EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger

22 Ocak 2010

veee-5




havalar sisli iken güneşin penceremden tamda öğle vakti görüntüsü, is ve sis nasılda filtre uygulamış...
veee kapı girişimdeki duvara yaptığım çıkartmalar. aslında renkleri çok daha canlı ve aralarını yenileri tamamlayıp orada bri orman oluşturmayı planlıyorum. o kadar şaşırmayın duvarlarım bundan başka boş sayılır:)))))))
bunlar makine çekilmiş olanlardı. bundan sonra çekeceklerimide eklerim inşallah. mesela yaptığım hamile elbisesini ve bebek battaniyesini ( ki yarım) yada diğer cicileri hiç çekmemiştim yükleyemiyorum diye...
bekleyin pek yakında diyeyeim veeee bunca şeyden sonra bende yatayım artık...
kocacış ve oğluşu yarın babanelerinde kalmaya gidecekler, onları geçirmeli hatta öncesinde kocacışa minik bir valiz yapmalıyım.
sonrasında belki buraya uğrarım. bu gidişin ardındaki hain planlarımdan bahsederim. belki yeni fotoğraflar belki yeni yazılar... ama belkide sadece yayılır başka bir şey yapmam dolayı ilede benden yarın haber almazsınız...
sabah ola hayrola:)))))))
bu arada kuju dönmüş, henüz ona uğramadım. sonra onuda yazarım... ama yinede öncelikle bri tekrar aramıza hoş geldin ne iyi ettinde geldin diyeyim buradna ona...

veee-4


annemin hac dan getirdikleri içerisinden şöyle bir kolaj... şallar, kolye, inciler veee boncuklu çanta...
daha pembe bebeiş kıafetleri gibi buraya girmemeiş şeylerde var haksızlıkolmasın annem çok dolu gelmişti:))))))

veee-3



benim tahli sonuçlarım gelmeden önce, geçen yıl ekim ayında gittiğim bir doğumda dağıtılan şekeri alıp yatağım baş ucuna koymuştum benimde böyle bir kızım olsun diye diliyerek. kızım olmayacak ama allaha şükür bir kez daha aşağıdaki sonucu gördüm... vee oğluşumu bekliyorum.



veee-2





















hamileliğimin ilk zamanlarında henüz bol bol gezebiliyor ve hastalanmıyorken kendime aldığım cicilerim... size bahsetmiştim. parfümlerim, duş jellerim, saç kremlerim veee kitaplarım...

veeee
















bunlar hamilelikten önce sağlıklı diyet yemeklerim.
fırında közlenmiş sebzeler. az tuzlu hatta tuzsuz, az yağlı fırınlanmaya hazır haldeler...

ABİSİ BİZİMLE

kocacışın ilk göz ağrısı
bebişin abisi bizimle...
dün akşam kocacışla geldiler, yemek için balık almışlar, deniz çuprası, merabalaştıktan sonra ben mutfağa geçtim, kocacış biraz sohpet etti, biraz bana yardım etti. salataları ben yaptım, balıkları, yıkadım, unladım, tavayı, yağı hazır ettim. kocacış rendeyi yaptı salatada (ben asla yapmam))) balıkları kızarttı ve o sırada salataları o sosladı...
yemekte balık yanında rakı yaptılar babalı oğlullu.
uzun, bol sohpetli ve dedikodulu bir masa oldu. dedikodu konusu kayınvalidem ve görümcem tabiiki...
vee o sırada çok hararetlenen kocacışın sesine çıldırmış gibi hareket eden bebiş, abisi elini karnıma koyunca utandı:)))))) tek hareket yapmadı:))))) abiside kıyamadı uyudu sanırım dedi...
sonra babasının planladığı isim için abisindende onay çıktı...
bu sabah öğlenlere kadar uyudu, misafirimiz... (aslında misafir değil ama burada anlaşılsın diye, yoksa onunda evi;)
kalktığında çıktık, kocacış onu kahvaltıya götürdü, ben kardeşime uğrayıp, annemle çarşı yaptım hafta sonu kar geliyormuş, gelmeden bir kaç şey aldık. kar mahsuriyeti sırasında evde onları yapacağız bebiş için:))))))
akşam üzeri hep birlikte döndük. fırında salçalı köfte, yumurtalı pastırma, yaprak dolma, ve tarhana çorbası vardı bu gece...yemekleri ben yaptım, onlar baba oğul lafladılar. hatta bir ara teyzemede geçtim.
yemek sonrası tv karşısına geçtik...
veee abisi bana bir iyilik yapıp resim yükleme programımı kurdu:))))))))) kendisi dönem arası tatiline gelmiş olan yakın geleceğin bilgisayar mühendisi olur.
dolayısıyla artık sayfam renkleniyor:))))

20 Ocak 2010

İSTANBULDAN ABİSİ GELİYORMUŞ...

oğluşumun büyük abİsi bu gün bizimle olacak, akşam üzeri inecek uçağı, kendisi istanbulda yaşıyor, okuyor...
kocacış çok özledi çokkk...
bebişin erkek olduğunu öğrendiğimziden beri, özellikle ilk oğlu, onun hamilelik dönemi, doğumu, bebekliği ağzındna düşmez olmuştu. küçük oğlunu daha sık gördüğünden çünkü o izmir de okuyor. ve üzgünüm ama sanırım o ikinci olduğu içinde onunla ilgili anılarını az dile geliyor ama büyük oğlu hep dilindeydi... bu gün o özlem bitecek geçicide olsa...
veee oğluşumuzu büyük abisi ile tanıştıracak kocacış, veee belirlediği isim için fikrini alacak... bakalım abisi ismi konusunda ne yorum yapacak????
vee sayfamın başına lale abla nın yorumu ile nazar boncuğumu ekledim...
sayfama ekledim ama evimde sokak kapıma sticyr olarak yapıştırdım. tv masasına kocamınından kalp şeklinde koydum. genelde perdesiz duran penceremin koluna ve banyomda çamaşır makinemin üstüne kare şeklinde 10*10cm olanından koydum... yani evim nazar boncuğu dolu... küçükleri saymadım bile:))
bebiş için mavi tüller alacağım. sokak kapıma nazar boncuğu ile bağlayacağım bebiş gelince, sanırım bebek hoşgeldin yazmam ama, gelenlere kapı karışmasın diye tülü asmayı düşünüyorum. kocacış bebişin doğumuna harika şekerler sipariş etmiş. antepfıstıklı renkli drajeler, ve çakıltaşı modelinde drajeler beğenmiş, bense süsler istiyordum yanlarına, kocaıcş önce gereksiz buldu, sonra hastaneden sünnetli çıkacak sünnet şekeri gibi olsun dedim. o zaman çıkınca mevlüt okutursun o zaman alırız dedi:)))))))) yupi dedim:)))))))) evet o süsleri doğum ve sünnet mevlidini birlikte yaptığımızda dağıtmayı planlamış olduk. yıllardır sünnetlerde hep güldüm. lütfen yapanlar beni bağışlasın bu sadece benim fikrimdi. bir erkek çocuğunun gerek sağlık, gereksede dini inançlardan dolayı gerçekleştirdiğimiz bu eylemi nedne bu hale getirdiğimiz, içkili yemekli, oynamalı bir törenle neden yaptığımızı anlamazdım. yani çocuğun çükü kesilecek biz neden oynuyoruz? derdim. heleki son zamanlarda zaten çokdan hastanelerde gerçekleşmiş bir operasyonu nedne sonradan kutladığımızı hiç asnlamadım. o nedenle ben hem çocuğun psikolojisi, hem hiç acısız olması,... gibi nedenlerle bir aksilik çıkmazsa hemen yapılmasını istedim. ama bu kadarcıkta şekeri olmasın mı?:))))))
tekmeleri bu gün henüz gelmedi...
bekliyorum...

19 Ocak 2010

İNVERSİYON9-SON

NİHAYET BU GÜN ÖĞLEN SONUÇLARI ALABİLDİK.
İNVERSİYON9 BENDE VARMIŞ...
ŞİMDİ BU BEBEK İÇİN HER ŞEY BENİM KADAR NORMAL DEMEK %99.
%1 İSE HER ZAMAN OLABİLECEK HESAPLANAMAYAN RİSK...
BİR HAFTADIR NORMAL HAYAT SÜRMEYE ÇALIŞARAK, SONUÇLARI BEKLİYORDUK. HER ŞEY NORMALMİŞ GİBİ DAVRANMAYA ÇALIŞIYOR OLSAKTA BİR YERDE ENDİŞEDE YOK DEĞİLDİ...
DÜN SABAHTAN BERİ HASTANEYE ULAŞMAK İÇİN TELEFON BAŞINDA KALDIM RESMEN. NİHAYET BU GÜN ÖĞLEN GİBİ DR LA KONUŞABİLDİM. ASLIDA ASLA TELEFONDA BİLGİ VERMEDİKLERİNİ SÖYLEMİŞTE OLSALAR. SON GİDİŞİMDEKİ KONUŞMAMDAN SONRA TELEFONDA EVET DİYEBİLDİ. DEMESEYDİ BU SEFER GİDİŞİM FECİ OLURDU KESİN... VEEE 40 YIL SONRA ÖĞRENDİĞİM KROMOZONAL YAPI BOZUKLUĞUMADA SEVİNDİM. AMA SANIRIM BİR YERLERDE BENDE OLABİLDECEĞİNİ BİLİYORDUM. TIPKI KARNIMDAKİ BEBEĞİN OĞLAN OLDUĞUNU HİSSETTİĞİM GİBİ, KİSMEYE SÖYLEMESEMDE:)))
HAYATIN İRONİK YANI KARŞIMIZDAYDI, ÇOKDA ÖNEMLİ OLMASADA YAPISAL BİR BOZUKLUĞA OĞLUMDA ANORMALLİĞE SEBEB OLMASIN DİYE İSTEMEK, SEVİNMEK...
EVET İNVERSİYON9 A SON NOKTAYI BÖYLE KOYDU...
SON BİR KEZ 10-15 GÜN SONRA GİDECEĞİM DR KONTROLÜNDE KONUŞULACAK BU KONU. BU SONUÇLAR YANINDA ŞEKER TAHLİLİ YAPILMIŞ OLACAK ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA, VE TETANOZ AŞIMIN İLK DOZU...
ŞİMDİLİK BEBEĞİMLE SAKİN GÜNLER GEÇİRİYORUM. EVDEN PEK ÇIKMIYORUM. GEREK HAVANIN SERİNLİĞİNDEN DUYDUĞUMUZ ENDİŞE, GEREKSE DE ARTAN HAVA KİRLİLİĞİ NEDENİYLE GENELDE ZAMAN EVDE GEÇİYOR. TEKRAR HASTALANMAKTAN KORKUYORUM...
EVDE TV SEYREDİYORUM, KİTAP OKUYORUM, VEEE ÖRGÜ ÖRÜYORUM. EVDEN ÇIKMAYINCA ALIŞVERİŞTE YAPMIYORUM HALİYLE, EVDEKİ YÜNLERDEN BATTANİYE BAŞLADIM OĞLUŞUMA, AMA KOMİK... BABASI OLSUN BENİM OĞLUM O KADAR KLASİK MAVİCİ OLMASIN DESEDE KOMİK... BORDO, SOMON, VE SARI ÇİZGİLİ OLUYOR BATTANİYESİ:))) ÇÜNKÜ GEÇEN YIL YILBAŞINDA KEMERALTINDA GEZERKEN ALMIŞTIK BUNLARI, KOCACIŞA GÖRE ALMAYANI DÖVÜYORLARDI:)) NEDENMİ 5 TANESİ 1TL İDİ. EVET, EVET ŞAKA DEĞİL GERÇEKTEN. BİZDE 4-5 PAKET ALMIŞTIK AMA NE YAPACAĞIMIZI BİLMEDEN. CART, HATTA HAFİF FORFORUMSU PEMBEDEN 2 PK ALMIŞIM ONU KENDİME ŞAL YAPIYORUM. DİĞERLERİNDENDE OĞLUŞUMA ÖRTÜ BAŞLADIM. BAŞLARKEN 20KR LUK ŞEY NE OLUR Kİ? NAYLONDUR DERKEN BİRDE BAKTIMKİ BİLDİĞİMİZ MAKARA İPİNİN BÜZÜLMESİ İLE YAPILMIŞ TAM PAMUK OLMASIN MI, ANNEM DAHİL KİMSE İNANAMADI. BEN KÖTÜDÜR DİYE POLARLA KAPLAMAYI PLANLAMIŞTIM BAŞLARKEN ŞİMDİ KAPLANMAYACAK... BİR KAÇ GÜNE BİTER. VEE PLANLANAN BAŞKA YAPILACAKLAR DA VAR ELBETTE. AMA ÖNCE YAPILACAKLAR, ALINACAKLAR VE YAPILACAKLAR İÇİN ALINACAKLAR DİYE BİR LİSTE YAPALIM DEDİM. ÇÜNKÜ O BEBE MAĞAZALARINA GİRİNCE İNSAN KENDİNİ KAYBEDEBİLİR:))))))))))) HEPSİ ÇOK CİCİ HARİKA ŞEYLER. O NEDENLE ÖNCELİKLE ALINMASI GEREKENLER DİYE BİR LİSTE YAPMAYI UYGUN BULDUM.
VEEE BENİM OĞLUM ARTIK TEKME ATIYOR:))))))
DÜNYANIN EN GÜZEL HİSSİ BU OLSA GEREK. HİÇ BİTMESİN İSTİYORUM.
OYNUYOR, TEKMELİYOR...
BAYILIYORUM...
BÖYLE BİR ZEVK DAHA YOK...
NİHAYET BEKLEDİĞİM OLDU... TEKMELERİ GELDİ...
İLK SEFERİNDE YİNE YÜZÜMDE BİR TEBESSÜM OLUŞTU, HATTA GÜLDÜM, BÜYÜK BİR KEYİF ALDIM...
ALLAHIM TÜM İSTEYENLERE YAŞATSIN BU ZEVKİ... O KADAR GÜZELKİ...
BU BERABERLİĞİMİZİN BUNDAN SONRAKİ GÜNLERİNDE DE BU TEKMELER ARTARAK DEVAM ETSİN. OĞLUM BÜYÜSÜN, KOCAMAN OLSUN, SAĞLIKLA DAHA KUVVETLİ TEKMELER ATSIN. BENDE BUNUN KEYFİNİ ÇIKARAYIM...

12 Ocak 2010

inversiyon9 -II

dün gece yarısını geçmiştiki ben hala internette inversiyon9 araştırması yapıyordum. benimle birlikte eski iş yerimden arkadaş, bir başka arkadaş daha M S N de hem konuşup hem araştırma yaptık gece yarısına kadar. kocacış daha erken terk etti diğer bilgisayarı, arkadaşlar gece yarısını geçe bıraktılar ben 02:00 yi geçiryordu yatmaya gittiğimde. yattımki bebeğim uyumuyor sürekli hareket halinde, karnımda aşırı bir gerginlik beni endişendirdi iyice...
araştırmalarda önceleri pek bir şey bulamadık, şöyle yüzeysel bir kaç bilgi... sonraları çok kötü şeyler okudum... çok kötü oldum... sonra neredeyse tüm tezleri, yazıları okudum... sonra o arada kocacış ABD de gen mühendisi olan kuzenine mail attı yatmadan... ben yine okumaya devam ettim... dediğim gibi çok yüzeyselle çok karamsar arası bir kaç yazı okuyunca uyuyabildim...
sabah kalktık evde akşam ki okuduklarımızı değerlendirdik birazcık daha sukunetle... sonra maile baktık, oda bizden detaylı bilgi istiyor... detaylı bilgi şu an için üniversitede olunca gidip öncelikle konuşmaya, sonra ne gerekire orada karar vermeye, karar verdik ve çıktık...
hastaneye girdik bana direk sizden kan alınacak buyrun dendi, yooo dedim biri önce bana bilgi verecek. bir süre bizim tahlilimizle ilgilenen dr u bekledik. gelince önce bir sitem ettim. evet ben ettim önceki gece çok sinirlenen kocacış değil, ben... girer girmez dün gece uykusuz bıraktınız diye girdim. utandı... utansın zaten... girdi bana inversiyonu anlatmaya başladı, lafını kestim ben inversiyonu sağ olun sayenizde dün gece 02:00 ye kadar öğrendim dedim. siz bana benim bebeğimin özelindeki durumu anlatın. hangi türü, hangi genler de meydana gelmiş... dr şaşırdı... ben sorularıma devam ettim. inversiyon karşılıklı 9.kromozlardan birinin içinden bir parça kopuyor ve ters dönüp aynı yere giriyor ve toplumda sağlıklı bireylerde sıklıkla görülen bu duruma inversiyon deniyor ki bu anlatılan klasik inversiyon. benimkininde klasik olduğunu öğreniyoruz. klasik olmasa idi canlı doğum şansı olmuyor... neyse ilk nefesi alıyoruz. bizim konu hakkında detaylı bilgimize şaşıran dr. konuyu rahatlatmak adına sözde söylemeleri yasak olan cinsiyeti bilip bilmediğimizi soruyor... yine sinirleniyorum. siz yasal nedenlerle söyleyemiyordunuz ya biz öğrendik sağ olun dedim... sonrasında bana en kötü senaryoyu söyleyin diye başladım. öğrendim eğer kocacışta yada bende çıkarsa sorun değil. bu inversiyon bizden bebeğe geçmiş oluyor ve bebeğin sağlıklı olduğu garanti oluyor tamam. ancak ikimizdede çıkazsa hiç bir yerde bulamadığım durum. yani ilk kez bebekte çıkacaksa, ne sorun çıkaracak? bunun cevabı çok kötü, çünkü bunun yanıtını dr da bilmiyormuş. evet şaka gibi senede 250 den fazla bu vakka ile karşılaşmış olmalarına karşın anne ve babadan birinde olmadığı durumla hiç karşılaşılmamış üniversite... işte lafın bitti yerde kaldım... sonrasında ben kan verdim... kocacış özel labratuvarlar daha ekonomik olduğu için üniversitede vermedi. ben sosyal güvence kapsamında verdiğimden verdim. haftaya benimki ile birlikte ikisinin sonucunu alacağım. şu an başka yerle konuşmak için elimizde rapor yok bekliyoruz ve ne kadar gariptirdik ilk defa kendimizde bir kromozonsal aksilik olması için dua ediyoruz.... yani bu durum bize kırk yıl sonra kromozon yapımızı araştırttı... vee dipsiz kuyu gibi bir konuya daldık... karamsarlıklara daldık... korkulara daldık...
bu gün hastane çıkışı bir şeyler atıştırdım, sonra kocacış beni hemen hastanenin arkasında forum bornova ya götürdü, yağmur çiselerken burada ne işimiz var derken beni mother&care e soktu. aslında daha alışveriş yapmama kararı almışken, minicik bady lerden 1 paket aldık:)))) biraz daha ileriki aylarda, hemen doğduğunda gerekecekler kadar alışveriş yapma kararı almıştık ama bu günkü yaşananlardan sonra hem ben öyle bir mağaza gezeyim diye, hemde özellikle bu gün oğluşuna bir şeyler almış olmak istedi sanırım:))) minicik te olsa... bu bize her şeyin yolunda olduğu hissimi verecek diye düşündü bilmiyorum. ama orada beşikleri gezmek, o sırada karnıma dokunmak fena gelmedi hani:))))))))) gerçi bol mantolarla pek anlamıyabiliyorlar ama:))))))))
dilerim bu ufak tebessüm haftayada hala dudağımda olur...

11 Ocak 2010

inversiyon9

bu akşam üzeri gelen telefondaki dr bana bunları söyledi. tahlil sonuçlarımız da inverisyon9 görüldüğü için bizim kanımızı istiyorlardı ancak bunun ne demek olabileceğini kimse bana söylemiyor. sağlıklı olabileceğini söylüyor ama... internette araştırınca, kafam iyice karıştı. dr um takma kafana diyormuş, kocacış bağırıyor dr lara böyle bir konuşma yapıp bıraktıkları için bense korkuyorum... çok korkuyorum...
bu arada yazıya ara verdim daha fazla yazamadım hıçkırıklara boğuldum.
kendi dr umla geç saatte nihayet görüşebildim. 9, 9.kromozonda demek. inverisyonda bir türlü ters bağlanma işlemi ama neyle ne arasında nasıl oluşmuşu bilmeden kehanet olur bir şey demek, inversiyon9 demek hiç bir şeyi açıklamıyor dedi. bizi yarın üniversite hastanesine kan vermeye bekliyorlar, o zaman daha detaylı bilgi vereceklermiş, sinir oldum, bizden onlara ne anlamadım. bu genden bende var, yada kocacışta var ne fark eder. biz bebeğimiz ne kadar sağlıklı olacak onu öğrenmek istiyoruz...
kocacış bu şekilde telefon eden dr a çok sinirlendi. bu şekilde konuşulur mu diye. çünkü asla telefonda bilgi vermiyorlar. o zaman hiç bir şey demeyecekler ve insanları bu şekilde perişan etmeyecekler diye bar bar bağırdı evde. ben ağlarım, o bağırır, annemler şaşkın perişan yani gerçekten perişan olduk. sonra üşür gibi kasılmalar başladı. ayaklarım kollarımda kraplar başlar gibi olunca... uzandım... zar zor oyalanacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum... ellerim sürekli karnımda bebeğimi okşamaya çalışıyorum, aklım sürekli bebeğimde allahıma dua ediyorum bir şey olmasın diye... babanem zaten aylardır okumaktan hatim indirdi neredeyse...
biz bu testi yaptırırken elbetteki biliyorduk kendimizinde birer genetik mucizesi olmadığını ve bu analizdede bebeğimizde bir şeyler çıkabileceğini ama biz hep önemli bir şey olmasın diye dua ettik. ama ne kadar önemli bir şey olmasın diye dua ediyorda olsam ben en ufacık bir şey bile istemediğimi fark ettim bebeğimde... evet onu kusurları ile seviyorum ama ne olur kusursuz olsun diye de dua ediyorum...
bu belirsizliktede bir gece daha geçirecez işte... dilerim bu gece en sonuncusu olur geçirdiğimiz bu zor gecelerin... en kötü gece bu olsun ve bununla bitsin bu zorluklar, üzüntüler... allahım lütfen güzel şeyler duyalım, güzel sonuçlar alalım, yalvarırım...

10 Ocak 2010

NEFES ALIYORUM

nefes alabiliyorum. her ne kadar dün gece yine destekle uyumuş olsamda nefes alabiliyorum. dün gece yatana kadar iyi gibiydim, idare ettim ancak başımı yastığa koyduğumda göğsümdeki hırıltıyı duydum. kalktım pompalarımı sıktım önce yarımşardan sıkmayı denedim. olmadı birer yarım daha. vicdan azabı hala bitmedi, ama yinede dr un dediği kadar sıkmadan idare etmeye çalışıyorum. derdim kendimi tedavi etmek değil, belkide hayatımda ilk kez. çünkü kendisine, hastalıklarına dikkat eden, en ufak bir belirtiyi bile kaçırmayacak kadar kendini tanıyan ve tedavilerini aksatmayan biriyim. bunlarıda aslında ileride daha çok sıkıntı çekmeyeyim diye yapan biriydim. şimdi ise tek derdim bebeğim oldu, tedaviyi yada çektiğim sıkıntıları falan düşündüğüm yok. bebeğe yetecek kadar nefes alayım, bebeğe yetecek kadar uyuyayım, bebeğe yetecek kadar... neyse akşam tam bu ilaçları aldım uyuyacam ki, bu sefer kocacış uyandı ki hasta. kabus gibi değilmi. iki gecedir benim başımda beklerken kendine hiç dikkat etmediğini biliyordum. ona da demeye çalışmıştım ancak, o sırada pek konuşabildiğimde söylenemez. kocacışında beni dinlemeye niyeti olmayınca... ben örtünsemde, o tv nin karşısında üstü açık, oturdu, haliyle benim sakin olduğum dk larda içi geçti falan... ve daha kötüsü daha önceki hastalığından ilaçta kalmamış evde. yataktan kalktık bir şeyler bulmaya çalıştık, bitki çayları yaptık, şimdi belki çok kötü değil ama yinede hasta...onu terletmek için elimizden geleni yaptık. öğleden sonra ben banyodayken uyudu, ben çıktığımda terli uyanmıştı... o terli uyanmış, ben banyodan yine tıkanık çıkmıştım. gülermisin ağlarmısın... annem bu sefer hala sakinliğini koruyor. neyse kocacışın üstünü değiştik, ben üzerime bir şeyler giydim. ilaçlarımızı aldık...
herhalde solunm yollarımdan son 20 yıldır bu kadar hasta olmamıştım. eskiden bademciklerim yüzünden çok hasta olurdum. sık sık ateşlenirdim, boğazım şişerdi... sonra 1989 yılında üniversitedeyken, artık ilaçlar uzun bir süre etkili olamayınca badenciklerimi aldılar. ondan sonra pek hastalandığım söylenemez o kadarki 20 yılı aşkın süredir belki ufak nezleleri değil ama gerçekten hastalandıklarımı, dr luk hastanelik olduklarımı neredeyse tek tek hatırlıyorum o kadar az yani. ve her biri içinde elimde olmasada gerçekten nedenlerim var. mesela birinde bir kış sonu arazi çalışması sırasında yağmura yakalanmış ve sonrasındada rüzgarda kalmıştım. bunun kadar geçerli nedenler yani.. şimdi ise???... geçen sene alerjilerim ültiker olarak karşıma çıkmıştı, bu senede bu şekilde geldiler diye düşünüyoruz. hani alerjilerin değişken olduğunu falan biliyoruz ama bu kadar hızlımı?
ay ne çok hastalık yazdım... dediğim gibi kocacış ilaçlarını içti, terledi, iyileşmesede biraz rahatladı. ben nefes alıyorum. ama tüm bu süre boyunca oğlumuzu ihmal etmemeye çalıştık ikimizde. onunla hep konuştuk onun bizimle şu anki tek iletişim şekli olan hareketleri hatta tekmeleri için ona yalvardık. yine karnıma dokunduk, oradan onu sevdik. ikimizde tüm sıkıntılarımız içinde en çok ona ilgi gösterdik. o kadar ki bu durum annemi bile şaşırttı:)))) ben hiç bu kadarını görmedim dedi. ama biz uykumuzdan uyandığımızda bile oğluşumuzu kontrol ediyoruz. artık ben bile alıştım. babası gece uykusundan uyanırsa, elini karnıma koyuyor ben uyuduğum için belki konuşmuyor ama o oynaya kadar orada bekliyor oğluşunun hareketini hissedince uyuyor ancak.

9 Ocak 2010

BİR BU EKSİKTİ...

DÜN BİR KABUS DAHA YAŞANDI...
ÖNCEKİ GECE ANNEMLERDEN EVE DÖNDÜM HAFİF BİR ÖKSÜRÜK BAŞLADI, ÖNCE KOCACIŞA ODASINDA SİGARA İÇTİĞİ VE KAPISINI AÇIK BIRAKTIĞI İÇİN KIZDIM. AMA ÖYEL YAPMADIĞINI GÖRÜNCE SONRASINDA KIZACAK BİR ŞEY BULAMADIM AMA ÖKSÜRÜK ÇILDIRDI. SABAHI SABAH YAPTIM SALONDA SABAHLADIM. REFLÜ İLACIM AZALMIŞ, SABAH KOCACIŞ GİTTİ ALDI, AMA ODA FAYDA SAYLAMADI. BİZ REFLÜ SORUNU SANDIĞIMIZDAN KOCACIŞ DA ÇIKMIŞTI, KEMERALTINA GİTTİ.BEN DE ÖKSÜRÜK ARTARKEN KENDİMİ KÖTÜ HİSSETMEYEDE BAŞLADIM. ÖĞLEN ABARINCA DR UMU ARADIM. HEMEN BİR KBB UZMANINA GÖRÜN DEDİ. HAZIRLANDIM EVDEN FIRLAYACAĞIM SIRADA BİRDE NEFES ALAMAMA SORUNU BAŞLADI. KİMSEYİ BEKLEMEDEN HASTANEYE YOLA ÇIKTIM. ARABA KULLANAMAYACAĞIMI DÜŞÜNÜP OTOBÜSE BİNDİMKİ, HASTANEDE PERİŞAN HALDE İNDİM. BİR TRAFİĞE TAKILDIM İNANILMAZ. HASTANE KAPISINDA KARDEŞİM BEKLİYORDU. HEMEN KBB UZMANINA GİTTİM. ALERJİİK ENZLEYLE FRANJİT BAŞLAMIŞ DEDİ. BU NEFES ALAMAMA FRANJİTTENMİ YANİ DEYİNCE O KADARINI YAPAMAZ SEN HEMEN GÖGÜS DR UNA GİT DEDİ. KAPANMADAN SON DAKİKA DR ÇIKARKEN YETİŞTİK. HAMİLELİK DOLAYISIYLA GERİ DÖNDÜ BAKTI. VEEE BROŞİT YADA ASTIM DEDİ... NEDENİ, YADA NASILINA BAKMAMIZIN BİR ANLAMI YOK ÇÜNKÜ HAMİLELİKTE KULLANILABİLCEK 2 TANE SPREY İLAÇ VAR DEDİ. BOL SIVI, İSTİRAHAT VE BU İLAÇLARDAN SONRA HAFTAYA GÖREYİM DEDİ. ECZANEDE DR UMU ARADIM İLAÇLARDAN PEK MUTLU OLMADI, AMA YAPACAK BAŞKA ŞEY YOK... BİRDE SPREYİ SIKIP AĞZIMI HEMEN BOL SU İLE ÇALKALIYORUM VE GARGARA YAPIYORUM. MUKOZADAN KANA GEÇMESİN, ORADANDA BEBEĞE GİTMESİN DİYE. CİĞERDEN KANA KARIŞMIYOR VE BEBEĞE GİTMİYOR DİYE TEMİNAT VERDİ. BİRDE DR UM İLE BU GÖGÜS UZMANIDA BİRBİRİLERİNİ TANIDIKLARINDAN ONLARDA KONUŞTU. VEE TÜM ÇABALARA RAĞMEN DÜN NEREDEYSE SABAHA KADAR KONUŞAMADAN OTURDUM. KONUŞMAYA NEFESİM YETMİYORDU, ARKAMA YASLANIRSAM NEFES ALAMIYORDUM... TAM BİR KABUSDU... NİHAYET SABAH 08:45 DE BİR PARÇA RAHATLAR GİBİ OLDUM VE YATAĞIMA YATIP AĞRIYAN SIRTIMI, AYAKLARIMI BİR KAÇ SAAT DİNLENDİRDİM... HALA UYKULUYUM VE EN ÇOKDA NEFES DARLIĞI ASTIM GİBİ HASTALIKLARI KRONİK ÇEKEN İNSANLARA KIYAMADIM. ALLAH HEPSİNİN YARDIMCISI OLSUN, HEPSİNE ŞİFA VERSİN...
AKŞAM BEN HASTANEDEN EVE GELENE KADAR KOCACIŞ GELMEMİŞTİ, ANNEM KONUYU PEK CİDDİYE ALMADIĞINDAN GEZMEYE GİTMİŞTİ. GERÇİ HASTANEDE TAM SON DR A GİRECEKKEN BENDNE ÇIKAN HIRILTIDAN KARDEŞİM O KADAR ÇOK KORKTU Kİ, HASTANE ÇIKIŞINDA HEPSİNİ ARAYIP AYAĞA KALDIRDI:) KIYAMAM ÇOK KORKTU BİR ANDA SAPSARI OLDUĞUNU GÖRDÜM... NEYSE AKŞAM HERKES BAŞIMA TOPLAN ÖNCE, EVE GELDİM, SPREYLERİMİ SIKARKEN BİR TANESİNİN İÇİNDE KORTİZON OLDUĞUNU ÖĞRENDİM, VE BEBEĞİME İYİ BAKAMADIĞIM İÇİN VİCDAN AZABI İLE AĞLAMAYA BAŞLADIM. BEBEĞİMDEN ÇOK ÖZÜR DİLEDİM, O BUNLARI HAK ETMİYOR VE BEN ONA ÇOK İYİ BAKMAK İSTİYORUM AMA SANKİ HERŞEY BU İSTEĞİME KARŞIYMIŞ GİBİ AKSİLİKLERLE İSTMEDİĞİM HALDE İLAÇ ALDIM. BEBEĞİMLE ALERJİK RİNİT OLDUM, AMİNIOSENTEZ YAPTIRDIM, ŞİMDİ ALERJİK BRONŞİT OLDUM. KIYAMAM NE SUÇU VAR BEBEĞİMİN, BENİMLE BUNLARI YAŞIYOR. LÜTFEN KUVVETLİ OLSUN, LÜTFEN BİR ZARAR GÖRMESİN VE BİZİMLE OLSUN. ALLAHIM LÜTFEN ONA BİR ZARAR GELMESİN DİYE AĞLAMAYA DUA ETMEYE BAŞLADIĞIM SIRADA KAPIYI TEYZEM ÇALDI Kİ, BENİ GÖRÜNCE HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİ OLMADIĞINDAN ONUNDA AKLI OYNADI, İLK BAŞTA BEBEĞE BİR ŞEY OLDU SANMIŞ, BEN HEMEN KONUŞUNCA KONUŞAMADIĞIMI GÖRÜNCE DE İYİ OLAMADI HALİYLE... BU SABAH GELİNCE ANNEME ANLATA ANLATA RAHATLAYAMADI, AKŞAM ANNEMLERDE GELİNCE BEKLEDİKLERİNDEN KÖTÜ BULDULAR ŞAŞIRDILAR. DÜN GECE, ÖNCE BİR GECE ÖNCEDEN UYKUSUZ KOCASIŞ UYUDU ANNEMLER BAŞIMDAYDI, SONRA ONLARA YATIN YAPILACAK BİR ŞEY YOK DERKEN KOCACIŞ UYANDI, SALONDA BENİMLE SABAHLADI, SABAH 05:00 GİBİ ONUDA BİRAZ DAHA İYİYİM DİYE YATIRDIM. GERÇEKTENDE BİRAZ DAHA İYİYDİM.. AMA 10:30 GİBİ YATAKTAN KALKARKEN SANKİ BİNLERCE MEKİK ÇEKMİŞ GİBİ KARIN KASLARIM ÖKSÜRMEKTEN AĞRIYORDU, BELİM, SIRTIM, KARIN BOŞLUKLARIMIN HEPSİ ABARTILI EGZERSİZ YAPMIŞIM GİBİYDİM... HALA ÖKSÜRÜYORUM VE BU SIRADA AĞRIYAN YERLERİMİN HALİNİ SORMAYIN HİÇ... AMA NEFES ALABİLİYORUM ÇOK ŞÜKÜR... BU ARADA DR UMU VE KOCACIŞI EN ÇOK KORKUTAN ŞEY NABZIMIN DİNLENİR HALDE BİLE ÇOK YÜKSEK OLMASI OLDU, O KONUDA AŞIRI SIVI TÜKET DENMESİNE VE BENİM İÇMEME KARŞIN HALA BİR GELİŞME OLMADI... DEDİĞİM GİBİ BEN BEBEĞİME ZARAR VERME İHTİMALİ OLAN İLAÇLARI ALMAK ZORUNDA KALMAYACAK KADAR NEFES ALABİLEYİM YETER...

7 Ocak 2010

MAVİ BEBEK PANTOLONU VE YAŞLI BABANEM

bu gün anneannesi oğluşuma mavi bir pantolon aldı. zara baby nin 6-9 aylık bebekler için pantolonlarından:))))) çok güldüm daha dün ilk bady sini aldık, hop 6 aylıklarını aldık derken. annem hızını alamadı 1,5-2 yaş içinde bir tane rengini beğendi diye aldı:) sonra ben sen ne yaptın dedim, evde babanem yok artık dedi, tamam tamam değiştiririm, küçüğünü alırım demek zorunda kaldı:)))) güne damgasını bu vurdu:))))))
aslında bu gün keyifsiz uyandım, ama kocacış çarşışa inerken bende hamilelik haftası raporu almaya indim onunla, mahkemeye verilmek üzere. geçen sefer gittiğim klinik biz veremeyiz diyerek bir sürü şey anlatmıştı, aynı klinik daha önce ilaç raporundada sorun çıkarmıştı, kliniğin 2 dr u aile dostumuz olduğu için ve labratuvarı iyi olduğu için gidiyordum, daha doğrusu gitmeye çabalıyordum ama sanırım ilişkimizi bir süre askıya aldım:))))))) neyse oradan aile hekimine uğradık, son dr kontrolumdeki ultrason sonucuma göre yazdı verdi raporu. ayrıca tetanos aşımın ve şeker yükleme tahlilimim tarşhini konuştuk, ayrıldık. annem ve teyzemle buluştuk. çarşı yaptık ama sanırım biraz abarttık 2,5 saat dolaştıktan sonra annemlere kendimi attığımda gözlerimde simler uçuyordu, hatta gözüm kararmaya başlamıştı. bir şeyler yedik, babanemle lafladık. laflarken bir önceki gün babanemin bir kez daha düştüğünü öğrendim. annemin temizlikte kolidorda bıraktığı paspas kovasını görmemiş takılmış, nasıl olduysa kava sallanmamış, dökülmemiş ama bizimki burun üstü uçmuş yere:( yüzünün elmacık kemiğini, dizini, elini, alnını falan çarpmış, burnu kanamış hemen buz koymuşlar. bu gün görünürde bir şey yok ama, geçen sefer bende düştüğündede morlukları bir kaç gün sonra çıkmıştı, inşallah şimdi olmaz öyle bir şey. kıyamam bebeğim çok ağlamış, bu günde ağladı. yaşlılıktan dem vurdu, rahatsızlık, sıkıntı verdiğinden dem vurdu. kıyamadım bir kaç kelime söyledim ama onu rahatlatamadım. düştüğüne üzüldüm ama bir şey olmadığını gördüğümden üzüntüm hafifledi. ancak moralinin haline daha çok üzüldüm hiç kimsenin kendini böyle hissetmesine kıyamam ben... sonra düşündüm allah nasip edip oğlum doğduğunda ve allah uzun ömür versin benim yaşıma geldiğinde ben babanemin şimdiki yaşına yaklaşmış olacağımı düşündüm... ve kendiminde böyle hissedebileceğini düşündüm... kıyamam ben ona ama elimden bir şeyler gelmiyor. hafta sonu yada önümüzdeki hafta bana almaya düşündüm. ancak bana gelince babanem çok mutlu olduğu halde, annem olmuyor. annemler şehrin göbeğinde oturuyor ve annem sürekli dışarı da bir planları bir işleri var. bense kırsalda oturuyorum. benim evden öyle hop dışarı çıkılmıyor. bende öyle çok çıkmadığımdan benim için uygun, ben çıkmadığımdan bende kalınca babanem içinde uygun. evlerinde yanlız kaldığından sıkılıyor. ancak evinde sürekli kendini yollara gezmelere atan annem için benim evde olmak sıkıcı... yani her durumda birileri memnuniyetsiz... :((((((
eve gelirken daha yolda başım ağrımaya başladı ki, eve geldiğimde reflü bir kez daha beni ziyarete geldiğini haber vermeye başladı, kendine özel o öksürükle... zar zor yemek yedim ki ardından ilacı içtim. ama tam etki olamadı hala:(
gerginlik bana yaramıyor.
zaten asgaride hamilelik ruh halinde endişelerim var, sağ salim doğum yapmak, bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak ile ilgili endişelerim var elbette. onlarla baş etmeye çalışıyorum. birde yenileri eklenince... ee birde uzun süredir işsizim. bu durum beni hem çok rahatlatsada, yinede çalışmanında kendince avantajları vardı. onu kafama takmasamda olmuyor işte... yıllardır kendime ait bir gelirim olmasına alışmışım ayrıca. böylesi ı-ııı bana göre değilmiş...
şimdi kendime sakin bir şeyler bulmalıyım tv de seredecek, hatta mümkünse birazdan fazla keyiflide olmalıki kendime ona kaptırıp bunları unutayım. yada bu gün alınan mavi pantolunu ve onu giymesini planladığımız şimdilik içimde kıpırtılarını hissettiğim oğluma konsantre olmalıyım endeşesizce:)))))))))

5 Ocak 2010

BENİM İÇİMDE AMA BENİM DEĞİL...

İÇİMDE BİR CANLININ OLMASI ÇOK DEĞİŞİK BİR DUYGU...

O İÇİMDE AMA KENDİ İÇİNDE BİR CANLI OLDUĞUNU HER AN HİSSETTİRİYOR BANA...

İÇİMDE BİR CANLI OLDUĞUNU HİSSEDİYORUM, TABİİKİ KALBİMDE, MİDEMDE CANLI AMA ONLARI HAYATIM BOYUNCA HİÇ HİSSETMEDİM EĞER BİR PROBLEM OLMASSA ORADA OLDUKLARINI BİLE HİSSETMEDİM. HOŞ AĞRISALAR BİLE AA İŞTE O ACI KARACİĞERİMİN ÜSTÜNDE, YADA, AHA DALAĞIMIN SAĞ ÜST UCU DİYEMEDİM TABİİKİ:))))))))) AMA ONLAR HEP ORDAYDILAR, KALBİM ATIYORDU AMA YERİNİ BİRİLERİ ÖĞRETENE KADAR HEP DAHA SOLDA SANDIM BEN ONU:)))))

AMA ŞİMDİ İÇİMDEKİ CANLI ÖYLE DEĞİL, YERİNİ cm, cm HİSSEDEBİLİYORUM. BENİM İÇİMDE AMA BENİM BİR ORGANIM GİBİ DEĞİL... DAHA KENDİNİ İLK HİSSETTİRDİĞİ ANDA BENİM İÇİNDE AMA BİR BAŞKASI OLDUĞUNU DA HİSSETTİRDİ. ÇOK GARİP YILLARDIR KARNIMI, MİDEMİ BİR YERLERE DAYADIĞIMDA HİÇ GARİP GELMEDİ, AMA ŞİMDİ ÖYLEMİ BİR YERE DEĞSE, DAYANSA SANKİ YANLIŞ BİR ŞEY YAPMIŞ GİBİ İRKİLİYORUM O AN. KENDİ ORGANLARIMI KORUMAM GEREKMEDİĞİ KADAR ONU KORUMAM GEREKLİ, ONA SORUNLULUĞUM DAHA FAZLA.O BENİM İÇİMDE DİYE BEN DEMEK DEĞİLİDE ANLATIYOR. İNSAN GÖRMEK İSTERSE, İÇİNDE DE OLSA BEBEĞİNİN KENDİ MALI OLMADIĞINI DA, ONUN DA DAHA İLK ANDAN İTİBAREN KENDİNE AİT BİR BİREY OLDUĞUNU GÖREBİLİYOR.

HAMİLELİKLE İLGİLİ İSTER İSTEMEZ ÇOK ŞEY DİNLEDİM, OKUDUM, ARAŞTIRDIM. HER SEFERİNDE BİR ŞEY ÖĞRENSEM BİR SÜRÜ ŞEY ÖĞRENMİŞ OLDUM. HER SORUNDA YENİ BİR ŞEY ÖĞRENDİM, YAŞADIM... AMA BEBEK BAKIMI, BEBEKLER HAKKINDA HİÇ BİR ŞEY KONUŞMADIM, OKUMADIM, ARAŞTIRMADIM, ÖĞRENMEDİM KISACADA BİLMİYORUM. İÇGÜDÜ DEMEK ÇOK KLASİK GELECEĞİ İÇİN UYMADI BANA, HANİ İÇİMDE POTANSİYEL BİR ANNE VARMIŞ GİBİ LAFLARDA ETMEYECEM. SADECE BAKMAYI BİLİRSEN, DOĞRU BİLİRSEN, BENCİL OLMAZSAN HER ŞEY ORTADA... SADECE BİR SÜRE İÇİN BENİM İÇİMDE MİSAFİRLİĞİ VAR, O SIRADA DA OLSA, SONRASINDA DA OLSA, O KENDİ OLABİLİYOR... O MİNİCİK, O HAVA ALMIYOR, BİZİM GİBİ YEMEK YEMEMİYOR AMA O O ŞEKİLDEDE BİR BİREY. YANİ ŞİMDİDEN ANLADIM KABUL ETTİM. BENİM, BİZİM BEBEĞİMİZ, ANCAK O DA BİR BİREY, BAĞIMSIZ, KENDİ BAŞINA BİR BİREY... SADECE ŞİMDİLİK YAŞADIĞI ORTAM BENİM İÇİMDE O KADAR...

ONU HERŞEYİ İLE... ONU KENDİ İRASI İLE... ONU OLDUĞU GİBİ... BEKLİYORUZ...

KOCACIŞIMMMM

pazartesi gününü evde geçirdim.

sabah planlanandan erken kalktım kocacışı geçirdim. nasılsa uyurum dedim. kocacışta bana nohutlu ekmekten ekmek arası yapmış, yanına sütümü ısıttım, balımı koydum kahvaltımı yaptım. erken dedim teyzemi aramadım. ama o sırada inanılmaz bir koku eve yayıldı, ne olsun banyodan rezalet bir koku yayılıyor inanılmaz kötü bir şey. geröi sanırım benim alerji krizim sırasındada bir kaç kez olmuş ama ben bilmiyorum:) neyse ben banyo temizliği ve hijyenine girişince teyzeme yetişemedim, o çıkmış. sonrasında çamaşır yıkadım, kendimi yıkadım:))))))

kalan yemeklerle öğle yemeği yedim.

öğleden sonra sabah eksik kalan uykumu uyudum, ve güneşe rağmen dışarı çıkmadım.

sonrasında teyzem geldi, kahve keyfi yaptık. lafladık. biraz güldük, biraz dedikodu yaptık.

dedim ya bu gün temizlik modundaydım, yemek yapmamıştım. kocacış levrek getirdi, fırında yaptı, bende hazır yemeği yedim. ancak hala balık sevmiyorum:( onun yerine kırmızı eti sevmeye başladım. hala dünakşam kocaıcşın yaptığı bınfilenin tadı damağım, ama balık ı-ııııı... :(

yarın için canım tereyağlı ve ballı ekmek çekti, kahvaltı planını şimdiden yaptım yani:)

birazdanda hause un akşam gezmesi nedeniyle bu geceki seyredemediğim özel bölümünü seyretmeyi planlıyorum.

hala bebek hareketleri için endişeliyim. hala netlikle hissedemiyorum. aklım oynuyor ama kimseye bir şey demiyorum. neden mi? çünkü dermiş gibi oldum ama; kocacış, annem herkes durmadan sormaya başladı. hoş kocacış hala budan vazgeçemedi. hani eve gelip sorması neysede: gece uykusunda uyanıp soruyor, sabah evden çıkarken soruyor, gündüz telefon edip soruyor ki iyi dediğim halde, yok ben hala tam hissedemiyorum desem ne olur... birde ben zaten sıkılıyorum şimdi birde herkesi germemeye çalışıyorum. ama her fırsatta ona hareket etmesi için yalvarıyorum... ben onun hareketlerini nasıl özlemle beklediğimi anlatıyorum. hareket etmesi, benimle kurduğu iletişimi sürdürmesi benim için ne kadar önemli anlatıyorum. herkes hareket edeceğini, bu yüzden uyuyamayıp, rahatsız olacağımı söylediği halde, ben ona bu rahatsızlığı keyifle beklediğimi, ve çok rahatlayacağımı anlatıyorum:)))))

veee beni en çok duygulandıran yine kocacış oldu.

biz kocacışla çok gezdik, çok eğlendik, çok birlikte olduk, çok çılgınlıklar yaptık. hani bu halimizdende hiç rahatsız olmadık, aklımıza eseni, estiği zaman yapmaktan çok memnunduk. iki çocuk babası kocacış, benim sevgilimdi. bende öyle hanım hanımcık kıyafetleri, renkleri sevmeyen, hareketlerden hoşlanmayan sevgilimdi. birbirimizi hep arzuladık ve bir yerde bir bebek istedik. nasıl olduda istedik bilmiyorum, bizim o yaşadıklarımıza pekde uygun bir istek değil gibiydi.

ama geçen akşam bana karnımın ne kadar büyüdüğünü ve büyüyen karnımın ve hamileliğin bana ne kadar yakıştığını söylemesi ile şok oldum. bu güne kadar fazladan 1 kg almamdan yada bir yerimdeki yağdan hoşlanmayan; dekolteleri seven, g-string ipli bikinilerime iltifat eden kocacış. büyüyen göbeğimden hoşlandığını söyledi. o kadar güzel söyledi ki içten ve doğru olduğundan hiç şüphe etmedim ve çok etkilendim. benim kocacış ne zaman, sadece sevgilim olmaktan çıktıda, aile babası oldu, ne zaman bu kadar duygusallaştı.... ama harika bir duygu. onunda bizimle birlikte olması, bunları bir yerlerinden paylaşması harikaydı... diyecek kelime, anlatacak kelime bulmakta güçlük çekiyorum. o anki duygularımı anlatamıyorum... teşekkürler aşkım; bebek için kardeş kardeş yaşadığımız bu aylar içerisinde hala böyle duygular hissedebilecek kadar insan olduğun, erkek olduğun için teşekkürler... bebeği bu kadar istediğin özlediğin için de seni sanki bir parça daha fazla sevmeye başladım. bir gün bebeğimize bunu anlatmak isterim. onunda böyle bir erkek olabilmesini, onunda böyle hissedebilmesini için, öğretmeni isterim, onuda bu şekilde eğitmeni isterim...
teşekkürler...

3 Ocak 2010

TEMBELİZ, KIPIRTILARINI BEKLİYORUZ...

iki gündür pek bir tembeliz karı-koca:)))))
aman dedim yeni yılın ilk hafta sonu böyle geçerse bundan sonra hep mi böyle geçecek:)))))
gerçi aynı espri yeni yıla girerken de yaşandı, evine gittiğimiz arkadaşımızın 8 yaşındaki kızı hepimiz gibi yeni yıla gireceğimizi fark etmeden kağıttan bir şeyler kesiyormuş ki yeni yıla girdik, bütün yıl kağıt mı kesecem diye ağlamaya başladı, epey bir sürünce hepimiz müdahale ettik. bende teyzem bak bende karnımla bebekle girdim şimdi o hep karnımda, bizde sizin evde mi kalacaz deyince ağlarken gülmeye başladı:)))))))) benimki de sanırım o hesap ama gerçekten tembeliz bu günlerde. ben açıktığım halde yataktan kalkmıyorum, ben kalkamdıkça hiç yapmadığı halde kocacış ta kalkmıyor, olmadı kalktı kahve içip kahvaltı hazırlamıyor. zar zor kahvaltı hazırlasak en basitine kaçıyoruz:))))) yani son günler bize hiççç yakışmıyor:))))))))) nerede kreplerimiz, nerede sahanda yumurtalarımız falan:))))))) gerçi cumartesi günü bir aşk geldi, kalkıp mayalı poğaça ve beze yaptım ama epey dalgınmışım. poğaçanın hamurunu mayalayıp o mayalanırken beze yapmaya geçtim onu fırına attım poğaçaya geçtimki nasıl olduysa evde az peynir kaldığını fark ettim, olsun dedim patates rendeledim, baharatladım falan. onunla hazırladım, bezeler pişerken ikinci mayalanmaya bıraktım. bezeleri çıkardım, onları koydummm. ama bezeler başarılı, poğaçalar rezalet oldu. nedne mi? öncelikle poğaçaya asla pişmesi gereken bir şey çiğ konmazmış kesin kez öğrendim, öğrendimki, annemin püre halinde pişirdiği patatesleri poğaçaya, çiğlerini böreğe koyduğu detayını hatırladım:))))))) tabiiki geç hatırladım, olsun herhalde artık unutmam:)))) poğaçaları atmayada kıyamadım sanki başka şansım olabilecekmiş gibi, dahada kötüsü içi pişmeyince çok pişirip hamur kısmınıda kaskatı olacak hale getirmişim. ama olsun teyzemin brownyleri ve bezeler dün akşam için yeterliydi. bezeleri her zamanki gibi bitirdik. zaten iki yumurtadan yapmıştım. ama yaparken artık küçük bir göbek durumunu biraz aşmaya başlayan göbeğim sayesinde belim ağrıdı. evet artık minik olmaktan çıkmaya başlayan bir göbeğim oldu. bebek göbek hizzasını geçip midemi zorlamaya başladı. artık dahada az yemek zorunda kalıyorum. gerçi bu gece kocacış harika bonfile kızartmıştı. hani doyamadım denir ya, bende harika tereyağlı pilav yapmıştım. evet fazla geldi ama harikaydı bol da salata yedim yanına... şimdilerde hala yatamıyorum ama olsun. kahvaltı sonrası fazla bir şey yememiştim pek.
hep diyorum halimden hiç şikayetçi değilim. kendim o bebeğe sahip olmayı çok istedim ve allaha şükür şimdilik yaşayabiliyorum, yaşadıklarım için şükrediyorum. bebeğime hiç sormadık o nedenle onun suçu yok. insan istediği bir şeyden nasıl şikayet eder... ben sadece durum bildiriyorum yani. ama zaman zaman bebeğin hareketlerini hissedemiyorum inanılmaz panikliyorum. o hastalıklarla boğuştuğum durmadan öksürüp, öğürdüğüm günlerde inanılmaz derecede hissediyordum. şimdi ise dahada büyük olmasına karşın hissedemezsem panikliyorum. o zaman da bebeğimle konuşmaya ilk defa böyle başlamış oldum, canımda yanacak olsada, ne olur kocaman bir tekme at, ne olur diyorum ona, gerçi beni pek dinlemiyor, babasına ise inanılmaz tepki veriyor. o ne zaman gelse karnımı sevse onunla konuşsa, ki kendisi zaten her durumda yüksek sesle konuşur bebekle konuşurken de hiç kasmıyor:))))) en kolay tepkiyi ona veriyor, bu kocacışın çok hoşuna giderken benimde çok hoşuma gidiyor:) nede olsa ben her durumda hareketlerini hissediyorum neye tepki veriyor olursa olsun. ama kocacış sadece benim anlattıklarımla katılıyor ilişkimize o nedenle, onun sesine, kokusuna yada dokunmasına, her neye tepki veriyorsa bunun onunla ilgili olması onu çok mutlu ediyor:))))))))))) yani şimidilik hepimiz mutluyuz.
anneannesi ona mavili ceylan desenli bir havlu/polar gibi bir şey bulmuş ondan almış. şimdi kenarlarını da, büyük babane yani benim babanem yapmak istedi. ancak telefon etti önce bebeğe don gömlek alın adet öyle, don donansın, gömlek gönensin diyeymiş. onlardan birer tane alında bende başlayayım, anca patik falan yaparım diye. kıyamam ben ona, babanem biliyorsunuz bir gözünü kaybetti görmüyor. öbürüde kötü gördüğü halde hala ona patik örmek istiyor. en çokda benim ev çok aydınlık oluyor, bana gelince yapacakmış. kıyamam ben ona:))))))) bende babane şimdiki bebeklere don yada gömlek yok dedim. nasıl yani anlayamadı. bende anlatamadım. o zamanda ne desin. bezini bağladıktan sonra siz ne giyderecekseniz ondan alın işte dedi, en pratik cevap olarak:)))))))) ee tabii onun bildiği gibi şimdi bebekler kat kat giydirilmiyor, kundak yapılmıyor. kundak yapılmayacağını anlamış olmasına karşın, yinede hiç kundağı olmayacak mı? hiç mi yapılmayacak? yarım bilemi? diyerek olayı kavramaya çalışıyor:)))))
2 gecedir ulusal kanallarda film seyrediyorum. dün geceki hangi kanaldaydı şimdi hatırlayamadım ama adı "not:seni seviyorum" du, bu geceki kanal 8 deydi, adı, "babamın kabusu" idi. her ikiside romantik komediydi, bence çokda hoştular:)))))))))))
fransız süitini fırsat buldukça okuyorum. evet ilk sayfaları bir kaç kere okudum ve yazımdan yada çeviriden çok sanırım noktalama hatasıydı anlamdaki fark. tabii emin olamıyorum nede olsa ne yazılmak istediğinden bilgim yok. kocacışı haftalık yazılarını genelde göndermeden ben okuyorum. cümlede düşüklük yada anlamsal gariplik fark edersem anladığımı mı anlatmak istediğini soruyorum. genelde de noktalama hatası oluyor, yada cümlede bir kelimeyi yazmamış oluyor. ama ilk sayfalardan sonra pek denk gelmedi. bitinceye kadar fazla bile eleştirmiş oldum.
bu gece istanbul un dondurdurucu soğugu sanırım bizim buralarıda üşütüyor...
bu gec eyemekten önce teyzem beni çağırdı, gerçi pazar günleri pek görüşme adetinde olmadığımızdan önce şaşırdım gibi. sonra kahveden sonra ben kalkmaya çalıştıkça o yine ısrarla beni oturtuyordu. en sonunda kapının çalması ile sebebde çıka geldi. torunu geldi. anneleri sinemaya gidecekmiş:))))))))) harika bir şey uykudan uyanmış ve gülücükler saçarak eve girdi:) öncebir hepimize öpücük verdi, sonra fotoğraflarda bzi buldu, ambüm baktı, ben kalkamadan dedesi geldi, ve o gelince utanmaya başladıki işte orada bititm:))))))))))))))))))) zorla eve döndüm, bırakmak zor geldi, kapıdan çıkarken öpmek yerine benden makas aldı:)))))))

1 Ocak 2010

YENİ YILDA İLK GÜN

yeni bir yıla girdik bitti. eski yıl eskide kaldı, yeni yıl bu gün oldu da eskimeye başladı...
biz yaşadıkça, zaman geçtikçe yeni yıl eskimeye devam edecek...
planladığımız gibi arkdaşlarla girdik yeni yıla.
onlara gitmeden önce gündüzden aayan kardeşime uğradık, o daha iş yerindeydi, bir gece önce beli yine tutmuş. üzüldüm. ayağıda daha iyileşmedi biraz kızmaklı gibi oldum, ablam hastaneye gidelim dedim ama dinletemiyorum ki sana dedim. haklısın deyince laf bitti. neyse beli iğne ile biraz daha iyi olmuş. onunla konuşurken şehirde hava rezaletti, resmen insan fülfiroid yada metanoid olup başka bir canlı türüne geçiş yapabilir, o kadar yani. veee korkulan oldu alerji daha orada başladı, gece boyunca öksürmeden bir tam cümle kuramadığım gibi,i yediklerimin mideme ulaşmasıda sorunlu oldu:((( hal böyle olunca gazlı, sıkıntılı bir giriş yaptım 2010 a... zaten kutlamadan ziyade, aile yemeği modunda geçti gece. çocuklar tvde yarışma programlı programı seyretmeye kalkınca müziktende mahrum olduk. yemek 22:00 civarı bitmişti. gerçi biz masadan kalkmamıştık daha ama bir başka aile yemek sonrası gezmesine gelince metazori kalkıldı diyeyim. koltukaklarda oturup, tv de yarışma programı seyretmek pek yeni yıl kutlaması planlarıma uymasada, dostlarla olmakda güzel dedim. bu grupta bol bol hamilelik ve bebek konuşuldu, valla ben açmadım. ev sahibi arkadaşımla hamileliğimde bir kaç kez karşılaşmış olmamıza karşın, misafir ailenin hanımı arkadaşım ilk kez görünce öğrendi:))))))) yani artık görünce aaa hamile deniyor:))))))))
kocacış oturduğu yerde uyuklamaya başladı, yani sohpet o kadar koyuydu:)))))) 02:00 ye doğru kalktık, eve geldik, biraz üşümüşüm sanırım kombiyi yakıp ısınmaya çalıştım, ısınmaya başladığımda uykumda geldi, hiç direnmeden yatağa geçtim. geçen sefer film için uyumamış ve ertesi gün baş ağrısı çekmiş olmamdan da dolayı hemen uykuya daldım. artık rutien binene gece bir kaç kez kalkmalarım dışında, sabah açlıkla uynadım. kocacışta miskin uynamış olmalıki, duştaydı ve pek bir şey hazırlamamıştı, basit bir kahvaltı ettik, lodos ta olsa harika bir havayı kaçırmayalım. hem belki dünkü alerjilerimede iyi gelir dedik, attık kendimizi dışarıya...
alerjilerim dünkü kadar kötü değilsede tamamen geçmedi haliyle...
lodos beni sersem etti, yatasım var, oysa daha yemek yemedim, hemde mutfakta yapılacak pilav var:) ama dayıma uğradığımda içim bayıldı tost yaptırdı bana, peynirli basit bir şey istediysemde, o ne varsa koyun demiş:)))))) yani daha acıkma ihtimalim düşük:)))))))))))))
bu gün dolanırken kocacışa bebişe yeni yıl hediyesi alsaydık ya dedim çok güldü, onun için bu yıl zaten yepyeni olacak dedi:)))))))))

30 Aralık 2009

2009-10


eski yıl / yeni yıl

aslında ben öyle yıllık bilanço yapanlardan olmadım hiç, hani yeni yıldan beklediklerim, yapılacaklar listem falan olmadı. yani aslında hep yapılacaklar listem olmuşturda hani bu defter yılbaşından yılbaşına açılmaz, sanırım hep açıktır. yeni yıl ise sadece bahane olmuştur kutlama yapmak, eğlenmek için. uzun yıllardır nadiren evde, genelde dışarıda kutladım. dışarıda yapılan yapılan kutlamalarımız içinde 5* olduğu gibi, * sız olanlarda oldu. ama her neresi olursa olsun normalinde sağlanan yemek kalitesi ve servis o kalabalık gecelerde sağlanmıyordu. eğlence kısmınında çok özel olduğu söylenmesede, uzun sürmesi tek avantajdı. evde ise eğlenmek pek becerebildiğimiz bir şey olmadığı için sanırım genelde dışarıda geçirmeyi seçmiştik. evlendiğimizde ilk yılbaşını evde geçirmede ısrarcı oldum. kardeşim askerden yeni dönmüştü. onları çağırdık. sanırım eski bloğumda o sofranın fotoğraflarıda olacak. çok eğlenmedik belki ama kötüde geçmemişti. yeni yıla girerken izmirde patlayan havai fişeklerini seyretmiş, dağıtan komşulara gülmüş, sonra hatta birde yeni yıl gezmesi yapmıştık.

bu yılıda ben evde kocacışla baş başa geçirmek istedim aslında. ama kocacış arkadaşlarla bir program yapmış. yarın akşam onlardayız. aslında bize çağıracaktı ama ben öyle bir gecenin altından kalkamayabilirim dedim, ben yaparım herşeyi dedi ama, sadece yapmak değil ki. sofrayı kurmak, servis, toplamak,... devam eden bir süreç... cesaret edemedim. eksik olmasın canım arkadaşımda beni düşündü:))))) onlara davet etti. çok büyük bir kutlama olmayacak ama adet yerini bulsun olacak:)))))))

ama bu yıl giden yılın arkasından bakacak olursam, bir şeyler aldı, bir şeyler verdi... 2009 u ne iyi, ne kötü hatırlayabilirim. bir hamileliğim kötü sonuçlandı, güzel bol tatilli bir yaz geçirdim, evimi değiştirdim, işimi kaybettim, veee şu an devam eden bir hamileliğimede 2009 da başladım. bebeğimin ilk kalp atışlarını da, ilk hareketlerini de 2009 yaşadım. bu sırada 3 ay alerjik nezle oldum, reflü oldum, aminosentez oldum, sonuçlarını beklerken hiç korkmadığım kadar korktum, endişendim. iyi sonuçlarla yüzüm güldü.

2010 da beklediğim ilk şey sağlıkla bebeğimi kucağıma almak, en büyük dileğim beklentim.

evimi taşımayı planlıyoruz bir kez daha...

iş planlarımız var. bir kez daha işe girermiyim. eski işime dönermiyim. yeni bir iş mi kurarım. yoksa kocacış çalışırda ben bir süre, bebeğimimi büyütür ev hanımcığı mı olurum:)? bunlarda 2010 dan bilmeden beklediklerim:)

2010 dan beklemediklerim bile var. mesela kayınvalidemle görüşmeyi, görümcemle kanka olmayı:)))))))))))) bu konuya nereden mi geldim. kayınvalidemin doğuma gelip gelmeyeceğini soranlar var daha şimdiden..

ama herşeyden önemli, değerli olan 2010 nun bana bebeğimi getirecek olması, asıl beklediğim, beklemeye değer olan, en değerli, en önemli konu.

sizler için neler önemli ise, kendinize bile söyleyemediğiniz istekleriniz, beklentileriniz gerçekleşsin, her şey beklediğiniz özlediğiniz gibi olsun. ama önemlisi, sağlık, mutluluk içinde olsun. içinizde hiç sönmeyen bir mutluluk ateşi yansın siz, sevdiklerinizi, çevrenizi ısıtsın. sağlık en büyük derdiniz olsun.. dilekleriniz dinmeyen sağnaklar gibi yağsın, dilemeye bile fırsatınız olmadan daha:))))))))))) ben bunları minicik bir yılada yüklemek istemedim, her yılınız öyle geçsin...

yine burada, yine birlikte oluncaya kadar bir yılımız var:)))))))))))))))

29 Aralık 2009

MAVİ

BU GÜN MAVİLERLE TANIŞTIĞIM İLK GÜNÜMDÜ:))))))
EVET CİDDEN KENDİMİDE GEÇTİM, GERÇEKTEN HİÇ ERKEK BEBEK İÇİN BİR ŞEY BAKMAMIŞIM, ÇEVREMDE HİÇ OLMADI M?I YOKSA ERKEK OLUNCA CİCİ Mİ BAKMADIM? HENÜZ KARAR VERMEDİM:))))))
ELİMDE DEĞİL HALA GÖZÜM PEMBELERDE:)))))) BAKIN SAYFAMIN ADI BİLE PEMPE:)))) AMA AZİMLE MAVİLERE BAKTIM.
SABAHTAN, ÖYLE KÖRÜNDE DEĞİL TABİİ EVDEN ÇIKTIM. KARDEŞİME UĞRADIM. BELİNDEN SONRA BİRDE AYAĞINI BURKTU DEMİŞMİYDİM BİLMİYORUM. ONU ÖPTÜM İKİ LAF ETTİM ORADAN KANZ A UĞRADIM %50 İNDİRİM OLDUĞUNU SÖYLEMİŞLERDİ. GERÇİ MAĞAZA SADECE KANZ SATMIYORMUŞ DA İNDİRİM ONUN ÜRÜNLERİNDEYMİŞ. PEK ÇEŞİT YOKTU AMA BAKINDIM. MAVİ KADİFE BİR TULUMU GÖZÜME KESTİRSEMDE, İLK GÖRDÜĞÜMÜ ALMAMA ALIŞKANLIĞIM DEVAM ETTİ. VE BUNDAN SONRA PEK ÇOK YERDE KARŞIMA ÇIKACAĞINA İNANDIĞIM HASTANE SETİNİ GÖSTERDİLER. ANNE ADAYLARI TANIŞMIŞTIR AMA, TANIŞMAMIŞ BENİM GİBİ ACEMİLER VARMIDIR BİLMEM. BU SET 10 PARÇADAN OLUŞUYOR. PENYE BİR ÖRTÜ, İÇLİKLER, ŞAPKA, PATİK, ELDİVEN,.. HEPSİ PENYEDEN... HAP GİBİ BİR KUTU YAPMIŞLAR ALIP HASTANEYE GİDİYORSUN. BENCE ERKEN VE HAZIRLIKSIZ DOĞUMLAR İÇİN İDEAL YOKSA HİÇ BANA GÖRE DEĞİL. AMA ONLARA BAKARKEN TEK ALTERNATİFİMİN MAVİ OLMADIĞINI KEŞFETMİŞ OLMAKTA GÜZEL Dİ. LACİVERT, KIRMIZI BEYAZDAN OLUŞAN SETLER. YEŞİLLİ SETLER Kİ DİĞERİ KADAR TUTMADIM. TURUNCULU BİLE ERKEK SETLERİ VARDI:)))))))))
İLK TANIŞMAMIZ OLMASI NEDENİ İLE VE HALA ERKEN BULDUĞUM İÇİN HİÇ BİR ŞEY ALMADIM... HATTA EN İYİSİNİN İLK ALIŞVERİŞİNE BABASI İLE BİRLİKTE BAŞLAMAK OLDUĞUNUDA DÜŞÜNDÜM.
ORADAN ANNEME UĞRADIM, AYLARDIR GÖRÜŞMEMİŞİZ GİBİ BİR TELAŞ YAPTI NEDENSE:))) YİYECEK ÖZEL BİR ŞEYLER HAZIRLAMIŞ FALAN:)) YEDİKTEN SONRA ÇIKTIK O KOMŞU GÜNÜNE GİTTİ. BENDE İŞ KUR SEMİNERİNE. HANİ O KADAR TEHDİTLİ, ISRARLI ÇAĞIRDILARKİ BENDE BİR SEMİNER SANMIŞTIM:))) 45 DK DAN AZ SÜRDÜ.. TEKRAR ANNEME UĞRAMAK ZOR GELDİ, TEYZEMİ ARADIM ODA ŞANS ESERİ YAKINLARDAYMIŞ ÇARŞI YAPTIK AMA BU MAVİLERDEN UZAK OLDU. O TORUNUNA YILBAŞI İÇİN MİNİK BİR OYUNCAK ALDI, İŞYERİNDE BİR ÇALIŞANLARININ KIZINA MONT ALDI, VE ELTİSİNİN TORUNUNA BİR KİTAP ALDIKİ, SAHİPLERİNİN HEPSİ KIZ:) BUNLAR İÇİN YÜRÜMÜŞ OLMAK BANA YETTİ, EVE DÖNÜŞ YOLUNA GEÇTİK. O TORUNUNU GÖRMEYE, VE AKŞAM YEMEĞİNE OĞLUNUN EVİNE GİDERKEN BENDE EVE GELDİM. DÜN AKŞAM UYKUSU GELMEMİŞ, SABAH ERKEN KALKMIŞ BİRİ İÇİN UYKULU HALDE, HEMEN HALA HAZIRDA MEVCUT OLAN YEMEKLERDEN YEMELİ VEEE UYUKLAMALI:)))))))))
aslında önceki hamileliklerim başladığında, daha doğrusu bu konuda buraya yazmaya başladığımda hamilelikle ilgili başka bir blog açmayı düşünmüştüm. ama ben buna kalkışmadan sorunlar yaşamaya başlamam nedeni ile fırsatım olmadı. bu seferkindede ne zaman neyi beklediğim belli olmadığı için süre geçti ve dahada önemlisi burayı evim diye açtım, yaşadıklarımı yazmak için açtım, şimdide evimde, dünyamda bunlar yaşanıyor bunuda gidip başka yerde yazmak gereksiz göründü. göründüde şimdilerde de blog hamile blogu oldu biliyorum. ben temalı blog açmamıştım. yaşadıklarım dönemsel temalar olacak artık. hatta bazen keşke evlilik dönemimde başlasaymışım dediğim bile oldu. o zaman başlasaymışım da, ondanda geriye dönük bir başka tarih kesin bulurdum:))))))))
bu günlerde evde kıkırdıyarak dolaşıyorum. aslında 10 günü aşkın gecelik, pijama, sabahlık ve daha kötüsü perişan halde dolaşmadan sonra çok iyi bir durum tabiikide. alerjilerimde bu yılda bir mucize oldu, aynı tarihte geldi aynı tarihte gitti:) dilerim geçen sene yaşanan sonraki kısa süreli dönüşlerini bu sene yaşamam. gerçi dr olmaz diye ümit verdi ama. neyse benim kıkırdama nedenim bebek hareketleri:)))))) kimileri duygusallaşıp ağlıyormuş da ama ben gülüyorum. birde gıdıklanan bir değilim ha. ama bu olay ilginç geliyor bana neşe veriyor. he anını hissetmek istiyorum. hiç kaçırmamak istiyorum. için ürperiyor gibi değişik bir duygu, hissettiğim daha tekmeleri değilmiş ama bazen kuvvetli bazen hafif olabiliyor. bu gün uykumda oldu tam ben uyanmak üzereyken:))) en çok arabadayken:))))) çok hoş bir duygu. bu hoş duygu önceleri beni ürküten bir duyguydu. demiştim ya hiç hamile karnına dokunmamıştım bu güne kadar. ben dokunurken ya oynarsa korkusu ile. bir canlının içinde bir başka canlı olması, bağımsız hareket etmesi beni endişelendiyorda denmezde, nasıl desem bilemedim, bana çok yabancı geliyordu. neredeyse tüm arkadaşlarım en az bir, genelde iki kez doğum yaptı. bir sürü kuzenim var, eşleri doğum yaptı. kız kuzenimlerimin pek çoğu daha yapmadı ama!:) olsun yinede ben hiç birine dokunmadım. ürktüm. kendim hamile kalınca ne hissedeceğimide çok merak ediyordum. şimdi öğrendim hoş bir duygu, tıpki ultrasın görüntülerinden hoşlanmadığım halde, sadece iyi olduğunu, kalbinin attığını, hareket ettiğini görmek için o ekrana gözlerimi dört açarak bakmam gibi bir şey. mümkün olsa her gün baktıracam, hatta eve alacam:)) neyseki çok fazlanın bebeği rahatsız ettiği, huzursuz ettiği görüşlerini okudumda teşebbüs etmedim dermişim:))))) aslında benim gibi 35 yaş üzeri hamilelerim dr kontrolleri için verilen süre 3 hafta, her 3 haftada bir ultrasonla görüntü alınıyor. önceki dr umda öyle planlıyordu. şimdi gittiğim dr um ege üniversitesinde prof. ama o beni sık görmeyi bırakın aylık kontrollerimi bile uzun tutuyor. nedenini sormadım hiç, planda yapmadı. ilk test sonuçlarım pozitif çıktığında telefon etmiştim. çünkü hemen beni bulacaksın demişti önceki muayenede, hoş aradanda 20 gün geçmişti ya:))))))) ben hemen gel demesini beklerken o bana yapılacak testleri, alacağım ilaçları söyleyip 10 gün sonra görüşelim demişti. gerçi elinde neredeyse her türlü test, tahlil sonucum vardı, son 1 yılda ki hastalıkların ve hamileliklerim sayesinde. ama yinede ilginç gelmişti. sonrasında kalp atışlarını gördüğümüz kontrole gitmiştik. oradan çıkarken beni 12.haftada göreceğini söylediğinde benim gözlerim yerinden uğramış olacakki, tekrar ekrana baktı, endişemi anladı, o kadar kayıptan sonra bekleyemeceksin demi dedi:) ben yanıt bile vermedim. aslıda gerek yok ama arada bir uğrada çok stres yapma dedi. uğradığımda kısacık ultrasında kalp atışını teyid etti gönderdi. sonra 13 haftada gördü, şimdi 20 haftada gördü, bir dahakini 24-26 arasında uğrarsın dedi. gelmeden yüklemeli şeker tahlili yaptırırsın diyerek gönderdi bizi. benim endişemi bildiğinden bu sefer merak etme artık hareketlerini hissettiğine göre dedi:))) evet dedim ben en çok bu nedenle sevdim bu hareketleri o bana bu şekilde orada olduğunu, hareket ettiğini gösteriyor. aramızdaki bu sessiz iletişimi bu nedenle çok seviyorum...
insanlar bu konuyu konuşmamdan muhtemelen sıkılıyorlar. bu sabah aynı duyguyu teyzemde hissettim. dr la ve ilaçla ilgili konuşurken geçen sene sonbaharda doğum yapan gelininin aynı zamanda aile dostları sayılan dr u için sorduğumda biz hamileliğinde hiç hamilelik konuşmadık, her şeyi normal yaşadık dediğinde bir garip oldum. aslında hiçde öyle olmadığını bildiğimden belkide. çünkü özellikle ilk aylarda sık sık, ama tamamında kanama geçirdiğinde gece yarıları gittiğini, hamilelikte nezle, grip olup ateşlendiğini yine bir gece yarısı hastaneye kaldırıldığını ben bildiğim için belkide. söylediklerinin gerçek olmadığını ama bir şey ima ettiğini ve sanırım bunun bu konuda sıkılmak olduğunu düşündüm:(((((( pek bozulmadım aslında, o ve herkes haklı elbette, ama ben kabul ediyorum, ben birazcık buldumcuk oldum. oldum çünkü çok geç, çok zor buldum. çok üzüntü yaşadım. haliyle şimdilik evdede olduğum için gündemimin ana madddesi bu konu. ayrıca bu konuda kocaıcşta beni destekliyor, kaldıki öncedende yazmıştım onda ilk bebek heyecanı yokken. onun nedeni ise benim olaylara geç konsantre olmam. normal hareketler yapıyor olmam, kendime bakamayacağım hissi uyandırıyor onda. ayrıca daha bir çok sorunun içinde geçiriyorum bu günleri, elimden gelen bir şey yok. ama olaylara kaptırsam kendimi çok şırkacağım, üzeceğim için kendimi olaylardan soyutlandırmam için o sürekli benimle bebeği konuşuyor. hep onu düşünmem, hep ona odaklanmam ve sayılı şu günler de zamanımı onunla geçirmem için elinden geleni yapıyor. her anını hiç kaçırmadan yaşa diyor...
hal böyle olunca ne olacak, bundan sonra buraya dah açok bukonu yazılacak, dışarıda daha az bu konu konuşulacak, ama yanlız kaldığım ev hallerimde her şey onunla yaşanacak, onun için yaşanacak, onunla olunacak:))))))))))))))))))