EVİME HOŞ GELDİNİZ

SİZİNLE GERÇEK HAYATIMI PAYLAŞMAK İÇİN SEÇTİĞİM BU SANAL EVİME HOŞ GELDİNİZ...
YAŞADIKLARIM, YAŞAMAK İSTEDİKLERİM, DÜŞÜNDÜKLERİM GÖRDÜKLERİM DİNLEDİKLERİM GEZDİKLERİM NE VARSA KENDİM İÇİN YAZIP SİZLERLE PAYLAŞIYORUM.

Powered By Blogger

12 Ocak 2010

inversiyon9 -II

dün gece yarısını geçmiştiki ben hala internette inversiyon9 araştırması yapıyordum. benimle birlikte eski iş yerimden arkadaş, bir başka arkadaş daha M S N de hem konuşup hem araştırma yaptık gece yarısına kadar. kocacış daha erken terk etti diğer bilgisayarı, arkadaşlar gece yarısını geçe bıraktılar ben 02:00 yi geçiryordu yatmaya gittiğimde. yattımki bebeğim uyumuyor sürekli hareket halinde, karnımda aşırı bir gerginlik beni endişendirdi iyice...
araştırmalarda önceleri pek bir şey bulamadık, şöyle yüzeysel bir kaç bilgi... sonraları çok kötü şeyler okudum... çok kötü oldum... sonra neredeyse tüm tezleri, yazıları okudum... sonra o arada kocacış ABD de gen mühendisi olan kuzenine mail attı yatmadan... ben yine okumaya devam ettim... dediğim gibi çok yüzeyselle çok karamsar arası bir kaç yazı okuyunca uyuyabildim...
sabah kalktık evde akşam ki okuduklarımızı değerlendirdik birazcık daha sukunetle... sonra maile baktık, oda bizden detaylı bilgi istiyor... detaylı bilgi şu an için üniversitede olunca gidip öncelikle konuşmaya, sonra ne gerekire orada karar vermeye, karar verdik ve çıktık...
hastaneye girdik bana direk sizden kan alınacak buyrun dendi, yooo dedim biri önce bana bilgi verecek. bir süre bizim tahlilimizle ilgilenen dr u bekledik. gelince önce bir sitem ettim. evet ben ettim önceki gece çok sinirlenen kocacış değil, ben... girer girmez dün gece uykusuz bıraktınız diye girdim. utandı... utansın zaten... girdi bana inversiyonu anlatmaya başladı, lafını kestim ben inversiyonu sağ olun sayenizde dün gece 02:00 ye kadar öğrendim dedim. siz bana benim bebeğimin özelindeki durumu anlatın. hangi türü, hangi genler de meydana gelmiş... dr şaşırdı... ben sorularıma devam ettim. inversiyon karşılıklı 9.kromozlardan birinin içinden bir parça kopuyor ve ters dönüp aynı yere giriyor ve toplumda sağlıklı bireylerde sıklıkla görülen bu duruma inversiyon deniyor ki bu anlatılan klasik inversiyon. benimkininde klasik olduğunu öğreniyoruz. klasik olmasa idi canlı doğum şansı olmuyor... neyse ilk nefesi alıyoruz. bizim konu hakkında detaylı bilgimize şaşıran dr. konuyu rahatlatmak adına sözde söylemeleri yasak olan cinsiyeti bilip bilmediğimizi soruyor... yine sinirleniyorum. siz yasal nedenlerle söyleyemiyordunuz ya biz öğrendik sağ olun dedim... sonrasında bana en kötü senaryoyu söyleyin diye başladım. öğrendim eğer kocacışta yada bende çıkarsa sorun değil. bu inversiyon bizden bebeğe geçmiş oluyor ve bebeğin sağlıklı olduğu garanti oluyor tamam. ancak ikimizdede çıkazsa hiç bir yerde bulamadığım durum. yani ilk kez bebekte çıkacaksa, ne sorun çıkaracak? bunun cevabı çok kötü, çünkü bunun yanıtını dr da bilmiyormuş. evet şaka gibi senede 250 den fazla bu vakka ile karşılaşmış olmalarına karşın anne ve babadan birinde olmadığı durumla hiç karşılaşılmamış üniversite... işte lafın bitti yerde kaldım... sonrasında ben kan verdim... kocacış özel labratuvarlar daha ekonomik olduğu için üniversitede vermedi. ben sosyal güvence kapsamında verdiğimden verdim. haftaya benimki ile birlikte ikisinin sonucunu alacağım. şu an başka yerle konuşmak için elimizde rapor yok bekliyoruz ve ne kadar gariptirdik ilk defa kendimizde bir kromozonsal aksilik olması için dua ediyoruz.... yani bu durum bize kırk yıl sonra kromozon yapımızı araştırttı... vee dipsiz kuyu gibi bir konuya daldık... karamsarlıklara daldık... korkulara daldık...
bu gün hastane çıkışı bir şeyler atıştırdım, sonra kocacış beni hemen hastanenin arkasında forum bornova ya götürdü, yağmur çiselerken burada ne işimiz var derken beni mother&care e soktu. aslında daha alışveriş yapmama kararı almışken, minicik bady lerden 1 paket aldık:)))) biraz daha ileriki aylarda, hemen doğduğunda gerekecekler kadar alışveriş yapma kararı almıştık ama bu günkü yaşananlardan sonra hem ben öyle bir mağaza gezeyim diye, hemde özellikle bu gün oğluşuna bir şeyler almış olmak istedi sanırım:))) minicik te olsa... bu bize her şeyin yolunda olduğu hissimi verecek diye düşündü bilmiyorum. ama orada beşikleri gezmek, o sırada karnıma dokunmak fena gelmedi hani:))))))))) gerçi bol mantolarla pek anlamıyabiliyorlar ama:))))))))
dilerim bu ufak tebessüm haftayada hala dudağımda olur...

11 Ocak 2010

inversiyon9

bu akşam üzeri gelen telefondaki dr bana bunları söyledi. tahlil sonuçlarımız da inverisyon9 görüldüğü için bizim kanımızı istiyorlardı ancak bunun ne demek olabileceğini kimse bana söylemiyor. sağlıklı olabileceğini söylüyor ama... internette araştırınca, kafam iyice karıştı. dr um takma kafana diyormuş, kocacış bağırıyor dr lara böyle bir konuşma yapıp bıraktıkları için bense korkuyorum... çok korkuyorum...
bu arada yazıya ara verdim daha fazla yazamadım hıçkırıklara boğuldum.
kendi dr umla geç saatte nihayet görüşebildim. 9, 9.kromozonda demek. inverisyonda bir türlü ters bağlanma işlemi ama neyle ne arasında nasıl oluşmuşu bilmeden kehanet olur bir şey demek, inversiyon9 demek hiç bir şeyi açıklamıyor dedi. bizi yarın üniversite hastanesine kan vermeye bekliyorlar, o zaman daha detaylı bilgi vereceklermiş, sinir oldum, bizden onlara ne anlamadım. bu genden bende var, yada kocacışta var ne fark eder. biz bebeğimiz ne kadar sağlıklı olacak onu öğrenmek istiyoruz...
kocacış bu şekilde telefon eden dr a çok sinirlendi. bu şekilde konuşulur mu diye. çünkü asla telefonda bilgi vermiyorlar. o zaman hiç bir şey demeyecekler ve insanları bu şekilde perişan etmeyecekler diye bar bar bağırdı evde. ben ağlarım, o bağırır, annemler şaşkın perişan yani gerçekten perişan olduk. sonra üşür gibi kasılmalar başladı. ayaklarım kollarımda kraplar başlar gibi olunca... uzandım... zar zor oyalanacak bir şeyler bulmaya çalışıyorum... ellerim sürekli karnımda bebeğimi okşamaya çalışıyorum, aklım sürekli bebeğimde allahıma dua ediyorum bir şey olmasın diye... babanem zaten aylardır okumaktan hatim indirdi neredeyse...
biz bu testi yaptırırken elbetteki biliyorduk kendimizinde birer genetik mucizesi olmadığını ve bu analizdede bebeğimizde bir şeyler çıkabileceğini ama biz hep önemli bir şey olmasın diye dua ettik. ama ne kadar önemli bir şey olmasın diye dua ediyorda olsam ben en ufacık bir şey bile istemediğimi fark ettim bebeğimde... evet onu kusurları ile seviyorum ama ne olur kusursuz olsun diye de dua ediyorum...
bu belirsizliktede bir gece daha geçirecez işte... dilerim bu gece en sonuncusu olur geçirdiğimiz bu zor gecelerin... en kötü gece bu olsun ve bununla bitsin bu zorluklar, üzüntüler... allahım lütfen güzel şeyler duyalım, güzel sonuçlar alalım, yalvarırım...

10 Ocak 2010

NEFES ALIYORUM

nefes alabiliyorum. her ne kadar dün gece yine destekle uyumuş olsamda nefes alabiliyorum. dün gece yatana kadar iyi gibiydim, idare ettim ancak başımı yastığa koyduğumda göğsümdeki hırıltıyı duydum. kalktım pompalarımı sıktım önce yarımşardan sıkmayı denedim. olmadı birer yarım daha. vicdan azabı hala bitmedi, ama yinede dr un dediği kadar sıkmadan idare etmeye çalışıyorum. derdim kendimi tedavi etmek değil, belkide hayatımda ilk kez. çünkü kendisine, hastalıklarına dikkat eden, en ufak bir belirtiyi bile kaçırmayacak kadar kendini tanıyan ve tedavilerini aksatmayan biriyim. bunlarıda aslında ileride daha çok sıkıntı çekmeyeyim diye yapan biriydim. şimdi ise tek derdim bebeğim oldu, tedaviyi yada çektiğim sıkıntıları falan düşündüğüm yok. bebeğe yetecek kadar nefes alayım, bebeğe yetecek kadar uyuyayım, bebeğe yetecek kadar... neyse akşam tam bu ilaçları aldım uyuyacam ki, bu sefer kocacış uyandı ki hasta. kabus gibi değilmi. iki gecedir benim başımda beklerken kendine hiç dikkat etmediğini biliyordum. ona da demeye çalışmıştım ancak, o sırada pek konuşabildiğimde söylenemez. kocacışında beni dinlemeye niyeti olmayınca... ben örtünsemde, o tv nin karşısında üstü açık, oturdu, haliyle benim sakin olduğum dk larda içi geçti falan... ve daha kötüsü daha önceki hastalığından ilaçta kalmamış evde. yataktan kalktık bir şeyler bulmaya çalıştık, bitki çayları yaptık, şimdi belki çok kötü değil ama yinede hasta...onu terletmek için elimizden geleni yaptık. öğleden sonra ben banyodayken uyudu, ben çıktığımda terli uyanmıştı... o terli uyanmış, ben banyodan yine tıkanık çıkmıştım. gülermisin ağlarmısın... annem bu sefer hala sakinliğini koruyor. neyse kocacışın üstünü değiştik, ben üzerime bir şeyler giydim. ilaçlarımızı aldık...
herhalde solunm yollarımdan son 20 yıldır bu kadar hasta olmamıştım. eskiden bademciklerim yüzünden çok hasta olurdum. sık sık ateşlenirdim, boğazım şişerdi... sonra 1989 yılında üniversitedeyken, artık ilaçlar uzun bir süre etkili olamayınca badenciklerimi aldılar. ondan sonra pek hastalandığım söylenemez o kadarki 20 yılı aşkın süredir belki ufak nezleleri değil ama gerçekten hastalandıklarımı, dr luk hastanelik olduklarımı neredeyse tek tek hatırlıyorum o kadar az yani. ve her biri içinde elimde olmasada gerçekten nedenlerim var. mesela birinde bir kış sonu arazi çalışması sırasında yağmura yakalanmış ve sonrasındada rüzgarda kalmıştım. bunun kadar geçerli nedenler yani.. şimdi ise???... geçen sene alerjilerim ültiker olarak karşıma çıkmıştı, bu senede bu şekilde geldiler diye düşünüyoruz. hani alerjilerin değişken olduğunu falan biliyoruz ama bu kadar hızlımı?
ay ne çok hastalık yazdım... dediğim gibi kocacış ilaçlarını içti, terledi, iyileşmesede biraz rahatladı. ben nefes alıyorum. ama tüm bu süre boyunca oğlumuzu ihmal etmemeye çalıştık ikimizde. onunla hep konuştuk onun bizimle şu anki tek iletişim şekli olan hareketleri hatta tekmeleri için ona yalvardık. yine karnıma dokunduk, oradan onu sevdik. ikimizde tüm sıkıntılarımız içinde en çok ona ilgi gösterdik. o kadar ki bu durum annemi bile şaşırttı:)))) ben hiç bu kadarını görmedim dedi. ama biz uykumuzdan uyandığımızda bile oğluşumuzu kontrol ediyoruz. artık ben bile alıştım. babası gece uykusundan uyanırsa, elini karnıma koyuyor ben uyuduğum için belki konuşmuyor ama o oynaya kadar orada bekliyor oğluşunun hareketini hissedince uyuyor ancak.

9 Ocak 2010

BİR BU EKSİKTİ...

DÜN BİR KABUS DAHA YAŞANDI...
ÖNCEKİ GECE ANNEMLERDEN EVE DÖNDÜM HAFİF BİR ÖKSÜRÜK BAŞLADI, ÖNCE KOCACIŞA ODASINDA SİGARA İÇTİĞİ VE KAPISINI AÇIK BIRAKTIĞI İÇİN KIZDIM. AMA ÖYEL YAPMADIĞINI GÖRÜNCE SONRASINDA KIZACAK BİR ŞEY BULAMADIM AMA ÖKSÜRÜK ÇILDIRDI. SABAHI SABAH YAPTIM SALONDA SABAHLADIM. REFLÜ İLACIM AZALMIŞ, SABAH KOCACIŞ GİTTİ ALDI, AMA ODA FAYDA SAYLAMADI. BİZ REFLÜ SORUNU SANDIĞIMIZDAN KOCACIŞ DA ÇIKMIŞTI, KEMERALTINA GİTTİ.BEN DE ÖKSÜRÜK ARTARKEN KENDİMİ KÖTÜ HİSSETMEYEDE BAŞLADIM. ÖĞLEN ABARINCA DR UMU ARADIM. HEMEN BİR KBB UZMANINA GÖRÜN DEDİ. HAZIRLANDIM EVDEN FIRLAYACAĞIM SIRADA BİRDE NEFES ALAMAMA SORUNU BAŞLADI. KİMSEYİ BEKLEMEDEN HASTANEYE YOLA ÇIKTIM. ARABA KULLANAMAYACAĞIMI DÜŞÜNÜP OTOBÜSE BİNDİMKİ, HASTANEDE PERİŞAN HALDE İNDİM. BİR TRAFİĞE TAKILDIM İNANILMAZ. HASTANE KAPISINDA KARDEŞİM BEKLİYORDU. HEMEN KBB UZMANINA GİTTİM. ALERJİİK ENZLEYLE FRANJİT BAŞLAMIŞ DEDİ. BU NEFES ALAMAMA FRANJİTTENMİ YANİ DEYİNCE O KADARINI YAPAMAZ SEN HEMEN GÖGÜS DR UNA GİT DEDİ. KAPANMADAN SON DAKİKA DR ÇIKARKEN YETİŞTİK. HAMİLELİK DOLAYISIYLA GERİ DÖNDÜ BAKTI. VEEE BROŞİT YADA ASTIM DEDİ... NEDENİ, YADA NASILINA BAKMAMIZIN BİR ANLAMI YOK ÇÜNKÜ HAMİLELİKTE KULLANILABİLCEK 2 TANE SPREY İLAÇ VAR DEDİ. BOL SIVI, İSTİRAHAT VE BU İLAÇLARDAN SONRA HAFTAYA GÖREYİM DEDİ. ECZANEDE DR UMU ARADIM İLAÇLARDAN PEK MUTLU OLMADI, AMA YAPACAK BAŞKA ŞEY YOK... BİRDE SPREYİ SIKIP AĞZIMI HEMEN BOL SU İLE ÇALKALIYORUM VE GARGARA YAPIYORUM. MUKOZADAN KANA GEÇMESİN, ORADANDA BEBEĞE GİTMESİN DİYE. CİĞERDEN KANA KARIŞMIYOR VE BEBEĞE GİTMİYOR DİYE TEMİNAT VERDİ. BİRDE DR UM İLE BU GÖGÜS UZMANIDA BİRBİRİLERİNİ TANIDIKLARINDAN ONLARDA KONUŞTU. VEE TÜM ÇABALARA RAĞMEN DÜN NEREDEYSE SABAHA KADAR KONUŞAMADAN OTURDUM. KONUŞMAYA NEFESİM YETMİYORDU, ARKAMA YASLANIRSAM NEFES ALAMIYORDUM... TAM BİR KABUSDU... NİHAYET SABAH 08:45 DE BİR PARÇA RAHATLAR GİBİ OLDUM VE YATAĞIMA YATIP AĞRIYAN SIRTIMI, AYAKLARIMI BİR KAÇ SAAT DİNLENDİRDİM... HALA UYKULUYUM VE EN ÇOKDA NEFES DARLIĞI ASTIM GİBİ HASTALIKLARI KRONİK ÇEKEN İNSANLARA KIYAMADIM. ALLAH HEPSİNİN YARDIMCISI OLSUN, HEPSİNE ŞİFA VERSİN...
AKŞAM BEN HASTANEDEN EVE GELENE KADAR KOCACIŞ GELMEMİŞTİ, ANNEM KONUYU PEK CİDDİYE ALMADIĞINDAN GEZMEYE GİTMİŞTİ. GERÇİ HASTANEDE TAM SON DR A GİRECEKKEN BENDNE ÇIKAN HIRILTIDAN KARDEŞİM O KADAR ÇOK KORKTU Kİ, HASTANE ÇIKIŞINDA HEPSİNİ ARAYIP AYAĞA KALDIRDI:) KIYAMAM ÇOK KORKTU BİR ANDA SAPSARI OLDUĞUNU GÖRDÜM... NEYSE AKŞAM HERKES BAŞIMA TOPLAN ÖNCE, EVE GELDİM, SPREYLERİMİ SIKARKEN BİR TANESİNİN İÇİNDE KORTİZON OLDUĞUNU ÖĞRENDİM, VE BEBEĞİME İYİ BAKAMADIĞIM İÇİN VİCDAN AZABI İLE AĞLAMAYA BAŞLADIM. BEBEĞİMDEN ÇOK ÖZÜR DİLEDİM, O BUNLARI HAK ETMİYOR VE BEN ONA ÇOK İYİ BAKMAK İSTİYORUM AMA SANKİ HERŞEY BU İSTEĞİME KARŞIYMIŞ GİBİ AKSİLİKLERLE İSTMEDİĞİM HALDE İLAÇ ALDIM. BEBEĞİMLE ALERJİK RİNİT OLDUM, AMİNIOSENTEZ YAPTIRDIM, ŞİMDİ ALERJİK BRONŞİT OLDUM. KIYAMAM NE SUÇU VAR BEBEĞİMİN, BENİMLE BUNLARI YAŞIYOR. LÜTFEN KUVVETLİ OLSUN, LÜTFEN BİR ZARAR GÖRMESİN VE BİZİMLE OLSUN. ALLAHIM LÜTFEN ONA BİR ZARAR GELMESİN DİYE AĞLAMAYA DUA ETMEYE BAŞLADIĞIM SIRADA KAPIYI TEYZEM ÇALDI Kİ, BENİ GÖRÜNCE HİÇ BİR ŞEYDEN HABERİ OLMADIĞINDAN ONUNDA AKLI OYNADI, İLK BAŞTA BEBEĞE BİR ŞEY OLDU SANMIŞ, BEN HEMEN KONUŞUNCA KONUŞAMADIĞIMI GÖRÜNCE DE İYİ OLAMADI HALİYLE... BU SABAH GELİNCE ANNEME ANLATA ANLATA RAHATLAYAMADI, AKŞAM ANNEMLERDE GELİNCE BEKLEDİKLERİNDEN KÖTÜ BULDULAR ŞAŞIRDILAR. DÜN GECE, ÖNCE BİR GECE ÖNCEDEN UYKUSUZ KOCASIŞ UYUDU ANNEMLER BAŞIMDAYDI, SONRA ONLARA YATIN YAPILACAK BİR ŞEY YOK DERKEN KOCACIŞ UYANDI, SALONDA BENİMLE SABAHLADI, SABAH 05:00 GİBİ ONUDA BİRAZ DAHA İYİYİM DİYE YATIRDIM. GERÇEKTENDE BİRAZ DAHA İYİYDİM.. AMA 10:30 GİBİ YATAKTAN KALKARKEN SANKİ BİNLERCE MEKİK ÇEKMİŞ GİBİ KARIN KASLARIM ÖKSÜRMEKTEN AĞRIYORDU, BELİM, SIRTIM, KARIN BOŞLUKLARIMIN HEPSİ ABARTILI EGZERSİZ YAPMIŞIM GİBİYDİM... HALA ÖKSÜRÜYORUM VE BU SIRADA AĞRIYAN YERLERİMİN HALİNİ SORMAYIN HİÇ... AMA NEFES ALABİLİYORUM ÇOK ŞÜKÜR... BU ARADA DR UMU VE KOCACIŞI EN ÇOK KORKUTAN ŞEY NABZIMIN DİNLENİR HALDE BİLE ÇOK YÜKSEK OLMASI OLDU, O KONUDA AŞIRI SIVI TÜKET DENMESİNE VE BENİM İÇMEME KARŞIN HALA BİR GELİŞME OLMADI... DEDİĞİM GİBİ BEN BEBEĞİME ZARAR VERME İHTİMALİ OLAN İLAÇLARI ALMAK ZORUNDA KALMAYACAK KADAR NEFES ALABİLEYİM YETER...

7 Ocak 2010

MAVİ BEBEK PANTOLONU VE YAŞLI BABANEM

bu gün anneannesi oğluşuma mavi bir pantolon aldı. zara baby nin 6-9 aylık bebekler için pantolonlarından:))))) çok güldüm daha dün ilk bady sini aldık, hop 6 aylıklarını aldık derken. annem hızını alamadı 1,5-2 yaş içinde bir tane rengini beğendi diye aldı:) sonra ben sen ne yaptın dedim, evde babanem yok artık dedi, tamam tamam değiştiririm, küçüğünü alırım demek zorunda kaldı:)))) güne damgasını bu vurdu:))))))
aslında bu gün keyifsiz uyandım, ama kocacış çarşışa inerken bende hamilelik haftası raporu almaya indim onunla, mahkemeye verilmek üzere. geçen sefer gittiğim klinik biz veremeyiz diyerek bir sürü şey anlatmıştı, aynı klinik daha önce ilaç raporundada sorun çıkarmıştı, kliniğin 2 dr u aile dostumuz olduğu için ve labratuvarı iyi olduğu için gidiyordum, daha doğrusu gitmeye çabalıyordum ama sanırım ilişkimizi bir süre askıya aldım:))))))) neyse oradan aile hekimine uğradık, son dr kontrolumdeki ultrason sonucuma göre yazdı verdi raporu. ayrıca tetanos aşımın ve şeker yükleme tahlilimim tarşhini konuştuk, ayrıldık. annem ve teyzemle buluştuk. çarşı yaptık ama sanırım biraz abarttık 2,5 saat dolaştıktan sonra annemlere kendimi attığımda gözlerimde simler uçuyordu, hatta gözüm kararmaya başlamıştı. bir şeyler yedik, babanemle lafladık. laflarken bir önceki gün babanemin bir kez daha düştüğünü öğrendim. annemin temizlikte kolidorda bıraktığı paspas kovasını görmemiş takılmış, nasıl olduysa kava sallanmamış, dökülmemiş ama bizimki burun üstü uçmuş yere:( yüzünün elmacık kemiğini, dizini, elini, alnını falan çarpmış, burnu kanamış hemen buz koymuşlar. bu gün görünürde bir şey yok ama, geçen sefer bende düştüğündede morlukları bir kaç gün sonra çıkmıştı, inşallah şimdi olmaz öyle bir şey. kıyamam bebeğim çok ağlamış, bu günde ağladı. yaşlılıktan dem vurdu, rahatsızlık, sıkıntı verdiğinden dem vurdu. kıyamadım bir kaç kelime söyledim ama onu rahatlatamadım. düştüğüne üzüldüm ama bir şey olmadığını gördüğümden üzüntüm hafifledi. ancak moralinin haline daha çok üzüldüm hiç kimsenin kendini böyle hissetmesine kıyamam ben... sonra düşündüm allah nasip edip oğlum doğduğunda ve allah uzun ömür versin benim yaşıma geldiğinde ben babanemin şimdiki yaşına yaklaşmış olacağımı düşündüm... ve kendiminde böyle hissedebileceğini düşündüm... kıyamam ben ona ama elimden bir şeyler gelmiyor. hafta sonu yada önümüzdeki hafta bana almaya düşündüm. ancak bana gelince babanem çok mutlu olduğu halde, annem olmuyor. annemler şehrin göbeğinde oturuyor ve annem sürekli dışarı da bir planları bir işleri var. bense kırsalda oturuyorum. benim evden öyle hop dışarı çıkılmıyor. bende öyle çok çıkmadığımdan benim için uygun, ben çıkmadığımdan bende kalınca babanem içinde uygun. evlerinde yanlız kaldığından sıkılıyor. ancak evinde sürekli kendini yollara gezmelere atan annem için benim evde olmak sıkıcı... yani her durumda birileri memnuniyetsiz... :((((((
eve gelirken daha yolda başım ağrımaya başladı ki, eve geldiğimde reflü bir kez daha beni ziyarete geldiğini haber vermeye başladı, kendine özel o öksürükle... zar zor yemek yedim ki ardından ilacı içtim. ama tam etki olamadı hala:(
gerginlik bana yaramıyor.
zaten asgaride hamilelik ruh halinde endişelerim var, sağ salim doğum yapmak, bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak ile ilgili endişelerim var elbette. onlarla baş etmeye çalışıyorum. birde yenileri eklenince... ee birde uzun süredir işsizim. bu durum beni hem çok rahatlatsada, yinede çalışmanında kendince avantajları vardı. onu kafama takmasamda olmuyor işte... yıllardır kendime ait bir gelirim olmasına alışmışım ayrıca. böylesi ı-ııı bana göre değilmiş...
şimdi kendime sakin bir şeyler bulmalıyım tv de seredecek, hatta mümkünse birazdan fazla keyiflide olmalıki kendime ona kaptırıp bunları unutayım. yada bu gün alınan mavi pantolunu ve onu giymesini planladığımız şimdilik içimde kıpırtılarını hissettiğim oğluma konsantre olmalıyım endeşesizce:)))))))))

5 Ocak 2010

BENİM İÇİMDE AMA BENİM DEĞİL...

İÇİMDE BİR CANLININ OLMASI ÇOK DEĞİŞİK BİR DUYGU...

O İÇİMDE AMA KENDİ İÇİNDE BİR CANLI OLDUĞUNU HER AN HİSSETTİRİYOR BANA...

İÇİMDE BİR CANLI OLDUĞUNU HİSSEDİYORUM, TABİİKİ KALBİMDE, MİDEMDE CANLI AMA ONLARI HAYATIM BOYUNCA HİÇ HİSSETMEDİM EĞER BİR PROBLEM OLMASSA ORADA OLDUKLARINI BİLE HİSSETMEDİM. HOŞ AĞRISALAR BİLE AA İŞTE O ACI KARACİĞERİMİN ÜSTÜNDE, YADA, AHA DALAĞIMIN SAĞ ÜST UCU DİYEMEDİM TABİİKİ:))))))))) AMA ONLAR HEP ORDAYDILAR, KALBİM ATIYORDU AMA YERİNİ BİRİLERİ ÖĞRETENE KADAR HEP DAHA SOLDA SANDIM BEN ONU:)))))

AMA ŞİMDİ İÇİMDEKİ CANLI ÖYLE DEĞİL, YERİNİ cm, cm HİSSEDEBİLİYORUM. BENİM İÇİMDE AMA BENİM BİR ORGANIM GİBİ DEĞİL... DAHA KENDİNİ İLK HİSSETTİRDİĞİ ANDA BENİM İÇİNDE AMA BİR BAŞKASI OLDUĞUNU DA HİSSETTİRDİ. ÇOK GARİP YILLARDIR KARNIMI, MİDEMİ BİR YERLERE DAYADIĞIMDA HİÇ GARİP GELMEDİ, AMA ŞİMDİ ÖYLEMİ BİR YERE DEĞSE, DAYANSA SANKİ YANLIŞ BİR ŞEY YAPMIŞ GİBİ İRKİLİYORUM O AN. KENDİ ORGANLARIMI KORUMAM GEREKMEDİĞİ KADAR ONU KORUMAM GEREKLİ, ONA SORUNLULUĞUM DAHA FAZLA.O BENİM İÇİMDE DİYE BEN DEMEK DEĞİLİDE ANLATIYOR. İNSAN GÖRMEK İSTERSE, İÇİNDE DE OLSA BEBEĞİNİN KENDİ MALI OLMADIĞINI DA, ONUN DA DAHA İLK ANDAN İTİBAREN KENDİNE AİT BİR BİREY OLDUĞUNU GÖREBİLİYOR.

HAMİLELİKLE İLGİLİ İSTER İSTEMEZ ÇOK ŞEY DİNLEDİM, OKUDUM, ARAŞTIRDIM. HER SEFERİNDE BİR ŞEY ÖĞRENSEM BİR SÜRÜ ŞEY ÖĞRENMİŞ OLDUM. HER SORUNDA YENİ BİR ŞEY ÖĞRENDİM, YAŞADIM... AMA BEBEK BAKIMI, BEBEKLER HAKKINDA HİÇ BİR ŞEY KONUŞMADIM, OKUMADIM, ARAŞTIRMADIM, ÖĞRENMEDİM KISACADA BİLMİYORUM. İÇGÜDÜ DEMEK ÇOK KLASİK GELECEĞİ İÇİN UYMADI BANA, HANİ İÇİMDE POTANSİYEL BİR ANNE VARMIŞ GİBİ LAFLARDA ETMEYECEM. SADECE BAKMAYI BİLİRSEN, DOĞRU BİLİRSEN, BENCİL OLMAZSAN HER ŞEY ORTADA... SADECE BİR SÜRE İÇİN BENİM İÇİMDE MİSAFİRLİĞİ VAR, O SIRADA DA OLSA, SONRASINDA DA OLSA, O KENDİ OLABİLİYOR... O MİNİCİK, O HAVA ALMIYOR, BİZİM GİBİ YEMEK YEMEMİYOR AMA O O ŞEKİLDEDE BİR BİREY. YANİ ŞİMDİDEN ANLADIM KABUL ETTİM. BENİM, BİZİM BEBEĞİMİZ, ANCAK O DA BİR BİREY, BAĞIMSIZ, KENDİ BAŞINA BİR BİREY... SADECE ŞİMDİLİK YAŞADIĞI ORTAM BENİM İÇİMDE O KADAR...

ONU HERŞEYİ İLE... ONU KENDİ İRASI İLE... ONU OLDUĞU GİBİ... BEKLİYORUZ...

KOCACIŞIMMMM

pazartesi gününü evde geçirdim.

sabah planlanandan erken kalktım kocacışı geçirdim. nasılsa uyurum dedim. kocacışta bana nohutlu ekmekten ekmek arası yapmış, yanına sütümü ısıttım, balımı koydum kahvaltımı yaptım. erken dedim teyzemi aramadım. ama o sırada inanılmaz bir koku eve yayıldı, ne olsun banyodan rezalet bir koku yayılıyor inanılmaz kötü bir şey. geröi sanırım benim alerji krizim sırasındada bir kaç kez olmuş ama ben bilmiyorum:) neyse ben banyo temizliği ve hijyenine girişince teyzeme yetişemedim, o çıkmış. sonrasında çamaşır yıkadım, kendimi yıkadım:))))))

kalan yemeklerle öğle yemeği yedim.

öğleden sonra sabah eksik kalan uykumu uyudum, ve güneşe rağmen dışarı çıkmadım.

sonrasında teyzem geldi, kahve keyfi yaptık. lafladık. biraz güldük, biraz dedikodu yaptık.

dedim ya bu gün temizlik modundaydım, yemek yapmamıştım. kocacış levrek getirdi, fırında yaptı, bende hazır yemeği yedim. ancak hala balık sevmiyorum:( onun yerine kırmızı eti sevmeye başladım. hala dünakşam kocaıcşın yaptığı bınfilenin tadı damağım, ama balık ı-ııııı... :(

yarın için canım tereyağlı ve ballı ekmek çekti, kahvaltı planını şimdiden yaptım yani:)

birazdanda hause un akşam gezmesi nedeniyle bu geceki seyredemediğim özel bölümünü seyretmeyi planlıyorum.

hala bebek hareketleri için endişeliyim. hala netlikle hissedemiyorum. aklım oynuyor ama kimseye bir şey demiyorum. neden mi? çünkü dermiş gibi oldum ama; kocacış, annem herkes durmadan sormaya başladı. hoş kocacış hala budan vazgeçemedi. hani eve gelip sorması neysede: gece uykusunda uyanıp soruyor, sabah evden çıkarken soruyor, gündüz telefon edip soruyor ki iyi dediğim halde, yok ben hala tam hissedemiyorum desem ne olur... birde ben zaten sıkılıyorum şimdi birde herkesi germemeye çalışıyorum. ama her fırsatta ona hareket etmesi için yalvarıyorum... ben onun hareketlerini nasıl özlemle beklediğimi anlatıyorum. hareket etmesi, benimle kurduğu iletişimi sürdürmesi benim için ne kadar önemli anlatıyorum. herkes hareket edeceğini, bu yüzden uyuyamayıp, rahatsız olacağımı söylediği halde, ben ona bu rahatsızlığı keyifle beklediğimi, ve çok rahatlayacağımı anlatıyorum:)))))

veee beni en çok duygulandıran yine kocacış oldu.

biz kocacışla çok gezdik, çok eğlendik, çok birlikte olduk, çok çılgınlıklar yaptık. hani bu halimizdende hiç rahatsız olmadık, aklımıza eseni, estiği zaman yapmaktan çok memnunduk. iki çocuk babası kocacış, benim sevgilimdi. bende öyle hanım hanımcık kıyafetleri, renkleri sevmeyen, hareketlerden hoşlanmayan sevgilimdi. birbirimizi hep arzuladık ve bir yerde bir bebek istedik. nasıl olduda istedik bilmiyorum, bizim o yaşadıklarımıza pekde uygun bir istek değil gibiydi.

ama geçen akşam bana karnımın ne kadar büyüdüğünü ve büyüyen karnımın ve hamileliğin bana ne kadar yakıştığını söylemesi ile şok oldum. bu güne kadar fazladan 1 kg almamdan yada bir yerimdeki yağdan hoşlanmayan; dekolteleri seven, g-string ipli bikinilerime iltifat eden kocacış. büyüyen göbeğimden hoşlandığını söyledi. o kadar güzel söyledi ki içten ve doğru olduğundan hiç şüphe etmedim ve çok etkilendim. benim kocacış ne zaman, sadece sevgilim olmaktan çıktıda, aile babası oldu, ne zaman bu kadar duygusallaştı.... ama harika bir duygu. onunda bizimle birlikte olması, bunları bir yerlerinden paylaşması harikaydı... diyecek kelime, anlatacak kelime bulmakta güçlük çekiyorum. o anki duygularımı anlatamıyorum... teşekkürler aşkım; bebek için kardeş kardeş yaşadığımız bu aylar içerisinde hala böyle duygular hissedebilecek kadar insan olduğun, erkek olduğun için teşekkürler... bebeği bu kadar istediğin özlediğin için de seni sanki bir parça daha fazla sevmeye başladım. bir gün bebeğimize bunu anlatmak isterim. onunda böyle bir erkek olabilmesini, onunda böyle hissedebilmesini için, öğretmeni isterim, onuda bu şekilde eğitmeni isterim...
teşekkürler...

3 Ocak 2010

TEMBELİZ, KIPIRTILARINI BEKLİYORUZ...

iki gündür pek bir tembeliz karı-koca:)))))
aman dedim yeni yılın ilk hafta sonu böyle geçerse bundan sonra hep mi böyle geçecek:)))))
gerçi aynı espri yeni yıla girerken de yaşandı, evine gittiğimiz arkadaşımızın 8 yaşındaki kızı hepimiz gibi yeni yıla gireceğimizi fark etmeden kağıttan bir şeyler kesiyormuş ki yeni yıla girdik, bütün yıl kağıt mı kesecem diye ağlamaya başladı, epey bir sürünce hepimiz müdahale ettik. bende teyzem bak bende karnımla bebekle girdim şimdi o hep karnımda, bizde sizin evde mi kalacaz deyince ağlarken gülmeye başladı:)))))))) benimki de sanırım o hesap ama gerçekten tembeliz bu günlerde. ben açıktığım halde yataktan kalkmıyorum, ben kalkamdıkça hiç yapmadığı halde kocacış ta kalkmıyor, olmadı kalktı kahve içip kahvaltı hazırlamıyor. zar zor kahvaltı hazırlasak en basitine kaçıyoruz:))))) yani son günler bize hiççç yakışmıyor:))))))))) nerede kreplerimiz, nerede sahanda yumurtalarımız falan:))))))) gerçi cumartesi günü bir aşk geldi, kalkıp mayalı poğaça ve beze yaptım ama epey dalgınmışım. poğaçanın hamurunu mayalayıp o mayalanırken beze yapmaya geçtim onu fırına attım poğaçaya geçtimki nasıl olduysa evde az peynir kaldığını fark ettim, olsun dedim patates rendeledim, baharatladım falan. onunla hazırladım, bezeler pişerken ikinci mayalanmaya bıraktım. bezeleri çıkardım, onları koydummm. ama bezeler başarılı, poğaçalar rezalet oldu. nedne mi? öncelikle poğaçaya asla pişmesi gereken bir şey çiğ konmazmış kesin kez öğrendim, öğrendimki, annemin püre halinde pişirdiği patatesleri poğaçaya, çiğlerini böreğe koyduğu detayını hatırladım:))))))) tabiiki geç hatırladım, olsun herhalde artık unutmam:)))) poğaçaları atmayada kıyamadım sanki başka şansım olabilecekmiş gibi, dahada kötüsü içi pişmeyince çok pişirip hamur kısmınıda kaskatı olacak hale getirmişim. ama olsun teyzemin brownyleri ve bezeler dün akşam için yeterliydi. bezeleri her zamanki gibi bitirdik. zaten iki yumurtadan yapmıştım. ama yaparken artık küçük bir göbek durumunu biraz aşmaya başlayan göbeğim sayesinde belim ağrıdı. evet artık minik olmaktan çıkmaya başlayan bir göbeğim oldu. bebek göbek hizzasını geçip midemi zorlamaya başladı. artık dahada az yemek zorunda kalıyorum. gerçi bu gece kocacış harika bonfile kızartmıştı. hani doyamadım denir ya, bende harika tereyağlı pilav yapmıştım. evet fazla geldi ama harikaydı bol da salata yedim yanına... şimdilerde hala yatamıyorum ama olsun. kahvaltı sonrası fazla bir şey yememiştim pek.
hep diyorum halimden hiç şikayetçi değilim. kendim o bebeğe sahip olmayı çok istedim ve allaha şükür şimdilik yaşayabiliyorum, yaşadıklarım için şükrediyorum. bebeğime hiç sormadık o nedenle onun suçu yok. insan istediği bir şeyden nasıl şikayet eder... ben sadece durum bildiriyorum yani. ama zaman zaman bebeğin hareketlerini hissedemiyorum inanılmaz panikliyorum. o hastalıklarla boğuştuğum durmadan öksürüp, öğürdüğüm günlerde inanılmaz derecede hissediyordum. şimdi ise dahada büyük olmasına karşın hissedemezsem panikliyorum. o zaman da bebeğimle konuşmaya ilk defa böyle başlamış oldum, canımda yanacak olsada, ne olur kocaman bir tekme at, ne olur diyorum ona, gerçi beni pek dinlemiyor, babasına ise inanılmaz tepki veriyor. o ne zaman gelse karnımı sevse onunla konuşsa, ki kendisi zaten her durumda yüksek sesle konuşur bebekle konuşurken de hiç kasmıyor:))))) en kolay tepkiyi ona veriyor, bu kocacışın çok hoşuna giderken benimde çok hoşuma gidiyor:) nede olsa ben her durumda hareketlerini hissediyorum neye tepki veriyor olursa olsun. ama kocacış sadece benim anlattıklarımla katılıyor ilişkimize o nedenle, onun sesine, kokusuna yada dokunmasına, her neye tepki veriyorsa bunun onunla ilgili olması onu çok mutlu ediyor:))))))))))) yani şimidilik hepimiz mutluyuz.
anneannesi ona mavili ceylan desenli bir havlu/polar gibi bir şey bulmuş ondan almış. şimdi kenarlarını da, büyük babane yani benim babanem yapmak istedi. ancak telefon etti önce bebeğe don gömlek alın adet öyle, don donansın, gömlek gönensin diyeymiş. onlardan birer tane alında bende başlayayım, anca patik falan yaparım diye. kıyamam ben ona, babanem biliyorsunuz bir gözünü kaybetti görmüyor. öbürüde kötü gördüğü halde hala ona patik örmek istiyor. en çokda benim ev çok aydınlık oluyor, bana gelince yapacakmış. kıyamam ben ona:))))))) bende babane şimdiki bebeklere don yada gömlek yok dedim. nasıl yani anlayamadı. bende anlatamadım. o zamanda ne desin. bezini bağladıktan sonra siz ne giyderecekseniz ondan alın işte dedi, en pratik cevap olarak:)))))))) ee tabii onun bildiği gibi şimdi bebekler kat kat giydirilmiyor, kundak yapılmıyor. kundak yapılmayacağını anlamış olmasına karşın, yinede hiç kundağı olmayacak mı? hiç mi yapılmayacak? yarım bilemi? diyerek olayı kavramaya çalışıyor:)))))
2 gecedir ulusal kanallarda film seyrediyorum. dün geceki hangi kanaldaydı şimdi hatırlayamadım ama adı "not:seni seviyorum" du, bu geceki kanal 8 deydi, adı, "babamın kabusu" idi. her ikiside romantik komediydi, bence çokda hoştular:)))))))))))
fransız süitini fırsat buldukça okuyorum. evet ilk sayfaları bir kaç kere okudum ve yazımdan yada çeviriden çok sanırım noktalama hatasıydı anlamdaki fark. tabii emin olamıyorum nede olsa ne yazılmak istediğinden bilgim yok. kocacışı haftalık yazılarını genelde göndermeden ben okuyorum. cümlede düşüklük yada anlamsal gariplik fark edersem anladığımı mı anlatmak istediğini soruyorum. genelde de noktalama hatası oluyor, yada cümlede bir kelimeyi yazmamış oluyor. ama ilk sayfalardan sonra pek denk gelmedi. bitinceye kadar fazla bile eleştirmiş oldum.
bu gece istanbul un dondurdurucu soğugu sanırım bizim buralarıda üşütüyor...
bu gec eyemekten önce teyzem beni çağırdı, gerçi pazar günleri pek görüşme adetinde olmadığımızdan önce şaşırdım gibi. sonra kahveden sonra ben kalkmaya çalıştıkça o yine ısrarla beni oturtuyordu. en sonunda kapının çalması ile sebebde çıka geldi. torunu geldi. anneleri sinemaya gidecekmiş:))))))))) harika bir şey uykudan uyanmış ve gülücükler saçarak eve girdi:) öncebir hepimize öpücük verdi, sonra fotoğraflarda bzi buldu, ambüm baktı, ben kalkamadan dedesi geldi, ve o gelince utanmaya başladıki işte orada bititm:))))))))))))))))))) zorla eve döndüm, bırakmak zor geldi, kapıdan çıkarken öpmek yerine benden makas aldı:)))))))

1 Ocak 2010

YENİ YILDA İLK GÜN

yeni bir yıla girdik bitti. eski yıl eskide kaldı, yeni yıl bu gün oldu da eskimeye başladı...
biz yaşadıkça, zaman geçtikçe yeni yıl eskimeye devam edecek...
planladığımız gibi arkdaşlarla girdik yeni yıla.
onlara gitmeden önce gündüzden aayan kardeşime uğradık, o daha iş yerindeydi, bir gece önce beli yine tutmuş. üzüldüm. ayağıda daha iyileşmedi biraz kızmaklı gibi oldum, ablam hastaneye gidelim dedim ama dinletemiyorum ki sana dedim. haklısın deyince laf bitti. neyse beli iğne ile biraz daha iyi olmuş. onunla konuşurken şehirde hava rezaletti, resmen insan fülfiroid yada metanoid olup başka bir canlı türüne geçiş yapabilir, o kadar yani. veee korkulan oldu alerji daha orada başladı, gece boyunca öksürmeden bir tam cümle kuramadığım gibi,i yediklerimin mideme ulaşmasıda sorunlu oldu:((( hal böyle olunca gazlı, sıkıntılı bir giriş yaptım 2010 a... zaten kutlamadan ziyade, aile yemeği modunda geçti gece. çocuklar tvde yarışma programlı programı seyretmeye kalkınca müziktende mahrum olduk. yemek 22:00 civarı bitmişti. gerçi biz masadan kalkmamıştık daha ama bir başka aile yemek sonrası gezmesine gelince metazori kalkıldı diyeyim. koltukaklarda oturup, tv de yarışma programı seyretmek pek yeni yıl kutlaması planlarıma uymasada, dostlarla olmakda güzel dedim. bu grupta bol bol hamilelik ve bebek konuşuldu, valla ben açmadım. ev sahibi arkadaşımla hamileliğimde bir kaç kez karşılaşmış olmamıza karşın, misafir ailenin hanımı arkadaşım ilk kez görünce öğrendi:))))))) yani artık görünce aaa hamile deniyor:))))))))
kocacış oturduğu yerde uyuklamaya başladı, yani sohpet o kadar koyuydu:)))))) 02:00 ye doğru kalktık, eve geldik, biraz üşümüşüm sanırım kombiyi yakıp ısınmaya çalıştım, ısınmaya başladığımda uykumda geldi, hiç direnmeden yatağa geçtim. geçen sefer film için uyumamış ve ertesi gün baş ağrısı çekmiş olmamdan da dolayı hemen uykuya daldım. artık rutien binene gece bir kaç kez kalkmalarım dışında, sabah açlıkla uynadım. kocacışta miskin uynamış olmalıki, duştaydı ve pek bir şey hazırlamamıştı, basit bir kahvaltı ettik, lodos ta olsa harika bir havayı kaçırmayalım. hem belki dünkü alerjilerimede iyi gelir dedik, attık kendimizi dışarıya...
alerjilerim dünkü kadar kötü değilsede tamamen geçmedi haliyle...
lodos beni sersem etti, yatasım var, oysa daha yemek yemedim, hemde mutfakta yapılacak pilav var:) ama dayıma uğradığımda içim bayıldı tost yaptırdı bana, peynirli basit bir şey istediysemde, o ne varsa koyun demiş:)))))) yani daha acıkma ihtimalim düşük:)))))))))))))
bu gün dolanırken kocacışa bebişe yeni yıl hediyesi alsaydık ya dedim çok güldü, onun için bu yıl zaten yepyeni olacak dedi:)))))))))

30 Aralık 2009

2009-10


eski yıl / yeni yıl

aslında ben öyle yıllık bilanço yapanlardan olmadım hiç, hani yeni yıldan beklediklerim, yapılacaklar listem falan olmadı. yani aslında hep yapılacaklar listem olmuşturda hani bu defter yılbaşından yılbaşına açılmaz, sanırım hep açıktır. yeni yıl ise sadece bahane olmuştur kutlama yapmak, eğlenmek için. uzun yıllardır nadiren evde, genelde dışarıda kutladım. dışarıda yapılan yapılan kutlamalarımız içinde 5* olduğu gibi, * sız olanlarda oldu. ama her neresi olursa olsun normalinde sağlanan yemek kalitesi ve servis o kalabalık gecelerde sağlanmıyordu. eğlence kısmınında çok özel olduğu söylenmesede, uzun sürmesi tek avantajdı. evde ise eğlenmek pek becerebildiğimiz bir şey olmadığı için sanırım genelde dışarıda geçirmeyi seçmiştik. evlendiğimizde ilk yılbaşını evde geçirmede ısrarcı oldum. kardeşim askerden yeni dönmüştü. onları çağırdık. sanırım eski bloğumda o sofranın fotoğraflarıda olacak. çok eğlenmedik belki ama kötüde geçmemişti. yeni yıla girerken izmirde patlayan havai fişeklerini seyretmiş, dağıtan komşulara gülmüş, sonra hatta birde yeni yıl gezmesi yapmıştık.

bu yılıda ben evde kocacışla baş başa geçirmek istedim aslında. ama kocacış arkadaşlarla bir program yapmış. yarın akşam onlardayız. aslında bize çağıracaktı ama ben öyle bir gecenin altından kalkamayabilirim dedim, ben yaparım herşeyi dedi ama, sadece yapmak değil ki. sofrayı kurmak, servis, toplamak,... devam eden bir süreç... cesaret edemedim. eksik olmasın canım arkadaşımda beni düşündü:))))) onlara davet etti. çok büyük bir kutlama olmayacak ama adet yerini bulsun olacak:)))))))

ama bu yıl giden yılın arkasından bakacak olursam, bir şeyler aldı, bir şeyler verdi... 2009 u ne iyi, ne kötü hatırlayabilirim. bir hamileliğim kötü sonuçlandı, güzel bol tatilli bir yaz geçirdim, evimi değiştirdim, işimi kaybettim, veee şu an devam eden bir hamileliğimede 2009 da başladım. bebeğimin ilk kalp atışlarını da, ilk hareketlerini de 2009 yaşadım. bu sırada 3 ay alerjik nezle oldum, reflü oldum, aminosentez oldum, sonuçlarını beklerken hiç korkmadığım kadar korktum, endişendim. iyi sonuçlarla yüzüm güldü.

2010 da beklediğim ilk şey sağlıkla bebeğimi kucağıma almak, en büyük dileğim beklentim.

evimi taşımayı planlıyoruz bir kez daha...

iş planlarımız var. bir kez daha işe girermiyim. eski işime dönermiyim. yeni bir iş mi kurarım. yoksa kocacış çalışırda ben bir süre, bebeğimimi büyütür ev hanımcığı mı olurum:)? bunlarda 2010 dan bilmeden beklediklerim:)

2010 dan beklemediklerim bile var. mesela kayınvalidemle görüşmeyi, görümcemle kanka olmayı:)))))))))))) bu konuya nereden mi geldim. kayınvalidemin doğuma gelip gelmeyeceğini soranlar var daha şimdiden..

ama herşeyden önemli, değerli olan 2010 nun bana bebeğimi getirecek olması, asıl beklediğim, beklemeye değer olan, en değerli, en önemli konu.

sizler için neler önemli ise, kendinize bile söyleyemediğiniz istekleriniz, beklentileriniz gerçekleşsin, her şey beklediğiniz özlediğiniz gibi olsun. ama önemlisi, sağlık, mutluluk içinde olsun. içinizde hiç sönmeyen bir mutluluk ateşi yansın siz, sevdiklerinizi, çevrenizi ısıtsın. sağlık en büyük derdiniz olsun.. dilekleriniz dinmeyen sağnaklar gibi yağsın, dilemeye bile fırsatınız olmadan daha:))))))))))) ben bunları minicik bir yılada yüklemek istemedim, her yılınız öyle geçsin...

yine burada, yine birlikte oluncaya kadar bir yılımız var:)))))))))))))))

29 Aralık 2009

MAVİ

BU GÜN MAVİLERLE TANIŞTIĞIM İLK GÜNÜMDÜ:))))))
EVET CİDDEN KENDİMİDE GEÇTİM, GERÇEKTEN HİÇ ERKEK BEBEK İÇİN BİR ŞEY BAKMAMIŞIM, ÇEVREMDE HİÇ OLMADI M?I YOKSA ERKEK OLUNCA CİCİ Mİ BAKMADIM? HENÜZ KARAR VERMEDİM:))))))
ELİMDE DEĞİL HALA GÖZÜM PEMBELERDE:)))))) BAKIN SAYFAMIN ADI BİLE PEMPE:)))) AMA AZİMLE MAVİLERE BAKTIM.
SABAHTAN, ÖYLE KÖRÜNDE DEĞİL TABİİ EVDEN ÇIKTIM. KARDEŞİME UĞRADIM. BELİNDEN SONRA BİRDE AYAĞINI BURKTU DEMİŞMİYDİM BİLMİYORUM. ONU ÖPTÜM İKİ LAF ETTİM ORADAN KANZ A UĞRADIM %50 İNDİRİM OLDUĞUNU SÖYLEMİŞLERDİ. GERÇİ MAĞAZA SADECE KANZ SATMIYORMUŞ DA İNDİRİM ONUN ÜRÜNLERİNDEYMİŞ. PEK ÇEŞİT YOKTU AMA BAKINDIM. MAVİ KADİFE BİR TULUMU GÖZÜME KESTİRSEMDE, İLK GÖRDÜĞÜMÜ ALMAMA ALIŞKANLIĞIM DEVAM ETTİ. VE BUNDAN SONRA PEK ÇOK YERDE KARŞIMA ÇIKACAĞINA İNANDIĞIM HASTANE SETİNİ GÖSTERDİLER. ANNE ADAYLARI TANIŞMIŞTIR AMA, TANIŞMAMIŞ BENİM GİBİ ACEMİLER VARMIDIR BİLMEM. BU SET 10 PARÇADAN OLUŞUYOR. PENYE BİR ÖRTÜ, İÇLİKLER, ŞAPKA, PATİK, ELDİVEN,.. HEPSİ PENYEDEN... HAP GİBİ BİR KUTU YAPMIŞLAR ALIP HASTANEYE GİDİYORSUN. BENCE ERKEN VE HAZIRLIKSIZ DOĞUMLAR İÇİN İDEAL YOKSA HİÇ BANA GÖRE DEĞİL. AMA ONLARA BAKARKEN TEK ALTERNATİFİMİN MAVİ OLMADIĞINI KEŞFETMİŞ OLMAKTA GÜZEL Dİ. LACİVERT, KIRMIZI BEYAZDAN OLUŞAN SETLER. YEŞİLLİ SETLER Kİ DİĞERİ KADAR TUTMADIM. TURUNCULU BİLE ERKEK SETLERİ VARDI:)))))))))
İLK TANIŞMAMIZ OLMASI NEDENİ İLE VE HALA ERKEN BULDUĞUM İÇİN HİÇ BİR ŞEY ALMADIM... HATTA EN İYİSİNİN İLK ALIŞVERİŞİNE BABASI İLE BİRLİKTE BAŞLAMAK OLDUĞUNUDA DÜŞÜNDÜM.
ORADAN ANNEME UĞRADIM, AYLARDIR GÖRÜŞMEMİŞİZ GİBİ BİR TELAŞ YAPTI NEDENSE:))) YİYECEK ÖZEL BİR ŞEYLER HAZIRLAMIŞ FALAN:)) YEDİKTEN SONRA ÇIKTIK O KOMŞU GÜNÜNE GİTTİ. BENDE İŞ KUR SEMİNERİNE. HANİ O KADAR TEHDİTLİ, ISRARLI ÇAĞIRDILARKİ BENDE BİR SEMİNER SANMIŞTIM:))) 45 DK DAN AZ SÜRDÜ.. TEKRAR ANNEME UĞRAMAK ZOR GELDİ, TEYZEMİ ARADIM ODA ŞANS ESERİ YAKINLARDAYMIŞ ÇARŞI YAPTIK AMA BU MAVİLERDEN UZAK OLDU. O TORUNUNA YILBAŞI İÇİN MİNİK BİR OYUNCAK ALDI, İŞYERİNDE BİR ÇALIŞANLARININ KIZINA MONT ALDI, VE ELTİSİNİN TORUNUNA BİR KİTAP ALDIKİ, SAHİPLERİNİN HEPSİ KIZ:) BUNLAR İÇİN YÜRÜMÜŞ OLMAK BANA YETTİ, EVE DÖNÜŞ YOLUNA GEÇTİK. O TORUNUNU GÖRMEYE, VE AKŞAM YEMEĞİNE OĞLUNUN EVİNE GİDERKEN BENDE EVE GELDİM. DÜN AKŞAM UYKUSU GELMEMİŞ, SABAH ERKEN KALKMIŞ BİRİ İÇİN UYKULU HALDE, HEMEN HALA HAZIRDA MEVCUT OLAN YEMEKLERDEN YEMELİ VEEE UYUKLAMALI:)))))))))
aslında önceki hamileliklerim başladığında, daha doğrusu bu konuda buraya yazmaya başladığımda hamilelikle ilgili başka bir blog açmayı düşünmüştüm. ama ben buna kalkışmadan sorunlar yaşamaya başlamam nedeni ile fırsatım olmadı. bu seferkindede ne zaman neyi beklediğim belli olmadığı için süre geçti ve dahada önemlisi burayı evim diye açtım, yaşadıklarımı yazmak için açtım, şimdide evimde, dünyamda bunlar yaşanıyor bunuda gidip başka yerde yazmak gereksiz göründü. göründüde şimdilerde de blog hamile blogu oldu biliyorum. ben temalı blog açmamıştım. yaşadıklarım dönemsel temalar olacak artık. hatta bazen keşke evlilik dönemimde başlasaymışım dediğim bile oldu. o zaman başlasaymışım da, ondanda geriye dönük bir başka tarih kesin bulurdum:))))))))
bu günlerde evde kıkırdıyarak dolaşıyorum. aslında 10 günü aşkın gecelik, pijama, sabahlık ve daha kötüsü perişan halde dolaşmadan sonra çok iyi bir durum tabiikide. alerjilerimde bu yılda bir mucize oldu, aynı tarihte geldi aynı tarihte gitti:) dilerim geçen sene yaşanan sonraki kısa süreli dönüşlerini bu sene yaşamam. gerçi dr olmaz diye ümit verdi ama. neyse benim kıkırdama nedenim bebek hareketleri:)))))) kimileri duygusallaşıp ağlıyormuş da ama ben gülüyorum. birde gıdıklanan bir değilim ha. ama bu olay ilginç geliyor bana neşe veriyor. he anını hissetmek istiyorum. hiç kaçırmamak istiyorum. için ürperiyor gibi değişik bir duygu, hissettiğim daha tekmeleri değilmiş ama bazen kuvvetli bazen hafif olabiliyor. bu gün uykumda oldu tam ben uyanmak üzereyken:))) en çok arabadayken:))))) çok hoş bir duygu. bu hoş duygu önceleri beni ürküten bir duyguydu. demiştim ya hiç hamile karnına dokunmamıştım bu güne kadar. ben dokunurken ya oynarsa korkusu ile. bir canlının içinde bir başka canlı olması, bağımsız hareket etmesi beni endişelendiyorda denmezde, nasıl desem bilemedim, bana çok yabancı geliyordu. neredeyse tüm arkadaşlarım en az bir, genelde iki kez doğum yaptı. bir sürü kuzenim var, eşleri doğum yaptı. kız kuzenimlerimin pek çoğu daha yapmadı ama!:) olsun yinede ben hiç birine dokunmadım. ürktüm. kendim hamile kalınca ne hissedeceğimide çok merak ediyordum. şimdi öğrendim hoş bir duygu, tıpki ultrasın görüntülerinden hoşlanmadığım halde, sadece iyi olduğunu, kalbinin attığını, hareket ettiğini görmek için o ekrana gözlerimi dört açarak bakmam gibi bir şey. mümkün olsa her gün baktıracam, hatta eve alacam:)) neyseki çok fazlanın bebeği rahatsız ettiği, huzursuz ettiği görüşlerini okudumda teşebbüs etmedim dermişim:))))) aslında benim gibi 35 yaş üzeri hamilelerim dr kontrolleri için verilen süre 3 hafta, her 3 haftada bir ultrasonla görüntü alınıyor. önceki dr umda öyle planlıyordu. şimdi gittiğim dr um ege üniversitesinde prof. ama o beni sık görmeyi bırakın aylık kontrollerimi bile uzun tutuyor. nedenini sormadım hiç, planda yapmadı. ilk test sonuçlarım pozitif çıktığında telefon etmiştim. çünkü hemen beni bulacaksın demişti önceki muayenede, hoş aradanda 20 gün geçmişti ya:))))))) ben hemen gel demesini beklerken o bana yapılacak testleri, alacağım ilaçları söyleyip 10 gün sonra görüşelim demişti. gerçi elinde neredeyse her türlü test, tahlil sonucum vardı, son 1 yılda ki hastalıkların ve hamileliklerim sayesinde. ama yinede ilginç gelmişti. sonrasında kalp atışlarını gördüğümüz kontrole gitmiştik. oradan çıkarken beni 12.haftada göreceğini söylediğinde benim gözlerim yerinden uğramış olacakki, tekrar ekrana baktı, endişemi anladı, o kadar kayıptan sonra bekleyemeceksin demi dedi:) ben yanıt bile vermedim. aslıda gerek yok ama arada bir uğrada çok stres yapma dedi. uğradığımda kısacık ultrasında kalp atışını teyid etti gönderdi. sonra 13 haftada gördü, şimdi 20 haftada gördü, bir dahakini 24-26 arasında uğrarsın dedi. gelmeden yüklemeli şeker tahlili yaptırırsın diyerek gönderdi bizi. benim endişemi bildiğinden bu sefer merak etme artık hareketlerini hissettiğine göre dedi:))) evet dedim ben en çok bu nedenle sevdim bu hareketleri o bana bu şekilde orada olduğunu, hareket ettiğini gösteriyor. aramızdaki bu sessiz iletişimi bu nedenle çok seviyorum...
insanlar bu konuyu konuşmamdan muhtemelen sıkılıyorlar. bu sabah aynı duyguyu teyzemde hissettim. dr la ve ilaçla ilgili konuşurken geçen sene sonbaharda doğum yapan gelininin aynı zamanda aile dostları sayılan dr u için sorduğumda biz hamileliğinde hiç hamilelik konuşmadık, her şeyi normal yaşadık dediğinde bir garip oldum. aslında hiçde öyle olmadığını bildiğimden belkide. çünkü özellikle ilk aylarda sık sık, ama tamamında kanama geçirdiğinde gece yarıları gittiğini, hamilelikte nezle, grip olup ateşlendiğini yine bir gece yarısı hastaneye kaldırıldığını ben bildiğim için belkide. söylediklerinin gerçek olmadığını ama bir şey ima ettiğini ve sanırım bunun bu konuda sıkılmak olduğunu düşündüm:(((((( pek bozulmadım aslında, o ve herkes haklı elbette, ama ben kabul ediyorum, ben birazcık buldumcuk oldum. oldum çünkü çok geç, çok zor buldum. çok üzüntü yaşadım. haliyle şimdilik evdede olduğum için gündemimin ana madddesi bu konu. ayrıca bu konuda kocaıcşta beni destekliyor, kaldıki öncedende yazmıştım onda ilk bebek heyecanı yokken. onun nedeni ise benim olaylara geç konsantre olmam. normal hareketler yapıyor olmam, kendime bakamayacağım hissi uyandırıyor onda. ayrıca daha bir çok sorunun içinde geçiriyorum bu günleri, elimden gelen bir şey yok. ama olaylara kaptırsam kendimi çok şırkacağım, üzeceğim için kendimi olaylardan soyutlandırmam için o sürekli benimle bebeği konuşuyor. hep onu düşünmem, hep ona odaklanmam ve sayılı şu günler de zamanımı onunla geçirmem için elinden geleni yapıyor. her anını hiç kaçırmadan yaşa diyor...
hal böyle olunca ne olacak, bundan sonra buraya dah açok bukonu yazılacak, dışarıda daha az bu konu konuşulacak, ama yanlız kaldığım ev hallerimde her şey onunla yaşanacak, onun için yaşanacak, onunla olunacak:))))))))))))))))))

27 Aralık 2009

XY

lale ablanın yoruma yazdığı gibi birileri daha bana oğlan annesi demeye başladı:) aslında çok komik geliyor hani sünnet annesi gibi:) ha bu arada hep söylerdim sağ salim doğsun hastaneden çıkmadan sünnet ettirecem nasipse, yani sünnet annesini unutun artık:))))))))) ama hala ilginç geliyor, bir yandan bilmek güzel çünkü demiştim ya, vasıf kazandı bebeğim. sanki bir büyüdü, bir ünvanı oldu gibi, ne bileyim iyi oldu... :) ama ilknur unda yazdığı gibi (bu arada ilknurcum her zaman başımın üzerinde yerin ne zaman istersen beklerim ve soru işareti falan yok, bana göre insanın sevgisini kattığı her şey çok güzel) ben hala incili yeleklere, pembe simli, telli tulumlara falan bakıyorum. ayıp artık demi biliyorum ama... utandım kendimden. lale ablacım ve ilknur cum gibi eminin kız çocuk yetiştirmek pek bir keyiflidir. ben zaten neden erkek isterler hiç anlamamıştım. kızları giydirmek hep daha alternatifli, zevkli görünmüştü gözüme, şimdiyse erkek bebekler için keşifler yapmalıyım:)))) en trajik olanıda bu yaz annemler ümreye giderken, onlar ve tüm grupları bana ne isediğimi sormuştu bende hiç bir şey istemem sağ salim gidin gelin ama orada denk gelirse bana dua edin ve bir bebek zıbını getirin demiştim. eksik olmasınlar hepsi bol bol dua etmiş, hatta neler yapmışlar ama orada bebek zıbını bulamamışlar, orada bebekler entari gibi bir şey giyiyormuş sanırsam, gerçi döndükten sonra ben neden onu almadınız deyince üzüldüler de, onlar yinede daha büyük bebekler için kıyafetler getirmişlerrrr veee hepside ya pembe yada kız bebek için:)))))))))) evet evet dün akşam çıkardım annemler çok güldük, ay hep neden ek ihtimal kızmış gibi düşünmüşüz hemde hepimiz deyince kalakaldık:))))) çünkü ben bebek dilerken o istenmeyen kız çocuklarını bize ver allahım diyordum sanırım... sağ salim, sağlıklı, ömürlü ve hayılı bir evlat olarak doğsunda...
bu arada annemleri az önce evlerine bıraktık. babanem gittiği için pek bir duygusallaştı, hatta hafif gözleri doldu... bende beni bırakmakya alışmıştınız böyle yapmıyordunuz bunlar bebek için mi dedim, güldük... kıyamam benimle, benim evimde olmayı çok seviyor. kendince son günlerini geçiriyor ve bunu bizim evde bizlerle geçirmekten mutlu... dilerim sağlıkla geçsin günleri bebeğimide onun kucağına getirelim...
fransız suitini okumaya başladım. lale abla yorumlarımı bekliyor ilk yorumum bir kaç sayfa okumuş olma durumumdan henüz anlamamış olabilirim ama çevirisinden mi, yazarın dilinden mi yoksa ben yorgun ve aklım başka yerdemi başladım okumaya bilmiyorum da sanki cümleler zor anlaşılır. hani kitap beni yorsun türünden değil. cümlelerin başı ile sonu arasındaki anlamdan çıkarılması gerekeni anlamak için düşünürken eksik kelime varmış gibi geldi... o nedenle okuduğum sayfalara rağmen bir kez daha en baştan başlayacam... biraz daha okuayım nihayi yorumlarım gelecek. ondna sonra sırada senatörün karısı var...
elime hala şiş, tığ, yün almadım. sanırım hiç bir şey örmeyecem ben:)))))))) daha var, daha var derken bir bakacam daha yok:))))))))))) bebek bakımı hakkındada kitap okumuyorum.:)))))
ben kitap okuyorum, tv seyrediyorum. sadece dün annemin gününe gittim:)))) biraz ilginç biraz hoş işte öyle bir gün geçirdim. ocak ayı sonunda annemin sırasıymışi bana buyrun dedim. ee ben günlerinde yokum ama bu ikinci gidişim bari bana gelsinlerde borcumu ödeyeyim:)))))))) gerçi neredeyse hepsi bir şekilde akraba. dünde 3 hamileydik. bir benden 2 hafta büyük, diğeri ise daha 5 haftalık... ama benim gibi değil onlar daha gencecikler hatta küçükler:)))))) ben ailenin kızı ve kıdemlisi olarak ilgi bana daha yoğun olunca utandım. ama onlar gelin demrişim şimdi hiç utanmadan:)))))))))) şaka bir yana en önemli denen tabiiki benim artık bu işi uzatmalarda yapmış olmam biliyorum...
yarın her halde evde otururum artık. cuma dr daydık. çıkınca kocacışın mahalleden çocukluk arkadaşına rasladık. o ve eşi ile oturduk birer kahve içtik. dr a girmedende erken gitmişiz, kocacışında annesine uğraması gerekiyordu ben alsancakta biraz yürüdüm. dominik caddesine bonjur cafenin sokağına falan derken, vitrinlere bakındım. sonra dr a doğru yürüdüm. sonrasında Bornova ya avukata uğradık. oda kocaıcşın çocukluk arkadaşı benim iş yerimi mahkemeye verdiğim davayada bakıyor. dava, şahitler ve sunulacak rapor hakkında falan lafladıkki baktık saat ilerlemiş evimize döndük. yani kemeraltı bir başka sefere kaldı:)))))) hem kemeraltına gidince bebek cicileri için toptancısına gitmeyi planlıyorum. en azından bir gezmeyi:))) son olarak forum bornava ya uğrayalım dmeiştim kocacışa ama oda hadi akşamserinliği çıktı evimize dedi bana:))))))))))
şimdi tv de seyredecek bir şeyler bulmalı, annem gitti ama epey bir dolap stoğu hazırladı bana, bu günlerde yemek derdi yok bana. ıspanak, kereviz dolapta hazır ve dün gece uzun yıllardır ilk kez canım çeken salçalı köfte ve püre yapılmıştı, ee yapan annem olunca kalanda epey oluyor:)))) bana çıkarıp ısıtmak düşüyor.
yeni bir yıldan önceki şu son haftamız hepimiz için çok iyi geçsin veee ben herkese harika sürprizler diliyorum, kimbilir belkide olur demi... :)

25 Aralık 2009

20.

bu gün kontrollerimizi yaptırdık
allaha binlerce kere şükür herşey yolundaydı, hatta şimdilik tombul bir bebeğimiz var:))))))))
ben sadece 1 kilo almışım, bebekse iyi beslenmiş. dr harika böyle devam et dedi. ben artık size beslenme planı yapmaya utanırım çocuklar dedi. size bari anlatmayayım ama demi diyerek:)
artık boy ölçümü yapılamayacak çünkü bebek eğik durumda yani kalsik cenin pozisyonunda, sağlıklı olmaz dedi, ama kafası, gögüs kafesi ölçümü yapıldı ve haftasına göre normal.
305gr :)))))))))
organlarıda çok şükür yerli yerinde ve olması gerektiği gibi:)
veee oynaması ve hareket etmesi için planladığım ama unuttuğum her türlü çikolata gibi tedbirlere karşın o bize yüzünü dönüp erkek olduğunu gösterdi:))))))))))))
belki bizim için önemli değildi ama bilmek ona bir vasıf kattı sanki, hani sadece bebekken, birden erkek bebek oldu, hatta orada adı kondu:))))))))) dr u ile adaş olacak. yani birden bir şeyler değişti. yoksa biz kız olsa belki daha çok sevinecektik, değişikliğine 2 erkek den sonra gelen kız olacaktı. ama erkek olmasıda bizi mutlu çok etti. yeterki hep böyle sağlıklı olsun. orada çok rahat ve mutlu görünüyordu, elini kafasına götürdü sanki kaşır gibi:))))) kocacış bunun çok iş var galiba baksanıza kafasını kaşıyor deyince; dr da eee tabii çok çalışıyor o, çok işi var orada büyüyecek dedi güldük. aman rahat olsun, rahat rahat büyüsün:))))))))))))) ağzını açtı, ay dilmi çıkarıyor bize dedik:)))))))) yani bol bol güldüm. ben güldükçe o dahada hareket etti:)))
fotoğraflarımızı aldık ama yine her zamanki gibi seyretmeye benzemiyor. seyretmek çok keyifli.
kalp atışlarını kalp kapakçıklarını, kordondan oraya giden besleyen ana damarı hepsini seyretmek, heleki en benim için en belirgin olan, kol, bacak ve el kemikleri ile, gögüs kafesi ve omurgası nı görmek den nedense büyük bir keyif alıyorum. belkide diğerini o kadar kolay kavrayamadığım içindir. bunları hemen tanıyabiliyorum:)))))))
en komiğide dr erkek olduğunun göründüğü görüntüyü büyütüp verdi:))))) yok o kadarda değil desekde:)))))))))))))))
bizim dr umuzun ultrasonunda ses vericisi olmadığı gibi, pek çok dr gibi bu görüntüleri ne yazıkki, video ya almıyor. bundan önceki dr um ve diğerleri 3. aydan sonra bu görüntülemeleri video yada cd ye kaydediyorlar. ama bizimki bu konuya hiiiççç önem vermiyor. onun için esas önemli olan neyi nasıl gördüğü, ne olduğu veeee tabiiki sağ salim doğması:))))))))))
tetanoz aşımızı sorduk, kaç doz ve hangi haftalar diye... önceden yapılmışlığım olduğu için benimki tek doz olacakmış. haftası da sağlık ocağındaki ebemizin dediğinden daha geç olacak.
ve önümüzdeki ay yüklemeli şeker kontrolü yaptırıp gidilecek ocak sonu yada şubat başı.
evde de bayram havası var. babanem kıyamam, ağzına sağlık neredeyse hatim indirdi göbeğime, sabah ezanlarında kalkıp okuyor, hatta durmadan okuyor... annem deseniz keza... kardeşim bu gün şok oldu, erkek olduğuna o resmen sevindi herkesden fazla:)))))))))))) o erkek istiyormuş sanırım:))))))))))
şimdilik karnım çok acıktı ve zaten bu konu bitmez allah da bitirmesin...
:)))))))))))))

24 Aralık 2009

son 2 haftadır ve öncesinde yaşananlardan sonra bu gece ilk kez, hatta burnum hafif hafif koku aldığı halde evde balık yapıldı:))) çok rahatsız olmadım. gerçi ben yapmadım da, diğerlerini de ben yapmıyordum. barbun tava yaptı kocacış. akşam üzeri kemeraltında baharatçıdan aradı beni, aklına bir türlü gelmeyen adaçayını sordu:)))) adam baharatçıya girmesi gerektiğini hatırlamış ama neden unutmuş:))))))) bence girdi, bir sürü lafladı sonra unuttu:))) neyse sumak, adaçayı falan dedim. hop yine aradı ben havra sokağındayım burada balık beğendim diyen sesi, en sempatik şımarmaya müsait halde izin istiyor. kıyamam ee hadi güzelse al bari dedim:)))) harika kaya barbunlarını kapmış gelmiş. annem salataya yardım etti, oda balıkları tava yaptı, babaneyle bende hazır sofraya oturduk. ha eskisi gibi bayıldım mı? hayır ne yazıkki eskiden aldığım tadı alamıyorum ama yinede yemeyi başardım. belki ilk bir kaç tanesi daha lezzetliydi... zaten eskiden bayıldığım gibi tatlılardan pek zevk alamıyorum...
veee nihayet bu gece serinin 3.kitabını bitirdim. bakirenin aşığı... boleyn kızı ve kraliçenin soytarısından sonra bu seriye ara vermeye karar verdim. ingiliz tarihi buraya kadar dedim. ama uzun süredir kitap bitirememin rahatsızlığı varmış üstümde, bitince ohh dedim. nadirdi böyle elimde kitap oyalanması ama son zamanlarda oldu işte... okumadığım okuyamadığım dönemler olmuştur ama elime alınca biterdi, gerçi hani şöyle 1500 sayfalıklar elbette elimde çok sürüklenmiş gibi oluyordu ama bunlar o kadarda değildi. şimdi fransız süiti başlanacak bu gece olur mu bilmem. belki elimde şöyle bir bakınırım yatmadan. oda okunacak ve bilgisi lale ablaya verilecek.
ancak hala istediğim gibi müzik dinleyemiyorum... gündüz programlarını seyredersem çıtları çıkmayan bizimkiler kendilerinin ilgisini çekmeyen dizi gibi bir şeyler seyredersem yada dinlersem konuşacak, muhabbet edecek çok konu buluyorlar:))))))))))
anlaşıldığı üzere annemler hala bende, hala gece dizilere bakmak zorunda kalıyoruz. en kötüsü kocacış da seyremek zorunda kalıyor. gerçi onların odalarına tv koyuyoruz ama orada seyretmek istemiyorlar, bizden ayrı olmak istemiyorlarmış, onlar bizi görmeye gelmişler, ne önemi varmışki, seyretmeselerde olumuş, dizi seyretmekisteyen evinde otururmuş... ama salona gelincede bir naz bir niyaz, yok istemeyiz yarım ağızları falan derken bizide esir alıyorlar. ee bizim hele benim seyrettiklerim içerideki sadece ulusal ve yerelleri çeken tv de olmayınca... bizde onların isteklerine boyun eğiyoruz... bu işi hiçde anlamış değilim ama bizimkiler hep böyleydi. ben uzun süre onlarla yaşadım, elbette ayrı bir odam ve orada tv im vardı. ancak o zamanda böyleydiler, benim odama gitmemi istemezlerdi, ama benim seyrettiklerimi seyretmekten hoşlanmaz ve istemezlerdide... ay yarabbim ne zor durumdu. odama gidip bir şeyler okuyacam, kapatalım sen gel derlerdi, yok desem ısrar ederlerdi, sonrada önce bir şeyler sormaya, sonra anlatmaya başlar, sonrada sesi açmasakta biz şunu seyretsekte başlardı. kısaca ben iki sayfa okuyamazdım... seyredileceklerde de böyleydi, her konuda bu böyleydi. ee şimdi kendi evimde o zamanki kadar rahat davranılmıyorda... o zaman aynı evde oturmanın rahatlığı vardı... şimdi nede olsa misafirimiz sayılırlar. en azından işin içine kocacış girdi....
ben size daha öncede anlatmıştım küçüklüğümüzdeki annemin nazi eğitimini:)))) yoksa anlatmadım mı? neyse annem bizi büyütürken neyi ne zaman yiyeceğimiz konusunda innaılmaz derecede titizdi. o saati gelince gerektiği kadar verirdi. biz hiç sokakdan elma şekeri, simit, macun, tost yemedik desem... ciddiyim yapamadığı sadece pamuk helva idi:))))))))))
şimdilerde bunları düşündükçe ben nasıl anne olacağımı düşünüyorum. sonunda her kadının annesine benzediği gerçeği ne kadar gerçek. ben anneme bu güne kadar ne kadar benzedim ve ne kadar onun gibi bir anne olacağım??????
yarın dr kontrolüm var. öğlen gibi kocacışla çıkacaz. ilk iş kontrol, sonrası ucu açık belki bir kemeraltı yaparız, belki bir kordonda kahve keyfi, belli olmaz yeterki keyif yapacak, yaptıklarımızdan keyif alacak iyi haberlerle çıkalım kontrolden.

23 Aralık 2009

hala evdeyim,
pek gelen giden yok. bu kış bu geliş gidişler ciddi sekteye uğramış durumda.
bu gün teyzemde nezle olmuş oda uğramıyor.
bende evde yat yuvarlan modundayım.
cuma günü dr gitmek için çıkarım artık inşallah.
ve dilerim kaç haftalık hamile olduğum kesinleşir artık. o naıslmı oluyor şöyle oluyor efendim. SMT (son tarihinize göre) bir hafta hesaplanıyor. ancka benim gibi planlı programlıysanız hangi olduğunu bilirsiniz, ve ultrasonda ona göre hafta verir o hafta benim diğerine göre 10 gün büyük. çünkü erken gebelik. ama haftaneye gittiğinizde ilk duruma göre konuşuyor ebe ve hemşireler. ancak bundna sonra hangisini konuşacaz bu efer dr la konuşmalı:)))))) 10 gün çok mu önemli yok değil tabiiki de. ama hani olmuyor böyle sanki haftasını bilmeyecek kadar ilgisiz yada cahil anne adayı olarakta görünmek hoşuma gitmiyor...
ee malum sürekli evde olunca yazacak yeni haberlerde pek olmuyor.
ne yazayım salona gittim uzandım tv seyrettim, kalktım mutfakta su içtim... bunlarımı yazacam?:))))))
evdeki konuda bol bebek. oynadı oynamadı. rahatsız olur olmaz. bunları konuşuyoruz. ona benden sonra çok en çok kocacış dokunuyor ama en çok kocacış konuşuyor... bana annemin dokunmaktan korkması garip geliyor. hayatım boyunca hiç bir hamile karnına dokunamadım ben, belki yanlışlıkla ama bilerek ve kasten hiç. iyide iki çocuklu annem de dokunamayınca epey gülüyorum. dokunamıyoru geçtim kocacış dokundukça annemin aklı oynuyor. onun aklı oynadıkça babanemde kocacış çok sıkıyor sanıp rahatsız etmeyin bebeği diyor:))))))
boşuna hamile kıyafeti derdine girmişim ben sanırım:))))) bu gidişle pek gerekmeyecek:))) dr dan dr a gerekecek gibi::)))))))))))
tv de seyreceklerimin deki eksiklerim tamamlanmış olacak ki, artık seyedecekler seyrekleşti gibi:)))
gerçi annemler varken bir yandan dera baykal, diğer kanalda marta stuvart seyrediliyor:) ama eskiden olsa hemen bir koşu kalkıp yapacaklarım için şu an kılımı kıpırdatmıyorum. anlayacağınız pek bir miskinim.
geçen gün yaşadığım rahatsızlıktan sonra çok korktum. bebiş rahatsız olmasın rahat etsin diye dolanıyorum. tahliller, hastalıklar, düşmeler, beklenen sonuçlar derken bir başka tatsız kötü haberle ani bir kasılma yaşadım, yaşadığım kasılma malum başlamış reflümlede birleşince bir anda mide ve karın kaslarım beni terk etti. uzun süren bir sorun (istifra ile başlayan) yaşarken en büyük korkum bebeğin rahatsız olması, ben hiç bir şeyden rahatsız değilim yeterki o rahatsız olmasın, o rahat etsin.
hep diliyorum, o bizi sevsin, bizimle olmak, bizimle kalmak istesin diye.
vee onun için en büyük dileğim herşeyin hayırlısı olsun, şu anki yaşamınında, hayırlısı ile doğumunda, doğumundan sonra her şey onun ve bizim için hayırlı olsun...
ve tüm hamileler, tüm bebekler, tüm çocuklar için...

19 Aralık 2009

EVDEYİM




EV HALLERİM DEVAM EDİYOR.


MUTFAK VE EV ANNEME TESLİM SAYILIR BEN PEK BİR ŞEYE DOKUNMUYORUM. ZATEN ONUNLA BİRLİKTE OLABİLME ŞARTLARININ BAŞINDA DA BU GELİYOR BİLDİĞİNİZ ÜZRE. YA KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLACAK VE EDECEKSİNİZ YADA...


CUMARTESİ KOCACIŞTAN SONRA BEN YANDAKİ CD İLE GÖREVLİYDİM FENA DEĞİL Dİ BAYILMADIM DAHA ÇOK BEĞENDİKLERİM VAR. ANCAK BİZDEKİ CD ORTALARA DOĞRU BOZULMUŞTU YENİSİNE GEÇMEDİM.

BANA ARTIK BİTKİ ÇAYLARINDAN ÇOK KOMPOSTOLAR EŞLİK EDİYOR ALERJİLER NEDENİ İLE. GEREK DONDURUCUDAN ÇIKARDIĞIM, ERİKLER, KIZILCIKLAR VE VİŞNELERLE YAPILANLAR, GEREKSE DE KURU ERİKLER VE KURU ÜZÜMLERLE YAPILANLAR. KURU ÜZÜMLER MANİSA DAN, ANCAK KURU MÜRDÜM ERİKLERİ AKTARDAN. VE İLK KEZ MÜRDÜM ERİĞİNDEN BİR ŞEYLER YAPILDI EVDE BEN NEDEN KOMPOSTONUN YAĞLI OLDUĞUNU MERAKETTİM. EVET YIKANMIŞ ERİKLER PİŞİNCE YÜZEYE YAĞ ÇIKTI???.

SONRASINDA KOCACIŞ ERKENDEN EVE FELAKET HALDE DÖNDÜ. ONA GEREKLİ İLAÇLAR VE ÇAYLAR VERİLDİ. DİNLENMEYE ÇEKİLİNCE BİZDE İYİ UYUSUN DİYE TEYZEME GEÇTİK. DÖNÜNCE ONU DAHADA KÖTÜ HALDE BANYODA BULDUK. AHA A1 DEĞİLDİR DİLERİZ MODUNDA BENİ BIRAKIP KOCACIŞA ODAKLANDIK. BİRAZ BİR ŞEYLER YEDİRDİK VE YENİ İLAÇLAR VERDİK, ONU ISITACAK BİR ŞEYLER SÜRDÜK, TERMOFORU DOLDURDUK YORGANIN ALTINA ONU YATIRDIK KALORİFERİ EPEYCENE AÇTIK. BİZ YANDIK, KOCACIŞTA TIK YOK. BU DURUMA EN ÇOK İÇİ ISINAN BABANE SEVİNDİ. BU ARADA BİR ÖNCEKİ GÜN ONUN DÜŞTÜĞÜNDEN BAHSETMEDİM, BAHSEDERİM. BİZ HAMAM MODUNA GİRMEYE YAKIN SONUNDA ONDADA BUNCA ŞEY ETKİLİ OLDU. BİRAZ TOPARLANDI SALONA GELDİKİ KARDEŞİM VE EŞİ UĞRADI. KARDEŞİM BEL FITIĞI SORUNUYLA UĞRAŞTI GEÇEN HAFTA, DR DAN İYİ HABERLER GELİNCE HEPİMİZ SEVİNDİK. GECE YARISINDAN SONRA ONLAR GİDİNCE BİRAZ KOLTUKTA KAYKILDIK VE YATAK YAPTIK. YATAĞA GİDERKEN ARTIK BAŞIM DÖNÜYORDU. BUNCA SORUN AYNI HAFTANIN İÇİNDE EE HALİYLE DEDİM... VE YASTIĞA KAFAMI KOYDUĞUM GİBİ UYUMUŞUM, UYUMUŞUM NE DEMEK SIZMIŞIM. GECE HALİYLE BİR KAÇ KERE İHTİYAÇLAR İÇİN UYANDIM. SABAH KALKAMADIM. KALKIĞIMDA İSE BENİ NEDEN KİMSE UYANDIRMADI MODUNDA SURATSIZDIM. SURATSIZDIM ÇÜNKÜ KABUSLA BOĞUŞURKEN UYANMIŞTIM. BİRİ UYANDIRSA İDİ KABUS KISA SÜRECEKTİ. RÜYAMDA ERKEN DOĞUM YAPMIŞIM. VE BEBEKDE SORUN VAR. BENDE DURMADAN BENİM TEST SONUÇLARIM NORMAL ÇIKMIŞTI OLAMAZ BENİM BEBEĞİM SAĞLIKLI DİYE BAĞIRIYORDUM....

DAHA FAZLA GECİKMEDEN İĞNEMİ YAPIP HAZIR KAHVALTIYA OTURDUM. KOCACIŞ ERKEN KALKIP, ÖNCEKİ AKŞAM GÖNDEREMEDİĞİ GAZETE YAZISINI TAMAMLAMIŞ VE YOLLUYORDU BENİMLE PEK İLGİLENMEDİ...
VE BENİM SIKILDIĞIMI DÜŞÜNEREK YASAK BİTMEDEN ARABA İLE ŞÖYLE BİR HAVA ALDIRMAYA ÇIKARDI, HARİKA BİR LODOSTA SICAKLIK 20 C İKEN BARİ ÇIK DEDİ, SONRASINDA GELEN YAĞIŞLI HAVA VE SOĞUKLA YİNE EVE BAĞLANACAĞIMI DÜŞÜNEREK. VEE ASLINDA ERKEN OLDUĞUNU DÜŞÜNEREK EVE DÖNDÜM. NEYSE BİR ŞEY OLMADI DA ...
AY BU YAZIYI KIRK KEREDE FALAN YAZDIM SANIRIM. HAL ÖYLE OLUNCADA YAZACAKLARIMLA İLGİLİ HAVAMDAN UZAKLAŞTIM. ONDAN DOLAYIDA BUADA KESTİM...

18 Aralık 2009

SAYISAL EŞLEŞME

sayısal anormali nin olmadığı ilk sonuçlar az önce geldi:)))))))
bir viraj daha dönüldü:)))))))))
kesin, net ve geniş kapsamlı sonuçlar elbetteki yaklaşık 20 gün sonra belirlenecek. 12 gün sonra labratuvarı arayacağız üremenin olup olmadığını soracağız. sondan sonrada 1 hafta beklenecek
bu beklediğimiz 3 gün bana solumun alerjisi, cilt alerjisi ve bir adet reflüydü... ama olsun bu sonuca ve beklenen günlerde diğer bir aksilik çıkmamasına karşılık ben razıyım.
ben söyledikleri saatte hastaneyi aradım, telefonda sonuç vermediklerini ama hazır olduğunu gelip alabileceğimizi söylediler malum ben evdeyim kocacış dışarıdaydı koştu gitti, dr la görüştü sonuçları aldı. dr a sormasına rağmen cinsiyetini öğrenemedik. gerçi bölüm başkanı tanıdığı ona sorup resmi olmayan sonuçları alabilirdi de neden söylemediklerini öğrenince inanılmaz saygı duydum ve şok oldum dedi. yasal olarak hamilelik sonlandırma haftasına kadar alınan sonuçlara rağmen aileye söylemiyorlarmış çünkü istedikleri cinsiyette değilse hamilelik sonlandıranlar görülüyormuş. inanamadık. biz bebek rahatsız olmasın, bizi terketmesin diye aylardır kocacışla birbirimizi uzaktan sevmeye razı yaşıyoruz. ben ilaç almamak adına gecelerimi uykusuz geçirip hiç şikayet etmiyorum da nasıl olur cinsiyetinden dolayı hareket eden, organlarını dolaşımını gördüğüm bebeğimden vazgeçerim allahım sen koru. eleştirmiyorum, yargılamıyorum ama üzülüyorum.
bu haftayı geçirdikten sonra kaybedilen bebeklere düşük değil erken doğum deniyor dedi dr. kaldıki resmi sonlandırma haftasına daha 4 hafta izin veriliyor. bu testi yaptırırken en çok takıldığım ve bana en çok sorulan soruların başında kesin sonuçların geldiği haftanın ileri olması nedeni ile kötü bir sonuç alma ihtimalinde nasıl sonlandırma kararı verilebileceği idi. ben yanıt vermedim ne kendime nede başkalrına... bebek belki kuvvetli tekmeler atamıyor ama hareketleri hissediliyor. bir internet sitesinde okuduğum şey çok hoşuma gitti oradaki uzman sizin artık bir bebeğiniz var, belki bildiğiniz ve alışık olduğunuz 5 duyunuzla hissedemiyor kucağınıza alamıyorsunuz ama sizin bir bebeğiniz var diyordu. evet bizim bir bebeğimiz var, özellikle tüm babalar gibi kocacış hiç hissedemiyor ben ona göre biraz daha hissediyorda olsam kucağa alamadığımız, yüzünü göremediğimiz, sesini duyamadığımız bir bebeğimiz var:)))))))) allah sağlıkla elimize almayı nasip etsin... bebeğimiz bundan sonrada sağlıkla büyüsün, bir aksilikle karşılaşmasın inşallah...
yazacak şeyler var belki ama şimdilik yine dinlenmeye geçiyorum. dün kaşma konuştuğum dr um müdahaleden sonra geçen her gün, işlemin risklerinden uzaklaştığımı söyledi. yani hala cerrahi mğdahale olarak geçen işlemin riski bitmemişmiş... yani ben dinleneyim hadi...

17 Aralık 2009

evdeyim...
bekliyorum...
alerjilerim yine çıldırdığı için uykusuz geceler geçiriyorum. nefes almada güçlük nedeniyle oturur pozisyon aldım bu sabahın sisli olacağını önceden haber verdim. keşke vermeyebilsem...
en kötüsüde dr lar 10 gün istirahat vermelerine karşılık ben sanki inadına şırkılıyorum. öksürüyorum, öğürüyorum:)
en çokda bebeğe zarar verirsem diye endişe etmek beni panikletti, panik nefesimi hızlandırdı, hızlanan nefesimle nefes almak iyice zorlaştı, o zorlaştıkça ben kendimi dahada kötü hissetmeye başladım.
inşallah bir zarar gelmemiştir. dualarım en çok bunun için.

yarın sonuçların ilki...

15 Aralık 2009

sadece amniyosentez

öğleden sonra döndüm, daha doğrusu döndük:)))))))))
şu an için söylenebilecek en iyi haber hala birlikte olmamız.
cuma günü ilk haber gelecek. analizin ön tarama sonuçlarını vereceklerki, zaten benim durumumda asıl bakılacak olan neredeyse bu ilk sonuçlar...
bu sabah bir kez daha uykusuz uyandık. kocacış neler düşündü konuşmadık, nelere endişelendi anlatmadı. ben öncelikle 3 gündür yapmadığım iğneleriden dolayı endişeliydim, bundan dolayı bebeği besleyemedisem, ve bebeği bir kez daha kalbi atmaz bulursam endişesine, hadi bunu atlattık ya o iğne ona batarsa, hadi batmadı ya düşmesine sebeb olusalar eklendi, olamdı başa sardım ve sabahı sabah yaptım.
gidince epey sıra bekledik, sonra içeri alındık, orada bekledik derken en sonunda öğlen gibi işlem detaylı ultrason ve dopler çekimleri ve bebeğin kalp grafiği ile başladı. sonrasında iğne ile giriş...
aslında zor oldu, iğnenin acısı giriş devam ettikçe yanması hiç, her dokudan geçerken zorlandı ben bunu tabii olarak normal sandım. ama en son amniyon sıvısının olduğu kese delinirkende zorlanma başladı o sırada öyle korktumki, iğne kesenin çeperini zorladıkça ama batmadıkça aniden hızla içeri girecek ve okorktuğum olacaki, bebeğe zarar verecek sandım. aslında saniyelerle geçen zaman bana çok uzun geldi ve diğer ultrason tutan hanımın mükemmel demesi ile içerideydi... o sırada göbeğimdeki şırıngaya çekilen sıvıya baktım ve içim sızladı, icdan azabı gibi, bebeğimin içinde olduğu hayati sıvıdan çalıp onlara vermişimden pişmanlık duydum o an...
veee kulaklarım uğuldamaya, sırtımdan sıcak bir şey geçmeye başladı... zaten işlem bitti geçmiş olsun dediler, o uğultu ile çıktım, dinlenmek için yer bulunmayınca beni doğum öncesi bekleyenlerin odasına aldılar. o sırada nts ye bağlı bir bebeğin kalp atılşlarını dinledim, resmen müzik gibi dinlendirdi, sakinleştirdi beni, belki benim bebeğimin değildi ama, olsun yanımda doğmayı bekleyen bir bebeğin kalp atışlarıydı ve pek bir iyi geldi.
dinlenirken beklenmeyen alerjik öksürük başladı, boğazımda gıcık varış gibi, biraz dayandım çok öksürüp buda ağrı yapınca, kalktım kocacışa su aldırmayaki, onu görünce bana bağırıdı niye kalktın diye, şaşırdım. malumunuz biz ama özellikle kocacış hastanede kalmaktan hiç hoşlanmaz aslında. o öyle bağırınca bende şaştım aslında. geir döndüm:))) ama çok sürmedi gelip çıkardılar taburcu ettiler. eve geldim yatıyorum. 10 gün ev istirahati...

14 Aralık 2009

gergin geçen bir günden sonra...
gergin geçen bir gecemizdeyiz...
geçen hafta yaşadıklarımızın tekrarı gibi, zaten bir kere yaşamak zor, kaldı ki ikinci...
neyse
dilerim sonuç iyi çıkar...
bu gün hafif sancı başladı, korku iyice arttı.
inşallah her şey bu korku ve sancı ile biter, en kötüsü bunlardır yaşananların ve yaşanacakların...

13 Aralık 2009

SUÇLULUK DUYGUM

bu gün güneşe uyandık, aslında gece soğuk geçmiş, hatta gece uykusundan kalkan kocacış kapattığımız kombiyi açmış ta sıcak eve uyandık, dışarıdada güneş olunca, hadi dedim beni bu gün dışarı çıkar, kaç gündür cezamı usu uslu çektim demi ama:)))
ama kazın ayağı öyle değilmiş çıkınca anladım. tam kış güneşi varmış dışarıda, evde canım önünde bizi yakan güneş dışarıda hiç ısıtmadı, dolayısıyla ayazda dolanmadık, araba ile şöyle bir markete girdik çıktık. aslında eskiden hava kötü olunca yürümek için aşlışveriş merkezine giderdim ben, şimdilerde oda malum kalabalıklara girmemek adına kalkınca; havada soğudu ben yürüyüş bandı alayım dedim. evde spor için bisiklet var neden onu almışızda yürüyüş bandı almamışız ki? neyse, şimdilerde bisiklete binemiyorum da, eskiden de pek sevmedim sanırım.
market inanılmaz kalabalıktı, zar zor dolandık. kocacış ben kalabalıklardayken biri karnıma vurcak diye korkuyor. onun bu korkusu ve benzer endişeleri karşısında suçluluk duyuyorum. ilk evlendiğimizde onun zaten 2 çocuğu olduğu için bir çocuk daha istemez; olaki istedi ama heyecan duymaz, ben incinirim sanmıştım ve ilk hamileliğimi sudan sebebleri bahane göstererek sonlandırmıştım. aslında sanırım sonradan bu günahları ödedim diye düşündüm hep. sonrasındaki sorunlu hamileliklerimde ise istediğini gösterme şansını uzun süre bulamadı, daha sevinme şansımız olmadan sorunları başlıyordu hamileliklerimin. bunda ise istediğini görebildiğim gibi, benim için olduğu kadar bebek için endişelenmesi içimi bir hoş ediyor. mesela, ayağını kıvarma bebekrahatsız olur, eğilme bebek rahatsız olur, onu ye, bu tuzlu yeme diye ben unuttuğumda bile hamileliğimi hatırlaması, bebeği düşünmesi, bazen paranoya edip sadece beni mutlu etmek adına böyle davrandığını bile düşündüğüm oldu. ancak ne zaman uykusunun içinde bile endişe duyduğunu gördüm... uykulu haliyle beni kontrol etmeye başladı, uykusu içinde el yordamı ile beni kontrol edip, yüzü koyun yatma diye uyandırması, ... o zaman ikna oldum, o zamandan beri düşündüklerim için suçluluk duymaya başladım...
marketten döndüğümüzden beri başım ağrımaya başladı, parasetamol aldım hatta yarım aldım. biraz iyi gelir gibi oldu. bu gün günlük iğnemi olmuyorum. yarında olmayacağım sanırım baş ağrılarım uğramaya başlar... salı günkü duruma göre gerekirse hastanede yapılacak... bu iğneler başka sebebler içinde olsalar, bana kendimi iyide hissettiriyor aslında...
bu arada annem nezle oldu, aramıza artık babanem oturuyor. dilerim daha kötü olmaz, yarın sabah dr unu görmeye gidecek. dileriz enfeksiyon, virüs yoktur. aksi halde bizde kalamayacak ve daha kötüsü her ikimiz içinde nasıl bir çözüm buluruz bilmiyorum. onunda bakılması gerekirken, benimde hastane dönüşü değil ona bakmam, benim bakıma ihtiyaç duyduğum dönem olacak. yazık onlarda ben hastaneden geldiğimde dinlenebileyim diye bana gelmişlerdi, şimdi... bakalım. bu gün kocacışla ona pek iş yaptırmamaya çalıştık. evdeki bir kaç ilaçtan verdik. bitki çayları yaptık ama pekde iyileşme görüşmedi bence ne yazık ki:(
bu arada kıyafet sorunumu kısa vadede çözdük. eksiden alınmış, hani bir zamanlar daha böyle taytların moda olduğu zamanlarda ama benimde neredeyse "0" beden olduğum dönemlerde alınmış olanları çıkardım. onların belindeki kemerleri çıkarınca tam şimdiki halime uygun oldular:)) birde yine kendi bol ama kemeri o zamanlar daki bana uygun olan bir taneninde kemerini çıkardık. ancak o, o kadar bol olduki ona daha sonra hamile pantolonlarındaki bel ekini yapabilirsem giyilir oldu... lale ablanın tarif ettiği elbiseyide yaptık. şimdilik en azından bir kaç şey çıktı:) zaten daha çok akşamları kocaman göbeğim oluyor. sabahları hafif bir göbeğim varken, her öğünden sonra giderek şişiyor:))) gece kocaman oluyor:)))))))))) yani, kocacış birazdan beni yine dik durmam göbeğimi ezdiğim dolayısıyla bebeği ezdiğim için uyarmaya başlar çünkü yine göbeğim kocaman:)))))))))))))

12 Aralık 2009

evdeyim, bu günde soğuk nedeniyle evdeyim, kocacış yine beni almadı çıkarken :( :)
annemlerle oturuyorum, bn daha çok oturuyorum. annem varken ben e iş yapabilirimki zaten.
hani iş yapamıyorum birde uyumama izin verseler, durmadan, hatta gereksiz yere bile bana sesleniyorlar. efedim demek için dalmak üzere olduğum uykumdan çıkıpda, bana yok bir demeleri yokmu....
yemekler yapılıyor ve nasıl oluyorda oluyor hızla bitiyor bilmiyorum. durmadna yemiyoruz ama, bir karı bir koca olduğumuz ve sadece akşamları evde yemek yediğimiz oda 7 gece asla olmayan günlere göre sanki evde orduyuz gibi hissediyorum. aman annemler duymasın çok alınır ama kastım esirgemek değil, alışkanlıklardan şaşkınlık:)))
bu gece lazanya yapılacak. tv de kaç gündür programlarda denk geliyorum canımistedi.
dünde bulgur pilavını ince bulgurdan kısır gibi yaptık. hani şöyle turşulu murşulu:))) sonrasınd ahaşlanmış asma yapragına hem sardık hem yedik, elleirmizden suyu aka, aka:)))))) epey güldük. sonrasında babanem hadi istediniz bunu yaptık ama sonrasında olmaz, siz getirin yaprağı, bulguru ben sarayım dedi kalanları sardı:))) kocacış önce onları sarma sandı. ( bu arada biz yapraktan yaptığımıza direk sarma deriz, yaprak dolması demeyiz, doldurmayıp sardığımız için olmalı) sonra bu ne dedi? bizde se yeme o ikindilik dedik:)))))) ama acı yapmadık, yapsaydık ardındanda çay nasıl yakışırdı demi?
ee zaman evde geçince haber çıkmıyor görüldüğü üzre:))))))))))))))
sizin hafta sonunuz çok daha güzel geçsin, gönlünüzce geçsin, beklentilerinizi fazlasıyla karşılasın...

10 Aralık 2009

YAĞMUR

BU SABAH YAĞMUR İLE UYANDIK DİYE YAZACAKTIM; ANCAK UYANAMADIK.
DÜNKÜ GERGİNLİK, UYKUSUZLUK ENDİŞEDEN SONRA EPEY UYUMUŞUZ, ÇALAN TELEFONU HAVANIN DA KARANLIK OLMASI NEDENİ İLE SABAHIN KÖRÜNDE SANDIK AMA İNSANLAR NORMAL SAATTE ARAMIŞLAR:))))))))))
KOCACIŞTA UYUMUŞ KALKTIĞI GİBİ BİR ŞEYLER ATIŞTIRDI BİZİ BEKLEMEDİ, SONRA BEKLEYEN İŞLER İÇİN ÇIKTI. BİZ KEYİFLİ KAHVALTIMIZDAN ÖĞLEYE DOĞRU KALKTIK:)
HAVA HEP KAPKARAYDI. HANİ KAYINPEDERİM LAFI GİBİ: ZINDIK KALBİ GİBİ KAPKARAYDI.
MEYVE YEDİK, TV SEYRETTİK Kİ, ANNEMLER BENDE OLDUĞU İÇİN BEN DİZİMAX, MYMAX, FOXLİFE GİBİ KANALLARIMI SEYREDEMEDİM. ALTYAZILI OLMALARINDAN BİZİMKİLER SIKILIYOR. MECBUREN DERYA BAYKAL, YEMEKTEYİZ GİB ŞEYLER SEYRETTİK. ESKİ STREC PANTOLONLARIMIN BELİNDEKİ KEMERLERİ ÇIKARIP BENİM ŞU ANKİ HALİME UYGUN HALE GETİRDİK. ELBİSEME PEK DOKUMADIK AMA AMA ONUDA KOLAYLADIK. ÖĞLE YEMEĞİNDE OLANLARDAN BİR TABAK YAPTIK.
TEYZEM GELDİ KAHVE KEYFİ YAPARKEN YANINADA MEYVE KEYFİ EKLEDİK. ARTIK BU YENİ MODAMIZ OLDU. HER AKŞAM ÜSTÜ TEYZEMLE MEYVE FASLI. BENİM BİRDE ÖĞLEDEN ÖNCE VAR. ANNEM GÜLÜYOR AMA TAMAM TAMAM SEN ESKİDENDE MEYVE SEVERDİN KABUL EDİYORUM DİYOR. AMA GÜLMEYE DEVAM EDİYOR. SONRA İTİRAF ETTİ BEN ŞU GÜNLERDE SEVMEDİĞİM ŞEYLERİ YERKEN, ZORLA YUTKUNUYORMUŞUM, YÜZÜM BİR GARİP OLUYORMUŞ. AMA İSTEDİĞİM BİR ŞEY YERKEN:))) ANNEM KITLIKTAN ÇIKMIŞSIN GİBİ, NASIL YEDİĞİNİ GÖRSEN DİYOR... MESELA PORTAKAL VE EN ÇOKDA SU... :)
SONRASINDA YEMEKLERİMİZİ YAPTIK DERKEN KOCACIŞ YENİ YAPILACAKLAR GETRİDİ. ANNEM KAPUSKA YAPMIŞTI Kİ, YANINA ISPANAK EKLEDİ. BROKOLİ DAHA BU GECELİK VARDIKİ YENİSİ GELDİ, YENİSİ DAHA SICAK BU GECE BİTECEK OLANIN KABINA GİRECEK SOĞUYUNCA BU GÜNLERDE HER DAİM BROKOLİMİZ VAR.
VE BİR EV CEZAM DAHA BÖYLE GEÇTİ...

9 Aralık 2009

ANİYOSENTEZDEN GÜL KEBABA

NEYE NİYET NEYE KISMET.

BİLİYORUM ŞİMDİ HERKES BU GÜN NASIL GEÇTİ SORUSUNUN YANITINI BEKLİYOR.

KISACASI HİÇ BİR ŞEY...

ŞÖYLEKİ SABAH HASTANEYE GİTMEK İÇİN ERKENDNE KALKTIM. SERPEM SEPELEK GERGİN VE BİR UÇUKLA HAZIRLANDIK. HASTANEDE İŞLEMLERİ YAPTIK. DOĞUMHANE KAPISINDA BEKLEMEYE BAŞLADIK. YAN TARAFTAKİ MÜLAKAT ODASINDA BİR GÖRÜŞMEYE DAHA ALDILAR BİZİ, YETER GERÇEKTEN ANLADIK, VALLA ANLADIK DEMEK NOKTASINA KADAR GETİRİYORLAR İNSANI YANİ. O SIRADA HER GÜN YAPTIĞIM İĞNENİN YAPILMAMASI GERKEİYORMUŞ BU GÜN:((( EEE HOCA İLE GÖRÜŞELİM DEDİLER. HOCA TOPLANTIDA BEKLEDİK ÇIKSIN. HOCANIN YANINA GİTTİM HATIRLATTIM. AHA DUR BAKALIM DEDİ, BİRLİKTE TEKRAR İÇERİ GİRDİK. KONUŞTUK BEN MUAYED EBA SÖYLEDİKLERİNİ ONA HATRLATMA ÇALIŞTIM AMA BENİ KİM DUYUYOR... ÖNÜMÜZDEKİ HAFTAYA ERTELEDİLER BENİ DUYMADAN.

BU ARADA BİZ ÖĞLENİ YAPTIK. KARNIM ZİL ÇALDI KEMERALTINA GİTTİK. DOĞRU GÜL KEBAP, BİR PORSİYON DÖNER YETMEDİ BİLE DENEBİLİR.

ÇÜNKÜ HASTANEYE 9 GİBİ VARDIKTAN SONRA ÖĞLENE KADAR BEN DAHİL ORADAKİ TÜM HAMİLELER AYAKTA BEKLEDİK. HATTA BEN ÇIKARKEN DİĞERLERİ HALA BEKLİYORDU. DOĞUMHANE KAPISI ÖNÜNDE BİR KALABALIK. ÖNCELİKLE BİR KAÇ BANK VARKİ ONLARI, DOĞUMHANEDE DOĞUM YAPANLARIN YAKINLARI DOLDURMUŞ, VE EŞLERİ İLE BENİM GİBİ İŞLEM BEKLEYEN HAMİLELER AYAKTA DİKELİYOR....

ORADA DOLANDIK, KOCACIŞIN BÜROYA UĞRADIK, BİRER KAHVE İÇTİK BEN BENİM MİKTARDA KAHVE İÇTİM TABİKİ, ORADAN KOCACIŞIN MUHASEBECİSİNE GİTTİK, BİZ GİRDİK SICACIK SİMİTLER GELDİ, ONDAN BİRAZ, BUNDAN BİRAZ DERKEN BRİ SİMİTE YAKINI PEYNİRLE MİDEYE İNDİRDİM. KOCACIŞ BU HALİME ÇOK GÜLÜYOR. ESKİ HALİME HİÇ BENZEMİYORUM:)))))))) HANİ ESKİDENDE MIZMIZ BİRİ DEĞİLDİM BELKİ AMA BUNLARIN HEPSİNİ BÖLE YİYEMEZ OLAKİ YERSEM SONRA YİYEMEZDİM. SİZİNDE BİLDİĞİNİZ KUVVETLİ ÖĞLE YEMEKLERİNDEN SONRA HİÇ AKŞAM YEMEĞİ YEMEMİŞLİĞİM BİLE OLURDU, ESKİDEN TABİİ:)))))

ORADANDA ÇANKAYA İNDİK, ÖNCE TEKNOSAYA UĞRADIK. TAMİRDEKİ MİKRODALGAYA FİYAT GELDİ, SANIRIM O FİYATIN YARISINA BİLE MİKRODALGA BULMA ŞANSIMIZ VAR:)) ONLARA BAKARKEN. ETİKETTEKİ MODELİN RAFTAKİ İLE TUTMAMASI ÜZERİNE , YA ETİKETTEKİNİ GÖRMEK, YADA GÖRDÜKLERİMİN FİYATINI ÖĞRENMEK İSTEDİMKİ DK LARDA KİMSE YANITLAYAMADI, BİRİ ARKADAŞ YARIDM EDECEK DEDİ, BEKLEDİM . GELEN BİLMİYORDU, BEKLEDİM. KOCACIŞ DOLAŞIYORDU, EN SONUNDA SİNİRLENDİM. YÜKSEK SESLE KONUŞMAYA BAŞLADIM. BAKMAKTAN VAZGEÇTİĞİMİ VE BUNUN NEDENİNİ KOCACIŞA GAYET YÜKSEK SESLE VE SİNİRLİ SÖYLEYİNCE MAĞAZADAKİ MÜŞTEİRLERLE BİRLİKTE TÜM ÇALIŞANLARDA DUYDU:((( EVET EVET YAPTIM...

ORADAN ÇIKIP CİCİKOM SATAN MAĞAZAYA GİRDİM VE BEN ORADA ÇAMAŞIR BULMAYI BEKLERKEN ÇOK HOŞ CİCİLER BULDUM. GECE KIYAFETİ BİLE OLABİLECEK ŞEYLER HEM FİYATLARI MAKULDÜ, HEMDE BU FİYATLARDAN %50 İNDİRİM VARDI. DÜZ SİYAH ELBİSE ALDIK, KOCACIŞ BUNUN PETROL MAVİSİNİDE ALDI:))

ORADAN TERTEMİZ BİR EVE DÖNDÜK ZATEN BENDE EPEY YORULMUŞTUM.

ŞİMDİ YEMEĞE KADAR YAYILIYORUM...

ANNEMLER GERİLDİ ŞİMDİ, BANA YARDIM İÇİN GELDİLER. 1 HAFTA KADAR KALACAKLARDI, EE ŞİMDİ 1 HAFTA ERTELENİNCE 2 HAFTA KALACAK OLMALRI ONU GERDİ. ŞİMDİ GİDİP HAFTAYA GELMEKTE BABANEM İÇİN ZOR, KADIN KARARSIZ VE HER İŞTE BİR HAYIR VARDIR DİYEREK SÖYLENİYOR...

BEN BU GÜNKÜ KADAR, BU KADAR HALİMEYİ BİR ARADA HİÇ GÖRMEMİŞTİM. VE ASLINDA ÇOK MU ABARTIYORUM DİYE DÜŞÜNDÜĞÜM GERGİNLİĞİMİN BU GÜNKÜ DİĞER HAMİLELERİN HALİNİ GÖRÜNCE HİÇDE ABARTMIYORMUŞUMA DÖNDÜ, HELE BİR HAMİLE VARDIKİ, 2 ÇOCUK ANNESİ, PERİŞANDI KORKUDAN. YÜZÜ KIPKIRMIZI OLMUŞ, TİRTİRDİ... KENDİMİ UTUP ONU SAKİNLEŞTİRİRKEN BULDUM KENDİMİ.

ŞİMDİLİK GERGİNLİĞİM GEÇMİŞ GİBİ OLSADA, YORGUNLK AĞIR BASTIĞI İÇİNDE BÖYLE GELİYOR OLABİLİR. NEYSE SALIYA KADAR BİR ŞEKİLDE GEÇECEK ZAMAN. AMA... EVE DÖNERKEN İLACI KESECEĞİM SÜREYİ, TELEFONLA KONUŞTUĞUM DR UMUN BEN SENİN DOSYANA ŞİMDİ BAKTIM PLESANTA SIRTINDAYMIŞ KEŞKE YAPSAYMIŞIZ, BİR SORUN OLMAZMIŞKİ İĞNENİ YAPMIŞ OLMAN, BU GÜN NEDEN YAPMADIKKİ DEMESİ İLE.....

8 Aralık 2009

hijyen, mijyen derken unutmaya çalıştım...

bu sabah klasik öksürükle yataktan kalktım. uzun süren bir kriz oluyor:(
bu sabah o kadar erken kalkmayan annemlerde uyadı benim sesime. onlar daha çok kuşluk vakti çıkarlar yataklarından. eskiye göre bende epey bir yatak keyfi yaparım aslında ama onlar kadar olmaz:) ilk evlendiğimde evimizin yeri nedeniyle hafta içi 06:25 de evden çıkmadıysam, vay halimeydi, sonrakinde daha iyi, bu son oturduğumda ise 07:15 oldu bu süre ve benim için harika oldu. şimdilerde o saatte evden çıkacak şekilde kalkmıyorum, yinede 08:00-08:30 bneim için ideal bir keyif süresi gibi oluyor. ha bu dönemde şaştığı olmuyor mu? olmaz mı? artı eksi 2 saatim var özel hallerime:)))))))
bu gün kendi standartlarımda uyandım. bu hastalığıma tanık olmayan annem panik oldu, başıma toplandı, benim ve kocacışın sakinliğine ize sabah mahmuru iyice şaşırdı. biz hiç bunlar yokmuş gibiyken, o sıcak su gibi bir şeyler yapma çabasındaydı. bzi bunun iyi günlerim olduğunu söylediğimizde ise gözleri gerçekten dehşetle açıldı, bizde güldük:)))) kızdı bize ama gerçekti...
neyse o faslı bitirince kocacışı geçirdik, biz kahvaltımızı yaptık, teyzeme kahveye geçtik, lafladık. eve döndük öğle olmuştu. annemle buzdolabı, mutfak dolabı, banyo dolabı derken daldık bir işlere. yanında yemek yaptık, ben duş aldım. yorulduk, akşamı yaptık ama epeyde iş yaptık. bu arada lale ablanın yorumuna uyumlu şeyler buldum evde, hatta bir ön hazırlık yaptım ve gerçekten şık olacak belli oldu bile, teşekkürler lale abla. fotograf işini çözeyim söz burya koyacam. dün aldığım 4 tl lik kumaşa kazak buldum oldu:)))))) yarın da ben yokken annem kendi başına toplar evi. tozla haşır neşir olunacak işlere ben girmedim bu gün çünkü...
ancak ne kadar kendimi işe, yemeğe falan versemde aklım hep yarınki işlemdeydi, içimi ferah tutmaya çalıştım, ama o kadar kolay olmadı. şimdi içim bulanıyor, karnım agrıyor, aklım sık sık yaırna gidiyor. çantama alacaklarımı düşünüyorum. körü düşünmemeye çalışıyorum.
ama bende secret ters çalışıyor sanırım. ne zaman içimi ferah tutsam hayatımda hep bir terslik olur. tüm riskleri bilerek, her şeyin iyi gitmesini diliyorum.
allahım lütfen, yarın yapılan işlem bebeğe bir zarar vermesin. sonrasında gelecek olan tahlil sonuçlarıda iyi gelsin diye dua ediyorum.
olumsuz şartlar içinde dileklerim var, eğer sonuçlar kötüyse ( ki lütfen olmasın) yarın yapılanişlemden sonra kaybetmeyi, haftalar sonrası yapılacak işleme tercih ederimde aklımdan çıkmayan olumsuz senaryolardan biri.
ha bu tahlil sonucu iyi çıktı bu sağlıklı bir doğumun garantisi elbette ki değil. daha binbir türlü olumlu, olumsuz ihtimaller düşünülebilir.
herşeyin hayorlısını diliyorum allahımdan...
neyse şimdi yorgun olduğumdan mutfaktaki son işleri anneme devredip gelip oturdum tv karşısına. ama ulusal kanallarda haber seyreden babanem salonda, ve ben hiç bir haberi seyredemeyeceğime karar verdim. aman allahım o nasıl bir haberler silsilesi. en acısı 7 vatan evladının şehit olması elbette, ama inanın içim kaldırmadı, gözümün yaşarması bir şey değil, içim eridi resmen, yüreğim burkuldu döndüm buraya geldim.
kocacışta geldi, oda belliki gergin, bu gece birbirimizi zorlamamalıyız anlaşıldı. başka şeyle rkonuşuyor olsakta birbirimizin gözünde aklımızdakinin aslında ne olduğunu biliyoruz.
dualarım her şeyin hayırlı olması için.

7 Aralık 2009

pazar sabahı kahvaltının hazırlanış sesi ile uyandım. biraz daha uyuyormuş gibi yapabilirdim ama uyanında banyoya gitmeden duramıyorum:))))))) hazırlıkların ucundan tuttum.
kocacış kaşarlı tost ve peynirli omlet yapmış. sonrasında epey yapıldık. tv seyrettik, şakalaştık...
halam bayramda rahatsız olduğundan gidememiştik. onlara gittik. torunları uğradı onlarla oynaştık. hele küçük 17 aylık ve tam bir kokoş:)))) ona bol bol güldük. biz güldükçe o marifetleirni döktürdü. akşam yemeği için eve dödüğümüzde ben dondurduklarıma yüz çevirdim. enginar ve iç bakla ile biber dolma çıkardım. halamda yanına taze börülce koymuştu. birde pazardan aldığım kabaklardan tatlı yaptım. kocacış ben coşmuşken yanına sigara böreklerinden de çıkardı. ben her şeyden tattım. yani bu gece yine aynıları var:))))))))
akşam seyredecek bir şeyler bulmakta zorluk çektim. önceki gece seyretme için uğraştığım filmde romantik desem pek sayılmaz, komedi kısmına denk gelemediğim. pek fena olmasada, hani bir garip geldi bana. çokda keyif almadım yani, pazar akşamı kocacış seyrettiklerine takıldım. baktım sevmedim. internet takıldım. hamileliklerini yazan blogları, hatta bebekleri büyümüş olanların arşivlerini falan okumaya çalıştım. bu aralar pek uykum gelmiyor.
geç yattım erken kalktım. kocacışı geçirdim. evi şöyle bir topladım. teyzemle kahve içtim. evden çıktım. çarşamba günü hastanede olacağım için, hazırlık olarak kıldan tüyden şeylerle uğraştım.
o sırada annem beni buldu, ve hava inanılmaz güzeldi fırsatı kaçırmadık şöyle bir dolandık. karnım acıkınca annemlere girdik. karnımı doyurdum. meyvemi yedim. ıhlamurumu içtim. evime döndüm. dolanırken kıyafetlere bakındık. bu ne ya, gerçekten inanılmaz pahallı şeyler var. pahallı derken öyel kuru kuru demiyorum. hani kumaşı, dikiş modeli ile kalitesiz şeyler bile değerinin çok üstünde. pazen elbise giyecemdedim anneme, yazık oda ben bunları dedikçe çok üzülüyor ama üzülme lütfen dedim. bu kadar kalitesiz şeylere bu parayı veririsem yüreğime iner alim allah cidden. o kadar hani para vermeyi bırakın, bulsam giymem. annemi buna inandırmakta zorlandım. sonra benim kumaşçıma girdik. orada beğendiğim bir kaç kumaşın kalitesine ve fiyatına bakınca biraz ikna oldu. ama bu sefer bunları dikmek için uğraşacağım için rahatsız oldu. sonra bir parça kumaşı 4 liraya alıp çok pratik bir şey yapmaktan bahsedince birazcık ikna oldu. evde kısa bir üstüm vardı o kadar kısa kalmıştı ki, bir süredir giyemiyordum. onun altına büzüp dikerek elbise yapacağımı söyledim. ona ikna oldu:) en azından bir parça:)
bu gece bana gelecekler, kardeşim yemekten sonra onlarıda alıp beni görmeye gelecek. yarın akşam gelemiyecekmiş iş yerinde kalacağı için. bu gece gelecek, çarşamba günü için iyi şanslar diliyecek ve annemleride getirecek.
yarın annemin yardımı ile ucu kaçmış evi hijyenik hale getirecez. vaktimiz kalırsa belki kek, browny falanda yaparız belki...

5 Aralık 2009

cumartesi

bu sabah derin nefes alabiliyordum:))))))
sabah hava yağmurluydu, çıkıp çıkmamada kararsız gibi olsamda yağmur dinince hadi dedim.
öğledne önce çıktık. önce pazar yaptık. ben bu halimle pazar market işini pek bir sevdim elimi kolumu sallaya sallaya geziyorum:))))) gerçi kapımızın önünde manav vari bir şey var. önceleri arabayla patates soğan getirirdi bzi ilk taşındığımızda sitenin önündeki otobüs durakların orada, eve gelirken inen alırdı alacağını sonra gittikçe çeşidi arttırdı. geçen sene durakların karşısında belediyeden yer kiraladı ki, zaten karşımız bomboş arazi, oraya baraka vari bir şey yaptı. elektriği olunca buzdolabı aldı çeşit dahada arttı. ancak son seçimlerde belediye başkanlığı değişince adamı yerinden çıkartıp yıktı belediye. verilen tuhsat karpuz satmak için mezsimlikmiş. karpuz mevsimi bitti dedi çıkardı. şimdi yine eski arabasına döndü ama haliyle çeşidi yine azaldı, ama biz onu yaşatmak adına onun sattıklarını mümkün olduğunca pazardan almamaya gayret edip ondan alırız. elbette her şey olmuyor. yeşillikler konusunda zayıf kaldığı gibi, pancardır, turptur,vb... olmadığından bzi pazarada çıkıyoruz. bu gün mesela meyve almadık. yarın ondan alırız. bu gün ondan almama nednimiz dönüşte markete de uğrayınca kocacış arabadan asansöre taşıyamadı:))))))))
neyse pazardan sonra beni anneme bıraktı, anneme açım diye girdim. gerçi iki lokma yedim şiiştim ama olsun:) babaneme gördüm. sonra hava güneşe dönerken anneme çıkarmıyız dedim. bu gün olmaz misafir gelecek dedi. neyse sevdiğim insanlar geliyormuş bende oturdum.
epey lafladık. yemek, hamur işi derken lafladık. bol bol hamilelik konuşuluyor benim olduğum ortamlarda. herkesler anılarını bildiklerini anlatıyor. bende zaman zaman altta kalmıyorum. zaman zaman dememin nedeni laf anlayacak cinstenseler konuşmaya tenezzül ediyorum. yoksa kibarca dinliyor gibi yapıyorum:))))))) bunlarında bu konud atatsız anıları olunca zorluklarından konuştuk, korkulardan, insanlara laf anlatmaktan falan. onlar daha zor ve agır yaşamışlar. ben bu konuda kimseleri fazl atakmamışım onu anladım.
çay içip kalktım. dediğim gibi dönüşte market işi yaptık.
eve gelince teyzemin telefonu geldi. torunu ondaymış. yerletirmeyi acele tarafında bitirip geçtim. briaz bebek sevdik. 17 aylık oldu, koşuşuyor, pek konuşmuyor ama derdini anlatan harika mimikleri var:))))))) hepimizi nasıl tanıyor. bizi güldürdü.
şimdi evde yayılmacadayım.
annemde yediklerim neden bana hep gaz yapıyor merak ediyorum. ne zaman onlarla yemek yesem şişiyorum. hatta onlar bendeykende oyle. yine şiş geldim eve.
nefesim sabahki kadar rahat değil ama yinede şükür diyorum.
bu gece moviemax da saraj jessica parker ın başrolunda olduğu aşkın yaşı yok seyredilecekler listemde. dah aönce seyretmişmiydim emin değilim. romantik komedi dilerim son seyrettiğim gibi çıkmaz.
yemek için kocacış çupra almış. fırında yapacak hazırladı. biraz pişirir yeriz. koku almadığım için şansını kullanıyor ama itiraf ediyorum kokusundan rahatsız olamasamda hala balık zevk vermiyor bana:( sadece kocacışın dediği yemek zorundasına uyuyorum.
herkes bana bebeğin hareketlerini hissedip hissetmediğimi soruyor. kocacışın dediği ve herkesin bahsettiği o tekmeleri hissetmiyorum ama başka bir hareketlilik hissediyorum, içimi gıdıklar gibi, ilginç bir şey. bir şey bir yerden bir yere kayıyormuş gibi.
dilerim sağlıklıdır. dilerim keyfi yerindedir. dilerim yapılacak işlemlerden sonra bizim kalmaya kararlı olacak kadar oda bizi sevmiştir. dilerim ona iyi bakabiliyorumdur. biz ona sağlıkla kavuşmayı, onunla olmayı istiyoruz...

4 Aralık 2009

düşünüyorum, inandıramıyorum...

hala sık sık acıkıyorum.
bu gün sabah başdönmesi ile kalkınca kocacışla güldük epey, ben bu hafta hamileliği başa sardım diye. 4. ayı doldurduktan sonra başdönmesi ve bulantı, kusma başladı diyerek:)))))
kahvaltı sonrası kestirdim.
yine evden çıkmadım oysaki harika bir hava vardı kaçırdım diye içim gitti, çıksaydım biraz daha rahat nefes alma şansım olurmuyduki?
ama öğleden sonra kendime banyo şımarıklığı hazırladım. banyoya buğu da aldım. evimizin yeni kokusu bu zaten son hafta:))))uzun uzun kese yaparken, yağlanırken o banyonun buharıyla iyice etkili oldu. okyanus suyunada devam ediyorum. veee nihayet banyodaki temizlik deterjanının kokusunu ve deodorantımın kokusunu duyar gibi oldum. sonra kesildi ama olsun bana umut vaadetti:)))))))))))))) zaten geceleri uyumaya razıydım buda bonusu oldu:)
ama hala kocacış gece yatak odasında traktör varmış gibiyiz diyor:))))))) ben o kadarda değil belki kompresörlü bir araba diyorum)))))))
yarın hava bu günkü gibi olur ve yeni bir sürpriz çıkmazsa dışarı çıkmayı planlıyorum.
gerçi dün gece kocacışın arkadaşlarına uğramıştık 1/2 saat kadar ama, orada üzüldüm. ben dr dan döndüm hasta değilim diye rahat rahat gittim ama onlar alerjiye ikna olmadılar yüzleri düştü, alerji olup olmadığını nasıl anladılar, teknoloji bu kadarmı gelişmi deyince bende uzatmadım kalktım... sonrada kocacışa biraz çıkıştım ben sana demiştim diye. teyzem bile grip olmadığıma inanmıyor o kadar kötüsünkü diyor. ama benim vücudumda hiç kırgınlık yada keyifsizlik yok desemde kimse sesimi solumamı duyunca inanmıyor. o nedenle insanlardan uzak durmaya karar verdim. belki dr larla görüşebilirim:)))))))))))))))) yani onları inandırmak mümkünmüş gibi geliyor:)))))))))))
canım bir şeyler istiyor ama karar veremiyorum bir türlü. insan bir şey ister ve ne olduğunu bilmezmi hiç? :))))))))))
evde tüketmediğimiz kızılcık marmelatı var, marmelat olarak tüketmeyince kek, kurabiye gibi neyin içinde tüketilir diye düşünmeye başladım. aklıma bir şey gelmiyor.
bu günlerde ilham perileirm kaçtı sanırım eskiden hep önce aklıma gelirdi, şimdiyse hep düşünüyorum diyorum ama sonuç yok. hala elbezleri ile ne yapacağımı düşünüyorum. hala yüncüden ne alsam ne yapsam diye düşünüyorum. hala marmelatla ne apsam diye düşünüyorum. kimbilir başka neler düşünüyorum onları düşündüğümü bile unuttum. aslında bu günlerde bunları düşünmek işime geliyor böylece çarşamba günkü işlemi az düşünüyorum gibi me geliyor...