EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger
bebek ve hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek ve hastane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2010

inversiyon9

bu akşam üzeri gelen telefondaki dr bana bunları söyledi. tahlil sonuçlarımız da inverisyon9 görüldüğü için bizim kanımızı istiyorlardı ancak bunun ne demek olabileceğini kimse bana söylemiyor. sağlıklı olabileceğini söylüyor ama... internette araştırınca, kafam iyice karıştı. dr um takma kafana diyormuş, kocacış bağırıyor dr lara böyle bir konuşma yapıp bıraktıkları için bense korkuyorum... çok korkuyorum...
bu arada yazıya ara verdim daha fazla yazamadım hıçkırıklara boğuldum.
kendi dr umla geç saatte nihayet görüşebildim. 9, 9.kromozonda demek. inverisyonda bir türlü ters bağlanma işlemi ama neyle ne arasında nasıl oluşmuşu bilmeden kehanet olur bir şey demek, inversiyon9 demek hiç bir şeyi açıklamıyor dedi. bizi yarın üniversite hastanesine kan vermeye bekliyorlar, o zaman daha detaylı bilgi vereceklermiş, sinir oldum, bizden onlara ne anlamadım. bu genden bende var, yada kocacışta var ne fark eder. biz bebeğimiz ne kadar sağlıklı olacak onu öğrenmek istiyoruz...
kocacış bu şekilde telefon eden dr a çok sinirlendi. bu şekilde konuşulur mu diye. çünkü asla telefonda bilgi vermiyorlar. o zaman hiç bir şey demeyecekler ve insanları bu şekilde perişan etmeyecekler diye bar bar bağırdı evde. ben ağlarım, o bağırır, annemler şaşkın perişan yani gerçekten perişan olduk. sonra üşür gibi kasılmalar başladı. ayaklarım kollarımda kraplar başlar gibi olunca... uzandım... zar zor oyalanacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum... ellerim sürekli karnımda bebeğimi okşamaya çalışıyorum, aklım sürekli bebeğimde allahıma dua ediyorum bir şey olmasın diye... babanem zaten aylardır okumaktan hatim indirdi neredeyse...
biz bu testi yaptırırken elbetteki biliyorduk kendimizinde birer genetik mucizesi olmadığını ve bu analizdede bebeğimizde bir şeyler çıkabileceğini ama biz hep önemli bir şey olmasın diye dua ettik. ama ne kadar önemli bir şey olmasın diye dua ediyorda olsam ben en ufacık bir şey bile istemediğimi fark ettim bebeğimde... evet onu kusurları ile seviyorum ama ne olur kusursuz olsun diye de dua ediyorum...
bu belirsizliktede bir gece daha geçirecez işte... dilerim bu gece en sonuncusu olur geçirdiğimiz bu zor gecelerin... en kötü gece bu olsun ve bununla bitsin bu zorluklar, üzüntüler... allahım lütfen güzel şeyler duyalım, güzel sonuçlar alalım, yalvarırım...

9 Aralık 2009

ANİYOSENTEZDEN GÜL KEBABA

NEYE NİYET NEYE KISMET.

BİLİYORUM ŞİMDİ HERKES BU GÜN NASIL GEÇTİ SORUSUNUN YANITINI BEKLİYOR.

KISACASI HİÇ BİR ŞEY...

ŞÖYLEKİ SABAH HASTANEYE GİTMEK İÇİN ERKENDNE KALKTIM. SERPEM SEPELEK GERGİN VE BİR UÇUKLA HAZIRLANDIK. HASTANEDE İŞLEMLERİ YAPTIK. DOĞUMHANE KAPISINDA BEKLEMEYE BAŞLADIK. YAN TARAFTAKİ MÜLAKAT ODASINDA BİR GÖRÜŞMEYE DAHA ALDILAR BİZİ, YETER GERÇEKTEN ANLADIK, VALLA ANLADIK DEMEK NOKTASINA KADAR GETİRİYORLAR İNSANI YANİ. O SIRADA HER GÜN YAPTIĞIM İĞNENİN YAPILMAMASI GERKEİYORMUŞ BU GÜN:((( EEE HOCA İLE GÖRÜŞELİM DEDİLER. HOCA TOPLANTIDA BEKLEDİK ÇIKSIN. HOCANIN YANINA GİTTİM HATIRLATTIM. AHA DUR BAKALIM DEDİ, BİRLİKTE TEKRAR İÇERİ GİRDİK. KONUŞTUK BEN MUAYED EBA SÖYLEDİKLERİNİ ONA HATRLATMA ÇALIŞTIM AMA BENİ KİM DUYUYOR... ÖNÜMÜZDEKİ HAFTAYA ERTELEDİLER BENİ DUYMADAN.

BU ARADA BİZ ÖĞLENİ YAPTIK. KARNIM ZİL ÇALDI KEMERALTINA GİTTİK. DOĞRU GÜL KEBAP, BİR PORSİYON DÖNER YETMEDİ BİLE DENEBİLİR.

ÇÜNKÜ HASTANEYE 9 GİBİ VARDIKTAN SONRA ÖĞLENE KADAR BEN DAHİL ORADAKİ TÜM HAMİLELER AYAKTA BEKLEDİK. HATTA BEN ÇIKARKEN DİĞERLERİ HALA BEKLİYORDU. DOĞUMHANE KAPISI ÖNÜNDE BİR KALABALIK. ÖNCELİKLE BİR KAÇ BANK VARKİ ONLARI, DOĞUMHANEDE DOĞUM YAPANLARIN YAKINLARI DOLDURMUŞ, VE EŞLERİ İLE BENİM GİBİ İŞLEM BEKLEYEN HAMİLELER AYAKTA DİKELİYOR....

ORADA DOLANDIK, KOCACIŞIN BÜROYA UĞRADIK, BİRER KAHVE İÇTİK BEN BENİM MİKTARDA KAHVE İÇTİM TABİKİ, ORADAN KOCACIŞIN MUHASEBECİSİNE GİTTİK, BİZ GİRDİK SICACIK SİMİTLER GELDİ, ONDAN BİRAZ, BUNDAN BİRAZ DERKEN BRİ SİMİTE YAKINI PEYNİRLE MİDEYE İNDİRDİM. KOCACIŞ BU HALİME ÇOK GÜLÜYOR. ESKİ HALİME HİÇ BENZEMİYORUM:)))))))) HANİ ESKİDENDE MIZMIZ BİRİ DEĞİLDİM BELKİ AMA BUNLARIN HEPSİNİ BÖLE YİYEMEZ OLAKİ YERSEM SONRA YİYEMEZDİM. SİZİNDE BİLDİĞİNİZ KUVVETLİ ÖĞLE YEMEKLERİNDEN SONRA HİÇ AKŞAM YEMEĞİ YEMEMİŞLİĞİM BİLE OLURDU, ESKİDEN TABİİ:)))))

ORADANDA ÇANKAYA İNDİK, ÖNCE TEKNOSAYA UĞRADIK. TAMİRDEKİ MİKRODALGAYA FİYAT GELDİ, SANIRIM O FİYATIN YARISINA BİLE MİKRODALGA BULMA ŞANSIMIZ VAR:)) ONLARA BAKARKEN. ETİKETTEKİ MODELİN RAFTAKİ İLE TUTMAMASI ÜZERİNE , YA ETİKETTEKİNİ GÖRMEK, YADA GÖRDÜKLERİMİN FİYATINI ÖĞRENMEK İSTEDİMKİ DK LARDA KİMSE YANITLAYAMADI, BİRİ ARKADAŞ YARIDM EDECEK DEDİ, BEKLEDİM . GELEN BİLMİYORDU, BEKLEDİM. KOCACIŞ DOLAŞIYORDU, EN SONUNDA SİNİRLENDİM. YÜKSEK SESLE KONUŞMAYA BAŞLADIM. BAKMAKTAN VAZGEÇTİĞİMİ VE BUNUN NEDENİNİ KOCACIŞA GAYET YÜKSEK SESLE VE SİNİRLİ SÖYLEYİNCE MAĞAZADAKİ MÜŞTEİRLERLE BİRLİKTE TÜM ÇALIŞANLARDA DUYDU:((( EVET EVET YAPTIM...

ORADAN ÇIKIP CİCİKOM SATAN MAĞAZAYA GİRDİM VE BEN ORADA ÇAMAŞIR BULMAYI BEKLERKEN ÇOK HOŞ CİCİLER BULDUM. GECE KIYAFETİ BİLE OLABİLECEK ŞEYLER HEM FİYATLARI MAKULDÜ, HEMDE BU FİYATLARDAN %50 İNDİRİM VARDI. DÜZ SİYAH ELBİSE ALDIK, KOCACIŞ BUNUN PETROL MAVİSİNİDE ALDI:))

ORADAN TERTEMİZ BİR EVE DÖNDÜK ZATEN BENDE EPEY YORULMUŞTUM.

ŞİMDİ YEMEĞE KADAR YAYILIYORUM...

ANNEMLER GERİLDİ ŞİMDİ, BANA YARDIM İÇİN GELDİLER. 1 HAFTA KADAR KALACAKLARDI, EE ŞİMDİ 1 HAFTA ERTELENİNCE 2 HAFTA KALACAK OLMALRI ONU GERDİ. ŞİMDİ GİDİP HAFTAYA GELMEKTE BABANEM İÇİN ZOR, KADIN KARARSIZ VE HER İŞTE BİR HAYIR VARDIR DİYEREK SÖYLENİYOR...

BEN BU GÜNKÜ KADAR, BU KADAR HALİMEYİ BİR ARADA HİÇ GÖRMEMİŞTİM. VE ASLINDA ÇOK MU ABARTIYORUM DİYE DÜŞÜNDÜĞÜM GERGİNLİĞİMİN BU GÜNKÜ DİĞER HAMİLELERİN HALİNİ GÖRÜNCE HİÇDE ABARTMIYORMUŞUMA DÖNDÜ, HELE BİR HAMİLE VARDIKİ, 2 ÇOCUK ANNESİ, PERİŞANDI KORKUDAN. YÜZÜ KIPKIRMIZI OLMUŞ, TİRTİRDİ... KENDİMİ UTUP ONU SAKİNLEŞTİRİRKEN BULDUM KENDİMİ.

ŞİMDİLİK GERGİNLİĞİM GEÇMİŞ GİBİ OLSADA, YORGUNLK AĞIR BASTIĞI İÇİNDE BÖYLE GELİYOR OLABİLİR. NEYSE SALIYA KADAR BİR ŞEKİLDE GEÇECEK ZAMAN. AMA... EVE DÖNERKEN İLACI KESECEĞİM SÜREYİ, TELEFONLA KONUŞTUĞUM DR UMUN BEN SENİN DOSYANA ŞİMDİ BAKTIM PLESANTA SIRTINDAYMIŞ KEŞKE YAPSAYMIŞIZ, BİR SORUN OLMAZMIŞKİ İĞNENİ YAPMIŞ OLMAN, BU GÜN NEDEN YAPMADIKKİ DEMESİ İLE.....

23 Kasım 2009

bu gün yine ege üniversitesindeydim. herhalde mezuniyetten beri hastaneye bu kadar gitmemişimdir. allahtan sistem değişsede bina çok değişmediğinden, yapılan ek binalardada işim olmadığından yeni sistemide ilk gidişimde sorunluda olsa kavradığımdan bu gidişlerim artık ilk seferi kadar zor olmuyor. genetikten 9 aralık için randevu aldık. sonra kadın doğumda bu randevuyu işlettik. yani amniyosentez için kararımızın ne olduğu sanırım anlaşılmıştır.
oradan kocacışın arkadaşının görevli olduğu hastaneye gittik. daha doğrusu önce ben gittim kocacış park yeri sorunu nedeni ile kayınvalidemin evinin garajına arabayı bırakmaya gitti. gidiş o gidiş annecisini görmüş olmalı dedim işlemlere kendim başladım. yani o arabayı park edip gelene kadar ben işimi haletmiş oldum anlayacağınız. orada arkadaşları ile biraz lafladık, sonra ben hastanelerde fazla vakit geçirdiğimi ve alerjik nezlemin artık nezleye doğru ilerlemeye başladığını hatırladım kalktık. bu arada sabah iyi bir kahvaltı ettiğimden vede bunu geç yaptığımdan günü yine bir tostla geçirdim.
çıkışta epeydir arazılı olan ve arabanın arkasında seyahat eden eksi mikrodalgamızı servise bu sefer görütmeye kararlı davrandık. ama ilk olarak yerli malı kullanmamanın zorluklarını yaşadık. garantisi olmadığından özel servis olsun dedik bulamadık. o markayı satan bir yer aradık, oradan servis sorduk. herkez bize artık mikrodalgaların çok ucuz olduğu neden yaptırdığımızı sordu. çünkü bizimki oldukça büyük, ikincisi fırınlı ve pek çok özelliğide var dedik. sonrasında alabildiğimiz adrese ulaştık ve bıraktık araba hafifledi resmen:)))))
eve döndük.
hala hazırladaki yemekleri tüketiyoruz. bu gece kereviz ve ıspanak var. yanına tarhana çorbası ekleniyor. kocacış mutfakta yine, bir kaç çeşit salata çıkarıyordur. ama birinde kesin soğan var kokusu buraya kadar geldiğinden ondan yemeyeceğim kesinleşti:)))) o çıkınca ben çorbayı kaynatırım. ve açımmmm
son günlerde ben çok sık acıkır oldum. ilk kez dün gece uyandığımda ki gece uyanmakta benim için yeni bir şey ama dün akşamki gece yarısı aç uyanmak çok yeni, hatta ilk denebilir. insan sağlıklıysa gece neden uyanır anlamazdım, aç uyanmayı ise anlamam hiç mümkün değil. bakalım bu dün geceye özelmi? yoksa devamı gelecekmi? hehe ama şu ana acıktım, açım:)))))
dün gece bahsettiğim filmi seyrettim orjinal adı made of honor, o kadar çok versiyonu ve türevi alınmış bir senaryoki, ben pek çoğunu seyretmişim. ama bir kaç yerinde beni güldürdü en çok da film boyunca greys anatominin bir halini seyrediyorum sandım. iki erkek kahramandan oradan olunca:))
ama dün tvde en çok istanbuldaki sis ile ilgili bir habere güldüm. tv sipekeri istanbul havalimanı önünden sis le ilgili haber yapıyor, sis kalkmış. önce istanbul u etkisi altına alan sisten bahsetti ( ki bu arada istanbul a, ve istanbul lulara geçmiş olsun) sonra kalkmayan uçaklar yüzünden zor durumda kalan yolculardan ki sis için bir şey yapılabiliyormu başka ülkelerde bilmiyorum. çünkü bu uçakları zaten biz üretmiyoruz. ama japonyadan gelen turistler, reklamlarında kevin costner oynatan havayolu şirketimize bu durumu yakıştıramadıklarını, beklemediklerini demişler. çok güldüm. o yüzden güvenmişler hava yoluna gerçekten sanırım, inanamadım. ve aslında merakta ettim, başka ülkelerde siste kalkan uçaklarmı var yada sis dağıtan özel bir sistem mi? biz neden o sisitemi almıyoruz? :)))))))))) yada o oynayınca bir tür garanti belgesimi oluyor birileri için:)))) aslında mutlaka başka beklentiler yada o sırada yaşadıkları farklı sorunları olmuştur turistlerimizin ama inanın spiker hiç birinden bahsetmedi. o ünlüyü oynatan ve burada siste mahsur kaldıklarına engel olamayan hava yoluna sitem ettiler.
kitaplarıma el süremedim hala, utanıyorum inanın. ama hastane ve karar verme süreci...
el işi konusunda ne yapmak istediğime karar veremiyorum. küçükken ne zaman bir şey yapmak istesem annemler bana el bezi yap derdi. evet o zamanlar el bezi diye bir şey vardı. şimdi hafta sonu gittiğim gündede dahil hep ıslak mendil verilir oldu ve benim aslında sandığımda olması gereken ama sandığım olmadığı için çekmecelerimi işgal eden bir sürü elbezlerim var. derya baykalı seyrediyorum, onları şekil değiştirip bir şeyler yapmalıyımda ne diye bilemediğimden seyrediyorum belki ilham gelir diye.
lale abla yorumunda yazılarını okuyunca karnım acıkıyor demiş. eğer evde kocacış olmasa öyle karın açıktıran yazılar olmayacak burada bence. bana kalsa ben tek başıma ölmeyecek kadar yerim kesin. ama değişik lezzetler deneme konusuda yinede denemelerim olabilir de pastırma senede 100gr ancak girer evime... oysaki kocacışla yaşam bir lezzet yolculuğu gibi. öyle değişik şeyler ister ve yapmaya hiç üşenmezki inanılmazdır bu konuda...
burada havalar hala keyifli geçiyor. normalde buralılar tabiki üzerlerine montlarını falan giydiler, ama ayağında çizme olmasına rağmen mini kısa kollu elbise ile gezebilenler yada askılı elbisesinin üstüne penye hırka giyip gezenler nereden gelmiş merak ettim bu gün. epeyce şaşırdım tamam bende kaşmir manto kaşkol modunda değilim ama. inanın geçen hafta sonu askılı ile pazardan dönen bir kadın gördüm oha oldum, çüş oldum tam burada söylenmeli dedim. o kadar yani...
yarın ev cezasındayım sanırım büyük bir ihtimalle, kocacış gerçi henüz ilan etmeid ama yarın evden çıkmadan kesin infaz emrini verir çıkar. bu konuda onun bu hassasiyetini teyzem çok takdir ediyor bu günlerde. ben burada her ne kadar onu öcü gibi göstersemde aslında o kadarda değil. ama 2 kocaman çocuğu olmasına rağmen hala bu kadar duyarlı olabilmesini duygusallığına bağlıyor sanırım. bense insanlarına una şaşırmasına şaşırıyorum. ne ani 10. çocuckta sevgi duyarlılık bitiyormu? inanın bilmiyorum bende hiç yok... ama hastanede özellikle genetikte sekreter hanım çok şanslı olduğumu söyledi, bayanlar eşlerinde gelmesi gereken vede imza atması gereken bu görüşmeyi yapabilmek için kaç kere randevu alıyorlar bir görseniz ve eşlerini getirmekte ne kadar zorluk çekiyor bilseniz dediğinde kötü oldum, bunuda büyük bir içtenlikle söyledi hatta siz gerçekten çok şanslısınız dedi. evet aslında bu kaçıncı hamileliğim tüm kontrollerime eşimde benimde geldi. dr larla benle bensiz her şekilde konuştu ilgilendi. hatta benden çok endile etti. ilk haftalarda özellikle bu son halim içini, kendi dr um dışındaki tüm dr lar ve sağlık görevlileri ümidinizi kesin dediğinde o geceleri uyku uyumamış olmalıki ben her yüzü koyun döndüğümde beni uyandırdı. her şeyi o taşıdı, he şeyi o kaldırdı. yerden çöp aldırmadı bunuda ufacık bir ümit için yaptı. geçmişte bu konuda sabakası olmuş olsada sanırm iyi halden sicil affına uürayabilir yakında:))))) hatta geçmişte yaptığımız pek çok kavga için ondan af dilemem gerkeli gibi:)))) dr ne zaman plasenta oluşumu tamamlandı dedi adam uyku uyudu:))) dün gittiğimiz arkadaşlarımız seninle buda doğuracak diye birde dalga geçtiler, oysa bu halleri benim çok hoşuma gidiyor. o kocaman admaın içindeki o duygsallığı görmek. sevgisini ilgisini hissetmek özelliklede şu günlerde açıkçası beni mutlu ediyor. benim hala bebeğimle konuşmadığımı, oysaki onun onula sürekli konuştuğunu bilmekde mutlu ediyor beni. bense sanırım konuşma için amniyontez ön sonucunu bekliyorum. sıvı labratuvara verildikten 3 gün sonra kromozon anormallikleri hakkında ilk bilgi gelecek. tam sonuçlar yaklaşık 20 günü aşacak. çünkü önce alınan hücrelerden doku üretilecek, 700 kadar hastalık ve sorun için test yapılacak. ancak benim durumunda ise asıl önemli olan gelecek o ilk sonuçlar. çünkü genetik bir hastalıktan dolayı yapılmıyor bu test. yaşım ileri olduğu için anormal yumurta üretmiş olma ihtimalim yüksekmiş buda aslında en başında doğa tarafından kötüleirn elenmesi yöntemindede bir şaşma olma ihtimalinide yükseltiyor. yani benim için en çok down sendromu için test yapılacak. daha ileri sorunlar için teste gerek yokmuş öyle bir durumda doğma ihtimalleri yokmuş. yani bu test sonucu geldiğinde ciddi bir nefes almış olacağım. gördüğünüz gibi ben pozitif düşünüyorum. herşey iyi olacak, ihtamileri içinde olan olan işleme bağlı bebek kayıbını yaşamayacağım ben, sonuç olumlu gelecek böyel düşünmek istiyorum, böyle diliyorum. böyle olması için dua ediyorum. sadece kendim için değil herkes için, hatta keşke böyle ihtimaller bile olmasa, herkes bu dönemi mucize gibi sadece keyif alarak yaşasa. geçenler babanem dedi, hayat hem kolaylaştı hem zorlaştı bizim zamanımızda böyle şeyleri öğrenme ihtimalimiz yokt ama kimsede böel ihtimalleri düşünmezdi dedi... kim bilir belkide onlar daha şanslıydı, yaşadıkları anın tadını çıkarıyorlardı, bizim gibi endişelerle geçirmiyorlardı, mesela ben az daha yarısına gelmiş olacağım bu dönemin hala keyfini çıkaramıyorum aklımda endişeler, ihtimaller, olasılıklar.... oysa bunlar hiç yokmuş, hiç bir şey olmayacakmış gibi davranabilmek ne güzelde olurdu...

7 Şubat 2008

selam

çarfşamba günü merahaba deyip dinlenmeye çekildim.



direk olaya gireyim.



ben tahlil sonucumu gördüğümden beri kahvaltısızlığı hayatımdan çıkardım. her sabah 2 adet greyfurt ve 2 adet portakal sıkılıyor, ekmekden daha büyük bir dilim peynir ve 2 kocaman kaşık bal olmazsa olmazlarımdan. olursa da yumurta reçel, zeytin gibi zenginleştirilmiş çeşitleride var.

ilk kez çarşamba günü kahvaltısız aç karnına evden çıktım. doğru tepecik ssk kadın ve doğum hastanesine, burayla ilk tanışmam oldu dr um orada çalışır ama hiç gitmemiştim. bir ön tur attık döndük geldik girdiğimiz kapıya ki, girişte dediklerin yerin binanın kafeteryalar ile arasındaki daracık bir boşlukdan geçilen yan tarafında kabinlerde giriş işlemlerinin yapıldığını öğrendik. geldimiz noktaya vardığımızda bu sefer yan tarafdan sıra alıp aynı keşmekeşe girdik. dr um bir üst kat ta daha sakin bir yerdeymişki allahdan bir nefes aldık yoksa o poliklinlerde bekleyen hamileleri gördükçe bakmadım. sanki onlar hamile değilmiş gibi düşünmeye çalıştım. yoksa dayanılacak gibi değil gerçekden. her adımda zaten kocacış hadi gidip dışarı yaptıralım bu tahlilleri deyiip durdu. ama durumum hamilelik olunca eskisi gibi tutturmadan sakin sakin dedi. sanırım bir yerde bende pes ederim ve bırakırım diye bekledi. dr bulduğumuzda onda sıra yoktu. tahlil isteklerimizi yaptı tekrar o keşmekeşe aşağıya indik ve kan verme sırasına girdik bir döndüm baktım ki kocacışın teri çoktan paltosuna varmış ve ter burnundan boynunda damlalar halinde inmekde ama o hala sakin görünmekde.
neyse sırada çok fazla beklemedim bile denebilir o kalabalığa göre. içeride kayıt alan hemşire yeterince sinirliydi. arkamdaki hemen gelmedi diye bir çıkış yapayım dedi ama, bana denk geldi. insanlar insan gibi sıra ile davranmaya çalışıyor işte dedim. arkamı döndüm 6 kişi kafasını eğmiş kim kolunu uzatırsa kanını alıyor. mezbaha düzeni gibi inanılmaz kim boşalırsa onun önüne çöküyorsun. öyle özel hastanedeki gibi deri tv koltuğu gibi koltuklar siz girince kapanan kapı yada pencereler falan yok tabii. neyse kanı verdik yan tarafa idrar vermek için wc ye gitmek gerekki asıl rezalet orası imiş. kapıya kadar dolu ve ilerlemiyor. kiminin sancısı var, kimim kanaması var, kiminin dikişi var derken. o sırada kapı aralığından sabah bu işi evde hazırlayacak olan bana izin vermediği kocacışa bir bakış baktım girdim sıraya. bir süre sonra tek mi tuvalet var deyince biri yok dedi başkada var ama onlar klozetli giremiyoruz. neeee dedim. ben girerim. hop en arkadan uçtum girdim. hepsi ben oturdum sandı, hatta bir tane ay baksam nasıl kullanacaksın demezmi?!!! siz şimdi ben şaka yaptım durumu abartayım diye sandınız ama hanımefendi gayet ciddi bir talepde bulunmuştu. umumi wc kullanmaya çok erken yaşta alışmış biri olarak çeşitli stillerimiz var tabii:)))))))))))))

onuda verdik. yukarı dr çıktık ki rapor verecekti. sonra yıl içerisinde 40 gün sınırı var yılında başı ilerleyen zamanlarda çok ihtiyacım oluru düşündüm bu keçmekeşde ve vaz geçtim.
oysa kocacışı burada tutmaya aslında rapor için ikna etmiştim vede birde yarın öbürgün acil bir durum olursa nereye gideceğimizi nasıl bir yol izleyeceğimizi daha iyi ve rahat günlerimizde öğrenelim diye tutturmuştum. oda razı olmuştu. ama neyseki rapor almama mantığımıda haklı buldu. ve amaca vardığımız gösterir bir yanıt verdi. nasılsa öğrendik acil bir şey olursa ben gelir yazdırırım senin gelmene gerek kalmaz:)))))))))
ama iş başı saatini öğleden sonraki son saate aldırdım. bu arada tahlillerimden ikisinin birinin zaten ssk tarafından karşılanmadığını, diğerininden SSK nın tahlil limitini doldurduğumdan 15 gün sonraya kaldığını öğrendik. evet hamilede olsanız 15 günde içerisinde yaptırabilceğiniz bir limit var tahliller için. şimdi burada durumu birden fazla yöne ok çıkarıp yazmak istiyorum hani karalama yazarken yapılır ya öyle..

birincisi kocacış bu duruma bunca keşmekeşden sonra nasıl baktı

ben bunca yıl sosyal güvenlik diye buna mı dedim

sağlıklı hamilelik ile sağlıklı bebek ve sağlıklı gelecek nesil sanırım böyle sağlanıyor.


öncelikle kocacış limiti bir türlü anlamadı, eski bir eczacının oğlu kocacış, yıllarca sağlık sektörü ile iç içeymiş, babası dolayısı ile bakışı bizden de farklı. o sürekli bunun bir kan alma limiti olduğunu sandı biz ona ücret limiti desek de, ne yani hani bir tahlil varki işte limit üstü ama önemli diyor ve soruyor ama görevli ona o zaman yaptıramam desede o yok şaka diyor... yine kalanı şimdi biz dışarıda yaptırsak tehlikelimiye geliyor. kulakları duyuyor ama beyni inanmak istemiyor buna. dr güler, sekreter hanım güler ben gülerim ama o anlamamakta, ısrarlı anlamak istemiyor, öyle olduğunu bilmeyi bile reddediyor anlayacağınız. orada işimiz bitince doğru alsancağa gittik. dr un tavsiye ettiği bir labratuvara gittik. kocacış inanmasada burada da kan aldılar yani alınmasıda mahsur yoktu:))))))))))))) biz sadece bunca yıldır sosyal güvence dediğimiz şeyin bizim sağlığımız için bize koyduğu ücret limitini doldurmuştuk hemde neylemi hemen sayayım. açlık şeker ve kan sayımı ve tokmoplazmozis tahlili ile. ha evet birde idrarda enfeksiyon bakılıyor bunları yaptırdığımız için diğerleri pardon diğerlerinden de biri 15 gün sonra. ama orada kan verip ama işe dönmedim. kocacışın biraz işi vardı. o onları halletmeye gitti çokda erkendi. bende dolanmaya başladım. dr da az önce sıkıntılarım için bol yürüyüş vermişti. bende verdim kendimi yollara. gerçi hastanede açlık kalabalık fenalaşmıştım. ama yanımda getirdiğim kahvaltımı yaptım, yanımada yarım lt sabah sıktığım greyfurt ve portakal suyunu aldım yanıma, başladım yürümeye. kıbrısşehitliğine geldiğimde sibel seni andım. fal bakılan kafenin ilanları dağıtılıyordu. ama sensin orası olmazdı....
teyzemi aradım, eski bir arkadaşımı aradım. bunlar çalışmayanlar malum hafta içi herkes işinde gücünde ama ikiside müsait değildi. ama biz ne yaptık yılmadık. yürümeye devam ettik 2,5 alsancak turundan sonra ayaklarım tutmaz oldu karnım acıktı. son olarak kuru kayısı ve ve kuru üzüm stoklarımda bitince oturdum bir yere, kocacış geldi aldı.
ama ben bunca yıl. gitmesemde hep sosyal güvenliğimin olduğunu bilmek istedim. evet özel klinikler hastaneler işimi gördü diyebilirim genel olarak. zaten çok ciddi bir hastalığımda olmamıştı benim maddi gücümü aşacak yada beni zorda bırakacak. daha önce SSK ile ilgili bir kaç deneyimim olmasına rağmen asıl babanemde onkolojide benzer sorunlar yaşamıştık aslında ama onun kurumların birleşmesinden önce olduğunu düşünmüştüm. şimdi ise özellikle hamileliğin farklı bir önemi olmalı bence. bir kişinin sağlığı değil söz konusu olan. o nedenle bence yapılabilen her türlü tarama yapılmalı diye düşünüyorum. ancak sonradan öğrendim ki taramalara rağmen sonucu olumsuz olsada allahın işine karışılmaz diyerek bu tarama sonuçlarının genelde değerlendirilmediğini oldu. bir ara gündeme gelen, çıkması hala mümkün bir başka yasada amino sentez yapıldığında alınan sonuç negatifsede hamileliğin sonlandırılması imkanı kaldırılmak isteniyormuş bu hükümet tarafından. eğer salatlık varsa anne doğuracak ama devlet bakacak. bir an için dr um söylediğinde şaka demi dedim. yok değil dedi. ciddi çalışmalar var bu konuda. o zaman kadın doğumcularıda kaldıracaklar. yani neyi neden tarayasın ki. öğrenince sadece üzüleceksen değil mi... eski kara günlere dönelim. hamilemiyim hamileyim. tamam doğuma kadar keyfini sür git. alalaha emanet. tövbe tövbe haşaaa... elbette ki alalaha emanet ama imkanlarımı kullanmamamakda allaha karşı değilmi. bilmiyorum anlamıyorum. bu konuşmalardan sonra bir kez daha korktum. geleceğimizden korktum. ben üzerime düşen imkanlarımla gerekli testleri yaparım. yediğime, içtiğime dikkat ederim. hareketlerimi yeni yaşam tarzıma göre daha dikkatli kurgularım ve evet ben yapacabileceğimi yaptım allahım der, allaha emanet ederim. ama bu yapılmak istenenlere inanamıyorum. sanırım onların hiç sakat bir yakınları yok. hani beddua etmem ama onlara edesim geliyor.
halamın gelini hamileliğinin 36 haftasında bir sorun yaşadı. ve oğlu yıllarca süren beyin ameliyatları zinciri geçirdi. şu an altı yaşını bitirdi ancak o kadar gergin ve neredeyse hiç çocukluk yaşamadıki annesi okula göndermiyor odasında oyuncakları ile oynasın diye. ama en çok işyerimde şöferlik yapan bir abimiz var onun oğlu bedene ve zihnen %100 özürlü. gitsinlerde bir o anne ile bana ile konuşsunlar hayatları ne kadar zor neler hissediyorlar. seviyorlarmı elbette seviyorlar. devlete verirlermi asla vermezler. ama çocuklarının gerçekden bir şey hissedip hissetmediğini bilmediklerinden onun acı çekip çekmediğini bilmediklerinden hep huzursuzlar hep merakdalar ve en çokda hep üzüntü içerisindeler. o bizim canımız diyorlar biz her şeyi yaparız diyorlar ama ya acı çekebiliyor o zaman çok acı çekiyor o biliyoruz diyorlar.kendilerinden geçmişler, nöbetleşe uyku, karı koca ortak yaptıkları tek şey çocuklarına bakmak. ama çocuk her hastalandığında onun ne kadar acı çektiğini düşünüyorlar.

evet bu gariplikler bu endişeler ve bu traji komik durumlarla bir gün geçirdim...
bu şartlar altında alsancakda onca indirime rağmen kendime bir şeylerde alamadım:)))))
güzel şeyler vardı... baktım...

bu yazıyı aslında ben size dün yazmıştım.
ama yayınlamadan çıkmışım. çok dalgınım bu günlerde
dolayısıyla pekde hafta sonu yazısı sayılmaz da
ben günün anlam ve önemine uygun bir yazı yazmaya çalışırım...