
26 Aralık 2010
YILLAR

27 Kasım 2010
fırsat bulmuşken, belki yine aynı şeyler ama... hayatım tekrarlardan ibaret
24 Kasım 2010
ayıp etmişim
2 Ekim 2010
dön
aslında dönebiliyordu da dönmüyordu. hiç oralı değildi konu ile onun derdi oturmak bakınmak hatta ayağa kalkmaktı ancak bu gece uykusunda dönmüş, sonrada korkmuş ağladı, ee çocuk uyanınca dönence dönmeye alışık çarşaf değil:))) bu dönme işine en çok babası sevindi havalara uçtu onuda o halde yatakta o buldu zaten uçarak geldi bana haber verdi. bense zaten dönebildiğini bilmenin rahatlığındaydım. atmadan önce ayaklarımdaydı hani şu sallar pozisyona benze bir pozisyonumuz var. başı dizlerimde ayakarı karnımda sallanmadan yatıyor bazen ben ayaklarımı havaya kaldırıp indiriyorum hem karın kaslarım için hareket etmiş oluyorum, hemde oğluşa oyun oluyor, o kadar yoksa sallanmak yok. neyse bu gecede o haldeyken hep yan dönmeye uğraşmıştı hatta ...
bu gece dünkü yemekler yendi. domatesli peynirli makarna, patlıcan yemeği, brokoli, semizotu salatası ( bu sürekli oluyor süt için), börülce salatası vs... elimde ki kitap "koloni" okunuyor, favorilerim arasına girmez benim pek tarzım değil belki ama sardı benim şartlarımda yarıya gelmek başarı kaç günde olursa olsun:)))
dün gezmdeydim annemlerin akraba günündeydim. bu günde annemde misafir vardı oraya gittik teyzemle.
tv la aram hamilelik gibi değil ama arada bir şeyler seyrediyorum işte. dizilerden arka sokaklar kocaıcşın favorisi benim imkanım olursa papatyam ve çocukalr duymasından ötesi bana uymadı. heleki öyle bir geçer zamanki hiç bana göre değil, oradkai ağlayan o küçük çocuğa geçen gün gözüm takıldı da ayyy o ne, onu oynayan çocuğun psikolojisi bozulmuştur kesin,seyretmeye gerek görmedim.
yarın için plan yapmadım, sanrım temzilik günü yarın ama bakalım...
27 Eylül 2010
evden, gezmeden, mutfaktan falan...
biri iki yıl önceki bir sobe yazıma yorum bırakmış, facebook adresi soruyor?
yorum bıraktığı yazıya bir gittim ooo kaç kişiymişiz o zaman oldum... bir sürü yorum yazılmış yazıma, oysa şimdi sen ben bird ebizim oğlan oldu... olsun sağlık olsun gidip reyting arayacak günlerim geçmişte kaldı cümlesi buraya yakışacak ama ben o günlerdede hiçç reyting peşinde olamamaıştımhani bilen bilir... geçen gün aslıya msn den yazdım yani aşk olsun diye. hani insna bri tebrik eder dedim ama onada yanıt gelmedi. sibelle en son bana geldiğinde görüştük bir daha...
neyse bu kadar nostalji yeter.
dün zor bir gündü bizim için, malum ben kırsalda oturduğumdan dün çıkan lodosla, sanki kumsalda lodos oldu bizim ev, karşıdaki koca inşatın vee tabi kalan aazinin kumu bizim eve:(( ben yetiş kapat derken doldu, sonrasında içerisi çok sıcak oldu, klima fazla geldi, oğlumla kuru kuru, kırmızı burnumuzla mutsuzduk... sonrasında biraz yavaşlayınca kendimizi 5M migrosa attık ancak oranın kalabalık, gürültüsünü oğlum sevmedi, o açık havanın ferahlığını seviyor. bu gün de akşam üzeri site içinde çıktık markete sıkıldı, dışarı çıkınca gülümsedi de, hani önümüz kış alışveriş merkezlerini sevmeye başlasa çok iyi olur:))) dün markette sıkılınca memme, memme dedi. çıktık emzirecem hehe hehe diye gülmeye başlamazmı, ay resmen ağzım açık kala kaldım. şimdiki çocuklar harika veee hayret bir şey....
şimdi oturdum damla sakızlı lokum eşiliğinde yazıyorum. bu gün dünkü tozun dumanın temziliğini yaptım ama esas cumartesi annem gelmişti ve derin bir temizlik yapmıştık hani onun üstüne pek keyifli olmadı ama olsun aslınd aeve her gün elektrik süğpürgesi tutmam gerekte. en zoru o, onu tutarken oğluşumu duyamıyorum. vee sanırım sesindende hoşlanmıyor en azındna çoğu zaman o nedenle o uyurken hiç kalkışmıyorum. uyanıkken izin vermiyor. bu konuda taktiği olan varsa lütfen söylesin. sineklikleri sildim, yerleri paspasladım, toz aldım derken gezmekten vaz geçtim saat 14:00 de oğlum uyuyunca hadi uynasın komşuy agiderim dedim ama onada gidilecek zamanı geçirdi uyunması. aman o uyusunda... sonra dediğim gibi dışarı çıktık teyzemle. yemekte yapmadım dün akşam için yemeğim vardı ancak alışveirşte kocacış menüyü balığa çeviriverince hop bu akşama kaldılar. bana barbunya kocacışa kurufasülye ( ben yemem kurufasülye) pilav, közlenmiş patlıcan yemeği daha önce yazmıştım adını bilmiyorum diye, tarhana çorbası, briazcıkta karnıyarık, üzüm hoşafı, salata eee ben çocuklu kadınım daha ne olsun ama demi?:))) lütfen destekleyin beni.
bu arada ay ben bu yazıyı bitirip hemen gidip bir bu pratik kazandiplerindne bir tane yapayım.
bu gün gidemediğim komşuya giderkende bir kek yapsammı ki? o hamile aslınd abu gidiş için bebek bezi hazırladım hatta bir kısmını pembe kurdele ile süsledim:)) onun kızı olacak. neyse onuda o zaman düşünürüm bakalım fırsatım olacakmı? vee neli kek yapmalıki????
yarın bu gün gidemediğim arkadaşıma gitme planım var. öğleden önce çıkmayı planlıyorum da nasip tabii... ben hemen gidip hem kazan dibi yapayım, hemde oğluşuma yoğurt mayalıyayım. cumartesi ilk tattırmıştım ama ara vermiştim hadi yarın yine deneyeyim:))) yakında ben bununda makinesini alırım. dayısı mama makinesi aldıydı nasılsa:)) benherşei makine ile yapıyorum sanırım. bu nedneleme benim küçük ev aletlerim hızla bozulmakta, ha öyle çakma falan değiller, resmen hepsi marka da hızla bozuluyorlar...
20 Eylül 2010
erkeklere acıyorum
12 Eylül 2010
yatağım halka açıldığında, saçlarım

3 Eylül 2010
arka arkaya bizi bozmasın derken, dayısının yanına uğradığımızda oğluşum önce huysuzlandı, sonr ağlamaklı oldu, oradaki tecrübeli anneler bu çok sıcaklamış ( oda ne demekse) deyince soluğu sağlık ocağında aldım, ateşini ölçtürdüm, dr a dinlettim falan sonra orada emzirdim bri ara sakinledi eve geldim. ondan önce yengemle buluştuk oda oğluşuma bayramlık aldı. ay bunca bayramlığı bayramda giymeye bayram yetmeyecek gibi:)))
bayramlık alışverişi sürprizdi asıl digi-türk ün dekoderini iadeye gittim. doğum yaptığım saatlerd earayan görevliye kızmış ertesi günkü ile delirmiştim ve iptal ettirdim o iş yapmakta o telaştan ve sıcaklardan sonra bu güne kaldı. digidigi ile 11 yıllık beraberliğimiz oğlumun ilk saatinde bitti:) çokda önemli değil şu aralar tv ye ayırdığım zaman önceden planlanamıyor zaten.
oğluşum iki gecedir beden ayrılamıyor, dün gece aşıdan dedik, bu gece sebebsiz yarın akşama ya nasip.
ilknurcum ilk kahkahsı geldi, evet harika bir şey, çıldırdım:)))))))) hemde banyoda geldi. banyo yaparken kahkaha atıyor katılacak diye korkuyoruz:)) sesini duyunca bile nasıl hareketleniyor, heyecanlanıyor ve gülmeye başlıyor görme gitsin:))))
son durum bitti ben çamaşırları asmaya gidiyorum, hayatı yoluna koyuyorum derken gece yarılarından sonra iş yaptıpımıda yazmışmıydım:))
olsun gündüz oğlumla oynarım, onun yüzündeki gülüş herşeye değer
1 Eylül 2010
40 bitti bile...
hani eskisi kadar gezmeyebilirim ama bu kadar değil.
evden çıkmayalı 36 gün oldu, egenin sıcaklarında ev hapsimiz uzun sürdü...
ama bu gün gezmenin dibini bulduk, oğluşun aşısı vardı sabah sabah evden çıktıkç dayısı, anneannesi telefon ettiler çıkma diye,
aaa yeter dedim, sıcaktı, yağmurdu bune ya bitmez bunlar önümüz kış yağmur soğuk olacak. sonrası yaz yine sıcaklar gelecek allah izin verirse bu böyle sürer çıkmadan olurmu. üniversite bir hocam vardı kötü hava yoktur insanın hazırlıksız olduğu hava vardır derdi de, 40 dereceyi aşkın sıcaklıkta nemi ekleyince yapılması gereken hazırlık nasıl olacakki dışarı çıkmadan:)))
neyse kısaca ben kimseyi dinlemedim, benim dinlemeyeceğimi anlayan kocacış tık çıkarmadı:)) aşıdan sonra gezdim nihayet yaz biterken kendime bir kaç parça giyecek aldım. 2 gün önceki doğum günüm içinde bir kaç şey gelmişti:)) kitap baktım dolandım.
oğluşumla ilk doğum günümü kutladım. aslında bir bakıma oğlumun da doğum günüydü çünkü biz onu geçen yıl doğum günümde yapmıştık. benim için en anlamlı doğum günümdü, ben hiççç hediye beklemedim bu yıl, en güzel hediye kucağımdaydı. bu yıl bize oğluşumun büyük abiside katıldı. artık sık uğrar oldu bunda oğluşumum etkisi?
oğluşum harika bir bebek oluyor en azından benim için, gelişimi iyi, küçük ve komik adam, amma benim için en güzeli şu günlerde bana olan düşkünlüğü gururumu egomu inanılmaz okşuyor. ağlarken kimseye değil bana gelmesi, başkasındayken beni takip etmesi sesime tepki vermesi her ne kadar bunda memenin bende olması etkili olsada olsun ben inanılmaz mutlu oluyorum:)))
bu arada neler mi yaptım. geçen gün yine lale ablanın kulaklarını çınlatarak tarifi olmayan uydurma kek yaptım. her seferinde yazıyorum ve bıkmayacam her seferinde yazacam. kek yapmanın bana mantığını kısaca yazarak bana kek dünyasının kapılarını açtığı için teşekkürler lala abla. bu seferki özellikle doğum günü tebriklerine gelenlerle çoktan bitti ve herkes beğendi.
sonramı bir sabahattin ali bitirdim, kürk montolu madonna. nasıl olmuş bilmem ama ben bu yazarı hiç okumamışım işte!!! şaşırdım. taaa ABD dan hediye geldi:))) kocaıcşın arkadaşları tatile gelirken oğluşa bir sürü hediye getrimişler, biraz ayıptır söylemesi koca koca markalar ( bu arada laf aramızda onlarla küçük adam oluyor) biraz gündelik ve ilk yıl anı dosyası bebeğe falan ama bizede bir şeyler getirirken bir kitapta eklemişler. hani eskiye, okuduklarıma göre roman sayılmaz hikaye kitabı gibi ama olsun ara verince hafifi başlamak iyi oldu yani, sonra yarın kalmışa devam ettim. veee dedimya bu gün de kitap baktım bir kaç kitap var aklımda... evde temizliği, yemeği yapıyorum da malum ramazan nedeni ile misafire ara verdim ve daha derin temzilikte annemden yardım alıyorum ancak eskisine göre çok nadir. annem dönüş yapar gibi, gibi çünkü babanem bizda hala bu arada bu süre bu gün 4 ay bitti yani oğluşumda 4. ayını bitirdi...
bu serinliğin fırsatını kaçırmadan gidip yatmalı, oğluşum aşının etkisi ile gece uyanabilir, o uynamadan uykunun dibini bulsam:)))
ancak her fırsatta buradan merak ettiklerim var. lala ablanın tatilini okuyamadım, kızlar ve o neler yaptılar, neler okudular, nereleri gezdiler. duygunun hamileliği nasıl, sık sık içimden onunla okunuşuyorum. ona bir şeyler anlatıyorum akıl veriyorum haddim değil ama olsun bak ben bunları yanlış yapmışım bunları düşünmemişim gibi... ilknur u kızlarını sağlık durumunu ve yazın neler yaptıklarını heeppp merak ettim ediyorum
1 Ağustos 2010
temmuz biterken sıcaklarda
geçen hafta oğlumuda alıp kahvaltı için evden erkenden evden çıktık. serin serin kahvaltımızı yapıp pazara gittik. pek iyi bir plan değildi belki, zaten pek bir şeyde bulamadık kuru pazarda. mutfak perdem kötü durumdaydı. yine taşınmaktan bahsetmeye başlayan bir kocayıda düşününce pazardan kocacışın berber perdesi dediği bir perde aldım. onun dışında sebzelerimiz alıp öğlen eve döndük kan ter içerisinde. geçen hafta öyle döndüğümü düşündükçe bu hafta dışarı çıkanların allah yardımcısı olsun. ben pazardan döndüğümden beri hiç çıkmadım. evde yemek, temizlik falan... annem tatile gitti çanakkale ye yiğenine gittiler. babanem benimle kaldı. yeni yaşamıma uygun planlar düzenlemler geliştirmeye çalışıyorum. gündüzleri oğlumla geçiriyorum. akşam o yattıktan sonra işlere zaman ayırıyorum. yani annem gitti ama evim temiz, dolapta yemek var, çamaşırlar yıkanmış, ütüler yapılmış vee gündüzleri oğlumla uyunmuş, oynanmış... ama burası ihmal edilmiş durumdayım. oğlum sıcaklarla yeni yeni huylar geliştirdi öğlen uykusunu memede emerek uyuyor veee sık sık elini emiyor. ben yalancı meme vermedim bıraktırmak zor olacak diye şimdi ise o elini emiyor bunu bıraktırmak dahada zor olacak yani her şey doğru yapılamıyor yada her şey düşünülemiyor:(((
benden en kısa haberler bunlar anlatacak çok şey var belki, yaptığım bamyanın tarifi vermesemde, keklerden kurabiyelerden bahsedebilirdim. gelenlerden, konuşulanlardan bahsedebilirdim. eee her şeyi yavaş yavaş ayatıma tekrardan sokuyor ve düzen kuruyorum.
şikayetçimiyim ASLAAAA
hamileyken en güzel günlerim bunlar diyordum, oğlumu kucağıma aldım o minik halinin en güzeli olabileceğini düşünüyordumki bu hallerine geldik, gümeye agulamaya başladı. her yeni durum yeni bir planlamayıda beraberinde getirdi... şimdilik bu kadarını becerebiliyorum
görüşene kadar...
15 Temmuz 2010
oradan buradan geçen günlerden
buralarda havalar bir serinledi fırsat bildik gezdik
sonra ısındı mecburi çıkışlarımız oldu
pazartesi kocacışın doğum gününü kutladık, daha doğrusu kutlamaya çalıştık bebekli ve benli ilk doğum günü, onun önceleride bebekli doğum günleri olmuş ama bu benim için yeni, oğluum evd ebir şeye izin vermedi attımkendimi yola şehre gittimki o ne çok sıcak kocaıcşa hediye bakacaz sokaklar kaynar kazan, dükkanlar buz devri, olmaz dedim, oğluşumkıpkırmızı oldu, kanter içinde kaldı.eee valla kocaıcş kusura bakma dedim hemen döndüm eve, eve dönünce o sıcağı yiyen oğluşla ilgilendim kocacışa bir pasta bile yapamadım. akşam eve gelince kocaman öptük, özür diledim biraz kapris yapar gibi oldu sonra olsun en güzel hediye kucağımızda dedi bizi öptü, sonra odasına gittik koyduk bir şarkı üçümüz dans ettik:)))))))
salı doktor kontrolü vardı denize karşı harika bir muayenehaneye gittik ohh pöhür pöhür esiyor dayımız geldi ama o aşağıdaki cafede oturdu dr ağlatırsa diye... anneannesi bizimleydi ve nitekim ağlattı, öncelikle düğmesini açmadan tulumu çıkarmak isteyen dr a sinirlendi, e bride üstüne mingaldağına bakınca kızılca kıyametler koptu muayenesi bitince anneannesini aldı çıktı biz dr u ile konuştuk. allahıma çok şükür sağlıklı ufak tefek şeyler var ama mesela annesi gibi alerjik bünyeli, gıda hassasiyeti var, hidreseri var falan ama hiç biri önemli değil dedik... orada ishal aşısını da olduk çıktık. hep birlikte esintili kordonda bir sefa yapıp, kemaraltında iskender yiyip veee mother&care den yeni boyumuza kilomuza uygun bir kaç şey alıp döndük.
asıl dün 3 aşı oldu biri koldan verem aşısı, diğerleir bacaktan. aşıdan sonra biraz dolandırıp arabasında uyuttuk geldik ama evde bir 1 saat geçirdik aman allahım aklım çıktı:( bir kaç kere katılacak sandım. her ne kadar dr lar katılmazda deseler insan bebeğinin o helini elinde görünce hani hiçde dr un dediklerini düşünemiyor panik oluyor:((( geceyi çok hassas geçirdi oğlum o mırıldandıkça kucağıma aldım, emzirdim. her gecekinden fazla şevkat gösterdim. neyseki bu sabah ev esiyor arada şekerleme yapıyor oğlum....
bu haftaya sığanlar bunlar geçen haftayı düşünmem gerek ama önce oğlum sitesini düzenlemeye fırsat bulamadım ağırlık oraya keşke bazı günler geçiyor, bazı kareler kaçıyor ama oğluma bebekliği ile ilgili gerçek bir şeyler vermek istiyorum...
bu akşam küçük abisi bizlere katılacak, oğlum küçük abizi ile yeni tanışacak, bakalım... ???
ben kendime ucundan kıyısından zaman ayırmaya çalışıyorum ama hala tam düzene giremediğimiz için olmuyor. dr 4 ayı doldurmadan fazla bir şey bekleme dedi... oğlumun canı sağ olsun. o sağlıklı olsunda gerisi hal olur.
4 Temmuz 2010

30 Haziran 2010
gag / tarifsiz tarifler
ama ona yeni blog yapıyorum buraya yine yemek tarifleri gezmeler gelecekte... işte... gezmeler de hala 40 gezmeleri... ay anlayacağınız ben fena halde, evli mutlu ve çocuklu olup ev hanımı oldum. bu gün küçük halamdaydık ondan çıkarken oda sen epeycene anne olmuşun dedi... pek benden beklenen bir durum değildi anlayacağınız, ben özgür kız durumlarında olmasamada ona yakın geçirdim eee bu bebekte 90.dk golu gibi gelince son dakikada beklenmezken umutlar kesilmişken benim durumlarda sürpriz niteliğinde:))))))))
neyse buralarda çok gezemesemde mutfağa ara ara giriyorum pek yemek yapamıyorum ama ataıştırmalıklarda ilerledim:)) harika bir tahinli kurabiye tarifi buldum, sonra ben kek yapamayan ben lale abla sayesinde tarifsiz kekler yapmaya başladım, hem pişirebiliyorum, anlayacağınız ben kendimi aşıyorum. lale abla bir yazısında hani kek yumaşak olsun isterseniz, kabarsın isterseniz, gevrek olsun isterseniz şunu bunu koyuyorum diye kek mantığını anlattığı bir tarif vermişti ha işte o benim dünyamı değiştirdi:)))))))))) artık kek yapabilir oldum. eskiden tarifleri beceremeyen işin ilmi anlatılınca tarifsiz tarifler yapmaya b sıralarda her şeyde olduğu gibi onuda yine canım çekti kalktım yapayım diye, evde annem yoktu babanem bana 1 kg limona 1 kg şeker dedi, yok dedim fazla gelir yok yok dedi ben biliyorum. onu dinledim tahmin ettiğinzi gibi limonlu şerbetim oldu:))))) bunu kanat dedi rengi limonataya benzemedi ama ben yaptığım hatalardan ders aldım. şimdi o şerbet konsantresi bitsin ben ne limonatlar yaparım durum siz:))))) o sıradaki limon kabuklarını atmadım kocacış sever bens hiç sevmem limonlu kek yaptım işte o tarifsiz tarifle, içinede zencefil koydum ve muflin gibi pişirdim ellerime sağlık bepenmeyen kalmadı, o sırada çanakkaleden bebek için gelen kuzenim bile bayıldı tarifi dedi, yok ki dedim inanmadı:)))))) doğum yapmadan bir kaç saat önce sardığım sigara börekleri gelen gidenle debini bulmak özere:))))))hani pek bir şey değil ama şartlara göre yine bir şeyler işte:))))) gezmeklerin yazılacak bir şeyi yok, gezmeklerle ilgili esas anlatılacaklar oğlumun sokaklarda benisoktuğu durumlar orta yerde kendini yırtıyor karnı acıkınca:))) arabamızı almıyorum evden çıkınca ha dolmuş ha arabamız; eğer arabada uyandı ise derdi açlık dolayısıyla durum her halukarda vahim:)))))))))
veee oğluşum bu gün 2. ayını doldurdu
oğlum uyandı ve aç bendne şimdilik bu kadar...
18 Haziran 2010
40 ımızın dr kontrolü
dikiş almada olmadığından hastaneden beri dr umu görmemiştim, dün dr daydık, aman aman buranın sıcaklarında bittik, resmen bittik.
dün sabah evden çıktık, önce bebeğimin doğduğu hastaneye gittik, onun 6 haftalıkken yapılması gereken 2.kalça ultrasonu yapıldı. kalça çıkığı riski yoktu ama yapılmıştı şçimdide 2.si yapıldı. herşey normal çok şükür beklendiği gibi. oradan çıkıp bir şeyler yedik. aslında her dr a gittiğimizde bir şeyler yediğimzi yere gittik yine ama bu sefer oğluşum karnımda değil arabasındaydı:))) en komiği ise yemek yediğimiz yerin sahibi aaa siz hamileymiydiniz demesi güne damgasını vurdu, oradada güldük, sonrada sık sık aklımıza geldi güldük:))) sonra dr vardık ki, oğluma jest:)) bebekli hastalar sıra beklemiyormuş:))) ama içerideki hastayı beklerken uyuyan oğlum hiç uyanmadı, gözünü açıp dr una bile bakmadı, ayıp ettin dedik ama hiççç oralı olmadı, dr kıyamadı olurmu ayıp o dedesinin evinde ya ondan çok rahat o burayı tanıyorda uyuyor dedi:))) oğluşumu sevdi bol bol koktu, dünyadaki en güzel kokudan daha güze diye diye:))) sonra onu anne annesi ile dışarı aldık vee benim muayeneme geçtik. herşey güzel, hiç bir sorun yok çok şükür, ikinci bebeği bile konuşmaya başladılar orada arada:) yinede sıamer için örnek aldı dr um, bir şey çıkacağından değil ama olsun dedi. dışarı çıktığımızda tipik izmir sıcağı yine bizi bekliyordu. arabada araç koltuğu kullanıyoruz ama, korktuğum oluyor acıkınca durmuyor veee daha önemlisi o sıcakta arabada yüzüne güneş gelmesi sorunu var, malum araba tek yöne gitmediğinden koltuğunu ayarlayamıyoruz vee güneş geldiğinden asıl sorun başlıyor, perdeli araba lazım bize, bunu fark edince anneannesi ile hareketli perde görevi gördük:)) eve gelince hemen hepimiz gibi oda banyosunu aldı, karnını doyurdu, çünkü arabada emdikleirni hemen çıkarmıştı, hemenderin bir uykuya daldı kıyamam oğluşuma.
bu gün se sanırım 4. kez tırnaklarını kesiyordum ki nasıl oldu ise etine kaydı, yani siz siz olun o eti kesmez güvencesi ile satılan makaslara güvenmeyin. normalde aşırı güneşte gözlüklerimi takıp yaptığım işi ben nasılsa öğrendim cesareti ile sanırım biraz daha loş bir yerd euyuduğu halde yapmaya kalkınca, uykusunda canı yanan bebeğim direk katıldıki, hamilelikte bebeklerin katılmalarına rağmen asla nefessiz kalamayacağını öğrenmiş olmama rağmen aklım çıktı. mosmor kaskatı olmuş bir bebekten insanın korkmaması çok zor, hele ilk bebeğinizin ilk günlerinde iseniz yinede soğuk kanlılığımı koruyorumda sonra çokmu duygusuz ve vicdansız bir anneyim ben diye içim içimi yiyor:((( bir yandan kucağımdan ayırmamak istiyorum, ne yani askere giderken mikucağımda sevecem demi ama, diğer yandanda çocuk yetiştirme kurallarında karnı tok, gazı alınmış ve altı temiz bebeği yatağında bırakın uyusun deniliyor olmasıda var????? bilmiyorum kısaca....... ama kucağımdan bırakıp bu hallerini bu mimiklerini kaçırmak... ben babası için bile üzülüyorum, gündüz pek çok şeyi kaçırıyor evde olmadığı için. harika mimikler geliştirdi... :))))
evde hayat hala tam olarak normale dönmedi, hala yeni bebek gelmesinin şaşkınlıkları var üzerimizde... ben düzenli bir uykuya geçemedim, biraz oğlumdan olduğu kadar birazda benim normal hayata geçişte yarattığım baskıdanda oldu, geri tepti. ben gezerim, misafird eağırlarım, kendimede bakarım, ev işide yaparım falan ihtiraslarım sayesinde, geçen akşam kocacış bebek uyurken hemen yat yoksa şimdi bayılacaksın sen dediğinde fark ettim kendime yaptığım baskıyı... yani evet hayat normale dönecek ama öncelikle asla eskisi gibi olmayacak ve bu iş yavaş yavaş olacak bunu kabul etmem gerek. yani bazen aksaklıklar olacak, her yere gidemeyeceğim şu an sonra yavaş yavaş bunlarda normale dönecek ama biz artık 3 kişiyiz yani asla 2 kişilik olmayacak hayatımız. bunu geçen akşam akşam oğluşum biraz keyfi yokken kusmaya başladığı sırada fark ettim. ben uyumaya yatağa yattığımda her sesine fırlamaya başladım, yetmedi uynadığımda kocağımda onu arar oldum yatağına koyduğumu unutup ve gözümü kapadığımda ona bir şey olduğunu düşünüp sıçramaya başladım ki, o an o sorumluluğu, o sevgiyi ve artık umarsız hayatım olmayacağı gerçeği ete kemiğe bürünmüşte karşıma çıkmış gibi oldum. evet eskidende uykusuz gecelerim endişelerim olurdu ama onların hep bir sonu olurdu, bunun yok ama bu endişe şimdi kusuğundan olacak, yarın başka şeyden ama hep olacak. belki hep aynı düzeyde olmayacak bazen çok bazen az ama hep olacak... olsun ben bunu o kadar beklemiştim... ben o kadar bekledim de 3.kez yaşayan kocacış çok mu farklı? hayır değil. o da çılgınlar gibi seviyor oğlunu, ne yapacağını şaşırıyor, onun sesini duyan bebek bir an durup onu dinliyor resmen tanıyor, benim sesimi duyunca yalanıyor ama teyzemin sesi ona resmen ninni gibi geliyor:)))))
şimdi yatağında yatıyor zor bir gaz çıakrma seansından uyuyor. bende telsizi yanımda buradayım. onun yanında çalan radyoyu telsizinden dinleyerek. oğluşum yıllar sonra evimize radyoyu soktu:)))))))))
15 Haziran 2010
ZAMAN KAPSÜLÜ
6 Haziran 2010
40 uçurduk
bu 40 uçurması nedir bilmem ama bizde uçurduk dün. işin ilginç yanı 40 uçurmak için bebeğin 40 günlük olmasını beklememek gerekiyormuş o zaman 40 basıyormuş. ay ne kadar garip bir durum. bu efsaneyi bilen varsa lütfen paylaşsın...
sadece hafta sonları müsait olan dayısının eşinden dolayı dün çıktık dayısının evine gittik ilk kez. evine gitmeden ilk önce dayısının iş yerine uğradık, onu gördük kendimizi öptürdük. oradan gelen hediyelerden değişecekler vardı onu hal ettik, ha birde bilmece halindeki bebek arabası ve araba koltuğunun kullanımını sorduk aldığımız yere. araba koltuğu mecburiyeti çıkalı adamlar sersem gibi olmuş müşterilerden güldüm:))) bizmi? biz mecburi olmadan almıştık, babamız bu konuda çok hassas zaten. neyse, yani bir sürü iş yeri gezdik öyle gittik dayısının evine. bize bir sürü hazırlık yapmış. evi serinletmiş biz gelince yatak odasının pencerelerini kapattı oğluşum rahat rahat uyudu bir güzel dayısı ile teyzesinin yatağında:))) bulaşsın inşallah dedik bol bol...
bizde hazırlanan mantıları, ikramları yedik, çaylarımızı içtik. oğluşum uyanınca ben emzirmek dışında teyzesine yıktım:))) son uykuya daldığında çıktık döndük. oğluşum bizim evin asansörüne kadar gayet sakin dayandı, asansörden eve koşa koşa girdik emzirmeye:)))
bu günde misafirleri geldi yine, babasının iş gereği tanışıklığı olan hoca vari biri vardı gelenler arasında oğluşuma okudu üfledi. zaten hamileliğimde babanem neredeyse hatim indirmişti ona:))) bu günde okundu üflendi oğlum, nazar değmiş dendi. haaa birde doktor olacak bu çocuk dedi. ha işte bunu buraya kayıt düştüm ileride kendi okusun değerlendirsin????
yarın yine misafirlerimiz gelecek. uzaktan gelecekleri için bu gün temizlik ve yemek işini halletti annem. ama çok yorgun, yorgunlukta gerginlik yapıyor onda. oğluşum bu gün gaz sancısı çektiğinden ben pek yardım edemedim, genelde oğluşumla burun burunaydım. birde dün gece hiç uyumadım ama annem yüzünden. gece yatarken hava serinledi biz çocuk ince gezdik dönüşte inşallah üşütmez demesiyle ben bütün gece oğlum gak dedi koş ateşine bak, kustu aman kusuğunu kok üşütmüş diye? guk dedi fırla modunda geçirdim. aklım oynadı hastalanırsa diye. sonra herkesi sabah haşladım. bir daha kimse olumsuz cümle kurmasın diye
karnım kocaman hala... dr korse, hareket neyim her şey yasak dedi ona kontrole gidene kadar... herkes içinde bir tane varmış unutmuşlar esprisi yapıyor, ama bu espiri bayatladı resmen...
1 Haziran 2010
1 ayımız
duygularımı anlatmaya çalıştım, kelimeler yetmesede...
bu arada pek çok soru fiziksel durumumla ilgili oldu, pek çok bayan bunu merak ediyor:))))
ben hamileliğimde 7,5 kilo almıştımki, hastaneden dönünce bunun 6,5 vermiştim. hamileliğimin son 3 ayında şeker diyeti yapmıştım, hastaneden çıkarkende doktor şeker diyeti verdi. önceki yememek, sonraki yemek üzerineydi. hastaneden çıkarken dr um bol bol lahusa şerbeti iç, tatlı ye sakın diyet yok dedi... bende dönünce resmen boşalda semerimi ye durumuna girdim:))) bebeği emzirirken öncelikle buranın yazının gelmesi ilede çılgın gibi terliyor, içim eriyor ve bebeğim emer emmez ben soluğu mutfakta alıyorum. gelsin tahinli pekmez, gitsin üzüm hoşafı, kurabiye, üç öğün yediklerimden bahsetmiyorum bile... bunun sonu nereye varır hiç düşünen yok ama ara ara, daha çokda bana soruldukça aklıma geldiğinde sizlere kilo durumumu da bildiririm:))))
hamile bile kalmadan hep doğum yaptığımda hastaneden eve dönmeden kuaföre giderim derdim hastaneden eve döndüm hatta 1 ayda oldu ama hamilelikte özellikle babanemin istediğini kırmayıp kocamın deyimiyle rapunzel haldeydim. bu konuda lale abla şahidim, doğumdan az önceki halimi gördü:))) 1 ayımızı dolduruken aşımızın zamanı geldi, fırsat bu fırsaytır dedim evden çıkarken iyi planlama yapmak gerek... öncelikle dr ve hastaneye önceki gidişlerimizde öğrendim. benim çıkış saatim için planlama yapmak zor. planlamayı oğluşum yapıyor şöyleki; bebeğim uyunacak, altı alınacak, beslenecek ve uyuyacak ve o uykuya dalar dalmaz evden fırlanacak. çünkü uyandığında hemen meme isteyecek nerede olduğumuzun hiç önemi yok ve başka türlü susturulması mümkün değil. dr a ilk gidişimizde muayehaneye vardığımızda hemen emzirildi, dr bekledi:))) ikincisi daha kötü çıkmıştık ki arabaya binerken çıldırdı, şehrin göbeğinde arabada ben emzirmeye başladım:))) babası bebeğin emdiği memeye bakacak sapıklar için yapılacak bir şey yok diyecek kadar rahat:))) hani sokakta çıkarıp emzirmiyorum ama, arabaya biner binmez usturupla emzirdim. şimdi bu tecrübe ile plan yaptım. o uyuyunca çıktık ama biz şehre varınca sağlık ocağı öğle tatiline girince oraya yakın kuaförüme gitim fırsatı değerlendirdim yani. öğlen hiç kimsede yoktu. içerideki onların özel odasında uyudu annem başında. tam işim bitti uyandı, emzirdim oradan fırladık. fırlarken ben inanılmaz hafifilemiştim tabii:))) artık eskisine göre kısacık saçlarım var, bana kalsa ben çok kısa kesecektim ama kocacış hemen yapma önce gözümüz alışsın, hem başka başka modeller kullan dedi, bende hay hay dedim:;)) neyse fırladık çıktık. annem bir kaç yerde vitrin bakmaya kalktı aman dedim ama sağlık ocağına vardığımızda daha uyanmamıştı, zorla uyandırır gibi yaptık ki aşı oldu, çok ağladı bu sefer. çıktık eczaneden ilacımızı alırken tam uyandı ağlaması artı, tanıdık eczanenin arkasına geçtik emzirme için:))) ))) o uyuyunca hiç kusura bakmayın ben hemen gidiyorum dedim güldüler:))))))) orada hamileliğimi bildiklerindende inanılmaz bir ilgi ile karşılandık, bir sürü hediye aldık:) dayımıza merhaba dedik, döndük. veee sandığımdan çok daha kolay oldu herşey. oğluşumun bu güne kadar ki tüm gezmeleri iş yerlerine oldu:)) erkek adamın ev gezmesinde ne işi var demi ama, adam işine gücüne bakar:))))))
30 Mayıs 2010
günler geçiyor...
24 Mayıs 2010
22.gün
9 Mayıs 2010
ANNELER GÜNÜM.40.DA BİR İLK
8 Mayıs 2010
rüyaysa kimse uyandırmasın

29 Nisan 2010
04.05.2010 07:00
27 Nisan 2010
SAYILI GÜNLER KALA...
25 Nisan 2010
ben o kelimeyi henüz bilmiyorum
18 Nisan 2010
sürpriz ikinci kahvaltı
gece yarısı kocacış uyandı, bende uyanmaya çabalarken çocuklar geldi beni neden uyandırmadın paniğinde kıyamam:))) yok yok gelmediler dedim gülerek:) uyuduk...
sabah kalktık, mümkün olduğuncada geç kalktık, aslında ben sabaha karşı aç uyandım ama kalkmadım. kalkıncada epey oyalandık, kahvaltıyı hazırladık dayanamadım bizimkilerin telefonunu çaldırdım açan olmadı. oturduk sofraya tam bitirdik kardeşim aradı kahvaltı yaptınız mı diye? şimdi ama siz gelin ben ikinciyi sizinle yaparım dedim. aslında gelmezler dedim ama hemencecik geldiler, onlara balkonda kahvaltı hazırladık, gelirken sosyete simiti getirmişler hepimiz biraz biraz onlara eşlik edip ikinci kez kahvaltı yaptık:))))))
aslında benim sabah boğazım ağrıyordu, o keyfimin kaçtığı gece çok terlemiş ve üstüm çok açılmıştı, biraz orada birazda iki gündür sokakta terleyerek keyfi kaçırdım sanırım. bu gün kimse beni dışarı çıkarmadı, kardeşim herkese tembih üstüne tembihledi, bunu salmayın diye:) salmayın, arabasız dolmuş otobüste gezmesin sarsılmasın ve araba kullanmasın diye diye:)))
kahvaltılar sonrasında çay kahve keyfi yaptık balkonda, karşıdaki okuldada 23 nisan provaları vardı o sırada bol bol da müzik dinledik sohpete eşlik:)))))))))
çocuklar gitti, annemler işe daldı, biz kocacışla tvbaşı yaptık. sonra kocacış star trek serisinin son filmine başlayınca bende odaya geçtim, dün aldığımız süslerle ve evdekilerle yapılacaklarımın bir kısmını yaptım. kapı süsü yapmadım. ama yatağı bitirdim. yatağın bir köşesine sakladığım gelinliğimin eteği tülü asıp üstüne çiçekler, kurdeler ve nazar boncukları astım. annemler takı yastığı diye bir şey hazırlamışlar dantelden, yok dedim o öyle olmaz onun içine janjanlı bir mavi astar koyup, kenarlarına mavi kurdeleler geçirip fiyonk yaptım ve minicik yastık dengesiz göründü gözüme bende onuda kurdele ile yatağa bağladım. aslında dahada süsledim ama benim gözüme daha bir hoş göründü ne garip:;)))) düz bir nevresim için ütü ile yapışan çıkartma almıştım onları baskılayıp kaldırdık. bana göre çok iş yaptım geldim yine oturdum kocacış dedi hadi sen bir yürü hazır alışmışken ehh iyi dedim. ama sitede dedi:!) sitenin marketine kadar gidip ekmek falan aldık. gelince uzandım.
uzandım ama oğluşum yine mideme doğru hareket edince midem ekşimeye, yanmaya başladı. uzun oturdum bende, bu oturuyorum ama ayaklarımı kocaman uzatıyorum. uzattım oğluşum yine kendini oradan oraya atmaya başladı karnımda, onu seyrettim, onu okşadım:))) yemeği bu gecede kocacış ve annem hazır etti ben bu keyfi yaparken:) annemler eve gidince bakalım nasıl ve ne kadar yapacam:)
sırt ve belimde ilk kez ağrı hissettiğim oldu bu günlerde, galiba yorgunlukta etkili:))) vee el bileklerimde ağrı var, gece uykumda bile hissedilecek kadar ağrı var, sanırım magnezyum içmeliyim artık:)))
veee bu işleri yaparken aklımda lale ablanın isteği vardı. bunların fotoğraflarını istemiş fotoğraflamak kolayda bilgisayardaki aktarım programını kocacış silmiş yine, son geldiğinde oğlu yüklemişti kocacış yine silmiş ne derdi var bu programla anlamadım ki? neyse illaki bu işi çözecem ve yayınlayacam oğluşumu paylaşırmıyım bilmem de, yatağını, yastığını, sepetini yayınlarım artık:))) ve bunları düşünürken her zamanki gibi bebek bekleyen, bebek isteyen herkes için ayrı ayrı dua ettim, hatta lale abla sana torun için dua ettim. ve illaki de bebeğime sağ salim sağlıkla kavuşmak için dua ettim. allah banada tüm isteyenlerede nasip etsin ve benim için iyi dileklerini bırakan, bizi merak eden sizlere allah kendi bebeğinizden yada torunlarınızdan çok daha güzellerini göstersin...
17 Nisan 2010
YOK ARTIK DEDİRTİYORMUŞUM
EE MALUM PERŞEMBEDE EVDE DEĞİLDİM:))))
PERŞEMBE İÇİN KİMSE BİR ŞEY DİYEMEDİ TABİİ, ANCAK DÜN BENİ SOKAKTA GÖREN KARDEŞİM KENDİNİ YOLUN ORTASINA ATTI, SENİN NE İŞİN VA DIŞARIDA DEMEK İÇİN KELİMELER KARIŞTI DİLİ DOLANDI RESMEN, ÖNCE AĞZIN BURNUNDA DEDİ ANNEMLE GÜLDÜK:)) ANLADIK KARNIN BURNUNDA DEMEK İSTİYOR. ABLA LÜTFEN HEMEN EVE GİT HAVA ÇOK SICAK BİR ŞEY OLACAK KORKUYORUM DİYORUM HİÇÇÇ TAKMIYORSUN KİMSEYİ DEDİ. GÜLDÜM, EKMEK ALDIM, ANNEMLERİN GÖZLÜKLERİNİ ALDIK GÖZLÜKÇÜDEN, BİZDE DAYIMIN HANIMI VARMIŞ DİYE SİMİT ALDIK, BAŞKA NELER YAPTIK BİLMİYORUM EVE DÖNDÜK, YENGEME SEN ÇAYI KOY DEMİŞTİK, EVE GİRİNCE ÇAY HAZIRDI, ODA GELİRKEN BİR ŞEYLER ALMIŞ BİZDE SİMİT ALMIŞTIK OHHH BİRDE BALKONA KURDUK TEZGAHI:))))) ÇAYLAR, BÖREKLER, KURABİYELER, SİMİTLER DERKEN, ÜSTÜNEDE KAHVEMİZİ İÇTİK. ANCAK SONRA GELDE AKŞAMA YEMEK YE, KOCACIŞA AYIP OLMASIN DİYE SOFRAYA OTURDUK, EE BİR ŞEYLERDE YEDİK... VEEE BEN SABAHI SABAH ETTİM RESMEN, GECE SOĞUK TERLER DÖKTÜM MİDEMDEN GELEN ATEŞLER BİR YANDAN DIŞARIDAN BASAN ATEŞ DİĞER YANDAN. KOCACIŞTA DURMADAN ÜSTÜMÜ ÖRTÜYOR:(((((( IYYY O KADAR SIKIŞMA, SANCIDA YAPTI KÖTÜ BİR GECE GEÇİRDİM. SABAH KALKTIM AYILIRIM DERKEN,İ KOCACIŞ HADİ KEMERALTINDA İŞLERİNİ HALLET NE DERSİN DEDİ? EHH DEDİM. ANNEMDE HAZIRLANDI ÖĞLENDEN ÖNCE EVDEN ÇIKTIK. KEMERALTI HAREKETLENMEDEN, BENDE AĞIR AĞIR YÜRÜYEREK DOLANDIK, ÖNCE DÜĞME, FERMUAR NEYİN KALMIŞ EKSİK ONLARI TAMAMLADIK. SONRA BEBEĞE BAŞLIK BAKTIK ÇOK GÜLDÜK, NE KOMİK ŞEYLER YAPMIŞLAR HOLİGAN ŞAPKASI GİBİ OLANLAR BİLE VAR:))) ORADAN BEBEK SÜSLERİ SATAN YERLERİ GEZDİK, EN BÜYÜK ŞOKU ANNEM YAŞADI YOK ARTIK DİYE DİYE... SONRA MEVLÜT İÇİN ŞEKER YADA LAVANTA KARAR VERMEDİM AMA ŞEKLİNİ SEÇTİM, ONLARI KOYACAK BİR SEPET, HASTANE İÇİN ÇİKOLATA, KAPI İÇİN SÜS SEÇTİM. HASTANEYE SÜS GÖTÜRMEMEYE KARAR VERDİM. ASLINDA HEPSİNİ ÇOK BEĞENSEMDE ÇOK ABARTILI BİR ŞEYLER YAPMAYAYIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM AMA... BANA SEPET ALMAK BİLE ABARTILI GELDİ AMA? SONRA BİRAZ TÜL, TÜL ÜSTÜ SÜSÜLERİ, NAZAR BONCUKLARI ALDIK ONLARLA EVDEKİ YATAĞINI SÜSLEMEYİ DÜŞÜNDÜK... SONRASINDA BİRER DAHA DOLANDIK, FİNCANDA KAHVEMİZİ İÇTİK, ALINACAK BİR KAÇ ŞEYİN YANINDA KAHVEMİZİ ALDIK DÖNDÜK. ZATEN HAVA O KADAR SICAKTIKİ, BEN BİR PENYE ELBİSE İLE ÇORAPLARI ÇOKTAN ATMIŞ HALDE DOLANDIĞIM HALDE, ÇOK SICAK GELDİ... SABAH EVDEN ÇIKMA KONUSUNDA ENDİŞELİYDİM GEÇİRDİĞİM GECEDEN SONRA, ANCAK YÜRÜMEK İYİ GELDİ SANIRIM MİDE SORUNLARIM HALOLSADA, YİNEDE YORGUNLUK VARDI. KASIKLARIM AĞRIMAK ÜZEREYDİ EVE GİRDİĞİMDE, HEMEN UZANDIM... ŞİMDİLİK SÜSLERİDE HAL ETTİĞİME GÖRE EV HAPSİNE GİRİYORUM SANIRIM.... KALAN SON 20 GÜNÜ EVDE MÜZİK DİNLEYEREK GEÇİRECEM GİBİ GÖRÜNMEKTE. ANNEMLER SON İŞLERİDE HALLEDİP YARIN YADA SONRAKİ GÜN EVLERİNE DÖNECEKLER SANIRIM. YİNE YARDIMA GELİR GİDER SANIRIM ANNEM AMA, ONLARDA EVDE BİZDE HAZIRLIKLARIMIZ YAPALIM BAHARLIK KIYAFETLERİMİZİ FALAN ALIP GELİRİZ BAHAR İÇİN DİYORLAR. BU ZAMANIDA BİZ OĞLUMLA BAŞABAŞA GEÇİRİRİZ GÖBEK BAĞIMIZ AYRILMADAN ÖNCEKİ SON GÜNLERİMİZDE... BİLİYORSUNUZ BU KONU HER NE KADAR BENİ HEYECANLADIRIYORDA OLSA, BİR YANDANDA YAŞADIĞIMIZ ŞU GÜNLERİN SONU GİBİ GÖRÜNÜYOR... NE GARİP... GÖBEĞİNDEN BANA BAĞLI OĞLUMLA ALLAH İZİN VERİRSE İLİŞKİMİZ FARKLI BİR BOYUTA TAŞINACAK BU GÜNLEİRN SONUNDA...
KEMERALTINA GİRERKEN BULDUĞUM SELİNDRELLA YI ÇIKIŞTA ALMAYI UNUTTUM YORGUNLUKTAN:((( HALA TREVENİAN A DEVAM EDİYORUM....
15 Nisan 2010
35-37
12 Nisan 2010
YÖNETİM KOCACIŞA GEÇTİ
9 Nisan 2010
tansiyon, şeker sıvı gıda sayesinde ayar gitmekte şükürki:)))
dr randevusunu öne almadık, hala önceki prosedür işliyor. o geceki olay benim kulağıma yine bir küpe oldu şimidilik dikkatli gidiyorum diyecem ama öyle değil:))) nasıl diyeceksiniz?
şöyleki
öncelikle annem o geceden sonra acil valiz yapmaya kalkıştı bana kalsa hala yapmazdım sanırım. ben hep son dakikacıyım:))) hele hamilelikte hiç bir şeye özenmeyeceğim, acele etmeyeceğim, vakitsiz yapmayacağım derken, annemin dediği gibi ameliyat önlüğü ile yatardın saatlerce, bebekte gerçekten çarşafla diye söylendi:))) neyse valizi yaparken bir yandan evde yerleşmesi gerekenleri ben, temizliği annem yapmaya başladık. ben kuyruğu doğrultunca doğum sonrası gerekecekleride ayar etmeye karar verdim. babanem sarmaları sardı, annem ütüleri yaptı derken ben eşyalarımı kolilediğim yerden kullandığımdan fazla çaydanlık, servis tabağı neyin çıkarmaya kaşkışınca, hem belki yazlıklar arasından bir terlikte bulur valize onu koyarım diye düşünürken. koliyi annem açtı içincekileri ben yerleştirdiğim için kolinin dibincen çıkacakları çıkarmak için boş LPG tüpün üstüne çıktım. az sonra odasından çıkıp beni orada öyle görünce!!! adama resmen kal geldi, önce ağzı açık kaldı, sonra yok artık dedi, yuh artık dedi, sonra ben bunun fotoğrafını çekip yayınlayacam 40 yaşında doğuma haftalar kala kadın fotoğrafı diye dedi. ben o halde kahkalar içinde kaldım. annem haklısın oğlum ne diyeyim ben buna dedi. kocacış bunun durumundaki kadınlar ah, off ile yerlerinden kalkamıyorken, hiç bir şey yapmıyorken, bunun haline bakın ya... hey allahım oldu adam. olay belki çok büyük görünüyor ama o kadarda değildi. birde dr umuzun geçen kontrolde dediği gibi bunları yapabilmemi aldığım kiloya borçluyum. yani kendime hiç kilo almadım. sadece bebek ve gerekleri kadar kilo almış olmama bağlı. aman hamileler, hamile kalacaklar kilonuza mümkün olduğunca dikkat edin, dikkat edin ki siz rahat edin. gerçekten denildiği kadar alınınca normal hareketleriniz çok az kısıtlanıyor. hani kısıtlanmıyor desem koca bir yalan olur. o kadar karınla yere eğilip ayak parmaklarınıza dokunamıyorsunuz bunu bilin ama, tüp tepelerine falan çıkabiliyorsunuz:)))) bu fotoğraf ta sonra oğluşa gösterilemk üzere saklanıyor... oysa benim tüm çevrem 100 kilo falan alır, doğru dürüst hareket edemez diye düşünüyormuş itiraflar gün geçtikçe geliyor:))) herkes doğuma bir duba olarak giderim, hatta gidebilirmiyim diye düşünürmüş meğersem:)) bu halim herkeslere sürpriz oldu:)) vee yılbaşı gecesi hamileliğimi belli etmediğim düşünülürse şimdi inanılmaz kocaman bir karına sahibim:)) beni bir süre göremeyenlerde şaşkın.
veee sonuç olarak bu akşam itibari ile evde kirli sepeti boş, ütütlenecekler bölümü boş, silinecek cam, çerçeve, kapı kalmadı, her yer silindi, çamaşır suyu ile hijyene kavuştu, bebeşin karyolası kuruldu, cicileri yıkandı ütülendi, dolabına yerleşti, toz moz kalmadı. haaa bu ne kadar dayanır tabiiki dayanmaz ama idare etemek zorunda benim bundan sonr agünlükişler dışında bir şeyler yapmaya niyetim hiççç yok... planlanan bir iki şey olsada, ben genelde müzik dinlemek, kitap okumak, belki biraz oda hafif kesinlikle hafifi dolaşmakla zaman eçirmek niyetindeyim... yaşamımı hafifiletecem:)))))) ha birde doğumdan önce kuaför işim var. doğum tarihi belli olsun öyel hal edeyim dedikçe, kontrole gidip dönemden doğuma girenlerin hikayesini duyar oldum:(
ha birde doğumdan önce kayınvalideme gitmek niyetindeyim. neredeyse her gün ona uürayan kocacış hamile olduğumu söylememiş, doğsun alıp götürürüm dedi:(( bence kötü bir fikir hiç bir anne bunu hak edemez dedim. sen söylemezsen ben gider haber veririm dedim. bakalım.
kramplarım pek yok ama yinede mağnezyum içiyorum iş yaparken ani bir kramp girmesin diye tedbir amaçlı.
oğluşum büyüdükçe hareketleride kuvvetleniyor:))) kocaman kocaman tekmeler atıyor.
onun hareketlerini anlatacak kelimeleri bulmak, o keyfi o hazzı anlatmak mümkün değil.
sanki oğluşumla bir dünya turuna çıktık. her bir durak inanılmaz keyifli, yeni bir macera, ama beni yeni bir maceranın beklediğini bilerek yola devam etsemde bıraktığım her durakta, yaşanan güzelliklerinde tadı damağımda ayrılıyorum o duraktan:))) ama beni bekleyen yeni durakların heyecanıda içimde, beni bekleyen bilmediğim yerlerin heyecanı, merakı içimde yola devam ediyorum. yaşananlardan sarhoş, yaşanacakları meraklı... içimdeki tekmeleri bu kadar sevebileceğimi hiçç düşünmezdim. bir yolculuktan bu kadar keyif alabileceğimi bilmezdim. çokkk uzun yıllardır yaşamadığımi hatta hissetmediğim mutluluğu yaşatıyor bana. nazar değmesinden korkuyorum bazen, bazen bu mutluluğun elimden alınmasından korktuğumdan mutluyum demek istemiyorum. sonraysa bunu bana yaşatan oğluşuma haksızlık olarak geliyor bu. beni ne kadar öutlu ettiğini bilmeli, yaşattığı bu mutluluk burada bir yerde olmalı, o bir gün burada okumalı, hatta ona okuyacağım ilk masla bunlar olmalı, onu nekadar sevdiğimiz, onu ne kadar istediğimiz olmalı...
zaman zaman kocacışın söylediklerine babanem şaşırıyor. kocacış gibi duygularından bahsetmeyen, pek duygusal olmayan biri için söyledikleri heyecanı karşısında şaşkınlığı... evliliğimiz süresince bizi elbette öpüşürken falan görmüşlerdir ancak öyel romantik sahnelere hiçç tanık olmamışlar ki, bizde uzun sürelerle kalırlar bilirsiniz. yinede en ilginç anlar sanırım kocacışın oğlunu sevdiğini, istediğini, özlediğini söylediği o duygusal anlar:)) benim deyimimle koskocaman koca, oğluşunun karşısında bir çocuk duygusallığında:))))))))
evet bebiğim biz seni bekliyoruz hepimiz...
dayısı heyecanlı, anneannesi merakla, büyük ninesi umutla bekliyor
veee tabiiki
biz, kocaman yatağımızın dolacağı günleri bekliyoruz. sepetinide yatağa alıp yatacakmışız, babasının hayali, onun meme emiş sesini taklit edip, o sesle uyumanın keyfini, onu seyretmenin özlemini neredeyse her gece uykusunun arasında uyanıp anlatıyor, sayıklar gibi:))))
