bizi bebek bezi kokuları, kusmuklar ve uykusuz geceler, ağlama sesleri bekliyor olabilir... olabilir diyorum çünkü belki bu kadar olumlu düşünce bebeğimide etkiler de çokkk huzurlu bir bebeklik, çocukluk geçirir ama yinede olabilecek herşeye hazırlıklı bekliyoruz. hazırlıklı bekliyoruz ama herşeyin çok güzel olması içinde dua ediyorum. önce bebeğimin sağlıkla doğması için, sağlıkla büyümesi için, mutlu olması için, huzurlu olması için... sonra diğer olumlu ve güzel dileklerimi sıralıyorum dualarımda....

5 Nisan 2010

HAFTA BAŞLADI, AKLIMDAKİLER...

önceki yazımda dediğim gibi, pazar günü kahvaltıya misafirlerİmiz vardı, her ne kadar inanılmaz geç gelseler de, kahvaltı resmen brunch öteside olsa da. kardeşim bir gece önce titanların savaşına gitmiş hem de son seansa, çıkışta acıkmış vs... geç yatınca geç kalkmış... neyse kocacış yazısını bitirdi onları beklerken. keyifli bir kahvaltı yaptık. sucuklu yumurta sofranın ortasında yerini aldı, browny yanda destek olarak:))) herkes bir dahakine bebekle diye dilekte bulundu, uzn süredir 6 mız bir arada olmamıştık. hep bir eksik oluyordu, biri ya seyahette, ya işte falan derken iyi oldu. kahvaltı sonrası karyola kuruldu, bebeğin yıkanacaklarını teyzesi ayırdı. teyzesi aslında yengesi, yani kardeşimin eşi, ancak benim kız kardeşim olmadığından, onunda ablasının çocuğu olamadığından ve artık bildiğiniz gibi rahatsız olduğundan hem ona teyze keyfi yaşatmak için, hem bebeş teyzesiz kalmasın diye teyzesi, kardeşimin eşi:)) neyse o renklileri beyazları ayırdı, sepetinin süslerini, örtülerini çözdü falan, onları makineye attık, bizde balkona çıkıp, destek kuvvet browny ve kahve keyfi yaptık. sonra evi toplayıp annemle babaneyi bırakıp biz kulube gittik, bizim evin yakınında 20 dönüm araziye kurulmuş, yeşilller içinde tenis kulup var oraya gittik, çay keyfi yaptık. oradan ayrıldık biz markete uğrayıp eve geldik. benim ayaklar şişmiş... ben uzattım dinlendim.
gece yatakta şibumi nin inci sokağına başladım. ben o yazarı trevenian ile tanımış ve çok sevmiştim. onunla mağraları gezmiştim... ancak epeydirde hiç bir kitabını okumamıştım. kocacışın okunacakları arasında onu buldum. gerçi koloni de vardı okunacaklar arasında ama ben bunu aldım elime. ama bu gün lale ablanın yazısını okuyunca sindirella hemen alınacaklar, acil okunacaklara girdi. ancak akşam okumadan pek keyif alamadım. öncelikle içim bulanmaya başladı. sonra bir ter başladı, okumaya ara verip yattım, yattım ama defalarca kalktım. en son sabah kalktığımda bağırsaklarım bozulmuş:(( akşam pisboğazlık yapıp yediğim ayçekirdekleri sanırım bozukmuş, çünkü annem ve beni rahatsız etti, babanemle kocacış yememişti onlarda bir şey yok:( sancısı bir yana o sancı sırasında oğluşum bir büzüldü, benim yine aklım oynadı. öğleden sonraya kadar banyo ile sıkı ilişkiler içerisinde aradada sancı içerisinde, bebişten dolayıda korkudan çıldırmış haldeydim. sürekli uzandım. annem temizliğe başladı. perdeleri yıkadı, camları sildi. cumartesi ev ilaçlandığından illaki temizlik yapılacaktı, bari dipten gireyim dedi. doğum bu, günü belli değil. gerekeni tekrarlarım nasılsa, 1 aydan az kaldı diye kalkıştı. akşam üzeride bebeşimin kuruyanlarını o ütüledi, çığlık çığlığa:))) her bir parçayı severken:)))) sonra birlikte yerleştirdik.
yarın annem temizliğe devam eder, kapılar, koltuk kılıflarının yıkanması, doğumda kullanılacak örtülerin, yatak takımlarının yıkanıp ütülenmesi falan planları arasında sanırım. ben de çarşı yapacam, sağlık ocağında yazılacak ilaçlarım var, babanemde ekledi yazılacaklarını, göbişimin kremi bitti, bebişime alınacak bir kaç şey var ve kitap almayı planlıyorum.
şimidilik sancım yok, oğluşum sağ tarafta yerine sığmaz halde, karnımda hareketlilik devam ediyor, o hareketliliği dün gören kardeşim ve eşi bakamadı bile. onlara korkmayın ısırmaz dedim:))) kardeşim aman abla oradan çıktısında istediği kadar ısırsın, ama o orada öyle hareket ettikçe ben bir garip oluyorum, anlatamıyorum, sanki o orada rahatsız, sanki dokunsam canı acıyacak, aklım almıyor böyle bağımsız bir canlının orada öyle kapalı ve suyun içinde özelliklede senin karnında olmasını diyerek bizi güldürdü. güldürdü ama aslında bu mucizeye bakışında haklı, başka bir ortamda onun ne kadar rahat olduğunu bilmiyoruz değilmi? karnımdaki hareketlilik epey uzaktan izleniyor artık. veee ayağımı çamaşırımı giymek için bile kaldırmakta zorlanıyorum karnıma çekemiyorum karnım o kadar büyüdü, ha çözüm bulunuyormu elbette çamaşırsız gezilmiyor tabiiki, ama yere düşeni almak zor olduğu gibi, mutfakta lavaboyu kullanmakta zorlaştı çok uzaklaştı lavabo:)))) sandaliyede dik oturursam karnım bacaklarıma değmeye başladı, bende iyice arkaya yaslanıyorum. dedim ya çözümsüz değil, kötü değil ama her an yapılan bir sürü şey değişiyor... nihayet bu haftalarda hareketlerim hamileye benzedi;:)) artık tutunup kalkıyorum koltuktan, sandaliyeden sorun yok ama. geçen akşam eğer 7 aylık doğum yapmak zorunda kalsa idim bunları yaşayamazdım ne kötü diye düşündüm. oğluşum büyüdüğünde hareketleride değişti, artık büyüdüğünü hissetmekte mümkün oldu. hareketleri karnımın şeklini değiştiriyor. nereye gittiğini hissedebiliyorum.ve hissedilenler onunla büyümesiyle artıyor. karnıma ellerimi koyup okşar gibi dolaştırınca nerede olduğunu hissedebiliyorum mesela sağ tarafımda, aşağıda yada mideme çıkmış hemen hissediliyor. böylecede yıllardır anlamadığım hamileler neden ellerini hep karınlarında dolaştırırların yanıtını buldum galiba. en azından bende dolaştırıyorum ve ben hareketlerini daha çok hissetmek için yapıyorum bunu, ona dokunamıyorda olsam. seyirme yada titreme kaldıki o da beni sinir ederdi. oysa şimdi ondan kat kat fazla, resmen karnımın bir yanı inerken bir yanı dışarı çıkıyor ama seyirmeye sinir olan ben bundan inanılmaz büyük bir keyif alıyorum. kocacış hala ee anne olmak kolay değil dedikçe, ben aslında hiçde zor değil ve daha önemlisi çoook keyifli diyorum ve ne yazıkki pek çok anneyi sinir ediyorum. en başta kendi annemi. onun 40 yıldır söylediklerinin tersini söylüyorum çünkü. o hep 9 ay karnında taşıda derdi, o zaman görürüm seni derdi, o zaman anlarsın derdi. o bunlarla sıkıntıları kastediyordu. oysa ben yaşadığım bu süreçte sadece keyif yaşadım. ve kötüsü bebeğim için endişelendiğim anlardı.... bebişimin artık ışığa duyarlı olduğunuda biliyorum. nasıl mı, pazar günü güneşe oturduğumda çıldırdı. gece kalkıp pc başına geçince çıldırıyor:))))
a bu arada söylemeyi unuttum, dün markette babası oğluşuna bebek aldı:))))
bizim aldığımız ilk oyuncağı bu ve bir bebek alışveriş yaptığımız bir yer basit bir çıngırak vermişti. market kasasına geldiğimizde kasanın yanında bırakılmış barkodu olmayan minik, çıplak, ama pembe beyaz çizgili şapkası kaşkolu olan bir bebek duruyor. kocacış gördü bana gösterdi. bende aha bizimkinin ultrason görüntüsünün oyuncağı gibi deyince, kocacış hemen gidip barkodlusunu aldı:))) aman dur bizimki kız değil nedn nbebek alıyoruz ki desemde ben beğendim ve oğluma bir bebek alamam mı dedi? aman dedim ben ne karışırım sizin ilişkinize... gelince kurulmuş yapağının içine koyduk. babası ona oğluşumun kızı o diyor:))))))))))
yarın çamaşır ve ütü işi biterse valiz hazırlayacaz. sonra alınacaklardan atlananların listesi yapılacak çünkü içlerinden bir kaçı özellikle önemli. veee doğum sonrası yapılacak mevlüt için planlamayı şimdiden yap dedi babanem. o sırada bebeğe o kadar vakit ayıracaksın ve uykusuz yorgun olacaksın ki, aklın karışık, hatta gergin olabilirsin. sen planını şimdiden yap diyor. o nedenle çağrılacaklar listesi, ikram listesi, o sırada alınacaklar, söylenecekler, ayarlanacaklar listesi yapılacak. erken ama şimdilik rahat rahat otururken yapmakda mantıklı yani ...
oğluşumun ilk hediyesi ABD de NY dan gelen kocacışın arkadaşından geldi. eşi göndermiş ama kocaıcş hala eve getirmedi göremedik. ik ierkek bu konuda iyice beceriksiz oluyorlar galiba. bir vermeyi diğeri alıp getirmeyi beceremedi. kocaıcşta açmamış. ilk hediyesi geldi ama açılmadı:)))
aaa yıp ettim ilk hediyesinşi teyzem getirmişti bady, sonra annem, kardeşim, yine teyzem alışveriş yapmıştı bebek için. ama bu dışarıdan aile dışından ilk hediyesi anlamında olsun emi:)))
hadi şimdilik bu kadar yetsin. ben gidip uzanayım...

4 Nisan 2010

hafta sonunun ortası ve duygu ya ithaf

dün yazacak halim bile kalmamıştı...,
sabah kalktım ne yapmalıki bu gün derken, kardeşim aradı pazar günü kahvaltıya geliriz, karyolayı falan da kurarız dedi. aha dedim bana yatağın kurulacağı yeri ayaralamak düştü, evdeki düzenleme işlerine giriştim. karyolayı yatak odama kurma kararı vermiştik ilk olarak. hani ben biraz buldumcuk oldum 40 yaşımda doğuruyorum ya:) hem oğluşum ağlayınca bizi fazla beklemesin diye, hem bir süre yanlız kalmasın diye, hem dedim ya benim gibi yaşlı bir anne fazla yorulmadan, uyku sersemi haliyle bile oğluşuna ulaşsın diye yatağımıza en yakın yere kurulacak:)) orayı boşaltınca ona en yakın etejeride bebeğe teslim etme kararı verdik. onun içini boşattıp diğer odadaki gardroba sığdırmaya uğraştım. orada burada duran bebek eşyalarını boşalan yere yığdım. yığdım çünkü yıkanmadılar yıkanıp ütülenip yerleşecekler:)) sonra karyolanın kurulacağı yerdeki koltukları vee tabii son zamanlarda üzerine yayılan alışverişleri ve yayıntıları yine dolap odasına yerleştirdik. dolap odasındaki çalışma masasını, kitapları ve benim oraya ilgisiz geçen son aylarımda yığılan evrakları yerleştirme işi başladı.. eee benim durumumda inanın bunlar sanıldığı kadar kolay değil. bakın ama zor demiyorum. sadece 9 ay önceki kadar kolay değil:))) arada sık sık yemek, meyve molaları verdim ama yinede ayaklarımda ellerimde şişmeler oldu:( o arada teyzem uğradı, ev ilaçlama işi ayarlandı diye... aha dedik annemle o saate kadar zaten yeterince yorulmuştuk. eve biri girecek hali kalmamıştı evin ama yerleşme bitsin cumartesi temizleriz diyorduk ki, o hayalde suya düştü. hemen evin kalanınıda topladık. temziliğe başladık. kocacışta geç gelince bizde hem yerleşme hemde temizlik işini bitirmiş olduk. ben resmen ayaklarımı yukarı kaldırıp yattım duşumu alıp. bir şeyler atıştırdım, yine yattım falan... çok geç olmadanda yatağa geçip gıdım dıgım okuyup uzattığım senatörün karısı nı bitirdim. hani mutlaka okunmalı diyemiyorum ama okunmasınada gerek yok diyemem, içirisine güzel bir kurgu falanda yerleştirilmiş. bence hafif ve hoş bir kitaptı ve bitti... :)))
bu sabah kocacışı bırakıp eve döndüm kahvaltımızı yapıp hazırlandık. teyzemle kahve içtik. ben uzandım hatta biraz kestirecektim de yeni yeni başlayan mide yanmalarım izin vermedi o sırada da şirket geldi, ilaçlama yapıldı. biz annem, babanem ve ben çıktık, önce halamın dükkanına gidip onu gördük. halam bu aralar zor günler geçiriyor. kayınvalidesi ile otuyor kendisi ve kayınvalidesi hastalandı alzhmer, çok zor günler geçirdiler, şimdiler biraz iyi olsada yinede olacakları bilince rahatlamak kolay olmuyor. iş, ev ve hasta bir arada zorluyor onu. bir şeyler içip kalktık. bir simit sarayından simitlerimizi alıp, babanemin yiğenine gittik çay içmeye. orada bebeğin son bir kaç seyi dikiliyor, süsleniyordu:)))) ona eşlik edip kalktık kocacışı alıp evimize döndük...
ancak dünkü işlerden sonra, kasıklarımda hafif ağrı başladı, ayaklarımda şişlikler dışında bacaklardada kasılmalar olur gibi oldu ama çok değil hiç biri. ellerimdekiler hareketsizliğe bağlı..
oğluşumun büyüdüğünü hissedebiliyorum. sanki doğum için pozisyon alıp ters döndü gibi de geliyor bakalım dr u ne diyecek. 10 gün sonra randevumuz. dr doğum planlayacak inşallah...
aylar önce onun ilk haberini aldığımızda deli gibi sevindik. ama bir yandanda hemen aldığımız haberlerle resmen yıkıldık. testleri yapan poliklinilkteki uzman dr bir hafta dayanmaz bu bebek bağlanmayın dedi. akşamına aradığımız dr umuz o bizi bırakana hala bizimle ondan vazgeçmek yok dedi... hem daha dur bakalım diyerek bana ilk umudumu verdi. önceki dr umda haberi aldığında hemen heyecanlanma her hamilelik düşük riski taşır, bırak düşecekse düşsün derdi. ancak bu dr amcası o hala bizimle, o bizimle kaldığı sürece biz ona tutunmaya devam edecez dedi. sonra testleri devam etti, kontrole gittiğimizde, ben muayene için beklerken ekranda bir önceki hastanın 20 li haftalardaki görüntüsü kalmıştı, ekranı silmeden dr amcası biz daha onu hiç görmeden. inşallah onuda böyle büyümüş görecez dedi. biz inşallah dedik ama, daha hiç kalp atışını görmediğimizi düşünürsek hiçde kolay olmadı inanmak... ekranda gördük o minik şeyi... bakılacak başka bir şeyde yoktu. çıktığımızda ilaçlarım yazıldı ve dr um hiç bir şey önermeden sizi 12 haftanın sonunda görürüm dedi. biz şaşırdık 5 haftanın içinde olduğumuzuda düşünürseniz... nasıl yani oldum ben. bu süre içerisinde benim bakacağım bir şey yokki dedi dr. biz hala şaşkın ya bir aksilik olursa dedik. olmaz ki dedi bize. biz daha öncekileri bu arada kaybetmişiz, aklımız boncuk olmuş halde dr a bakıyoruz. aslında hiç gerek yok ama madem gerginsin istediğinde bir ara uğra bakalım dedi. çokda gereksiz görerek... biz 8. haftada bir daha gittik, ben yine muayene masasına yattığımda o kadar heyecanlıydımki o heyecanımın bebeğe zarar vermesinden korktum. dr kalk atışına bakmak için ultrasonu gezdirip keseyi ararken kalbim duracak sandım. resmen titiredim ki ben kanı soğuk bir kadınım, heyecan yıllar olmuştur hayatımdan çıkalı. ne evlenirken heyecanlandım, nede iş toplantısında, nede başka bir zaman. belki çocukken, hadi bilemediniz yeni yetme, bir genç kızken olabilir. ama o an gerçekten heyecanlandım. kocacışta beni ilk kez heyecanlı gördü... kocacış, yanlız bu hareketlerine dikkat etmiyor tahlilleride kritik noktadaydı bir şeyler söyleyin dedi dr a, oda bırak onun neyi nekadar yapacağına o minicik şey izin verecek, gerilmeyin o istemediği bir şeyi yapmasına, yemesine izin vermez dedi ve halime güldü ama onun veridiği haberle bizimde yüzümüz güldü... dr dan çıkımışımızda kocacış bu olumlu gelişmenin en büyük sebebi dr umuz dedi. elbette aldığı önlemler, ilaçlar falan ama asıl olumlu bakışı dedi.... o hiç kaybedecez, bir aksilik olacak, neler ters gidebilir diye düşünmedi onun bu pozitif hali de bizi bu günlere taşıdı dedi... bende yazının bu son prağrafını özellikle duygu ya ithaf ediyorum. bunları zamanı geldikçe yazmıştım aslında, belkide bilmem kaçıncı tekrar oldu ama olsun hepsi toplu olarak bir arada bu seferde duygu için bulunsun dedim:))) evet duygu biz olumlu düşünceye ve gücüne böylece çok inandık. sonrasındada zor, tehlikeli, endişeli günler yaşadık. her birindede dr bizi olumlu düşünmeye zorladı resmen. olumlu düşünmenin en zor olduğu anlarda bile bize bir şeyler buldu, sakin olun dedi, o sandığınızdan güçlü dedi, sen de sorun yok dedi, dedi bir şeyler bize tutanacak bir dal verdi.
bu günlerde oğluşum benim durduğum anlarda hareket ediyor, hareketleri daha da kuvvetlendi, daha belirginleşti... karnımda bir yandan bir yana herket ettiğini yer değiştirdiğini gözümlede takip edebiliyorum... ben hareket halindeyken ise o genelde uyku modunda... hangi modda olursa olsun o çok şeker. karnımdan kalp atışlarını gördüğümü düşünüyorum, elbette değil ama öyle gibi görünüyor ancak sonra o kalp atışı gibi görünen o hareketlilik yerde değiştiriyor. sonra hıçkırıklar başlıyor oda bitince babasının dediği gibi yoruluyor ve poposunu annesinin karnına yaslıyor. annesi bu günlerdeki gibi fazla hareket edersede hafifiten beline ağrı yapmayada başlayabiliyor benim güzel oğluşum. ancak yinede çok kibar annesini hiç üzmüyor...
şimdilerde ben bu günlerinin tadını çıkarıyor olsamda, babası onu kucağına alacağı günü sayıklıyor... hadi gel diye seviyor karnımı.
yarın sabah kahvaltısında dayısı ve eşi bize eşlik edecekler sonrasında onlarda bu hazırlıklara katılacaklar... ben pek bir şey yapmam o kalabalıkta, belki onları kameraya çekerim en fazla:))) onlar yarın gelecek diye kabak tatlısı yaptım ancak çok sulu oldu yinede lezzetli olmuş yiyenlerin yalancısıyım. birde kahvaltıda yada sonra atıştırmalık olur diye browny yaptım. onlar akşam yemeğine kalmazsa bizde bir market, bir pazar yaparız belki...
ben herkesin gönlüne şu günlerdeki gibi bahar güneşleri gibi doğsun, içinizi sımsıcak yapsın diliyorum...
kahkahanız bol, çok bol olsun...

30 Mart 2010

ŞENKLİKLERE DAMGASINI GÜL VE DOLU VURDU

HE HE PAZAR GÜNÜ KOCACIŞ BENİ KALDIRMIŞ, DUŞA GİRMİŞ BEN UYUMUŞUM:)) BİR ÇIKTI BEN UYUYORUM, HEMEN KALKTIM HAZIRLANDIM, İKİ AYAK BİR PABUÇTA EVDEN ÇIKTIM. BİZ EVDEN ÇIKTIĞIMIZDA ILIK VE GÜNEŞLİ BİR HAVA VARDI.
ŞENLİKLERİN YAPILDIĞI ALANA GİRMEK İÇİN GÜVENLİK KONTROLLERİNDEN EPEY ÖNCESİNE ARABAYI PARK EDECEK YER BULDUK, YÜRÜDÜK GÜVENLİKTEN SONRA GİDECEĞİMİZ YERE VARDIK. BİZİM DIŞIMIZDAKİ HERKESLER GELMİŞ:)) KAHVELERİNİ İÇMİŞLER, HATTA BİZ GİRDİKTEN KISA BİR SÜRE SONRA SOFRA KURULDU:))) SOFRADAN KALKILDI Kİ KORTEJ YÜRÜYÜŞÜ BAŞLADI, DAHA ÖNCEKİ SENELERE GÖRE BEN EVLERİN ÇATILARINDA FALAN DAHA AZ KORUMA GÖRDÜM ŞAŞIRDIM. KORTEJDE CUMHURBAŞKANI YÜRÜRMÜKİ DERKEN AHADA BİR BAKTIK ODA ORADA, HERKESLERE EL SALLIYOR, EŞİ YANINDA DEĞİLDİ, SADECE PROTOKOL MENSUPLARI EŞLERİNİ BIRAKIP YÜRÜYOR GERÇEKTEN GÜLLER, KARANFİLLER, KONFETİLER ATTILAR, ORGANİZASYONUN KONFETİ MAKİNELERİDE VARDI AMA AYRICA... NEYSE ONLAR CAMİYE VARDILAR, NAMAZ KILINACAK, TEMSİLİ TÖREN YAPILACAK VE SAÇIMA GEÇİLECEKTİKİ, O SIRADA GÜNLÜK GÜNEŞLİK HAVA NAMAZ SONUNDA KARARDIDA KARARDI VE TEMSİLİ TÖRENLER YAPILAMADAN İNANILMAZ BİR YAĞMUR BAŞLADI, ŞAKA GİBİ, KORTEJİN FOTOĞRAFLARI GEÇEN SENEDEN VAR DİYE BU SENE ÇEKMEMİŞTİM AMA SAÇIM SIRASINDA YAĞAN DOLUDADA FOTOĞRAF ÇEKMEK İMKANSIZLAŞTI ANCAK GERİ DÖNENLERDE OLMASINA RAĞMEN, ÇOĞUNLUK CESUR ÇIKTI VE O KALABALIK SONUNA KADAR MESİR KAPMAYA ÇALIŞTI ŞAŞIRDIM MI EVET... VEEE BANA GÖRE ŞENLİKLERE DAMGASINI GÜL VE YAĞAN O ÇILGIN DOLU VURDU. ÇÜNKÜ NORMALDE MANİSADA MESİR ŞENLİKLERİ SIRASINDA YAĞMUR YAĞMAYACAĞI İNANIŞI VARMIŞ... İNANIŞ ZARAR GÖRMÜŞMÜDÜR BİLMEM?...
SONRASINDA OTURDUK ÇAY KEYFİ FALAN DERKEN ZAMAN GEÇTİ. EVE DÖNÜNCE SANKİ O KALABALIĞIN YAPTIKLARINI SEYRETMEK ONLAR KADAR BENİ YORMUŞ GİBİ UYUYAKALDIM. YEMEKLERDE VARDI, AKŞAMA SADECE SOFRA KURMAK KALDI...
PAZARTESİ YİNE AYNI PAZAR GÜNÜ SABAHI GİBİ ÇIKTIM EVDEN YİNE KOCACIŞ BENİ KALDIRMIŞ, BEN YİNE UYUMUŞUM FALAN DERKEN ÇIKTIM. KOCACIŞI BIRAKTIM BEN GECİKMİŞ ELEKTRİK FATURASI YATIRDIM. BANA KİMSE OTOMATİK ÖDEME DEMESİN BENİM KADAR SIK TAŞINIYORSANIZ O İŞLERE KALKIŞMIYORSUNUZ, EE BU KADAR TAŞININCA AYRICA FATURA TARİHLERİNİ TAKİP ETMEKTE ZORLAŞIYOR FALAN... NEYSE HEMEN HALLEDİP ANNEMLERE GEÇTİM. ORADA BİRAZ DİNLENİP ONLARIDA ALIP BABANEMİN YİĞENİNE GİTTİK. BU SIRADA KOCACIŞ ARADI, KAYINVALİDEMİN DAYISI VEFAT ETMİŞ, KOCACIŞ CENAZE İÇİN ERKEN GELECEKMİŞ. BİZDE BEBİŞİN DİKİLECEK BİR KAÇ ŞEYİ VARDI ONLARI DİKMEYE BAŞLADIKKİ, ZAMAN NASIL GEÇTİ ANLAMADIM, KOCACIŞI ALMAYA GİTTİM, ALDIM CENAZEYE BIRAKTIM, ANNEMLERİN YANINA DÖNDÜM, ORADA ÇAY FALAN DEMLEMİŞLER BEN YOKKEN. BENDE GİDERKEN BROWNY, ANNEM BÖREK NEYİN YAPMIŞTI ONLARLA YEDİK. SONRA TOPLANDIK BİZE GELDİK KOCACIŞ, ANNEM, BABANEM VE BEN...
BU GÜNDE DÜNDEN KALAN İŞLERİ HALE YOLA KOYMAYA ÇALIŞTIK, BİR YANDAN KLİMLERİ YIKADIK, KÖTÜ HABER KLİMLER BOYADI SANIRIM BU SEFER YANLIŞ PROGRAMDA YIKADIM, DAHA ÖNCE KURTARIYORDUM, BU SEFER GİTTİ. YIKANMA İŞİ DOĞUM SONRASI İÇİNDİ, ŞİMDİ TEMİZ AMA RENKLİ KİLİMLERİM OLDU. BU DURUMDA DAHA KÖTÜ OLDU GALİBA... BEN PEK HALI KULLANAMAM NASILSA SALONUMDA HALI VAR, ÖZELLİKLE İLK EVİM HALI KAPLIYDI FALAN AMA, HALI İŞİ BANA GÖRE DEĞİL. O NEDENLE BENİM ALDIKLARIM HEP KİLİM VEEE ŞİMDİ KİLİMLERİMDE REZİL OLDU:(((
İLK HAZIRLIK BİRAZ İSTEDİĞİM GİBİ OLMADI, AKSİLİK ÇIKARDI AMA SONRASI VE SONU GÜZEL OLSUN...
BU AKŞAM İÇİN KOCAMAN BİR BALKABAĞINI KESTİK VEE TATLI YAPAMADIĞIMIZ İÇİN FIRINDA YEMEĞİNİ YAPTIK, DİLİM DİLİM DOĞRADIĞIMIZ KABAKLARI, BOL SOĞAN VE SARMISAKLA KARIŞTIRIP YAPLAYIP TUZLAYIP TABİİKİ ODA ÇOK AZ, FIRINA VERDİK. HATTA BİR TEPSİDE TEYZEME YAPTIK. BİZ SEVDİK ANCAK FIRINDA PİŞMESİNE RAĞMEN ÇOK SULU OLDU... YİNEDE AFİYETLE İNDİRDİK MİDEYE...
BEBİŞİM BU GÜN İŞLERLE UĞRAŞIRKEN PEK FAZLA HAREKET ETMESEDE, SONRASINDA DİNLENİRKEN, BİRDE AYAKLARIMI UZATTIĞIMDA, YEMEKTE BOL BOL OYNADI, DİYORUM BEN BU OĞLAN YEMEK KOKUSUNU HİSSEDİYOR, GİTTİĞİ YERİDE TAKİP EDİYOR DİYE, KOKULAR ARTINCA HOPP MİDEME DOĞRU HAREKET EDİYOR. O SIRADA BOL BOL HAREKET ETTİKÇE BENDE BOL BOL KAHKAHA ATIYORUM. ANNEM GÜLME O KADAR ÇOCUĞU RAHATSIZ ETME DİYOR. BENDE DÖNDÜM KOCACIŞA BAK BU ÇOCUK DOĞUNCA BU KAHKAHA SESİNE UYUYACAK ÇOK ALIŞTI BUNA NE ZAMAN HAREKETLENSE BEN KAHKAHA ATIYORUM ÇÜNKÜ:))) AMA BÖYLE BİR ŞEY İNSANA NASIL KEYİF VERMEZ, İNSANIN NASIL YÜZÜNÜ GÜLDÜRMEZ. BENCE BUNDAN DAHA KEYİFLİ BİR ŞEY OLAMAZ, GERÇİ KARNIMDAKİ O HAREKETLER İLK BAŞLARDA GÖRÜNCE İÇİMİ BİR TUHAF ETMİYOR DEĞİLDİ, ÇOK YABANCIYDI YİNEDE KEYİF VERSEDE İLGİNÇTİ İŞTE. ŞİMDİ ALIŞTIKÇA SADECE KEYFİ VERİYOR. KARNIMIN O ŞEKİLDE ŞEKİLDEN ŞEKİLE GİRMESİ VE ONU GÖZLERİMLE İZLEMEK O SIRADA BEBEĞİMİN CANLILIĞINI HİSSETMEK, ONUN İÇİMDE BENDEN BAĞIMSIZ HAREKET EDEBİLDİĞİNİ GÖRMEK.... HEPSİ İNANİLMAZ KEYİFLİ ŞEYLER... GECELERİ UYUMAMA YAKIN ONUN BU HAREKETLERİ BAŞLAYINCA RESMEN UYUMAKTAN VAZGEÇİP HEP ONU SEYREDESİM GELİYOR... TABİİKİ NE KADAR DA İSTESEM O KADARINA DAYANAMIYORUM:))))) AMA O AN HİÇ BİTMESİN İSTİYORUM HEP SÜRSÜN İSTİYORUM. O ANI YAŞARKEN BAŞKA ŞEYLERLE VAKİT GEÇİRMEK SONRADA ZAMAN GEÇİNCE TEKRAR BU GÜNLERİ YAŞAYAMADIM DİYE ANMAK İSTEMEDİĞİMDEN HER ANINI İÇİME SİNDİRMEK İSTİYORUM, AKLIMA KAZIMAK İSTİYORUM... BAŞKA YERDE, BAŞKA ŞEKİLDE OLMAKTA İSTEMİYORUM. BEN BU GÜNLERDE YAŞADIĞIM ANI YAŞAMAK İSTİYORUM... HİÇ BİTMESİN... HEP SÜRSÜN... SONRASI ÇOK DAHA MÜTHİŞ OLACAK EVET AMA BEN BU ANI O GÜNLERİ DÜŞÜNEREK DE GEÇİRMEK İSTEMİYORUM. ARTIK A'NI KAÇIRMADAN YAŞAMAK İSTİYORUM...

28 Mart 2010

planlar...olanlar...

saat gece yarısını çoktan geçti, uyuyamamış değilim, uyudum uyandım tv de seyredecek bir şeyler bulmaya çalışırken hawai yemeklerini anlatan bir programda takılı kaldım. neden takılı kaldım bilmiyorum çünkü hiççç sevmedim şimdi gördüklerimi... bense az önce uyandığımda harika bir browny den küçücük bir parça ile portakal ve çilek yedim. aslında yarın erken kalkmayı planlıyoruz, manisa mesir şenliklerine gitmeyi planladık. istiyor muyum? hayır, ama kocacış nedense bir türlü vaz geçmedi bu şenlikten. o kalabalık bana keyif vermiyor.
dün geceyi ise pek uyumadan geçirdim inanılmaz derecede bir ense/baş ağrısı ile kıvrandım. ilaç içememek büyük bir handikap içebileceklerimin ise etkisi etkisiz... dün annemlerin gününe katıldım. dayımın eşinin evindeydi, aslında gayet iyi geçmesine karşılık gelen bir misafirin kullandığı parfüm günümü zehir etti, az daha bir kez daha nefesim tıkanacaktı. o sırada başımda tuttu gibi geldi, çıkınca biraz dolandım burnumdan koku gitsin diye... eve geldiğimde o ağrıya birde ensemdeki o sivri kemiğim çevresinden giren hafif bir tutulma vari halli ağrıda eklendi. yinede içebildiğim ağrı kesiciler ile uyumuşum gece yarısı uyandığımda kan-tar içerisindeydim. hemen duş yapıp yine yattım. gece yarısından sonra yine uyandım yine kan-ter içerisinde yine minik duş, ağrı çok artmış. sabaha karşı zar zor uyumuşum, sabah yine kanter içerisinde uyanıp duşta soluğu aldım. aşınacaktım az daha:)) ama boynum tam geçmiyor. ben pek terleyen biri değilim aslında, ancak terlersem sadece üstümü değiştirmek bana yetmiyor, mutlaka duşta ısınmalıyım nedense öyle alışmışım. ama hiç böyle bir gecede 3 kere duş alamak zorunda da kalmamıştım. gün içerisinde birazcık toparlandım. boynum hala belirli bir noktadan fazlasına tutuk gibi. kocacış bunu oğluş yapıyor desede, daha doğru dürüst bel ağrılarım başlamamışken boyuna bunu yapabilir mi? beni pek ikna etmiyor... ama bu arada benim ağrım arttıkça bizim endişelerimizde artıyor. 2 yıl önce böyle bir ağrı ve dönme ile yaşadıklarımızı unutamadığımızdan aklımız sürekli bebeşin hareketlerinde. başımda ağrısa o tekmeledikçe, yüzdükçe, karın duvarıma dayandıkça biz mutlu oluyoruz.
şu günlerde karın yuvarlıklarım klasik bir yuvarlak değil. bir tarafı çıkıntılı hal almaya başladı ama o çıkıntı nerede belli olmuyor. yer değiştiriyor ya göbeğimin bir yanı, ya midemin bir tarafı, yada göbeğimin altı daha bir fazla yuvarlak ve büyük gibi... hele hele bebiş hızla hareket edince bunun yer değiştirişi hızlı olunca beni alıyor mu bir kahkaha:))) ben kahkaha atarsam oğluşum bunu dahada fazla yapıyor:))) karnımda dayandığı noktayı okşarsamda oradan ayrılıyor kocacışa sanki ona dokunalım diye oraya dayanıyor sonrada biz onu okşadıkça yerine gidiyor gibi geliyor bana diyorum. kim bilir diyor oda. onun neyi ne kadar yada nasıl hissettiğini kimse bilmiyor ki diyor. gerçi ben öpemiyorum ama babası sık sık öpüyor:))))) ama en komiği akşam benden, dolayısıyla bebekten korkan kocacış gelip onu sevdiğinde:
- hadi oğlum gel seni özledim, bekliyorum, gelde seni sevelim. hem orada çıplak çıplak geziyorsun sen. oysa biz burada sana neler hazırladık. gezme öyle çıplak... dedi
evet oğluşumun alışverişi neredeyse tamamen bitti gibi. geçen gün koryolasının yatağını aldık, bebek arabasını beğendik. babası klasik gri-mavi renktense bordo bir araba seçti oğluna. onu ayarladık gelecek. şimdi kalanlar minik bir liste, içlerinde bebek bezi ve biberon önemli 2 şey sanırım diğerleri keyfe keder olan şeyler hani... yani babasının dediği gibi hazırız. hazırız derkense, hepsi evde ama hazır değil. yani yatak kurulu değil. eşyalar yıkanıp hazırlanmadı. ona ayarlayabileceğim dolap boşaltılmadı gibi gibi.... önümüzdeki haftanın programına da bunları alırım. bu hafta size yazacak çok şey vardı aklımda. ancak hep diyorum ya hamileler akıllarını bebekleri ile ortak paylaştıklarından yarım akıllı olabiliyorlarmış:))))) bende o haldeyken aklımdakilerin pek çoğunu unuttum. bu günlerde en çok yazmak istediğim, elbetteki oğluşum la geçirdiğim zamanlar ve hissettiklerim, yaşadıklarım. karnımdaki o kahverengi çizgi iyice belirginleşti, gögüs uçlarım da bebek hazırlığına iyice ayak uydurdu. gerçi hala kendi işimi yapacak kadar hareketlerim normal ama ev işlerinin en zoru elektirikli süpürgemi kullanmak ona çözüm bulmadım. çekme sırasında bana değmeyeceği güvenli mesefe kalmıyor elimle karnım arasında... ellerim ve ayaklarım hafifçe şişti gibi. mesela dün gezmeye giderken annemin yüzüğünü taktım. ha kendiminkilerde hala giriyor ancak yürürken elimi salladığımda falan sonradan birazcık sıkmaya başladı gibi... ayaklarımda sabah kalkınca yada daha çok sandaliye gibi sarkıtarak oturunca hafif bir şişme gösteriyor. tuza dikkat ediyorum ama "0" değil. sadece dikkat ediyorum. zaten çok tuzlu sevdiğim tek şey de yoğurt yada ayrandı. başka şeyi tuzlu sevmem. şekerimi ayarda tutabiliyorum, tehlikeli sulara girmeden öğrendim. aşırı karın doyurmak ne yersem yiyeyim yenilenin şekerle alakası olmasada yükselmeye sebeb oluyor. oysaki arada az önce olduğu gibi hafif bir şeyler yerken minik bir kek yemek tehlikeye yaklaştırmıyor bile beni:)))
oğluşum hareket ederken bazen mideme doğru hareket ediyor en çokda sevdiğim yemek kokuları sırasında mideme çıkıyor, oturarak bir şey yaparsam göbeğimin altında toplanıyor. bazen tam göbek bölgemden dışarı çıkmaya çalışıyor gibi. her seferindede ona:
-oğluşum hep yanlış çıkışlar arıyorsun oralardan sana çıkış yok, tek çıkış var oranın üzerinde de poponla oturduğundan oradanda çıkman münkün değil diyorum:)))

23 Mart 2010

limon da yalanmış, yürü yürü...

hani püf noktaları falan vardır, yada pratik bilgiler onlardan biride karınca için limon denmiş bana. kim demiş, ne zaman demiş hatırlamıyorum ama demiş işte...
geçen haftalarda eve girdik mutfaktan başlayan bir karınca ordusu kolidorda ilerliyor aha... kabus resmen:((( en üst katta otuyorum çatıdan balkona balkondan, kombi bacasının kenarından mutfağa oradan kolidora yol izlemiş ki biz eve girdik... kocış ilaçladı, ben kokusu için teyzeme kaçtım. sonra temizlik. olmadı sabah yine, sonra bir kaç kez daha ilaçladık, bana temizlik işleri düştü derken aklıma limon geldi. hemencecik her köşeye sıkılmış limonların kabuklarını koydum. ahaa oda ne geçen sabah kalktık ki, bizim karınca kovmak için koyduğumuz limonların başına karıncalar üşüşmemişmi:))) bizimkiler kovacağına kendine toplamış:))(( gülermisin ağlarmısın...
pazar günü gezip tozduktan sonra dünü evde geçirdim. ama bu gün dayanamadım kahvaltıyı ettim, teyzem yürüyüşten dönmüş hadi dedi, tamam ama ben giyinip gelecem, bu gün dışarı atacam kendimi diye, bende bende dedi:))) hazırlandım teyzeme geçtim kahveyi içtik hadi dedim, ben üstüme bir şeyler alayım sende hazır ol 15 dk sonrasındna evden çıktık. anneme gittik onuda aldık. bebişe nevresim uyku seti baktım. bir uyku setinin fiyatını görünce oha dedim. çok güldüler. günah o paralara ya... neyse oradan yatak işini hal edelim dedik. annem hastalanıyor ben malum zor aylar geçirdim. babanem hadi zamanda olsa siz bunları hazır edinde gerisi sonrada olur dedi tam yatağı aldım, teyzemn hediye aldı orada, aslında utandımda... sanırım kimse ile alışverişe gitmemeliyim. ama oğluşuma bak şimdiden şanslısın ne çok şeyin oldu oğluşum dedim:))) şimdi olması gerekenlerden bir kaç ufak şey kaldı. sonra oğluşuma kucağa almak için yaptığım şeyin dantellerini aldı annem. dolaşmaya başladık. teyzemle yaptığımız gibi bir simit sarayından sütlü simitlerimizi alıp parka oturduk. vee gerçekten bahardan kalma günde ben yandım durdum. oysaki taytımın üzerine bir ince penye ve üzerine sadece kot mont giymiştim. sistem deki sorunlar nedeni ile çözülemeyen reçete sorununu hal etmişler eczaneye uğrayıp kalanları aldım. oradan sağlık ocağına gittik ebe çağırmıştı, oğluşumun kalp atışlarını dinledik yine, kilo alışım hala normal devam ediyor ona bir teşekkür aldık. aldığım kilalar çağla Şık el dne bile az :))))) ancak tansiyon bir kez daha pek iç açıcı değildi, o nedenle kan idrar tahlili verdim. neyse tahlillerim iyi çıktı:)) oradan anneme geçtik kahvemizi içtik ben bol suyumu içtim, tansiyonumu birde annem ölçtü, o sorunda hızlıcana hale yola girdi. ne kadar gezersem gezeyim mutlaka suyumu içmeliyimi çok iyi anladım. içmeyince bana yaramıyor. ben su kurbasıyım anladım. içmeyince metabolizma bozuluyor...
annemlerde oğluşum ninesine oyunlar oynadı, pek çok kimseye oynamıyor. nazlanıyor ama bana nazlanması pek mümkün değil tahmin edersiniz:)) birde ninesine nazlanmıyor, yoksa ayol bazen babasına bile kapris yapıyor, nazlanıyor. ninesi onu özlemiş merak etmiş diye onun eline doğru dayandı bir iki tekme attı. anneannesine aynı ilgiyi göstermeden sanki sırtıma doğru kaçtı:))
eve vardım ki epey yorgunum aslında yürüdüğümüz mesafe çok değil ama hava bu kadar sıcak olunca bahar bizi yormuş, ama şimdi yayılma dedim kendi kendime, üstümü değiştim, et suyuna şehriye çorbası ile arpa şehriye pilavı yaptım. zeytin yağlıda çeşit çoktu evde, kocacışta salata ekledi oldu bitti:)) yemekten sonra oğluşum bu sefer babasına gösteri yaptı nasıl olduysa:) anneannesinden esirgediği ilgi sevgiyi babasından esirgemedi nasıl olduysa, babasına doğru yüzdü, ona tekme attı, falan:))) sonra bu hareket nedendir diye bir korku girdi içime hemen tansiyon, şeker ölçümü yaptım, her şey yolunda ama oğluşum coştu bir kere:)) aman aman maşallahh, aman nazar değmesin. her şey yolunda olsun, o bol bol hareket etsin, sağlıkla afiyetle büyüsün bu arada da böyle bol bol tekmeler atsın. ben buradayım desin, iyiyim desin. ben o zor günlerde nasıl da bekledim hareketlerini hissedeceğim, bu sayede kendimi daha iyi hissedeceğim günleri. hep hareket etse ben iyiyim burda dese diye diye...
akşamları hala kitap okuyabiliyorum. senatörün karısıda beklediğim hikaye çıkmadı ama hoş başladı. okutuyor kendini. çokmu sürükleyici hayır o kadar değil ama yinede hafif hafif iyi geliyor en azından ha şimdi, ha şimdi diye diye beni uykusuz bırakmıyor. çok sürükleyicinin birde böyle bir sorunu oluyor çünkü:))) sindirella lya ale ablanın tavsiyesi ile bakılacak. ama sanırım bildiğimiz masal değildir demi? çünkü ben okuyalı çoook zaman oldu, çizgi filmini, pek çok filmini falanda seyrettim:)) neyse bende arka kapağını okumalıyım öncelikle anladım, şaka bir yana.
şimdi minicik bir dilim kek yiyeyim sonra yatağa doğru gidiyorum kitabıma ...

22 Mart 2010

ORALARDA BİR YERLERDEYMİŞ AMA SAKLANIYORMUŞ

DÜN AKŞAM BEBİŞİME HEDİYELERİ GELDİ.
KARDEŞİM EŞİ BABY TİME SETİ GETİRDİLER, MAMA YAPMA, BİBERON ISITMA, ATEŞ ÖLÇER, KİLO ÖLÇER VE TELSİZ SETİ.
OLDUKÇA GEÇ GELDİLER, PEK OTURMADILAR KARDEŞİM ÇOK YORGUNDU, BİRER ÇAY İÇTİLER BENDE KEK YAPMIŞTIM. EV HANIMLIĞIM ISRASINDA NİHAYET FIRINIM İLE BARIŞTIM GALİBA, PANDİSPANYA YAPABİLDİM. BEN BEBİŞİMLE DAHA BİR BECERİKLİ OLDUM MU NEDİR:))) ONLARA SERVİSİ KIZILCIK MERMALETİ İLE YAPTIM. KENDİM İNCECİK BİR DİLİM SADE YEDİM. ELİME SAĞLIK BECERMİŞİM BU SEFER, BU ŞEKER PROBLEMİ OLMASA ÜZERİNEDE NEFİS BİR ÇİKOLATALI SOS YAPAR DÖKERDİM AMA, NEYSE İNŞALLAH İLERİDE... ONLAR GİDİNCE KİTABIMA DÖNDÜM, ANCAK PEK OKUYAMADAN UYKU BASTIRDI NEREDEYSE OKURKEN UYUYACAKTIM Kİ, BU YAŞA KADAR HİÇ ELİMDE KİTAP UYUYAKALMIŞLIĞIM YOKTUR. ÇÜNKÜ ÖYLE KOLAY KOLAY UYUYAMAZDIM BEN, HANİ HER DURUMDA UYUYANLAR VARDIR, KOLTUKTA, YOLCULUKTA, HATTA YATAĞA YATIYOR BAŞINI YASTIĞA KOYDUĞUNU HATIRLAMAYANLAR ÇÜNKÜ ORAYA KADAR UYUMUŞ OLANLAR VARDIR YA BEN ONLARDAN OLAMADIM HİÇ. AMA ŞİMDİLERDE İÇİM GEÇEREK UYUKLAMAKTA KEYİFLİ. DÜN GECEDE ÖYLESİNE GÜZEL GELDİ UYKUM.
SABAH KOCACIŞLA GEÇ KALKTIK. BEN AYILANA KADAR O KAHVALTIYI HAZIR ETMİŞ, HEMDE ŞÖYLE PASTIRMALI, YUMURTALI FALAN:))) ONU TV KARŞISINDA YEDİK, BİRER KAHVE ALDIK ELİMİZE Kİ, KOCACIŞ YİNE YAZISININ BAŞINA GEÇTİ, BEN KEYFİMİ BİTİRİNCE ORATALIĞI TOPLADIM DUŞ ALDIM, DERKENE KOCACIŞ HAVA ÇOK GÜZEL İŞİMDE ERKEN BİTTİYOR HADİ ÇIKALIM DEDİ. HADİ DEDİM ONUN İŞİ BİTENE HAZIRLANDIM. BEN YAZI KONTROLÜMÜ YAPTIM KOCACIŞ HAZIRLANDI ÖĞLEN ÇIKTIK. ŞÖYLE BİR KARŞIYAKA YAPTIK. EKSİ MUHİTİMİZE:))) CARFURA GİRDİK BİRAZ ALIŞVERİŞ YAPTIK, DOLANDIK VE BENİM GÜNLERDİR SAYIKLADIĞIM PİZZA İÇİN PİZZA HUT A GİRDİK. KOCACIŞ NE ZAMANDIR DENK GETİREMEDİK DİYE İSTEDİĞİN KADAR YE MENUSUNDEN ALDI:)))))))) VEE BENDE HANİ AYIPTIR SÖYLEMESİ RESMEN BOŞALDA SEMERİMİ YE OLDUM, YANİ O KADAR YEDİM. DERKEN KOCACIŞ DEDİ: HADİ ÇIKALIM BU GÜZEL HAVADA BURAYA TIKILMAYALIM. ESKİDEN YÜRÜYÜŞ YAPTIĞIMIZ YERLERDE SAHİLDE ANCAK BU SEFER ARABA İLE BİR SAHİL KEYFİ YAPTIK. TRAFİK RESMEN TIKANMIŞTI. ZATEN BENDE ESKİSİ KADAR YÜRÜYEMECETİM. ORADAN FORUMA GİTTİK, ODA NE DAHA OTOBAN GİRİŞİNDEN TIKANMIŞTI, BİZDE KOCACIŞIN BEBİŞE ALDIĞINI DEĞİŞTİRECEKTİK 9-12 AYLIK İÇİN ALMIŞ DİYE. OTOPARK TA HİÇ YER ARAMADIK KOCACIŞ ARABADA BEKLEDİ BEN GİTTİM DEĞİŞTİRDİM. EVE DÖNDÜK ATTIK KENDİMİZİ KOLTUĞA, BEN HALA ÇATLAYACAK KADAR ŞİŞTİM. FROMDA AÇIK HAVADA İÇMEYİ PLANLADIĞIMIZ ANCAK ARABAYI BİLE PARK EDEMEDİĞİMİZ İÇİN İMKAN OLMAYAN KAHVEYİ YAPTIM ,TV KARŞISINDA YAYILDIK. ÇOK YÜRÜMEDİK AMA YORULMUŞUM... BİRAZ UZUNMIŞTIM ANCAK MİDE YANMASI NEDENİYLE ONU DA PEK YAPAMADIM YİNEDE UZUN UZUN DİNLENDİM. HATTA AKŞAM YEMEĞİNİ BİLE KOCACIŞA EŞLİK ETMEK İÇİN MASAYA OTURDUM PEK BİR ŞEY YEMEDİM. AZ ÖNCE BİRAZ MEYVE ATIŞTIRDIM.
OĞLUŞUM BU GÜN KÜ HAREKETTE PEK BİR DİNLENDİ SANIRIM. ARADA BİR HIÇKIRDI, ARABADA MÜZİK SESİ İLE HAFİF, HAFİF HAREKET ETTİ DANS EDER GİBİ. MÜZİK DAHA BİR RİTİMLİ İSE ONDA DAHA BİR HAREKETLENDİ. AMA SON GÜNLERDE EN ÇOK HOŞUMA GİDEN BİR ŞEKİLDE KARNIMA DOĞRU YASLANMASI OLUYOR. YA ELİNİ, YA AYAĞINI KARNIMA İÇERİDEN BASTIRACAK ŞEKİLDE DAYIYOR. BENDE ELİMİ KOYUNCA BİRDEN SANKİ ELİNİ TUTUYORMUŞUM, YADA ONA DOKUNUYORMUŞUM GİBİ HİSSEDİYORUM VE BU HİSSE BAYILIYORUM, HATTA BİTİYORUM. DAHA ÖNCE YAŞADIĞIM KAYIPLARDAN UZUN ZAMANLARDIR KAYBETTİĞİMİ SANDIĞIM ANCAK İÇİMDE BİR YERLERDE SAKLANMIŞ OLAN SEVGİ HİSSİNİ BEBİŞİMLE YENİDEN KEŞFEDİYORUM. YILLAR ÖNCE BABAMI KAYBETTİĞİMDE İLK BÜYÜK KAYBIMI YAŞAMIŞ VE SEVGİNİN GETİRDİĞİ İLK BÜYÜK ACIYI YAŞAMIŞTIM. SONRA BABANEM AĞIR BİR HASTALIKLA BİZİ KORKUTTUĞUNDA, KARDEŞİM ŞIRNAKTA ASKERLİK YAPARKEN DE SEVMENİN KORKUSUNU YAŞAMIŞTIM. KOCACIŞLA ÖZELLİKLE EVLENMEDNE ÖNCEKİ ÇALKANTILI İLİŞKİMİZ SIRASINDA ONU KAYBETMEYE YAKLAŞTIKÇA... SEVGİNİN BU ZOR YANLARI İLE HANİ İÇİMİZİ TİTRETEN SEVGİYİ KENDİ KENDİME HİSSETMEMEYİ ÖĞRETMİŞTİM. SONRA HAMİLİKLERİMDE YAŞANAN KAYIPLARIMLA PEK ÇOK ANNE ADAYI GİBİ HAMİLELİK TESTİ POZİTİF ÇIKINCA ONU DELİLER GİBİ SEVMEYE BAŞLAMAZ OLMUŞTUM. BUNLAR BENİM KENDİMİ KAYIPLARA ALIŞTIRMA, KORUMA MEKANİZMALARIMDI, SANKİ BÖYLE YAPARSAM DAHA AZ ÇEKİYORDUM. YADA ÇEKECEKTİM... BEBİŞİME DE ÖYLE HEMEN BAĞLANMADIM, BEN ÖYLE ŞARTLANMIŞTIM. TEMKİNLİYDİM. ZATEN ARTIK O SEVGİ HİSSİNİ BİR YERLERDE KAYBETTİM, ARTIK ESKİSİ GİBİ SEVEMEM BEN KİMSEYİ DERKEN, BU HAREKETLERİ İLE, YADA HİÇ BİR NEDENİ YOKKEN BANA O HİSLERİN HALA ORALARDA OLDUĞUNU ÖĞRETTİ BEBEĞİM. TEŞEKKÜRLER. İÇİMDEN ONU ALIP ÇILGINCA SEVMEK, GELİYOR. BİLİYORUM O OKADAR MİNİK Kİ, HEMEN YAPAMAYACAĞIM AMA OLSUN İÇİM TİTREYECEK KADAR SEVİYORUM BEBEĞİMİ. ONUNLA İLK BAŞLARDA KONUŞMUYORDUM ŞİMDİ HERŞEYİ ONUNLA KONUŞUYORUM. YAPTIĞIMI ANLATIYORUM, YAPMADAN ÖNCE ONA SORUYORUM, YAPARKEN YORULDUMU, HOŞUNA GİTTİMİ ONA SORUYORUM. ONA BİR ŞEYLER ANLATIYORUM. ONA ONU NE KADAR SEVDİĞİMİ SÖYLÜYORUM. VE ONA BUNLARI BANA YAŞATTIĞI İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM. BİR ÖNCEKİ YAZIMA YAZDIĞI YORUMDA LALE ABLANIN DEDİĞİ GİBİ ONA BORÇLANACAKSIN DİYE. EVET ONA BORÇLANMAYA BAŞLADIM BİLE, İLK ÖNCE UNUTTUĞUM BU HOŞLUKTA, ÇILGINLIKTA VE YOĞUNLUKTAKİ SEVGİ HİSSİNİ BANA TEKRAR YAŞATTIĞI İÇİN, YAŞAMAMA İZİN VERDİĞİ İÇİN ONA BORÇLANDIM BİLE. VE TADINI ÇIKARMAYA DOYAMADIĞIM BU HAMİLELİĞİN HER SANİYESİNDE BİZİMLE KALDIĞI İÇİN ONA BORÇLANDIM. AMA BEN BUNLAR DAHA BİR ŞEY DEĞİL DEDİĞİNİZİ DUYAR GİBİ OLDUM BİLE. HİÇÇÇ DE ŞÜPHEM YOK ZATEN. ŞU ANKİ KEYFİ NASIL İLK AYLARDAKİ GİBİ DEĞİLSE, BANA GETİRECEĞİ GÜNLER İNŞALLAH BUNLARDAN DAHA GÜZEL OLACAK:)))
İLK KALP ATIŞI İNANILMAZDI, SONRA İLK HAREKETLERİNİ GÖRMEK, BURUN KEMİĞİNİ ARAMAK, SONRA O DEV EKRANDA ONU BÜTÜN OLARAK GÖRÜP BEBEK GİBİ OLMUŞ DEDİKLERİMDEN SONRA, ŞİMDİ DİYAFLARIMA, KARACİĞERİNE BAKIYORUZ. ŞİMDİ BANA ELİNİ UZATIR GİBİ GÖBEĞİMİN KENARINDAN GÖRÜNÜR ÇIKINTILAR YAPIYOR. HAREKET EDİYOR...
TEŞEKKÜRLER...

20 Mart 2010

borçlumu?,

evet lale ablanında dediği gibi burası bizim için günlük oldu. ama bunu en başındada dedim buraya hayatımı yazmaya karar vermiştim. hamileliğim hatta hamileliklerimde hayatımın bir parçası olduğuna göre onun için ayrı bir yer açmamaya da yine bu şekilde karar vermiştim. şimdi hayatımda en büyük yeri bebeğim kaplarken, eehh hali ile buradada hak ettiği itibarı görmeli ama değilmi... zaten okunma kaygım yok:))))))

bu aralar hareketlerimde ufak ufak kısıtlamalar olmaya başlayınca, aslında kısıtlamada değil her hareketi yapabiliyorum hala:) dr uma göre bunu son 2 ay aydan az, hatta 1 ay zamanım kalmış olmasına rağmen 6,5 kg almış olmama borçluymuşum. ama yinede normal halimdede değilim tabii ki:)) mesela yere eğilip ayak parmaklarıma dokunamıyorum. midemi dik tutmak zorundayım katlayamıyorum gibi şeyler. bunu görenler çevremdekiler önce allah kurtarsın diyor bir bunu anlamadım. neden bir kurtuluş söz konsu bir savaş halimi varki. ben yaşadıklarımı çok özel buluyorum. oğlumla büyük bir aşkın belkide başındayız ama ben bu halinden ötesini bilmediğimden; bir, bildiğim kadarı ile ilişkimiz beni çok mutlu eden bir halde devam ediyor. neden kurtulucam ki ondan. ikincisi bak gördünmü anne olmak böyle bir şey diye anlattıklarının nedense benim yaşadığım aşkla bir alakası yok gibi söyleniyor. gerçektende onların dedikleri hep bir çekme hali, gördünmü anneler neler çekiyor, gördünmü hamilelik nasıl bir şey, gördünmü anne hakkı neden ödenmiyor denip duruyor bana. anlamıyorum onları ki, gerçekten zor geceler geçirdim. sonu görmedim ama uykusuz gecelerim oldu.uyumadım ama neden uyumadım diye sorgulamadım. ben uyumuyorum bebeğim bundan rahatsız olurmu dedim. ben nefes alamıyorum bebeğime ne olur dedim, onun için ilaç almam gerekti bebeğime zarar verir mi dedim. hiç de dönüp bebeğim olduğu için bunları çekiyorum demedim. amniyosenteze girdiğimde hiç bana batacak iğneyi düşünmedim ya o sırada onun bir yerine batarsa endişesi yaşadım. ya iğneden dolayı onu kaybedersem korkusu yaşadığım. yaşadığım tüm bu endişe, korkulardanda şikayet etmedim hiç. çünkü ben yıllardır bunları yaşamak için bekledim. karnımda bu ağırlık için uğraştım, onun hareketlerini hissetmek için sabırsızlandım. ben bunun için dua ettim. ama bebeğim beni seçmedi, benim için dua etmedi, kimbilir belki seçmek durumunda kalsa beni seçermiydiki? ama bir şekilde bize geldi, bize gönderildi... o bize allahın mucizesi, lütfu olarak verildi diye düşündüm ben hep:) dolayısıyla ben hala bana söylenenleri anlayamıyorum. ben ondan kurtulmak istemiyorum ki, ben onunla olmak istiyorum. o bana eziyet vermiyor ben bu yaşadıklarım için gönüllü oldum. benim gönüllü olduğum bu iş için bebeğim neden bir ömür boyu bana asla ödemeyeceği bir hak borcu ile doğuyor anlamıyorum. ben gönüllü oluyorum o borçlanıyor... dedim ya yıllarca anne ol anlarsın, 9 ay karnında taşı görürsün demişlerdi, ehh birazını yaşadım da, anlamaya yaklamaşamadım. bu arada bana söylendiği gibi hisseden düşünen anneler, anne adayları varsa onlarada saygılıyım. ben sadece yıllarca bana empoze edildiği şekilde düşünemedim, hissemedim diyorum.

bebeğimin bana bir borcu yok, biz onu istedik, biz onu özlüyoruz, biz onu bekliyoruz... onun masumiyetine yakışan bir ebeveyn oluruz ve o bizi severse bana göre o zaman bu bize bir ödül olur. yoksa bunlar için bize borçlu doğmasın oğluşum....



dün akşam kurt seyt&shura bitti... ben beğendim, bir kere anlatımını sevdim, anlattıklarını sevdim, çarlığın devrildiği, bolşevik ihtilalilin yaşandığı rusya ile, işgal altında istanbulda yaşananlar. sosyal yapı, kültürel yapı ve aşk... insanların ilişkilerini aşklarını nasıl farklı yaşadıkları gibi daha bir sürü şey yazabilirim ama en önemlisi yazarın bunları anlattığı dili tabiiki. vee kitap bittiğinde kapatıp karşıya baktığımda bu hikayeden geriye birde bu aşkı bir torunun yazdığını düşünmem oldu. evet seyit in öz torunu yazıyordu bu kitabı, dede sinin anneannesi ile olmayan büyük bir aşkını yazıyordu, o kahramanın peşine düşmüş... gerçi anneannesinin hikayesinide yazmış ama bu başka bir şey. yazarın bakış açısını merak ettim ben. anneannesine rağmen yaşanan büyük bir aşka duyduğu saygıyı, aşka bakışını, yaşanalara bakışını merak ettim. hani gazeteci olsam gider onunla röportaj yapar bunları sorardım.

bu gece yeni bir kitaba başlıyorum. senatörün karısı. hakkında hiç bir şey okumadım. geçerken almıştım. geçenlerde D&R ın raflarındada gördüm hatta yeni baskı galiba, çünkü bendeki kapakla farklılar. dediğim gibi hakkında bir bilgim yok. okur sizede bildiririm.

bu arada günlerim yine evde geçiyor. havalar inanılmaz güneşli, ancak bizim gibi kırsalda oturyorsanız rüzgar veya serinli kkaçınılmaz. şehir yanmadan biz yorganı atmıyoruz pek:) dahada önemlisi çevremdeki herkes de bir nezle, grip, soğuk algınlığı halleri olunca ben yine ev hapsine mahkum oldum. heleki sabahları burun tıkalı, hafif akıntılı uyanınca:((( bu gün heleki birde evde toz hali olmasın dedim, birde alerjik olmasın bu sabah halleri diye başladım temizliğe... annem hala karantinada bana yardıma gelemiyor. teyzem yardım önerdi kıyamadım. kocacış bu sıralar kaytarıyor:)) önce elektrik süpürgesini elime aldım çalıştırdım inanılmaz bir koku öfff:((( birde baktım en son kullanan annem içindeki suyu boşatmadan gidince bu haftada ben evle ilgilenmeyince:((( onu temizlemekle cebelleştim. sonra temizliğe başadımki, halılarda benim için zorlu bir mücadele oldu. sonra paspas kovası çok dolu olunca onu boşaltacam diye cebelleştim. toz aldım derken banyo battı, bu sefer süpürge ile işim bitimce hemen temizledim banyo son noktaya geldi:(( onu temizledim derken... duşa girdim. çıkınca tırnaklarımla uğraştım. son olarak ojelerimi yeniledim. ellerime ilk defa açık narçiçeğikırmızı renk sürdüm hala tuaf geliyor:)))dün iki çeşit yemek yapmıştım diye bir şeyler atıştırdım ve kendimi tv karşına attım sızmışım. uyandığımda kendimde şaşırdım ne seyrediyorum oldum... yani hareketlerim çok kısıtlı değil belki ama yinede bu kadarını yapmak yetti. eskiden olsa iki perde yıkar, hatta halı bile silerdim üstüne ama şimdi o kadar eğilip kalkmaya midem ağrıdı bile... akşam gelince sofra kurmadan tutun, sofrada servise kadar kocacışım yaptı kıyamam:))) olsun sen daha fazla yorulma diye diye... sağ olsun ben yapabildiğim sürece belki beni şımartmamak belki gerek görmediğinden öyle aman sen dur demez ama, belkide benim nazlanmadığımı düşündüğünden bende en ufak bir yorgunluk hali benzeri bir şey olsa keyifsiz olsam hemen işi üzerine alır. bu günde öyle oldu.
yarın kocacış beyenname işleri ile ilgili olarak ay sonuna bırakmadan muhasebeciden randevu almış oraya gidecek. sende gel dedi ama hiç niyetim yok. teyzem foça yapcak gelini torunu ile sabahtan gidecekler günün tadını çıkarmak için. ben yemekleri yaptım. adına temizlik densede ehh işte evi temizledim... yarın ne yapsamki? oldum...akşama kardeşimle eşi gelecek. bebişe hediye getirecekler. kardeşimle birlite bakmıştık. eşi almış akrdeşim aradı sen yinede bilmiyormuş gibi yaparsın ama abla iyimi dedi:)))) bebek tartısı, bebek telsizi, ateş ölçer, biberon ısıtıcı ve mama mikseri olan bir set almış. gerçi telefonlaşırız olmazsa pazar günü gelir karyolayıda kurarız siz nasıl isterseniz dedi:))) karyolayı kuracaklarsa yarın yatak işini hal etmek gerekebilir belkide:))) yada onlara geleceği için ikram hazırlasam:))) bakınkendime iş çıkarmaya çabalıyorum. ikram hazırlam işini artık çok hızlandırdım ona iş denmez ama:) yeni browny yapmıştım hatta yarısını hafta başı onlara götürmüştüm biliyorsunuz. şimdi aynısı yapılmaz ki, yapsam yapsam ne yapsam....????
offf çok geç olmuş hadi ben kaçtım, kitabıma başlıyayım:)))

17 Mart 2010

DUA

ŞİMDİ BAŞLIĞI OKUYAN ŞAŞIRACAK BİLİYORUM. BENİ NASIL HAYAL ETTİĞİNİZİ BİLMİYORUM AMA HAYATIMDA ASLINDA KONUŞMAKTAN HOŞLANMADIĞIM BİR KONUDUR DİN. KİŞİYE ÖZEL OLMASI GEREKTİĞİNE İNANIRIM. KİMSENİNKİNİ KONUŞMAM ANCAK HAMİLELİK HALİNDEYKEN SİPARİŞLERİM OLDU. PEK ÇOK KİŞİ HAMİLELERİN DUASI KABUL OLURMUŞ BENİM İÇİNDE DUA ET DEDİ:))) SANIIRM İKİ KİŞİ OLDUĞUNDAN, YADA İÇİNDEKİ BEBEK DÜNYANIN EN MASUMU OLDUĞUNDAN, YADA HAMİLELİK AĞIR BİR HAL KABUL EDİLDİĞİNDEN Kİ BEN BUNU KABUL EDEMİYORUM DA NEYSE. BENDE ELİMDEN GELDİĞİNCE BENDEN İSTENEN DUALARI ETTİM. ANCAK KİMSE İSTEMEDEN EN ÇOK HASTALARA, ÖZELLİKLE NEFES DARLIĞI GİBİ HASTALIĞI OLANLARA ÇOK DUA ETTİM. BİRDE ONCA YAŞADIĞIM ŞEYDEN SONRA ALLAHIMIN BİR LÜTFU OLAN BU BEBEK İÇİN ŞÜKREDERKEN, NEREDE İSTEYEN VARSA HAYIRLISI İLE SAHİP OLSUN DİYE DUA ETTİM. BUNLAR İSTEMEDEN EDİLENLER. BENDE HASTALANDIKÇA BABANEM KARNIMA OKUDU DURDU. BEN BAŞKALARINA BAŞKARI BANA OLDU BİRAZ AMA:))))) AMA DİYORUM ONUN HAREKETLEİR O KADAR BÜYÜK BİR MUCİZEKİ, ALLAH DİLEYEN HERKESE HAYIRLISI İLE VERSİN....
BEBEĞİN HAREKETLERİNDEN ZAMAN ZAMAN HALA ÜÜRKÜYORUM DESEM:))) BAZEN HAMİLE OLDUĞUMU DÜŞÜNMEDİĞİM ANLARDA O BANA KENDİNİ HAIRLAYINCA BUNU BİRAZDA SERT YAPARSA, BİR AN İÇİN... AMA HEMEN SONRASINDA İNANILMAZ KEYİF ALIYORUM BU ŞAŞKINLIK SONRASINDA.
PAZARTESİYİ DEDİM YA EVDE GEÇİRDİM. SALI GÜNÜ BİRAZ EV İŞ YAPTIM Kİ TEYZEM GELDİ, HADİ DIŞARI ÇIKALIM ÇOK SICAK DEĞİL AMA GÜNEŞ VAR DEDİ. EEE HADİ DEDİM. İŞLERİ BIRAKTIM HAZIRLANDIM ÇIKTIK. BİR KAÇ MAĞAZA DOLAŞTIK. LEPAR DESEN ŞİFON ELBİSE BEĞENDİM. KOCACIŞ SEN NASIL HAMİLESİN ANLAMADIM DEDİ AMA BEĞENDİM İŞTE. HAMİLEYİM YANİ BEN BİR KADINIM DEDİM:)) AMA ALMADIM. SONRA OĞLUŞUMUN KARYOLASINA YATAK BAKTIM ÖLÇÜSÜNE UYGUN OLANINI BULDUM. AMA ARABASIZ İNMİŞTİK ONUDA ALMADIM. SONRA BİRER SİMİT ALDIK TEYZEMLE ÇAY SÖYLEDİK PARKTA GÜNEŞTE OTURDUK EVE DÖNDÜK. BEN EPEY UYUMUŞUM KOCACIŞ GELİNCE UYANDIM. EE HALİYLE GECE YARILARI GEÇTİ UYKUM GELMEDİ.ÖNCE ÖRGÜ İLE İLGİLENDİM. TV SEYRETTİM. GECE YARISI SIRASINDA YATAĞÜA GEÇİP KİTABIMA DEVAM ETTİM. SON BİR KAÇ KİTAPTIR BU HIZLI GİDİYOR, TAMAM ÇOK HIZLI DEĞİL AMA DİĞERLERİNE GÖRE DAHA İYİ. TEYZEM OKU OKU, BUNALR ÖNÜMÜZDEKİ YILLAR İÇİN OKUDUĞUN SON KİTAPLAR OLACAK DİYOR. BENSE OĞLUŞUMA YĞÜKSEK SESLE KİTAP OKUMAYI PLANLIYORUM. NE YANİ O ÇOK BEBEKKEN KENDİ KİTAPLARIMI ONA OKUSAM OLMAMI;? EVDE İŞ YAPARKEN MEZZO AÇIK OLUYOR OĞLUŞUM DİNLESİN DİYE. GEÇEN GÜN DİNLENİRKEN BALE SEYRETTİK.
KİTAP OKUMA FASLINI BIRAKIRKEN KARNIMA, DAHA DOĞRUSU MESANEME BİR SANCI GİRDİ, DURMADAN WC YE TAŞINDIM. AMA BİR TÜRLÜ RAHATLAYAMADIM GİBİ GELDİ AMA UYKUM GELİNCE UYUMUŞUM. SONRA SABAHA KARŞI SAĞ KASIĞIMDA AĞRI İLE UYANDIM. ÇOK KORKTUM. YİNE UYUMUŞUM. ANCAK SABAH OĞLUŞUM TEKMELERİ İLE UYANMAYA BAŞLAMIŞKEN BU SABAH HİÇ HAREKET ETMEDİ, ÖDÜMÜZ KOPTU. KOCACIŞ SABAH ÇIKTI AMA AKLI BZİDE KALDI. ÖĞLENE KADAR ARADI DURDU VE BİR TÜRLÜ DOĞR DÜRÜST HAREKETLENMEDİ:(( SONRA YAVAŞ YAVAŞ HAREKETLENDİDE BİAZDE BİRAZ BİRAZ NEFES ALDIK:))) NEFES ALDIK AMA BEN YİNED EVDEN ÇIKMADIM ACABA ÜŞÜTTÜM MÜ DİYEREK. DÜN GECE ÇAMAŞIR YIKAMIŞTIM. ONLARDAN BİRAZ ÜTÜ YAPTIM. EN ÇOKDA OĞLUŞUMUN ÇARŞAFLARI VARDI ONLARI ÖZENE BEZENE ÜTÜLEDİM. HADİ OĞLUM BAK BUNLAR SENİN BEĞENDİN Mİ DİYE DİYE:)))))) EPEY TERLEMİŞİM. DUŞA GİRDİM, TAM ÇIKARKEN TEYZEM GELDİ, HADİ KURULAN GEL BÖREK YAPALIM DİYE:))) TEYZEM GEZMEK DEĞİL YA, HEMEN ONA GEÇTİM. YOĞURT KOYDUĞU BİR HAMUR HAZIRLAMIŞ BNE GEÇENE KADAR. ONLARI ÜÇERLİ GRUPLAR YAPTIK. 15-20 cm OLANA KADAR AÇIP ÜÇ TANEYİ ÜSTÜ ÜSTÜNE ARALARINA YAĞ KOYARAK KOYDU, VE BUNALARI BİRLİTE AÇTI, YUFKA KADAR AÇILINCA YARISINA YAĞ SÜRÜP İKİYE, SONRA TEKRAR YAĞ SÜRÜP DÖRDE KATLADI, ORTASINA PEYNİRLİ YADA PATATESLİ HARÇ KOYUP İKİ KENARI ORTAYA GETİRDİ. ÜÇGEN OLAN BÖREK. MEVLANANIN ETEĞİNE BENZEDİĞİ İÇİN MEVLANA BÖREĞİ ADINI ALIYORMUŞ. ÜZERİNE YUMURTA SÜRÜP 170C FIRINDA YAKLAŞIK 20-30 dk GİBİ PİŞİRDİK. O PİŞERKEN ÇAYI DEMLEDİK. VE BENİM KAYNATIRKEN ABARTTIĞIM PATATESLERİN KALANINDAN SALATA YAPTIK. HA BU ÜÇGENLERDEN 6 TANE YAPMIŞTIK Kİ BİR TANEDEN FAZLASINI BİZ DİYECEM AYIP OLACAK, B1 TANESİNİ BEN YEDİM TEYZEM BİRAZCIK YEDİ. ÇAYLA PEK BİR GÜZEL GELDİ. KARNIM DOYUNCA OĞLUŞUMDA BİR HAREKETLENDİKİ:))))))) ANCAK BİR DAHA AKŞAM YEMEĞİ YİYEMEDİM. SALAT İLE GEÇTİ AKŞAM. HAMİEL OLUNCA KOCAICŞTA BİR ŞEY DEMEDİ. KUSUR ABAKMA ÇOK ACIKTIM YEDİM DEDİM. İYİ YAPMIŞIN DEDİ, ESKİDEN OLSA SURATINI İNDİRİRDİ BENSİZ HA DİYE, YADA BEN SENSİZ YİYECEM HA DİYE. AMA ARADA OĞLUŞU OLUNCA:))))))))))))
DUA İLE GİRDİM, YEMEK TARİFİ İLE ÇIKTIM. ARADA MUTLAKA BEBİŞİ YAZDIM, ASLINDA AYNI ŞEYLERİ BİNİNCİ KERE BİLE YAZIYOR OLSAM HEP BEBİŞ YAZMAK İSTİYORUM DA, YİNEDE ONUNLA HAMİLEYKEN NELER YAPMIŞIMDA BULUNSUN DEMİ AMA, YANİ HAMİLE DEĞİLMİŞİM GİBİDE YAŞADIĞIM ANLARIM OLDU YALAN DEĞİL. HAMİLELİĞİM NE KADAR AĞIR GEÇTİ, NE KADAR KOLAY GEÇTİ DEĞERLENDİREBİLECEĞİM BAŞKA BİR HAMİLELİĞİM YOK AMA, BEN HER ANINDAN KAYİF ALDIM, ONUN BİZİMLE KALDIĞI HER AN İÇİN HER ŞEYE DEĞER DEDİM HEP. ANCAK KEYİFLİ ANLARIMIZINDA TADINI SONUNA KADAR ÇIKARMAK İSTİYORUM. NE KADARDA KEYİF ALSAM YETMİYOR HEP DAHA ÇOK İSTİYORUM.
DAHADA FAZLA....

14 Mart 2010

VOLKANİK DAĞ

KARNIM VOLKANİK DAĞ GİBİ OLDU.
ÖNCELİKLE GÖBEK ÇEVRESİ SİVRİLDİ DE SİVRİLDİ, ÖNE ÇIKTIDA ÇIKTI:))) AMA TAM GÖBEK DELİĞİMİN ÇEVRESİ KRATER OYUĞU GİBİ HAFİF BİR İÇE ÇÖKME DURUMLARINDA AY TAM OLARAK DOĞRU AÇI BULSAM MUTLAKA FOTOĞRAFLAMALIYIM. ÇÜNKÜ TAM DIŞA PÖRTLEMEK ÜZEREYKEN DURAN GÖBEK DELİĞİM O KRATERDEN ÇIKACAK VOLKANI AMINSATIYOR CİDDEN BİR VOLKAN TEPESİ GÖRÜNÜMÜNDE GÖBEĞİM.
DÜN BURADA TAM BAHAR YAŞANDI ENİM KONUM GÜNEŞ ISITTI, ESİNTİ YOKTU FALAN. TAMDA GÜNÜNDE BENİ SATAN KOCACIŞ SAYESİNDE EVDE KALDIM. EE SON DAKİKA SATILINCA YAMANACAK PROĞRAM BULAMADIM, BAŞKADA PROĞRAM YAPMADIM UZANDIM TV SEYRETTİM. BEN UZANINDA KARNIMDA HAREKETLENEN OĞLUŞUM O GÖBEK DELİĞİNE BASKI YAPINCA, HATTA AYAKLARINI DAYAYIP TAM O NOKTADA HAREKET EDİNCE AHA DEDİM BAK YÜRÜYÜP GELMEK İSTİYOR HEMDE BAK ODA ORAYI ÇIKIŞ NOKTASI SANDI:))))))) YOK OĞLUM ORADAN ÇIKILMIYOR, ALDATMACA ORASI:)))) HEM DAHA ERKEN SEN HAVUZUNDA YÜZ, OYNA DEDİM DURDUM. BEN ÖYLE DEDİKÇE İYİCE COŞAN, HAREKETLENEN OĞLUŞUMLA EPEY BİR KAHKAHA ATTIM. EVDE YANLIZDIM YA KİMSELER DUYMADI BİZİM KEYFİMİZİDE SOHPETİMİZİDE:)))))))))))) KOCACIŞ DEDİ YA ARTIK TEKMELE OĞLUM DEMİYORUM. ONA ÖYLE ŞEYLER ÖÜRETMİYORUZ, AĞRESİF YADA ŞİDDET ÇAĞRIŞTIRAN SÖZLER. O NEDNELE ARTIK ORASI SANA AİT HAVUZ HADİ YÜZ DİYORUM YADA ŞİMDİ OYUN SAATİ HADİ GÖSTER BAKALIM ANNEYE NELER YAPIYORSUN DİYORUM. HANİ BİZLERDE KENDİMİZ NE KADAR TUTACAZ O ZÖLERİ SÖYLEMEMEYE BİLMİYORUM. İKİ HEMEN ALEV ALAN KARI KOCA OLARAK ONU HİÇÇÇ BİLMİYORUM ARTIK:))))))))))))
AMA DÜN NE KADAR BAHARSA BU GÜNDE O KADAR KIŞTI:(
PERŞEMBE GÜNÜ ZAR ZOR BANA GELEN VE DÖNEN ANNEM, EVE DÖNDÜĞÜNDEN BERİ EVDE YATIYOR, ÇOK KÖTÜ ÜŞÜTMÜŞ, CUMA GÜNÜ AİLE HEKİMİNE GİTTİ, İLAÇLARINI ALDI AMA HALA GÖZÜNÜ AÇAMADI. BENİ EVE ALMIYORLAR. BU GÜN DÜNÜN ACISINI ÇIKARTMAK İSTEYEN KOCACIŞ ALDI BENİ GESMEYE GÖTÜRMEYE KALKTI SANKİ AYNI ŞEYMİŞ GİBİ, HAVA KAPANMIŞ. NEYSE BEN EPEY BİR NAZ NİYAZ YAPTIM. HAFİF KAPRİSİMİ DE GÖSTERDİM HANİ:) AMA O SIRADA ÇORBA KOYDUM, HARİKA BİR MERCİMEK ÇORBASI YAPTIM, AYIPTIR DEMESİ İLİK GİBİ:) AY PEK BİR AYIP OLDU KENDİMİ ÖVMEM AMA İNANIN GÜZEL OLDU. ONU, YANINA TAZE BÖRÜLCE SALATASI İLE BİRAZ PORTAKAL ALIP KAPIDAN BIRAKTIM ANNEMLERE CİDDEN BENİ İÇERİ ALMADILAR HATTA KAPIYI AÇMADILAR. ANNEM BEN İLAÇLA PERİŞANIM SEN NE OLURSUN ALLAH KORUSUN GELME DEDİ DURDU. ORADAN KARDEŞİME UĞRADIK. ALIŞVERİŞ YAPTIK GELDİK.
ŞİMDİLER TV SEYREDERİM. YEMEKLER HAZIR SAYILIR. DÜNDEN BARBUNYAM VAR, SABAH ANNEME YAPARKEN KENDİMEDE ÇORBA YAPTIM. DONDURULMUŞ DOLMALARIM PİŞMEYİ BEKLİYOR. BU ARADA DOLMALARI VE SARMALARI NE ŞEKİLDE DONDURDUĞUNUZU BANADA YAZARMISINIZ. ÇİĞ DOLDURUP MU? YOKSA PİŞİRİP SONRA MI? DENEME YANILMA YAPARIMDA ŞİMDİ ELİMDEKİ ASMA YAPRAKLARINI HEPSİNİ SARMAK NİYETİNDEYİM DOĞUMDA TEBRİĞE GELENLER İÇİN ONDAN SORDUM. DONDURUCUYU BOŞATMA EYLEMİNDEYİM BU ARALAR HEM MEVSİMLER DÖNÜYOR, HEM YENİ ŞEYLERE YER AÇMAK GEREK GERÇİ BENİMKİNİ DOLDURMAK ZOR HEP YER BULUNUR AMA OLSUN TEMİZLİK:)))) ÖZELLİKLE ÇİĞ KONAN DOLMALARIN PİRİNCİNİN BİR SÜRE SONRA DONDURUCUDAN ÇIKARILIP PİŞİRİLDİĞİNDE HAFİF BİR KOKU YAPTIĞINI FARK ETTİM. O NEDENLE????
YARINI SANIRIM EVDE GEÇİRİRİM. BU GÜN DIŞARISI SOĞUK OLUNCA, YARIN İÇİN CANIM BİR ŞEY İSTEMEDİ, SANKİ HAFİFTE BAŞIM AGRIYOR GİBİ Mİ NE OLDUM. AMAN GRİP NEZLE UZAK OLSUN LÜTFEN...
VE E BU GECE BENJAMİNİN TUHAF HİKAYESİ VAR TV DE, NASIL OLDUYSA ONU SİNEMALARDA KAÇIRMIŞIM. ŞİMDİ SOFRAYI HAZIRLARKEN SALONDA SEHPAYA, KURU YEMİŞLERİ YEŞİL ÇAY FİNCANLARINI FALANDA HAZIR ETTİM. YEMEKTEN HEMEN SONRA OTURUP SEYRETMEK İÇİN...
İŞTE ÖYLESİNE BİR HAFTA SONU GİBİ GÖRÜNSEDE BEN OĞLUŞUMLA OLDUĞUN BU DÖNEMİN HER ANINDAN İNANILMAZ BÜYÜK BİR KEYFİ ALIYORUM. BENİM İÇİN SIRADAN YAŞANMIŞ GİBİ OLSADA EN SIRA DIŞI KIŞI HAYATIMIN. HİÇ BİR KIŞI İKİ KİŞİLİK YAŞAMAMIŞTIM:))) ALLAH İSTEYEN HERKESE YAŞAMAK NASİP ETSİN.

11 Mart 2010

30-33

evet nihayet 30 haftayı bitirdim. bebişim 33 haftalık kadar olmuş ama:))))) hemde 1945gr:)))))
dr amcası kocaman olacak bu dedi. hemde şekerini ayarlamışsın aferin, ya birde şeker ayarlanmasaydı ne olacaktı ki? dedik güldük. çok şeker yüzü yumuk yumuk :)) yanakları tombul:) onun dışında kalbini yine gördük. karacigerini, midesini, hepsine baktı dr amcası, ölçtü biçti... en son diyaframını kullanırken bak ne numaralara başlamış bu annesi, kocaman oldu artık dedi:))) evet oğluşum nefes almaya hazırlanırken diyaframını şişiriyordu bu yeni marifetini bizede gösterdi. pek çok insan elini karnıma koyunca hareket etmeyen oğluşum maşallah ekran önünde pek bir rahat:))) ayaklarını topuklardan birbirine çatmış yakaladı fotoğrafladı:))) hareketlerini sordu. herşey iyi önümüzdeki ay doğum hesaplaması, planlaması yaparız dedi. kilosuna göre çatına bakarız doğumu hesaplarızda dönmezse normal doğum olmaz ama diyede uyardı hala makat pozisyonunda oturuyor oğluşum. midemde kafası:)))
bu arada benide tebrik etti, aslında hiç de kolay bir hamilelik geçirmedin diyerek. nefes alamıyordun kız aklımızı aldın diyor her seferin. ee birde zaten animosentez yeter bir hamileliğe travma olarak zaten dedi. ama sen olumlu bir hamilesin, bebeğinle o kadar mutlu oldunki atlattın bunları bak dedi. teşekkür ederim dedim. o sıradada en büyük endişem onun iyi olmasıydı, siz o iyi gelişiyor dedikçe olumlu olabildim dedim. dr bana ben dr a teşekkür ettik:)) evet dr amcamız çoook sakin...
sabahta benim çocukluk arkadaşım aramıştı ben evden çıkmadan. uzuuun bir süre telefonda konuştuk sürenin büyük bir kısmında teyzesi oğluşumu sordu, onun hakkında konuştu. onada telefonda dedim tamam bu bebeği biz yaptık ama gelirken kullanma klavuzuda olmayacak bizde bilmeyecez, birlikte öğrenecezz. tamam babamız babalığı biliyor ama, ben hem anneliği hemde oğlumu aynı anda öğrenecem dedim. o bize kendi kabul ettirecekleri ile gelecek, bizim vereceklerimizle de pekişecek.
bu arada dr amcası çocuk cerrahlarının yeni eğilimin yeni doğan sünnetlerinden gittikçe uzaklaştığı yönünde olduğunu söyledi. şaşırdık. eğer tıbbı bir neden yoksa erken yapılmaması yönündeymiş şimdiki akedemik eğilim. ihtiyaç halleri hariç siz neden istiyordunuz dedi. bende şaşırdım aslında. şimdi babası üniversitenin yeni doğan ünitesinde ki bir başka hocayı çocuk dr u olarak düşündüğünü paylaşında bende onu önerecektim dedi. onunlada görüşülecek bu konu ama sanırım onunda görüşü ertleme yönünde olacak. anneannesi, dayısı bu işe çok sevinecek:))
dr çıkışı klasik mother&care e uğradık babası sonunda oğluşuna ingilizce babasının küçüklüğü yazan tişörtü aldı ben hiç karışmadım ama ala ala 9-12 ay boyunu almış eve gelince yani dedim. sen biliyorsun diye karışmayayaım dedim ama... yazık biraz üzüldü, biraz güldü:)) tamam değiştiririz dedik:))) birde kışa giyebileceği montlara baktı inanılmaz ucuzlamışlar. belki haftaya alırız. oradan zara ya geçtik. zara baby nin tüm ürünleri 3 ay sonrasına hitap ediyor sanırım biz daha küçük bir şey bulamadık. hem zaten biraz daha pahallı idi. ama inanılmazda güzel şeyler vardı. bayıldım. rüzgarlıklar falan:)))))))))
bu gün sabahtan akşama oğluşuma ayrılmış bir gün olarak yaşandı.
her ne kadar az önce babası ile tartışmış olsakta, ve bu tartışma tansiyonumu zıplatmış olsada:( çünkü tansiyonda dr um için önemli bir değer. bu gün kontrollerime tansiyonuda ekledi. ancak benim sürekli kullandığım bilekten ölçen aletler içinde tam güvenli olmadığı yönünde görüş bildirdi. bizzat kendi babasında yaşamış sürekli normal çıkan değerler yüzünden çok zor günler geçirmişler. bizde onu kontrol amacı ile tutumaya özellikle ben yanlızken kulllanmaya ama onun değerlerini sık sık klasik aletle kocacış tarafından ölçülüp onaylama yönünde karar verdik. şimdi birde o eklendi listeme... şeker kontrollerimi yazdığım çizelgeyi çok paratik buldu dr um. şimdi listeyi ona mail ile göndereceğim bundan sonra hastalarına onun boş halini verecekmiş. nereden geldi kız aklına bu dedi:))))))))))
ama ne kadar bebek mağazı da gezmeye başlamış olsak bu gün d&r a girmeden yapamadık. arkadaşımın tavsiyesi üzerine osho nun kitaplarına baktım. kişisel gelişim üzerine ama benim okumayı sevdiğim türden gelmediler bana, gözüme kestirdiğim hafif romantik bir şeyde bulamadım gibi bir şey almadım. ancak iyiki yanlış adama rasladım ki doğru adamı buldum gibi adı olan bir kitap vardı sanki çok hafif bir şeymiş gibi geldi???

9 Mart 2010

yaptım, okudum, gezdim, aldım...

başlıktakilerin hepsini yaptım bu arada, hatta buraları ihmal ettim kim neler yapmış öğrenemedim ben yaptıklarımı anlatamadım. ama olsun yine bir yerden başlarız.
öncelikle bol bol gezdim düne kadar. dün hava karardı, ıslatmaya, üşütmeye başladı dün, bu gün evdeyim. ondan önce her gün vurdum kendimi yollara, gezmelere. akrabaları gezdim, çarşıları gezdim. oğluşuma çorap buldum aldım. kumaş aldım bir şeyler, kılıf neyin gibi bir şeyler dikecem süslerini almadım. bol bol yürüdüm. veee bir kitabı bitirdimde sonrakini de yarıladım size bilgi veremedim. fransız süiti bitti, kurt seyt&suhira ya başladım. geceleri hala bir iki örgü tıklıyorum. film seyrediyorum.
her gün mükellef bir kahvaltı sonrası kendimi dışarı attım. bir kaç gün tahliller için klinikle gözümü açtım oradan annemlere, akrabalara kahvaltıya gittim. sonra çarşı pazar gezdim. ev işini avden açbiaç çıkmadığım günler sabah çıkmadan şöyle bir yaptım. evde kimse olmayınca ev kirlenmiyor:)))))) eve gelince yemekleri kocacışla birlikte yaptık genellikle. yemekten sonra hemencecik mutfağı toplayıp tv başına geçtim. bizim diziler papatyam ve arka sokaklar oldu kocacışla ki, bu sene hiç birine takılyacaz derken. onun dışında film seyrettim. kocacış uyuklayınca ben dizimax takıldım. o sırada elime bir örgü alıp bir iki sırada olsa örmeye devam ettim. artık kışlık yünleri kaldırdımi, yerine merserizeler ebaşladım yazlık:))) lacivert-beyaz örmek için lacivert merserize bulamadım. onun yerine başka renklerle yapıyorum kafama göre. iyi kötü örüyorumişte bir şeyler. zaten o sıralarda oğluşun oyun saati başlıyor onun sakinleşmesini bekleyene kadar pek uyumuyorum. onun oyunlarını seyrediyorum. geçen gün vuruldum oyununa kahkama uyuklayan kocacış uyandı. ben elimi nereye koyup hafifi bastırsam oğluşum orayı tekmelemeye başladı. çok keyifliyfi çok.... sonra uykum gelmeye yakın yatağa geçiyorum. elıyorum kitabı elime oğluşum uyumama izin verene kadar biraz okuyorum. o rahatszı olamayacak kadar uykum gelince yada o uyumaya başlayın ben hop yorgan altına kayıyorum. kaç sayfa okuduğuma bakmaksızın. gerçi artık bebişin hareketlerin pekde rahatszı olmuyorum gariptir, onlar bana aslında bir şekilde huzur veriyorç onun orada oynadığını bilmek. hadi oğlum bir tekmele diyordum. babası kızdı ağresif bir bebek olacak tekme deip durma deyince şimdi oğlum, hadi oyun saati oynayalım seninle diyorum:))))) karnım onun oyun parkı, oda orada oynuyor. hadi dokunmaca oynayalım diyorum. ben elimi karnıma koyup onun oraya gelmesini bekliyorum. bu arada dedim ya fransız süiti bitti. üzgünüm ben pek tutmadım. ne konusunu, ne anlatımını başındaki fikrim hiç değişmedne kitap bitti. ben kendimce ismine yakışır bir romantizm beklerken bir kaç hikaye birazcık iç içe geçirilmeye çalışılmış şekilde öyle havada kaldı bence. ben kendimce hoşlaşmadım. diğer bahsettim kitap nermin bezmen in. onu pek çok okunacaklar arasında en sona saklamıştım. pek ümitli değildim. ama ummadık baş taş yardı. ortaladığım kitap pek bir hoşuma gitti. beklentimden fazlasını karşılayıncada gayet keyifli okumaya devam ediyorum.
perşembe dr a randevumuz rutin kontrolleri. yarın kendime bir bakarım diye düşündüm. tekrar bir banyo yapar ojemi neyimi yenilerim. dr umuza pek bir şık gidiyoruz biz:)))))))) şaka bir yana iki günü kendime dinlemeye ayırdım gibi, kimbilir belki bu gün bakıma alırım kendimi hiç bilmiyorum. çünkü niyetim dündü ama sabah ütü yapıp kasıklaırmda ağrı hissedip bir şeyler atyıştırıp yattımki iç bulantısı ile zor dayandım olunca, pek bir planlar yapmıyorum. bu gün teyzeme torunu gelecek. fotoğraflarda beni gösteriyormuş gelmek istediğini özlediğini anlatmak için. onu görmeye giçerim ama o malum gezmek değil. bu kadar yakın oturunca gezmek o kadar kolay oluyorki gezmek olmuyor:))) bu sabah kahveye teyzeme geçmiştim mesela 35 dk sonra eve döndüm. o ağır misafirleir için yemek hazırlamaya başlayacaktı hemen evime döndüm, yardım etttirmeyince:)))))
daha yazacakalr vardır mutlaka ama ben şimdilik bu kadar
oysa daha karnımdaki siyah çizgiden, büyüyen göbeğimden, hatta kocaman olan göbeğimden bahsetmedim. ama bu günlerde duyduğum şeyi yazmadan edemedim. karnım önüne bir top konmuş gibi, aslında yılbaşında hiç belli bile olmadığını düşünürsek şu an doğuma gidecek kadar büyük olduğunu söylesem ilginçlikliğin biri anlaşılır sanıırm. diğeri ise, pek çok insan filmlerdeki hamile rolu oynayanlarım karınlarına koyduklarına benzetti beni. ben hiç kilo almadan adece kocaman bir karnım olduğu için yani ben gerçekten hiççç kilo almadım ama göbeğim. ama artık kimse bebekmi göbekmi demiyor... :))))))))))

21 Şubat 2010

DÜN, YİNE İZMİR, YİNE KEMERALTI

DÜN ÖĞLEN EVDEN ÇIKTIK BU SEFERKİ KADRO DEĞİŞİK. ELBETTE KOCACIŞ:)) VE ANNEMLE TEYZEM EKLENDİ:))) MEZARLIKBAŞINA BIRAKTIK ARABAYI. TAM GİRİŞTE YOĞURTÇUYA UĞRAYACAKTIK Kİ BAKTIM ANNEMLER HER YERE DALIYOR, AÇMISINIZ DEDİM YOK DEDİLER, O ZAMAN KOCACIŞ SEN BİZİ MOLA YERİNDE BEKLE DEDİM, YOKSA ÇILDIRIRSIN. BU SEFER BEN YENİ YERLER KEŞFETMEDEN BİLDİKLERİMİ GEZDİRE GEZDİRE YÜRÜDÜK. ÖZELLİKLE ANNEM KLASİK KEMERALTI GİRİŞİNDEN GEZMEYİ BİLDİĞİNDEN, KALDI Kİ ONUDA YILLARDIR YAPMAZ:) NEYSE ONA HER YER HER ŞEY YENİ GELDİ ÖZELLİKLE KUMAŞÇILARA, BİNDALLICILARA VE ÇANTACILARA GELİNCE AY KENDİMİ ARABİSTANDA HİSSETTİN HER YER ŞIKIR ŞIKIR, PULLU PAYETLİ DEDİ:))) TEYZEM NİSPETEN BİRAZ DAHA YAKINLARDA GEZMİŞ AMA O KADAR DEĞİL. ŞADIRVANALTI, HİSARÖNÜ KIZLARAĞASI HANI DERKEN EPEY BİR DOLANDIK. ÖZELLİKLE KIZLARAĞASI HANINDA ÇOK VAKİT GEÇİRDİLER. KOCACIŞ AÇLIĞA DAYANMADI BİR ŞEYLER YEMEYE GİTTİKİ, BEN ÇIKIŞTA ANİ BİR ŞEKER DÜŞMESİ İLE BİZİMKİLERİ ÇOK KORKUTTUM. GELDİĞİMİZ YERDE ÇOOOK ESKİ BİR TAŞ FIRINDA PİDE YEMEYİ PLANLAMIŞKEN, KUMRU İÇİ DOMATES PEYNİRE FİT OLDUK MECBUREN, BEKLENMEDEN HEMEN ONU ALDIK, SOGUK SANDİVİÇ MODUNDA HEMEN KAYINVALİDEMİN BİR BAŞKA KİRACISINA OTURDUK, ORAYA OTURDUM Kİ BANA BİR ŞEY OLURSA KOCACIŞLA BULUŞMAK KOLAY OLSUN:))))))) KOCACIŞA GEL DEDİK O GELENE KADAR BİZ ÇAYLA SİMİTLERİMİZİ GÖTÜRDÜK. ÜSTÜNE BEN KURU KAYISI, HATTA MİNİK LOKUMLARDAN BİLE YEDİM. KENDİME GELİNCE FİNCANDA KAHVEMİZİ İÇTİK.KÖŞEBAŞINDA SAZCILAR SÖZCÜLER ÇAILIYORDU. BENDE KENDİME GELMİŞ OLDUĞUMDAN PEK BİR LEZZETLİ GELDİ HEPİMİZE. O SIRADA KOCACIŞ BİZE KATILDI. SONRA SEN OTUR DEDİK, BİZ YENİ TURLARA BAŞLADIK. GEÇERKEN 1 TL YE ANNEM TERLİKLER ALDI EVE MİSAFİRLER İÇİN. SONRA BEBEK EŞYASI SATAN BAŞKA BİR MAĞAZAYA GİRDİK. EŞYALARA, GİYİSİLER BAKTI ANNEMLER. ANNEM BİR ALT AÇMA MİNDERİ ALDI. GERÇİ EVE GELİNCE ÇILDIRMIŞTI, ALT AÇMA MİNDERİ, EMZİRME YASTIĞI,VS... BU NE YA BİZİM ZAMANIMIZDA HİÇ BİRİ YOKTU BUNLARIN DİYE DİYE DURDU AMA:))))))


ORADAN DÖNÜŞE GEÇTİK. DÖNERKEN KURUKAHVE, İŞPORTACIDAN İĞNEYİ İPLİĞE GEÇİREN GEÇİREN ALET, YABANMERSİNİ ALIP HAVRA SOKAĞINA GELDİK. ORADAN BİZ YOĞURT PEYNİR, ZEYTİN, SEBZE ALIŞVERİŞİMİZİ YAPTIK TAM ARABAYA GEÇERKEN YAĞMUR İRİ İRİ ATIŞTIRMAYA BAŞLAMIŞTI.


EVE GELİNCE BEN UZANDIM. AKŞAM KARDEŞİMLE EŞİ GELDİ. BİRAZ LAFLADIK. BİRAZ ALDIKLARIMIZA BAKTILAR, KARDEŞİM ÖRÜLENLERİ BEĞENMEDİ, ERKEK İŞİ ŞEYLER YAPIN BUNLAR SÜSLÜ DEDİ:))) BENDE O BEBEK DEDİM. SONRA ERKEK OLSUN ÖNCE BEBEK:))))))))


SABAH KOCACIŞ YİNE PAZAR YAZISINI YAZIYORDU UYANDIĞIMDA, ONUN KONTROLÜNÜ YAPIP KAHVALTIYA OTURDUK. ANNEM BİZE PİŞİ YAPMIŞTI. HEMENCECİK BİR KAŞIK SIVI YAĞ, BİR YUMURTA, BİR FİNCAN SÜT, BİR KAŞIK KARBONAT, BİR KAŞIK KABARTMA TOZUNU HIZLA MAYALANDIRIP MERDANE İLE AÇIYOR. ONLARI KESİP KIZGIN YAĞDA KIZARTIYOR. ESKİDEN DAHA DOĞRUSU BEN KÜÇÜKKEN BUNLARA ÇAM AĞACI, BALIK ŞEKİLLERİ VERİP KESTİĞİNDEN BEN BALIKLI PİŞİ DİYORUM, AMA KOCACIŞ BUNLARA KARTACA DEDİ. AFİYETLE KAHVALTI YAPTIK. KAHVALTI SONRASI KOCACIŞ ANNESİNE GİTTİ. YİNE BİR HESAPLARI GÖRÜŞMELERİ VAR. GÖRÜMCEM BİR ŞEYLER KARIŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR GİBİ GELİYOR DA, KOCACIŞ HAMİLELİĞİM DOLAYISIYLA PEK BİR ŞEY ANLATMADI BANA SİNRİLENMEYEYİM DİYE...


O GİDİNCE KALAN İŞLER VARDI, DOLAPLARI KURCALADIM, ÇARŞAF, KUMAŞ, DANTEL KURDELE GİB ŞEYLERİMİ ARADIM. BU ARADA NASIL OLDUYSA KANTER İÇİNDE KALDIM BU HAVADA:)) DUŞTAN ÇIKTIM KURULANIRKEN GÖBEĞİM DİKKATİMİ ÇEKTİ. İÇİ DIŞINA ÇIKIYOR YAVAŞ YAVAŞ, KAHVERENGİ ÇİZGİ GÖBEĞİMİN ÜSTÜNDE OLUŞMAYA BAŞLAMIŞ YAVAŞ YAVAŞ. ASIL GARİBİ GÖBEK DELİĞİMİN İÇİNDE DE LEKELER VARMIŞ ŞİMDİ ÇEVRESİNDELER. İLK BAKIŞTA ONLARI MORLUK ZANNEDİP AKLIMI OYNATTIM. SONRA KAHVERENGİMSİ LEKELER OLDUKLARINI FARK ETTİM SANIRIM İÇİNİ İYİ KURULAMADIĞIM İÇİN GÜNEŞLENİRKEN OLUŞAN LEKELER:))) ZATEN BU KIŞI HİÇ BİR SENE OLMADIĞI KADAR ESMER GEÇİRDİM. YAZ SONU RENGİMİ KORUYORUM NEREDEYSE. OYSA HER KIŞ OLDUĞUMDANDA BEYAZ OLURDUM BEN. BEMBEYAZ GEÇİRİRDİM. BAHARA HAVALAR ISININCA GÜNEŞLENMEDEN DAHA RENGİM SARARIR TEKRAR BUĞDAY RENGİ OLURDU. BU KIŞ O BEYAZLAMA DÖNEMİ OLMADI:)) HATTA AZ ÖNCE DEDİM YA GÜNEŞSİZ KAHVERENGİLERİM OLDU:))) BİRDE GÜLÜN BANA GÖBEĞİME ŞÖYLE BİR BAKINCA GÖBEK DELİĞİM ULTRASONRAKİ BEBEK GÖRÜNTÜSÜNÜ ÇAĞRIŞTIRDI BANA:)))))) SANIRIM BAKTIĞIM HER YERDE, DÜŞÜNDÜĞÜM HER ŞEYDE, BEBEK VAR:)))))))))


AA BU ARADA DÜN BEN GEZERKEN HİÇ HAREKET ETMEYEN HATTA BENİ ENDİŞELNDİREM OĞLUM. AKŞAM OTURMAYA BAŞLADIĞIMDA SANIRIM UYANDI, SALLA BENİ DER GİBİ BENİ TEKMELEMEYE BAŞLADI BU SAYADEDE, HEP YANINDA USLU DURDUĞU DAYISI VE EŞİNEDE TEKMELERİNİ GÖSTERDİ.


GEÇEN AKŞAM DR A SON GİTTİĞİMİZDE HEDİYE VERİLEN BİR SETİN CD SİNİ SEYREDİYORDUM. ORADA DİYOR, SUYUN İÇİNDE BEN HAREKET ETTİĞİMDE BEŞİKTE SALLANMA ETKİSİ GİBİ BİR ETKİ İLE BEBEK UYUYORMUŞ. BEN DURUP DİNLENİNCE HAREKET EDİYORMUŞ. BİRDE CD DEKİ ANNE KARNINA BASTIRINCA ORAYA DOKUNMA HİSSİ İLE BEBEĞİN TEPKİ VERDİĞİ GÖSTERİLİYORDU. ŞİMDİ BENDE DİNLENME HALİNDEYKEN DENİYORUM. SANKİ OLUYOR GİBİ. AMA KARNIMA DOKUNAN HERKESLER ÇOK SERT BULDUĞUNDAN BU HAREKETİM HEPSİNİ KORKUTUYOR. HAMİLE KARNI NE KADAR SERT OLUR BİLMİYORUM. BAZI YERLERDE KARINDA SETLEŞMEYİ ERKEN DOĞUM BELİRTİLERİ ARASINDA OKUMUŞ OLSAMDA BENİM HEP BÖYLE. ZATEN AMNİYOSENTEZ SIRASINDA DR DA DOKULARIMIN ÇOK SERT OLDUĞUNDAN BAHSETMİŞTİ. BEN ARTIK DAHA SIK SÜRÜYORUM KREMİMİ YİNEDE. VEEE ARTIK SANDALİYEDE DİK OLARAK OTURMAM OĞLUŞUMUN HİÇÇÇ HOŞUNA GİTMİYOR EN KÖTÜSÜNDEN BEN GERİYE YASLANANA KADAR O KASIKLARIMI TEKMELİYOR:))))))) ÇALIŞIYOR OLSA İDİM NE YAPACAKTIM HİÇ BİLMİYORUM. ŞİMDİ ONUN İSTEDİĞİNİ YAPMAK ZOR DEĞİL TABİİİ O NASIL İSTERSE ÖYLE OTURUYORUZ.


ŞİMDİLİK İKİ TÜR HAREKETİ VAR BENİM HİSSETTİĞİM BİRİNCİSİ VURMALARI, TEKMELEMELERİ, ONLAR GÖRÜLÜYOR, HAFİFLERİ BİLE KARNIMA ELİNİ DAYAYAN TARAFINDNA HİSSEDİYOR. BİRDE BEBEĞİMLE BENİM ARAMDA OLAN, İÇİMDE ANİ BİR DÖNME GİBİ BİR ŞEY YAPIYOR VE O SUYU ANİDEN DALGALANDIRIYOR GİBİ İÇİMDE BİR ŞEY DÖNÜYOR GİBİ HİSSEDİYORUM... BEN HER İKİSİNİDE ÇOK SEVİYORUM.


BABASI HADİ OĞLUM DOLDUR SÜREYİ, ÇALIŞ BÜYÜ GEL ARTIK OYNAYALIM SENİNLE DİYOR. BEN KİMSEYİ BİLMEM BENİM HİÇ ACELEM YOK, BEN HEP BİRLİKTEYİM ONUNLA, O OYNUYOR BENDE ELİMDEN GELDİĞİNCE AKLIMIN ERDİĞİNCE ONUN OYUNLARINA EŞLİK EDİYORUM İŞTE, VEEE BÜYÜK BİR KEYİF ALIYORUM. BEN OĞLUMLA BİRLİKTEYİM SİZ BEKLEYİM DİYORUM HALA, BABASI VE TÜM SABIRSIZLARA:))))