EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger
AİLE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AİLE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2010

MİSAFİRLER GELDİ GİTTİ

MİSAFİRLERİMİZ GELDİ GİTTİ...
SABAH KOCACIŞ UYNADIRDI HEPİMİZİ:) SONRA BENİM MİNİMALİST SALONUMU ANNEMİN TARZINA ÇEVİRDİLER BİRLİKTE:)))))))) HANİ BENİM İKİ YAKASI BRİ ARAYA GELMEYEN, GEMİ GİBİ BİR KANEPEM VADI, ONU İKİ PARÇA AYRIDILAR 90 DERECE AÇILI ÇEVİRDİLER, YASTIKLARLA ZENGİNLEŞTİRDİLER, ÖRTÜLERİMİ DANTELE ÇEVİRİP KALDIRDIĞIM İNCİK CINCIKLARLA SÜSLEDİLER. HATTA TEYZMENDEN ZİGON SEHPA ALDILAR:))))))) BEN SADECE YEDEK ÇAYDANLIK, SERVİS TABAĞI, BARDAK ÇIKARMAKLA UĞRAŞTIM. O İŞLERE HİÇ KARIŞMADIM KOCACIŞLA ANNEM YAPTI:))))))) HAZIRLIKLAR SIRASINDA, SONRASINDA MİSAFİRLER GELMEDEN KOLİDORDAN GELİP GEÇİP GÜLDÜM HİÇ BENİM SALONUMA BENZEMİYORDU:)))))))) CİCİLİ BİCİLİ DEĞİŞİK BİR ŞEY OLDU:))) TABİİ HERŞEYİ DEĞİŞTİREMEDİLER, MESELA YERE 1m KALAYA KADAR SARKAN AVİZEMSİ ŞEYLER İÇİN BİR ŞEY YAPAMADILAR:)))))))) İKRAMLAR HAZIRLI SARIMSAK KÖFTESİ, KAKAOLU BROWNY, TUZLU KURABİYE, KIZILCIKLI KURABİYE HAZIRLAMIŞTIK... MİSAFİRLER ARDI ARDINA GELDİ, GELDİKLERİNDE ERKES BİRBİRİ İLE KONUŞMAYA BAŞLAYINCA EVDE BİR UĞULTU BAŞLADI, O SIRADA KONUŞAMAZ OLDUM BENİM OĞLUŞ NASIL HAREKETLENDİ, NASIL DÖNDÜ, TEKMELER ATMAYA BAŞLADI:)))))))))
İKRAMLAR LAFLAMAK DERKEN YENİ GÜNE DAHİL OLMAYAN MİSAFİRLERDE EKLENİNCE EV ÇOK KALABALIK OLDU, ASLINDA GÜNEŞLİ, AÇIK TAM GEZMELİK BİR HAVA VARDI, DOLAYISIYLA EV ÇOKSICAK OLDU:))) İKİ ÇOCUK VARDI, GENELDE SAKİNDE OLSALAR YİNEDE ÇOCUK HAREKETLİLİĞİ İŞTE TERLEDİLER. BAZI BÜYÜKLER VE BENİM GİBİ HAMİLE OLAN DA BAYGINLIK GEÇİRECEKLERDİ. BEN EVDE OLDUĞUMDAN İNCE GİYİNMİŞTİM İDARE EDEBİLDİM:)
ŞİMDİ BU GECEDE EV BU YENİ CİCİ HALİ İLE KALACAK, KOCACIŞ GECEYİ ANNESİNDE GEÇİRECEK. ANNEMDE BU HALİNE BAKIP MUTLU OLACAK:)

29 Ocak 2010

NEGATİF

sabah çokda erken olmayan bir saatte kalktım. aslında annemler geldiğinden beri sabah kahvaltım çok geç saatlere kalıyor, bunu hiç istemediğim halde dinletemiyorum. onlar benim uyumamı istesede, ben bu durumun beslenme düzenimi bozulmasını istemiyorum. dünkü haberle bu konu dahada önem arz etti, çünkü öğünler kaymaya başladı, bu nedenle bazıları aksamaya başladı... bu da istemeyen bir durumken son durum itibari hiç istenmeyen oldu. ancak bunu ifade ettiğim sırada annem garip bir savunmaya geçmeye başladı. anlamıyorum onu, yani başlıyor işte ben sen uyu dedim de seni rahatsız etmek istemedimde, gece geç yattın diye düşündümde. sinirlendim çünkü en sinir olduğum şey dürüstçe biz erken kalkmıyoruz diyebilecekken, benimle ilgili bahaneler uyduruyor. neyse kocacış hazırlan deyince aslında evde çok iş varken o da hazırlandı benimle diyetisyene geldi, işimiz hemen bitti 1800 kalorilik diyet verdi. şeker ve şekerli her şeyi yasaklamışken, sadece ekmeği beyaz ekmek yaptı. oradan karşıdaki hastanede yatan amcamının gelinini görmeye gittik. biz gittiğimizde hala ameliyata alınmamıştı ve morali çok bozuktu sürekli ağlıyordu kıyamam. o nedenle ben fazla kalamadım. eve dönünce ben nedense uyuklamaya başladım. bu sırada annem geç kaldığımızdan, temizliğin yetişmediğinden, ... bir sürü şeyden şikayet etmeye başlayınca benim sinirler artık kaldırmadı, başladım ağlamaya, bağırmaya... benim artık annem bile olsa kimseye çekemeyeceğimi çünkü yeterince sorunum olduğunu ve bu sorunlardan kimseye şikayet etmediğim halde, bu durumumda böyle anlamsız şeyleri çekmeye mecbur bırakılmamı hak etmediğimi söylediysemde bunu oldukça kötü bir tonda, halde söylediğimde gerçek. ben merak ediyorum hiç kimse annesi ile böyle çekişmezmi, şu blogları bu kadar gezerim, ne kızları ile çekişen anneler var yazan, ne de annesi ile çekiştiğini yazan kızlar. yani herkesler harika geçiniyor da bir ben mi saygısızım, geçimsizim merak ettim. neyse sonrasında bebekte pek hareket etmeyince oldukça gergin geçirdim. bu hareretin nedeni de annemin günüydü. annemin akrabaları ile günü oluyordu ya, hani bende bir kaçına gitmiştim. annemde bende olunca, gün sırası onda olunca, bende bir kaç gününe gitmiş olduğumdan bunu bende yap dedim. hem bende gittiğim için onları ağırlamış olurum, hemde sen eve koşa koşa gitmek zorunda kalmazsın diye. iyide o zaman benim evin temizliğide anneme kaldı. aslında yapılacak pek bir şeyde yoktu, pek çoğu yapılmıştı. bir süpürge tutulup paspaslanıp, toz almak kalmıştı ama sanırım kafasında büyüttü pek çok şey gibi... neredeyse herşeyi kafasında büyütüp olay haline getirip, üzerine gereksiz yere uzun uzun konuşuyor. ama dedim ya şu aralar kimseleri mutlu edecek, alttan alacak halde değilim... belki bu güne kadar yapıyordum ama şimdi zor... hamilelik ruh hali, bu hamilelikten önceki kayıplarım, bunda yaşananlar ancak altından kalkabilceğim şeylerken lütfen yeni bir yük istemiyorum. bana benim hayatımı kolaylaştırmak için geliyorlar ama kaprisleri ile... bende hayatım sadece evin temizlenmesi, yemeklerin yapılması ile kolaylaşmıyor diyorum. bozuluyor... ama gerçekten öyle...
bu günlerde birde gaz sıkıntısı tekrar bizimle yine bir kez daha:(
bu gün oğluşum yine tekme atmadı:(( babası geldiğinde epey uğraştı, müzik dinletti ama tekmeleri gelmedi:((( lütfen bebişim beni endişelendirme hadi buradayım de, iyiyim de bana, kocaman bir tekme atda rahat uyuyayım...
şimdi bir duşalıp kitapımı alıp yatağa uzanmak niyetindeyim...

25 Ocak 2010

GEZENLER, DÖNENLER, BEBEK...

kocacış bebişin abileri ile yaptığı hafta sonu ziyaretinden döndü.
annesinde kaldılar hafta sonu, cuma günü gittiler, hafta sonu kah birlikte gezmişler, kah herbiri başka başka programlar yapmışlar, alışveriş merkezine gidip alışveriş yapmışlar, yemeğe gitmişler... ve bu gün döndü... oğlanlar babaneleri ile kaldılar. halaları ile görüşecekler. kocacış kız kardeşi ile konuşmuyor çünkü. onlar istanbul a dönmeden kocacışla bir kez daha bir araya gelirler sanırım...
istanbul ve trakyada kar, bizim buralara soğuk olarak geldi. artık gece yatarken kombi kapatmasak olacakta bu yıl ilk defa, ve bu güne kadar sabahları ve akşamları bir kaç saat yaktığımız kombi bütün gün yandığı halde ev eski sıcaklığına ulaşamıyor. hiç üşümeyen kocacış bile yorgana bir ilave yap bu gece dedi yatmadan:))) kar yağmadı denebilir ama benim evde tv deki görüntülerle boy ölçüşemesede minik kar manzaraları girdi görüntüye dağların tepesinden. bu sabah annem markete gitti kaç gündür evden çıkılmıyordu ve döndüğünde resmen gözlerim dondu dedi:))) rüzgar olmasa belki ama rüzgarla hissedilen soğuk dahada fazla oluyor.
evde otururken elbette boş durmadık, kakaolu browny yaptık, gün içinde sık sık bitki çayları içiyoruz. veee ben artık her gece az yada çok kitap okumayı tekrardan alışkanlık haline getirdim. ama uyku halim artık düzensiz, ne zaman geleceği belli olmadığından ne kadar okuyacağımda belli olmuyor.
ben yarın sağlıkocağına gidiyorum, çarşamba dahada soğuklar gelmeden şeker yükleme testi yaptırıp, aşımı olmayı planladım. ve perşembe günü bebişe bir şeyler yapmak için aldıklarımızı hale yola koyduk bu arada, kocacışın yokluğunda annemler bendeydi, çalıştık. çok bir şey değildiler zaten. yarın onların eksiklerini, yetmeyenlerini alıp dönerim tamamlamak için. pek bir şey yapmayı planlamıyorum. lale abla duvar çıkartmalarımı görünce bebişin odasının duvarlarını ve süslerini sormuş. yanıtlıyorum; şimdilik hiç bir şey. şimdilik bebek odası yapmıyoruz. şaka gibi biliyorum ama öyle. biz çok mütevazi hareket eden karıkoca olduk:))) kardeşim bebişe yatak sipariş etmiş mi ne, yani o alıyor. bende doğduğunda giyeceği kadar şeyler hazırlıyorum, ayrıcada diğer örtü, battaniye gibi ihtiyaçlarını hazırlayıp bırakmak niyetindeyim. çok özenmemek niyetindeyiz. yeterki sağ salim doğsun... sonrasında onunla yaparız, yapılması gerekenleri.
ben 35 yaşımda evlendiğimden mi, yapımdan mı bilmem? evlenirkende neredeyse hiç bir şeye özenmemiştim. hiç kimse bunun gerçek olabileceğine inanmamıştı ama... gerçektende tek takıntım kocacışada söylemiştim mutlaka gelinlik giymekti, benim gibi beyaz tutkunu biri için vazgeçilmez bir şeydi, hani iki kişide evlenseydik giyecektim. hatta bana kalsa yurtdışında bir konsoloslukta evlenmek en ideali idi, ancak bu nikahı en çok görmek isteyen babanemim hastalığı nedeni ile belirlenen tarih, törenide ülke sınırları içinde tutmuştu... ve gerçektende çok mütevazi bir tören oldu. çok az kişi ile gerçekleşti, yeşillikler içinde, sakin, sevdiklerimle... çok özenmediğim için neredeyse hiç bir şey terste gitmedi... oysa harika törenler planlamıştım öncesinde başka nikahlarda... hatta bu işi uluslararası platformda yapma teklifleri almıştım çok öncelerden yazmıştım bunları sizede...
neyse kısaca hayatımda şaşaadan uzak kalmayı sevdiğimi anlatmaya çalıştım. birde üstüne üstlük bu konuda yaşadıklarımız var. kayıplar bizi temkinli olmaya itti sanırım istemesekte, temkinle birliktede birde sağlıklı olmasına, sağlıklı doğuma odaklanmaya itti... işin diğer keyifli yanlarını sonrasına erteleme kararındayız sanırım. ama bu herleşi yok saydırmıyor elbette yinede bebişime ciciler yaptım, hemde büyük bir keyifle ve her anında iyi dileklerim ve dualarımla, yaptığım her şeyde onu düşündüm. oda bunun farkında olmalı bol bol hareket etti. özellikle cumartesi akşamı annemlerle tv de seyrettiğimiz çocuklar şarkı söylerken çıldırdı... nasıl tekmeler attı:))))) beni nasıl mutlu etti:))))))))) ancak sanırım bebiş geceleri uyanıyor, geç saatte uyuyor sonra:))))))))))))))
geceleri hala yüzükoyun yatmadan uyumakta zorlanıyorum. çok korkuyorum uykumda dönmekten çünkü dönmeye yelteniyorum...
onu merak ediyorum, yoo öyle hemen doğması için değil, o keyfine baksın hiç acelem yok, her anın tadını çıkarmak doyasıya yaşamak istiyorum. bu günler için 40 yıl bekledim ben, ama sağlığı yerindemi, her şey yolundamı onu merak ediyorum ben. dr kontrolunden döndüğümüz ilk zamanlarda biraz daha rahatlamış oluyorum, sonra gitgide endişeleniyorum heleki bir sonraki kontrol yaklaşmaya başladıkça endişelerim iyice artıyor. mesela yeterince geliştimi, kaç kilo oldu, boyu ne kadar, bu normal değerdemi, hareketleri yeteri kadarmı,...v? daha çok soru beliriyor kafamda... ben yeteri kadar kilo alamadım sanırım. sadece göbeğim çıktı. kendimden beklediğim onca kilo yerine, inanılmazı yaşıyorum. gerçi son kontrolde aldığım 1 kilo için dr um harika tebrikler ne yapıyorsan devam demişti, şimdi diyecekmi mesela, yoksa sen yemediğin için bebek beslenmemiş dermi? bu endişelerim 1hafta kadar daha sürer sanırım... bu endişelerimin yinede onunla geçirdiğim anların keyfinin önüne geçmesini izin vermiyorum.
o tekme attığında dünya duruyor sanki benim için....

22 Ocak 2010

ABİSİ BİZİMLE

kocacışın ilk göz ağrısı
bebişin abisi bizimle...
dün akşam kocacışla geldiler, yemek için balık almışlar, deniz çuprası, merabalaştıktan sonra ben mutfağa geçtim, kocacış biraz sohpet etti, biraz bana yardım etti. salataları ben yaptım, balıkları, yıkadım, unladım, tavayı, yağı hazır ettim. kocacış rendeyi yaptı salatada (ben asla yapmam))) balıkları kızarttı ve o sırada salataları o sosladı...
yemekte balık yanında rakı yaptılar babalı oğlullu.
uzun, bol sohpetli ve dedikodulu bir masa oldu. dedikodu konusu kayınvalidem ve görümcem tabiiki...
vee o sırada çok hararetlenen kocacışın sesine çıldırmış gibi hareket eden bebiş, abisi elini karnıma koyunca utandı:)))))) tek hareket yapmadı:))))) abiside kıyamadı uyudu sanırım dedi...
sonra babasının planladığı isim için abisindende onay çıktı...
bu sabah öğlenlere kadar uyudu, misafirimiz... (aslında misafir değil ama burada anlaşılsın diye, yoksa onunda evi;)
kalktığında çıktık, kocacış onu kahvaltıya götürdü, ben kardeşime uğrayıp, annemle çarşı yaptım hafta sonu kar geliyormuş, gelmeden bir kaç şey aldık. kar mahsuriyeti sırasında evde onları yapacağız bebiş için:))))))
akşam üzeri hep birlikte döndük. fırında salçalı köfte, yumurtalı pastırma, yaprak dolma, ve tarhana çorbası vardı bu gece...yemekleri ben yaptım, onlar baba oğul lafladılar. hatta bir ara teyzemede geçtim.
yemek sonrası tv karşısına geçtik...
veee abisi bana bir iyilik yapıp resim yükleme programımı kurdu:))))))))) kendisi dönem arası tatiline gelmiş olan yakın geleceğin bilgisayar mühendisi olur.
dolayısıyla artık sayfam renkleniyor:))))

20 Ocak 2010

İSTANBULDAN ABİSİ GELİYORMUŞ...

oğluşumun büyük abİsi bu gün bizimle olacak, akşam üzeri inecek uçağı, kendisi istanbulda yaşıyor, okuyor...
kocacış çok özledi çokkk...
bebişin erkek olduğunu öğrendiğimziden beri, özellikle ilk oğlu, onun hamilelik dönemi, doğumu, bebekliği ağzındna düşmez olmuştu. küçük oğlunu daha sık gördüğünden çünkü o izmir de okuyor. ve üzgünüm ama sanırım o ikinci olduğu içinde onunla ilgili anılarını az dile geliyor ama büyük oğlu hep dilindeydi... bu gün o özlem bitecek geçicide olsa...
veee oğluşumuzu büyük abisi ile tanıştıracak kocacış, veee belirlediği isim için fikrini alacak... bakalım abisi ismi konusunda ne yorum yapacak????
vee sayfamın başına lale abla nın yorumu ile nazar boncuğumu ekledim...
sayfama ekledim ama evimde sokak kapıma sticyr olarak yapıştırdım. tv masasına kocamınından kalp şeklinde koydum. genelde perdesiz duran penceremin koluna ve banyomda çamaşır makinemin üstüne kare şeklinde 10*10cm olanından koydum... yani evim nazar boncuğu dolu... küçükleri saymadım bile:))
bebiş için mavi tüller alacağım. sokak kapıma nazar boncuğu ile bağlayacağım bebiş gelince, sanırım bebek hoşgeldin yazmam ama, gelenlere kapı karışmasın diye tülü asmayı düşünüyorum. kocacış bebişin doğumuna harika şekerler sipariş etmiş. antepfıstıklı renkli drajeler, ve çakıltaşı modelinde drajeler beğenmiş, bense süsler istiyordum yanlarına, kocaıcş önce gereksiz buldu, sonra hastaneden sünnetli çıkacak sünnet şekeri gibi olsun dedim. o zaman çıkınca mevlüt okutursun o zaman alırız dedi:)))))))) yupi dedim:)))))))) evet o süsleri doğum ve sünnet mevlidini birlikte yaptığımızda dağıtmayı planlamış olduk. yıllardır sünnetlerde hep güldüm. lütfen yapanlar beni bağışlasın bu sadece benim fikrimdi. bir erkek çocuğunun gerek sağlık, gereksede dini inançlardan dolayı gerçekleştirdiğimiz bu eylemi nedne bu hale getirdiğimiz, içkili yemekli, oynamalı bir törenle neden yaptığımızı anlamazdım. yani çocuğun çükü kesilecek biz neden oynuyoruz? derdim. heleki son zamanlarda zaten çokdan hastanelerde gerçekleşmiş bir operasyonu nedne sonradan kutladığımızı hiç asnlamadım. o nedenle ben hem çocuğun psikolojisi, hem hiç acısız olması,... gibi nedenlerle bir aksilik çıkmazsa hemen yapılmasını istedim. ama bu kadarcıkta şekeri olmasın mı?:))))))
tekmeleri bu gün henüz gelmedi...
bekliyorum...

7 Ocak 2010

MAVİ BEBEK PANTOLONU VE YAŞLI BABANEM

bu gün anneannesi oğluşuma mavi bir pantolon aldı. zara baby nin 6-9 aylık bebekler için pantolonlarından:))))) çok güldüm daha dün ilk bady sini aldık, hop 6 aylıklarını aldık derken. annem hızını alamadı 1,5-2 yaş içinde bir tane rengini beğendi diye aldı:) sonra ben sen ne yaptın dedim, evde babanem yok artık dedi, tamam tamam değiştiririm, küçüğünü alırım demek zorunda kaldı:)))) güne damgasını bu vurdu:))))))
aslında bu gün keyifsiz uyandım, ama kocacış çarşışa inerken bende hamilelik haftası raporu almaya indim onunla, mahkemeye verilmek üzere. geçen sefer gittiğim klinik biz veremeyiz diyerek bir sürü şey anlatmıştı, aynı klinik daha önce ilaç raporundada sorun çıkarmıştı, kliniğin 2 dr u aile dostumuz olduğu için ve labratuvarı iyi olduğu için gidiyordum, daha doğrusu gitmeye çabalıyordum ama sanırım ilişkimizi bir süre askıya aldım:))))))) neyse oradan aile hekimine uğradık, son dr kontrolumdeki ultrason sonucuma göre yazdı verdi raporu. ayrıca tetanos aşımın ve şeker yükleme tahlilimim tarşhini konuştuk, ayrıldık. annem ve teyzemle buluştuk. çarşı yaptık ama sanırım biraz abarttık 2,5 saat dolaştıktan sonra annemlere kendimi attığımda gözlerimde simler uçuyordu, hatta gözüm kararmaya başlamıştı. bir şeyler yedik, babanemle lafladık. laflarken bir önceki gün babanemin bir kez daha düştüğünü öğrendim. annemin temizlikte kolidorda bıraktığı paspas kovasını görmemiş takılmış, nasıl olduysa kava sallanmamış, dökülmemiş ama bizimki burun üstü uçmuş yere:( yüzünün elmacık kemiğini, dizini, elini, alnını falan çarpmış, burnu kanamış hemen buz koymuşlar. bu gün görünürde bir şey yok ama, geçen sefer bende düştüğündede morlukları bir kaç gün sonra çıkmıştı, inşallah şimdi olmaz öyle bir şey. kıyamam bebeğim çok ağlamış, bu günde ağladı. yaşlılıktan dem vurdu, rahatsızlık, sıkıntı verdiğinden dem vurdu. kıyamadım bir kaç kelime söyledim ama onu rahatlatamadım. düştüğüne üzüldüm ama bir şey olmadığını gördüğümden üzüntüm hafifledi. ancak moralinin haline daha çok üzüldüm hiç kimsenin kendini böyle hissetmesine kıyamam ben... sonra düşündüm allah nasip edip oğlum doğduğunda ve allah uzun ömür versin benim yaşıma geldiğinde ben babanemin şimdiki yaşına yaklaşmış olacağımı düşündüm... ve kendiminde böyle hissedebileceğini düşündüm... kıyamam ben ona ama elimden bir şeyler gelmiyor. hafta sonu yada önümüzdeki hafta bana almaya düşündüm. ancak bana gelince babanem çok mutlu olduğu halde, annem olmuyor. annemler şehrin göbeğinde oturuyor ve annem sürekli dışarı da bir planları bir işleri var. bense kırsalda oturuyorum. benim evden öyle hop dışarı çıkılmıyor. bende öyle çok çıkmadığımdan benim için uygun, ben çıkmadığımdan bende kalınca babanem içinde uygun. evlerinde yanlız kaldığından sıkılıyor. ancak evinde sürekli kendini yollara gezmelere atan annem için benim evde olmak sıkıcı... yani her durumda birileri memnuniyetsiz... :((((((
eve gelirken daha yolda başım ağrımaya başladı ki, eve geldiğimde reflü bir kez daha beni ziyarete geldiğini haber vermeye başladı, kendine özel o öksürükle... zar zor yemek yedim ki ardından ilacı içtim. ama tam etki olamadı hala:(
gerginlik bana yaramıyor.
zaten asgaride hamilelik ruh halinde endişelerim var, sağ salim doğum yapmak, bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak ile ilgili endişelerim var elbette. onlarla baş etmeye çalışıyorum. birde yenileri eklenince... ee birde uzun süredir işsizim. bu durum beni hem çok rahatlatsada, yinede çalışmanında kendince avantajları vardı. onu kafama takmasamda olmuyor işte... yıllardır kendime ait bir gelirim olmasına alışmışım ayrıca. böylesi ı-ııı bana göre değilmiş...
şimdi kendime sakin bir şeyler bulmalıyım tv de seredecek, hatta mümkünse birazdan fazla keyiflide olmalıki kendime ona kaptırıp bunları unutayım. yada bu gün alınan mavi pantolunu ve onu giymesini planladığımız şimdilik içimde kıpırtılarını hissettiğim oğluma konsantre olmalıyım endeşesizce:)))))))))